T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2074
KARAR NO : 2025/916
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/06/2021
NUMARASI : 2019/1198 Esas - 2021/500 Karar
ASIL DAVA
DAVA TÜRÜ : Maddi Tazminat (İİMS Poliçesinden Kaynaklanan )
DAVA TARİHİ : 27/11/2019
BİRLEŞEN DAVA (İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/456 Esas - 2020/430 Karar Sayılı dosyası)
DAVA : Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ : 08/09/2020
BAM KARAR TARİHİ : 11/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/06/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarihli 2019/1198 Esas ve 2021/500 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
ASIL DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/09/2019 tarihinde müvekkili sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile dava dışı .... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan .... plakalı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, dava dışı...'ın kazada tam ve asli kusurlu olduğunu, 40.000 TL maddi tazminatın sigorta şirketine müracaat tarihinden ve ödeme için verilen 8 iş günlük sürenin bitiminden 09/10/2019 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, İzmir 10 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/177 D.iş esas sayılı dosyada sarf edilen 834,60 TL masrafın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı .... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, iddia edilen kazanın meydana gelmediğini, davacı tarafından uyuşmazlığa konu kaza davacının iddia ettiği şekilde meydana geldiğinin somut delillerle ispat edilmediğini ve kaza arasında uyumsuzluk bulunduğundan davanın reddine, teknik konu olması sebebiyle kusur konusunda bilirkişi raporu alınmasına, sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, zenginleşme yasağı ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesinin gözetilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
BİRLEŞEN DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/09/2019 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki .... plakalı aracı ile seyir halinde iken dava dışı .... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın müvekkilinin aracına arkadan çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, .... plakalı aracın davalı .... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile dava dışı... A.Ş. nezdinde ise İMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, maddi zararlarının tazmini için İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1198 Esas sayılı dosyasının ikame edildiğini belirterek 100 TL hasar bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve davanın İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1198 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; .... plaka sayılı araç Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) poliçesi kapsamında teminat altına alındığını, kaza tarihi itibariyle araç başına poliçe teminatının 36.000,00 TL olduğunu, davacının hasar tazminat talebi yapılan incelemeler ve araştırmalar sonrasında reddedildiğini, müvekkili şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, yetersiz ekspertiz raporu araç hasar tazminatı talebini ispatlamaya yeterli olmadığını, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanmasının gerektiğini, başvuran taraf müvekkili şirketin hasarı ölçümlenmesine ilişkin muayene hakkını elinden aldığını ve iskonto uygulması da başta olmak üzere olmak üzere zararı azaltıcı önlemleri almasını engellediğini, müvekkili şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, haksız fiil kaynaklı işbu başvuruda yasal faiz türü dışındaki faiz taleplerine itiraz ettiklerini, avans faiz talebinin reddinin gerektiğini, zaman aşımı def’ilerinin kabulüyle başvurunun reddini talep ettiklerini, başvuru zamanaşımına uğramış olup, zamanaşımı def’ilerinin kabulü ile başvurunun reddine karar verilmesini, öncelikle bakiye tazminat bulunmadığından başvurunun reddine, faiz talebinin reddine, davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 24/06/2021 TARİHLİ VERİLEN KARARI:
Mahkemece; "...Tüm dosya kapsamından, davacının aracının karıştığı trafik kazasında, dosyada mevcut kaza tutanağı, sürücü beyanları, fotoğraflar, tüm bilgi ve belgeler ile mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde davacıya ait araçtaki hasarın kaza tespit tutanağı ile uyumlu olmadığı, hasarın tutanakta belirtilen şekilde gerçekleşmesinin teknik olarak mümkün bulunmadığı, söz konusu hasarın başka bir şekilde başka yer ve zamanda meydana gelmiş olabileceği, davacının bu hasarın bu kazada meydana geldiğini kesin ve her türlü şüpheden uzak delillerle ispat edemediği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla davanın reddine karar vermek gerektiği.." gerekçesiyle "...Davanın reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ....A.Ş. ve davalı .... A.Ş. tarafından sunulan cevap dilekçeleri ve deliller süresi içerisinde sunulmadığını, davacı tarafça bu duruma muvafakat edilmediğini ve itiraz edildiğini, mahkemece bu itirazları değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda süresinde sunulmayan deliller değerlendirmeye alındığını, bu da bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olarak ve hatalı olarak hazırlanmasına sebep olduğunu, bilirkişi raporunda yer alan varsayımlar ile değil, kazanın belirtilen yer ve şekilde meydana gelmediği somut delillerle ispat olunması gerektiğini, ki bu ispat yükü davalı sigorta şirketlerinde olduğunu, dosya muhteviyatında, kazanın gerçekleşmediğine, parçaların daha önceden hasarlı olduğu ve/veya hasarın iş bu kazada değilde başka bir yer ve zamanda olduğuna dair somut herhangi bir delil de bulunmadığına göre, bilirkişi raporuna hasar uyumsuzluğu yönündeki görüşleri kabul etmenin mümkün olmadığını, bu sebeple, soyut düşünceler ve varsayıma dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından, gerek delil tespit raporu, gerekse son bilirkişi raporu arasında fahiş farklar mevcut bulunduğundan, hasar miktarı yönünden Makine Mühendislerinden oluşan heyetten veya başka bir bilirkişiden rapor alınması, raporlar arası büyük çelişkinin giderilmesi gerekirken, tek bir bilirkişi raporu ile hüküm kurulmasının, hukuka ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına da aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle; başvurularının kabulü ile ilamın, asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı ortadan kaldırılması/bozulmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Abıl ve birleşen dava, trafik kazası nedeniyle araç hasar bedelinden kaynaklanan maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı, sürücüsü olduğu araca 24.09.2019 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında, asıl davada İİMS teminatını içeren kasko sigorta poliçesini tanzim eden sigorta şirketi, birleşen davda ise trafik sigorta poliçesini tanzim eden sigorta şirketi tarafından sigortalanan .... plakalı aracın, kendi aracına arkadan çarptığını, çarpmanın etkisiyle ötelenerek sağ tarafındaki kaldırıma çıkıp, aracının sağ ön tarafı ile ağaca çarptığını ve aracının bu şekilde hasar gördüğünü iddia ederek hasar bedelinin davalı sigorta şirketlerinden tahsili için eldeki davaları açtığı, davalı sigorta şirketlerinin ise hasar ile kazanın uyumsuz olduğunu, kazanın kurgu kaza olduğunu savunarak davanın reddini talep ettikleri, mahkemece hasar ile kazanın uyumsuz olduğu tespit edilerek davacının iddiasını ispat edemediğindan davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davacı tarafça İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/177 D.İş sayılı delil tespiti dosyasında aldırılan bilirkişi raporunun yalnızca davacı aracı incelenerek düzenlenmiş olduğu, anılan raporda, davacı tarafça kazada diğer araç sürücüsünün kendi aracına arkadan çarptığı iddia edilmesine rağmen .... plaka sayılı aracın arka kısmında hasar gören bir parçanın yer almadığı, davalı .... A.Ş. tarafından, dava konusu kazaya ilişkin İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/53 D.İş sayılı dosyasında kendi sigortalısı olan ....'a karşı delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise, davacı tarafça kazaya karıştığı iddia olunan ...plakalı araçta hasar ve onarım olmadığının tespit edildiği, aynı delil tespiti dosyasında 31.01.2020 tarihli keşif tutanağında sigortalı .... ile kazada sigortalanan aracı kullandığı iddia olunan ....'ın aracın dava konusu kazaya karışmadığına ilişkin imzalı beyanlarının yer aldığı, davalı .... A.Ş. tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan sigortalanan araca ait takip sisteminden kaza gününe ait aracın kaza yeri olan... ili .... ilçesi ....sokağa 15 km hızla 20:36:39 da giriş yaptığı, 10 saniye sonra hızının 0 km olduğu, aracın 20 saniye durduğu, daha sonra 20:37:09 hareket ederek kaza yerinden ayrıldığını gösteren kayıtlar ile kaza tespit tutanağında gösterilen kaza saatinin (20:45)'in uyuşmadığı, davacı tarafından kullanılan aracın tramer kayıtlarına göre kaza tarihinden önce 27.08.2019 tarihinde karıştığı kaza ile eldeki kazadan sonra 08.10.2019 tarihinde karıştığı kazada da aynı kısımlarından ve sürücü hava yastığı açılacak şekilde hasar gördüğü, dolayısıyla açıklanan tüm bu deliller, sigorta araştırma raporları, kazaya ilişkin fotoğraflar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda araçta meydana gelen hasar ile kazanın uyumsuz olduğunun belirlendiği, bilirkişi heyet raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.
Mahkemece karar başlığında asıl dava ve birleşen dava bilgilerinin ayrı ayrı gösterilmemesi doğru olmamakla birlikte bu durum sonuca etkili olmadığından kaldırma nedeni yapılmamış, yalnızca eleştirilmekle yetinilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarihli, 2019/1198 Esas ve 2021/500 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın temyize tabi bulunması nedeniyle, Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’ nın Ek-1. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca ve HMK’ nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi’ ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak oy birliğiyle karar verildi.11/06/2025