T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2053
KARAR NO : 2025/915
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/10/2022
NUMARASI : 2018/809 Esas - 2022/732 Karar
DAVA : Bedensel Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 10/07/2018
BAM KARAR TARİHİ : 11/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/06/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2022 tarihli, 2018/809 Esas ve 2022/732 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .....idaresinde bulunan ve diğer davalı ..... A.Ş. nezdinde 57490143 nolu trafik poliçesiyle sigortalı.... plakalı araç ile 21.03.2018 günü Yeşildere Caddesinden sağ tarafa....sokağa, 2918 sayılı yasanın 53/1-A maddesini ihlal ederek kontrolsüz dönüşe geçmek suretiyle, aynı yönde seyir halinde bulunan müvekkili .... idaresindeki .... plakalı motosikletin şeridine geçerek müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiği kaza sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/47578 soruşturma numaralı dosyası üzerinden soruşturmanın yürütüldüğünü, müvekkili ... söz konusu kaza neticesinde sol ayağı alçıya alındığını, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 23 gün süreli iş görmezlik raporu aldığını, bu rapor neticesinde işe gidemediğinden dolayı işçi olarak çalıştığı firmadaki işine son verildiğini, müvekkilinin tedavi giderleri, hastanede kalması hastaneden çıkışından sonra hastaneye gelip gidişi, yol ve konaklama giderleri ekonomik geleceğinin sarsılması sonucu gelişen kayıpları, kazadan sonra çalışamaması ve kaza neticesinde vücudunda meydana gelen hasarlar nedeniyle kazancında azalma ve tüm sair maddi zararların tazmininin, geçici iş görmezlik zararlarına ilişkin maddi tazminat tazmini talep olunduğunu, mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ve kazadan sonra müvekkilinin sürekli iş görmezlik zararına ilişkin maddi tazminat taleplerinin de olduğunu, müvekkilinin bu kaza neticesi manevi yönden üzüntü ve acı çektiğini, ayrıca adli yardımdan müvekkilinin faydalandırılmasını talep ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı ... yönünden olay tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise poliçe limitini aşmamak üzere kusur oranı dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 500,00-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, olay günü yönetimindeki ..... plakalı aracıyla Yeşildere caddesi üzerinden Hilal köprü istikametine seyir halinde olduğu esnada, trafiğe kapalı durumda olan toprak yoldan çıkan ... yönetimindeki ..... plakalı motosiklete çarptığını, trafik kaza tespit tutanağında müvekkilinin seyrettiği Yeşildere caddesi Hilal köprü istikameti 3 şeritli olduğunu, kaza tarihinde yol yapım çalışması nedeniyle 1 şeridin kapatılarak 2 şerit halinde trafik akımının çalıştığını, müvekkili ... yönetimindeki aracın orta şeritten yani ilgili tarihte yolun kullanılabilen en sağ şeridinden dönüş yaparken hızını azaltıp dönüş sinyali verdiğini, davacı taraf ise kapalı şeritten seyrettiği gibi yolun durumunu da kontrol etmeksizin belirli takip mesafesi gözetmeksizin kontrol edemeyeceği bir hızla müvekkilinin bulunduğu şeride girerek, müvekkili aracının sağ arka kısmına çarptığını, davacı tarafın hızlı olduğunu, bu nedenlerle müvekkiline trafik kaza tespit tutanağında 2918 sayılı yasanın 53/1-A maddesinden atfedilen kusurun gerçekleşmemiş olduğunu, ayrıca davacının motosikletli kurye işi yapması için gerek şahsi, gerekse bağlı bulunduğu işverenin gerekli teknik ve mesleki yeterliliğe sahip olup olmadığının da araştırılmasının gerektiğini, olayın yaşandığı tarihte Yeşildere caddesindeki şerit sayısı yol yapım çalışması nedeniyle 3 şeritli yolun, şerit sayısı 2 iken bilirkişinin inceleme yaptığı tarihte şerit sayısı 3'e çıktığını, bu nedenle bilirkişi raporunda müvekkilinin hatalı olarak asli kusurlu gösterildiğini, davacı tarafın maddi tazminat talebinin içeriği belirsiz olduğu gibi iddiaları da gerçeğe aykırı olduğunu, manevi zarar istemi yersiz, miktarı ise fahiş olduğunu belirterek haksız yere açılmış olan davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ...... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını kabul etmediklerini söz konusu kazayla ilgili davadan önce müvekkili sigorta şirketine müracaat edilmeleri üzerine müvekkili şirket nezdinde 3426341-0 nolu hasar dosyası açıldığını, dava konusu kazaya karışan .... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 57490143 sayılı ZMS (Trafik) poliçesiyle sigortalı olduğunu, açılan hasar dosyasının incelenmesi sonuçlandırılmadan davacı neticeyi beklememiş olup kötü niyetli olarak dava açtığını, davacı sigortalı araç sürücüsünün 6100 kusurlu olduğuna ilişkin herhangi bir delil sunamadığını, dosyanın kusur bilirkişisine tevdi edilerek kusur oranının belirlenmesi gerektiğini belirterek müvekkili şirket yönünden haksız ve kötü niyetli davacının, davasının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; "...Dava konusu trafik kazasına ilişkin denetime elverişli Karayolları Fen Heyetince düzenlenen kusur raporunda belirtilen kusur oranları esas alınarak davacının yaralanması nedeni ile tazminat hesabı yapılmıştır. Davacının kaza nedeni ile geçici ve sürekli maluliyetinin bulunduğu iddiasına ilişkin olarak kaza tarihi olan 21.03.2018 tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu yönetmeliği hükümlerine göre Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen rapora göre; davacının kaza nedeni ile belirtilen yönetmelik hükümlerine göre sakatlık oranına neden olabilecek bir arızasının bulunmadığı, dosyadaki istirahat raporlarına göre; davacının geçici iş göremezlik süresinin 32 gün olduğu tespit edilmiş, Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulunca düzenlenen rapor denetime elverişli olduğundan, maluliyet yönünden bu rapor esas alınarak, davacının tazminatının hesaplanması için hesap bilirkişisinden rapor alınmış, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora göre; davacının 440,88 TL geçici iş göremezlik alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Dava dilekçesinde maddi tazminat yönünden her ne kadar 500,00 TL talep edilmiş ise de geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep edildiğinden her bir tazminat alacağı yönünden talebini somutlaştırması için davacı tarafından istenilmiş, 28.03.2019 tarihli celsede davacı vekili 250,00 TL geçici iş göremezlik ve 250,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiklerine yönelik talebini açıklamıştır. Karayolları Fen Heyetince düzenlenen kusur raporu ve Ege Üniversite Hastanesi Adli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporu dikkate alınarak yapılan hesaplamada, davacının 440,88 TL geçici iş göremezlik tazminatı alacağının bulunduğu, kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli maluliyeti bulunmadığından, sürekli maluliyet tazminat talebi yönünden davanın reddi gerektiği, geçici iş göremezlik tazminat talebi yönünden ise ıslah edilen miktarda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; 21.03.2018 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ..... plakalı otomobil ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ..... plakalı motorsikletin çarpışması ile yaralamalı trafik kazası meydana geldiği ve bu kazada ..... plakalı motorsiklet sürücüsü davacı ... yaralandığı, İş bu kazanın meydana gelmesinde, 30.07.2021 havale tarihli Karayolları Fen Heyeti tarafından hazırlanan kusur raporuna göre; .... plakalı araç sürücüsü davacı ... 'in olayda % 75 kusurlu olduğu, .....plakalı araç sürücüsü davalı ...' in olayda %25 kusurlu olduğu tespit edildiği, davacının yaralanması sebebiyle elem ve üzüntü duydukları, tarafların olaydaki kusur durumları ve davacının maluliyet durumu nazara alınarak, davalı ...'ın manevi tazminattan kısmen sorumlu olduğu vicdani kanaatine varılarak, manevi tazminatın, zenginleşme aracı olmadığı gibi, manevi tatmin duygusu oluşturacak miktarda olması gerektiği, yine özel durumların da mahkemece res'en dikkate alınması gerektiği anlaşıldığından, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geliş şekli, kusur durumu, kaza tarihi dikkate alınarak hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata karar verildiği.." gerekçesiyle "...Maddi tazminat davasının kısmen kabulüne; 440,88-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 31/05/2018 tarihinden, diğer davalı yönünden olay tarihi olan 21/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 2.000-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme davayı aydınlatma yükümlülüğüne uymadığını ve kusur yönünden çelişlikeri gidermeden dosyayı karara çıkardığını, meydana gelen kazada KTK 53/1-a maddesini ihlal eden ..... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, ilgili kaza ile ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/47578 Soruşturma Numaralı dosyasında kusur raporunun alındığını ve davalı sürücü ... asli derecede, davacı müvekkilin ise tali derecede kusurlu olduğunun tespit edildiğini, 31/10/2019 tarihinde alınan bilirkişi raporunda ise davacı müvekkilin kazanın oluşumunda %50 oranında asli kusurlu olduğu, davalı ...'ın kazanın oluşumunda %20 oranında tali kusurlu olduğunu, yolun yapımından ve bakımından sorumlu dava dışı idarenin kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu olduğuna ilişkin tespit yapıldığını, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 29/09/2020 tarihli tanzim edilen raporunda ise davacı müvekkilin %75, davalı sürücü ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Karayolları Fen Heyetinden seçilen bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 29/06/2021 tarihli raporda avacı müvekkilin %75, davalı sürücü ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ilgili raporlara davacı tarafça itiraz edildiğini ve çelişkinin giderilmesi için dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi edilmesine ilişkin taleplerinin mahkemece reddedildiğini, dolayısıyla, mahkeme bilirkişi raporlarında belirsizlik ve çelişki olmasına rağmen yeni bir bilirkişi raporu alınmasına ilişkin taleplerini reddetmesinin hukuka, yasalara ve Yargıtay İçtihadları'na aykırı olduğunu, müvekkilin maluliyetine ilişkin Ege Üniversitesi Hastanesinden alınan raporun hukuki denetime elverişli olmadığını, müvekkili 21/03/2018 tarihinde meydana gelen kazadan sonra İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi olduğunu, geçirmiş olduğu kaza neticesinde sol ayağında kırık oluşan müvekkilin sol bacağının 23 gün alçıda kaldığını, ağrılı ve zor bir tedavi süreci geçiren müvekkilinin bu dönemde ayağını hiç kullanamadığını, 24/05/2019 tarihli adli sağlık kurulu raporunda müvekkilin bu şikayetlerinin dikkate alınmadığını, davalı tarafça da itiraz edilen Adli Tıp Genel Kurulu raporuna itibar edilip, hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça, mahkemeden itirazları doğrultusunda ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması talep edilmişse de; mahkeme bu taleplerini reddettiğini, üniversitelerin ilgili anabilim dallarından ve özellikle ortopedi uzmanlarından seçilecek konusunda uzman bilirkişilerden oluşmuş bir kurul aracılığı ile rapor hazırlanmasının gerektiğini, 17/05/2022 tarihli aktüerya raporunun hatalı, eksik ve hukuki denetime elverişli nitelikte olmadığını, raporda belgesiz tedavi giderlerine ilişkin hiçbir hesaplama yapılmamış olup, belgelendirilmeyen tedavi giderleri açısından sigorta şirketinin sorumluluğunun devam etmekte olduğunu, tüm tedavi giderlerinin belge ile ispatlanmasının mümkün olmadığını, bu gibi giderler için hakimin belgelendirilmediği gerekçesi ile reddedilmesinin hukuka uygun olmadığını, mahkeme işbu aktüerya raporuna ilişkin itirazlarını da dikkate almadığını ve 31/05/2022 tarihli duruşmada davacı tarafa ıslah dilekçesi sunmak üzere süre verdiğini, mahkemenin hükmettiği manevi tazminat miktarı oldukça düşük olduğunu, kazadan sonra müvekkilin bacağında meydana gelen yaralanmaların şiddeti nedeniyle halen daha hem fiziksel hemde ruhsal olarak hisseden müvekkilin manevi çöküntüsünün büyük olduğunu, mahkeme, müvekkilinin lehine 2.000-TL manevi tazminata hükmederek; kaza nedeniyle halen maddi-manevi zorluk yaşamakta olan müvekkilinin daha fazla mağdur olmasına neden olduğunu, açıklandıkları üzere inceleme neticesinde; mahkemenin hükmünün kaldırılmasını ve inceleme neticesinde yeniden hüküm kurularak davalarının kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile beraber gerekçeli kararda yer verildiği üzere, hükme esas alınan Karayolları Fen heyeti Bilirkişi Kurulu tarafından hazırlanan raporda da %100'e yakın davacı tarafın asli kusurlu olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen ortaya çıkan somut gerçek karşısında mahkemenin söz konusu raporları görmezden gelerek davacının tazminat taleplerini kabul etmesinin dosya kapsamı ile bağdaşmamakta ve bozulması gerektiğini, davacının maluliyet oranının yüzde sıfır olduğunun tespit edildiğini, davacı, kaza sebebiyle istirahatli geçirdiği günler için geçici iş göremezlik ödeneği almış olup davacının çalışmadığı döneme dair zararının bulunmadığını, buna ilişkin belgeler mahkeme tarafından SGK'dan celp edilerek dosya arasına alındığını fakat gerekçeli kararda geçici iş göremezlik tazminatı kararı değerlendirilirken söz konusu belgelerden söz edilmediğini, kazada kusuru olmayan müvekkilin davacıya geçici iş göremezlik sebebiyle ödeme yapması söz konusu olmayacağı yerde, davacı lehine geçici iş görmezlik tazminatına hükmedilerek davalı müvekkilin bundan sorumlu tutulması davacının, haksız ve kötüniyetli zenginleşme çabasına sebebiyet verdiğini ve bozulmasının gerektiğini, hükmedilen 2.000- TL manevi tazminata ilişkin; yaşanan olayda müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığı asli kusurlu olarak davacının tespit edildiği yargılamada, birçok yetkili kurumdan alınan raporlar ile bu durumun sabit görüldüğü halde davacının yersiz ve mesnetsiz manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi dosya kapsamındaki delillere ve hukuka aykırı olduğunu, kararın kısmen kabule ilişkin hükümlerinin bozularak ortadan kaldırılmasına; davanın tamamının reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkemece, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; mahkemece kusur yönünden trafik ve otomotiv bilirkişi heyetinden alınan kusur raporu ile ceza dosyasında trafik bilirkişiden alınan kusur raporu ve kaza tespit tutanağı arasındaki çelişkinin ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporu ile giderildiği, tarafların ATK raporuna itirazları üzerine Karayolları Fen Heyetinden alınan kusur raporunun da ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ile örtüştüğü, hükme esas alınan Karayolları Fen Heyeti raporunda davacının %75 oranında asli, davalı sürücünün %25 oranında tali kusurlu bulunmasının kazanın gerçekleşme şekli, kaza yerine ait özellikler kaza fotoğrafları ve tüm dosya kapsamına uygun olduğu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.05.2019 tarihli raporun “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerinden faydalanılarak hazırlanmış olup, maluliyet raporunun yeterli ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre usulünce düzenlendiği, geçici iş göremezlik zararının aktüer bilirkişi tarafından usulüne uygun şekilde hesaplandığı, davacı vekilinin 28.03.2019 tarihli ön inceleme duruşmasındaki imzalı beyanında, dava dilekçesinde toplam olarak talep ettiği 500,00 TL maddi tazminatın, 250,00 TL'sini geçici iş göremezlik zararına, bakiye 250,00 TL'sini ise sürekli iş göremezlik zararına hasretmesi karşısında, dava konusu olmayan tedavi giderleri yönünden mahkemece hesap raporu alınmamasında ve kısa karar ile gerekçeli kararda bu hususta değerlendirme yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının sürekli maluliyeti oluşmayacak şekilde yaralanması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalı araç sürücüsünün tali, davacı asli kusurlu olması, kazanın meydana geldiği olay tarihindeki paranın alım gücü dikkate alındığında takdir edilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun olmasına göre davacı vekili ile davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davacı vekili ile davalı ... vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2022 tarihli, 2018/809 Esas ve 2022/732 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA;
a) Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına.
b) Davalı ...'dan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın bu davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı ve davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5- Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’ nın Ek-1. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca ve HMK’ nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi’ ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2025