T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1913
KARAR NO : 2025/824
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :15/04/2021 (Dava) - 27/01/2022 (Karar)
NUMARASI : 2021/243 Esas - 2022/92 Karar
DAVA : Tazminat
BAM KARAR TARİHİ : 22/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/05/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2022 tarih ve 2021/243 Esas - 2022/92 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... idaresindeki 311000063617557 poliçe numaralı ... plakalı ... marka hususi otomobil ile 18.06.2019 günü İ... İlçesi .... Caddesinde müvekkiline ait ... plakalı ... marka motosiklete, far kısmına yakın olmak üzere sağ ön taraftan çarparak, müvekkilin dengesini kaybetmesine ve motosiklet üzerinde sürüklenmesine neden olduğunu, söz konusu kazaya rağmen ... plakalı araç sürücüsü ... durmayıp yoluna devam etmiş olduğunu, meydana gelen trafik kazası Mobese kameralarına açık şekilde yansımış olup .... Polis Merkezi Amirliğince CD izleme tutanağı tanzim edildiğini, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin olay yerinden 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil servisine 112 ambulans ile götürülmüş olduğunu, müvekkilinin yaralanmasının BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığını, 10 günlük iş görememezlik raporunun mevcut olduğunu, davalı hakkında İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/317 Esas sayılı dosyası ile Yargılama yapıldığını, basit yargılama usulüne tabi dosyaya itiraz sonucu duruşmalı olarak yine aynı mahkemenin 2021/105 Esas sayılı dosyasıyla Yargılama devam ettiğini, soruşturma aşmasında alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ... asli kusurlu, davacı ise kusursuz belirtildiğini, müvekkiline ait motosikletteki zarar kendisince tespit ettirilmiş olduğunu ve 09.07.2020 tarihinde ... adlı iş yerine 6.138,36-TL hasar bedeli müvekkilince ödenmiş olduğunu, söz konusu işlemden önce müvekkil motosikletini değerinin çok altında 14.000-TL ye satmak zorunda kaldığını, söz konusu yaralamalı ve maddi zararlı meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi zararların trafik sigortası poliçesi kapsamında karşılanması için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödemede bulunulmadığını, diğer davalı araç sürücüsü de herhangi bir ödemede bulunmadığını, zorunlu başvuru şartı olarak arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığından iş bu davayı ikame ettiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL değer kaybı ve 500,00-TL hasar bedeli olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı araç sürücüsünden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... plakalı araç 311000063617557 sayılı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, müvekkil şirket söz konusu zararlardan poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, davacı taraf başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından dava davanın usulden reddi gerektiğini, davacı, müvekkil şirkete başvuru yapmadan önce aracın onarımını tamamlatmış olup fatura ibraz ederek talepte bulunmuş olduğunu bu sebeple eksik evrakların ibrazı ve aracın müvekkil şirketçe atanan eksperce incelenmesi adına gerekli bilgilerin verilmesi talep edilmiş olmasına rağmen, davacı söz konusu eksiklikleri tamamlamamış ve eksper incelemesine de izin vermemiş olduğunu, iyi niyet ve azami güvene dayanan sigorta ilişkilerinde sigortacının somut olayın özelliklerine göre sorumluluğunu belirleyebilmesi için gerekli olan belge bilgiye ihtiyacı olduğunu, davacı taraf TTK hükümleri gereğince sigorta şirketine karşı yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmakla talebe konu zarar teminat dışı olduğunu, dosyanın kusur bilirkişisine tevdi ile öncelikle kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davacı tarafça iddia edilen tazminat fahiş olup gerçek zararın tespiti gerektiğini, bu sebeple de dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, onarım bedelinin belirlenmesi hususunda Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirlenen usul ve esaslar göz önünde bulundurulması gerektiğini, Trafik sigortası Genel Şartları Ek1.2 maddesi gereğince bu kaza nedeniyle araçta değer kaybına yol açmayacağından davacının bu husustaki taleplerinin reddi gerektiğini, Faiz başlangıç tarihinin başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olması gerekmekle, davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebi haksız olduğunu belirterek açıklanan nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-Maddi tazminat yönünden açılan davanın KABULÜNE;
a)Hasar bedeli tazminatının KABULÜNE, 6.138,36-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 18/06/2019 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 16/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ....'e verilmesine,
b)Değer kaybı bedeli tazminatının KABULÜNE, 3.000,00-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 18/06/2019 tarihinden, davalı .... Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 16/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
2-Manevi tazminat talebi yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, 5.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 18/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Sair hususların gerekçeli kararda ele alınmasına..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararını kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemek üzere karar esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından sunulan fatura onarım bedelinin tespiti için yeterli sayıldığını, trafik sigortası teminat kapsamında kalan gerçek onarım bedelinin tespiti bakımından herhangi bir değerlendirme ve inceleme yapılmadığını, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının hiç bir şekilde gözetilmediğini, hükme esas alınan raporda değer kaybı tazminatının hesaplanması için uygulanan yöntemin mevzuata uygun olmadığını, değer kaybı tazminatının hesaplanması için itirazları gözetilerek yeni bir bilirkişi raporu tanzim edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle, raporda yapılan hesaplamaya esas alınan verilerin dayanağının gösterilmediğini, söz konusu raporun denetime elverişsiz olduğunu, raporun bu anlamda da eksik olduğunu, raporda belirtildiği üzere dava konusu aracın kaza sonrasına 14.000 TL karşılığında satıldığını, bilirkişinin bu maddi gerçekliği görmezden gelerek aracın kaza sonrasındaki rayiç bedelinin 12.000 TL kabul etmesini ve buna göre değer kaybı hesaplamasının açıkça hatalı olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle, davacı tarafça manevi tazminat talebinin yalnızca diğer ... aleyhine yöneltilmiş olmasına ve kararda da manevi tazminat talebi bakımından yalnızca bu davalı sorumlu tutulmuş olmasına rağmen, manevi tazminata ilişkin yargılama gideri ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti bakımından müvekkili şirketin de müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutulmasının açıkça haksız olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kendisine tebliğ edilmediğini, davalı sigorta şirketi tarafından maddi tazminata ilişkin istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat ile davalı lehine 5.000,00 TL vekalet ücreti konusunu istinaf ettiklerini, hakkın özünü ortadan kaldıracak biçimde karşı tarafa vekalet ücreti hükmedilmesinin hak ihlali olduğunu, müvekkiline ödenecek manevi tazminat miktarının, doğrudan vekalet ücreti olarak davalıya iade edileceğini, hatta vekalet ücretinin tahsili yönünden icra takibi başlatıldığı takdirde icra masrafları, tahsil harçları ve icra karşı vekalet ücreti ile birlikte bu miktarın çok üstünde bir tutarı davalılara ödemek zorunda kalacağını, belirlenen tazminat tutarının belirtilen kriterlerin hiç birini karşılamadığını, hatta mağdur olan müvekkilini daha da mağdur edeceğini, talep ettikleri tazminat miktarının gayet makul ve mantıklı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının manevi tazminat yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 31/10/2022 TARİHLİ EK KARARI:
İlk derece mahkemesince;"...Davacı vekiline istinaf harçlarının tamamlanması için "301,40 TL'nin muhtıranın tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre içinde dosyamıza yatırılması, aksi halde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacağınız ihtar olunur." şerhini ihtiva eder muhtıranın 13/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilince muhtırada belirtilen 301,40 TL'nin yatırılmadığı..." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının davacı tarafından istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle hasar bedeli, değer kaybı ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı sigorta şirketi vekilince istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
1-) Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kaza ve hasarın uyumlu olduğunun tespit edildiği, bu durumda davalının poliçe çerçevesinde zararı gidermekle yükümlü olduğu, yerleşmiş Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğu üzere hasar bedelinin tazmininde gerçek zararın belirlenmesi gerekmekte olup davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisler arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanmasının davacı sigortalıyı bağlamayacağı (Bu yönde bknz. Yargıtay 4. HD 2021/3294 E.-2021/4214 K), buna göre mahkemece hükme esas alınan raporda iskontosuz ve KDV dahil onarım bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yine anılan raporda değişmesi gerekli parçaların piyasa rayiç değerlerine göre tespit edildiği, değer kaybının da Yargıtay uygulaması uyarınca genel şartlara göre değil, aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa değeri ile onarımdan sonraki piyasa değeri arasındaki fark olarak hesaplandığı, piyasa değeri tespit edilirken de doğru şekilde ikinci el satış ilanlarının esas alındığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bent haricindeki tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davacının dava dilekçesi ile manevi tazminatın sadece davalı gerçek kişiden tahsilini talep ettiği, mahkemece de bu şekilde karar verilmesine rağmen davalı sigorta şirketinin aynı hükümde manevi tazminat tutatının vekalet ücreti ve harcı yönünden sorumlu tutulması doğru olmamış, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı da anlaşıldığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı sigorta vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle kısmen KABULÜNE; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/243 Esas - 2022/92 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE,
"-Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-Maddi tazminat yönünden açılan davanın KABULÜNE;
a)Hasar bedeli tazminatının KABULÜNE, 6.138,36-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 18/06/2019 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 16/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
b)Değer kaybı bedeli tazminatının KABULÜNE, 3.000,00-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 18/06/2019 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 16/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
2-Manevi tazminat talebi yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 5.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 18/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat istemi yönünden karar tarihi itibariyle alınması gereken 624,24 TL karar ve ilam harcından, 71,73-TL peşin harcın ve 139,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 423,51-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat istemi yönünden karar tarihi itibariyle alınması gereken 341,55 TL karar ve ilam harcının davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 44,00-TL elektronik tebligat, 38,00-TL tebligat, 77,60-TL posta masrafı, 1.200,00-TL bilirkişi ücreti, 71,73-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı ve 139,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 1.629,63-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Maddi tazminat yönünden davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 5.100,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Manevi tazminat yönünden davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 5.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
8-Manevi tazminat yönünden davalı ...'in kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 5.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
9-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
10-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,"
ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
2-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;
a-Davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,
b-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL ve yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,
c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
ç-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
d-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/05/2025