T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1871
KARAR NO : 2025/825
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/07/2017 (Dava) - 10/03/2022 (Karar)
NUMARASI : 2017/748 Esas - 2022/263 Karar
DAVA : Tazminat
BAM KARAR TARİHİ : 22/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/05/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2022 tarih ve 2017/748 Esas - 2022/263 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/02/2017 tarihinde dava dışı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı kamyonete sol yandan çarptığını, çarpışmanın etkisiyle aracın savrularak demirlere çarptığını, kazadan sonra araç sürücülerinin kendi aralarında kaza tespit tutanağı düzenlediklerini, aracın tamirciye çekildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından 20173110424901 no'lu hasar dosyasının oluşturulduğunu, davalı sigorta şirketi ile yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, davacıya ait araç üzerinde meydana gelen hasar ve değer kaybının tespiti için İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/80 D.iş sayılı dosyasında tespit davası açıldığını, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda hasar miktarının KDV dahil 13.672,00 TL olduğunun, aracın sistemli tamir edilip iş yapar hale gelmesinin 12 iş günü süreceği bu süreçte muadil araç ikame bedelinin günlüğünün 60,00 TL'den toplam 720,00 TL olduğunun, parça ve işçilik toplamının 13.672,68 TL olduğunu, aracın hasarsız rayiç bedelinin 11.000,00 TL olduğunu, bu nedenle aracın pert sayılmasının ekonomik olacağını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile meydana gelen kazada davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarı ile tespit dosyasında yapılan masraflar ve vekalet ücretleri dahil şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketinde 21/02/2017-2018 tarihleri arasında 311000041916801 no'lu ZMS Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 33.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sigortalının sorumluluğu ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava yoluna gitmeden önce davalı sigorta şirketine başvuru yapmanın yasal zorunluluk olduğunu, davacı tarafından yazılı başvuru yapıldığı hususunun ispatlanmaması halinde davanın usulden reddinin gerekeceğini, davacı tarafından yapılan hasar talepli başvuru neticesinde dosyadan eksper atandığını ve eksper raporuna göre araçta ki mevcut hasarların dava konusu edilen kaza ile uyumlu olmadığının belirlendiği, bu nedenle davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, aracın geçmişte başka trafik kazalarına da karıştığının tespit edildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğundan tarafların kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemek kaydı ile söz konusu davanın haksız fiile dayanması nedeniyle faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...27/02/2017 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazasında davacıya ait araçta oluştuğu iddia edilen hasar bedelinin kaza tespit tutanağında karşı taraf araç olarak gösterilen ... plakalı aracın ZMS Sigortacısı, maliki ve sürücüsü aleyhine Mahkememiz nezdinde açılan dava ile tahsili ve tazmini isteminde bulunulduğu, Mahkememizce araçlara ve dava konusu kazaya ilişkin ilgili kayıtlar celp edildikten sonra bilirkişi heyetlerine birden fazla kez tevdi edildiği ve bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda dava konusu araçta oluşan hasarın davalıya ait araçta ki hasarlı kısımlar ile uyumlu olmadığı, kaza tespit tutanağında belirtilen olayın oluş şekli dikkate alındığında araçta ki hasarla kazanın birbiri ile uyumlu olmadığı, bu hususun düzenlenen bilirkişi raporlarında ısrarla ve teknik detayları ile belirtildiği, davacı tarafa ait araçta ki hasarın iddia edilen kaza ile uyumlu olması halinde karşı taraflar yönünden sorumluluğun doğabileceği, haksız fiile ilişkin sorumluluğun doğabilmesi için öncelikle nedensellik bağının ve kusur durumunun tespiti gerektiği, ancak araçta ki hasar ile kazanın oluş şekli arasında nedensellik bağı kurulamaması nedeniyle davalıların sorumluluğunun tespiti noktasında başkaca bir hukuki gerekçe tespit edilemediği, gerek İstanbul Teknik Üniversitesi nezdinde görevli bilirkişiler gerekse Karayolları Fen Heyeti'nden atanan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda ısrarla bu hususun belirtildiği dikkate alındığında davacı tarafça iddia edilen hususun ispatlanamadığı..." gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tramer belgesinde davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunun, müvekkilinin aracını kullanan sürücüye atfedilecek bir kusurun söz konusu olmadığının tespit edildiğini, davalının meydana gelen hasarların birbiriyle uyumsuz olduğu yönündeki beyanlarına katılmadıklarını, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın dava konusu kazadan dolayı meydana geldiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında davalı sürücünün müvekkiline ait araca sol taraftan çarptığını ve müvekkilinin aracının sola doğru savrulması gerektiği şeklindeki tespitinde olayın subjektif koşullar hesaba katılmadan yapıldığının göstergesi olduğunu, dava konusu kazadan dolayı müvekkilinin aracında 8.479,69 TL'lik hasarın meydana geldiğinin tespit edildiğini, yerel mahkeme hakiminin davayı aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm tesis edildiğini, kazanın oluştuğuna dair kesin kanaat varken davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece yargılama esnasında alınan bilirkişi raporlarının tümünde söz konusu kaza ile davacı aracında oluşan hasarın uyumsuz olduğunun, başka bir deyişle bu şekilde bir hasarın bu kazada oluşamayacağının tespit edildiği, bu konuda bilirkişi raporları arasında bir çelişki bulunmadığı, dolayısıyla davacının dava konusu zararın söz konusu kaza sebebiyle oluştuğunu ispat edemediği anlaşılmakla mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/748 Esas - 2022/263 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/05/2025