T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1494
KARAR NO : 2025/437
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/07/2022
NUMARASI : 2016/448 Esas - 2022/504 Karar
DAVA : Cismani Zarar Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 17/08/2016
BAM KARAR TARİHİ : 19/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/03/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2022 tarihli 2016/448 Esas ve 2022/504 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in idaresindeki ... marka araç ile Aliağa Helvacı ışıklı kavşakta olay günü 18.11.2015 tarihinde saat 13.30 sularında yeşil ışık yandığı sırada geçiş yapmaktayken, İzmir yönünden Aliağa ilçesine doğru seyir halinde ilerleyen ... plakalı ... marka otobüs sürücüsü olan ...’ın kırmızı ışıkta geçerek müvekkilin idaresindeki araca çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucu müvekkilini hem bedensel hem maddi hem de manevi zarara uğradığını, müvekkilinin ...’ın sevk ve idaresinde bulunan aracın çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını, kazanın hemen akabinde tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında, kazanın oluşumunda davalı şoför ...’ın asli kusurlu olduğunu, müvekkil ...’in ise kusursuz olduğunun ifade edildiğini, davalı ...'ın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, kaza sonucunda müvekkilinin sol köprücük kemiğinin kırıldığını, ilk müdahalenin Menemen Devlet Hastanesi’nde yapıldığını, daha sonra 21.11.2015 tarihinde kontrol için MedicalPark İzmir Hastanesi’ne gittiğini, kırılan kemikte kaynama gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin tetkiki için daha sonra tekrar gelmesinin istendiğini, 07.12.2015 tarihinde tekrar kontrole giden müvekkilinin omzunda iyileşme olmadığını, kontrol altında tutulması ve ameliyat olması gerektiğinin bildirildiğini, 30.12.2015 tarihinde Prof. Dr. ...’in muayenehanesine giden müvekkilinin omzunda kaynamanın başladığını fakat müdahale edilmeden kaynamanın tamamlanması halinde sol omzunun sağ omzuna göre kısa kalacağını öğrendiğini, 29.12.2016 tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’ne gittiğini aynı şekilde sol omzunun 2 cm kısa kalacağını ve üst üste binen kemik yüzünden görsel olarak sol tarafında bozukluk olacağını bunun da ancak ameliyatla düzeltilebileceğini, ameliyatın özel nitelik ve uzmanlık gerektirdiğini bu yüzden devlet hastanesinde yapılabilecek bir ameliyat kapsamında olmadığını öğrendiğini, müvekkilin geçirmesi gereken ameliyatın toplam 16.200,00-TL tuttuğunu, meydana gelen trafik kazası neticesinde bozulan sağlığının tekrar yerine gelebilmesi için ameliyat olmak zorunda kaldığını, yaşadığı sağlık problemlerinin yanı sıra kazadan sonra fiziken çalışamaz, araç kullanamaz ve ağrılarından dolayı düzenli olarak işine gidemez olduğunu, ameliyattan sonra 3 aylık süre boyunca çalışamayacağının ortaya çıktığını, müvekkilinin iş yapamayacak hale gelmesinden ötürü ruhen çöktüğünü, manen yıpranan müvekkilin çektiği sıkıntı, üzüntü ve eleminin azalması, müvekkilin hazin olay sonucu en azından manevi yönden tatminini sağlamak adına fazlaya ilişkin dava açma hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi tazminatın olayın meydana geldiği 18.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ... A.Ş. ne ihbarına, maddi zarar taleplerinin davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde açıklanmaması halinde davanın usulden reddine, KTK.6704/5 sayılı Kanun ile değişik 97.maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddine, K.T.K.nun 98.maddesi uyarınca husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle görev yönünden usul yönünden reddine, davanın zamanaşımı yönünden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine, malüliyet oranının tespiti için davacının Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesine veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı Bölümüne sevkine, geçici iş göremezliğe, tedavi giderine ve dolaylı masraflara ilişkin talebin reddine, kusurun ve malüliyet oranının tespiti halinde alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, kaza tespit tutanağı ve alkol raporunun tebliğine, aleyhe hüküm kurulması halinde yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece;"...Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ve tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, 16/11/2020 tarihli adli tıp raporunda belirtildiği üzere davacıda sol klavikulada tespit edilen psödoartrozun dava konusu kaza ile illiyeti bulunduğu, dava konusu olay sebebiyle meydana gelen sol klavikula psödoartrozuna yönelik muhtemel operasyonu sonrası iyileşme (iş göremezlik) süresinin ameliyat tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği birlikte dikkate alındığında zarar ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek davanın kısmen kabulü ile davacı için 12.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı.." gerekçesiyle "...Davanın kısmen kabulü ile; davacının 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine, 3.672,62 TL geçici maluliyet zararı, 985.00 TL tedavi gideri ve 14.890,00 TL muhtemel tedavi gideri olmak üzere ( toplam 19.547,62TL maddi tazminatın ) poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu olmak üzere) sigorta şirketi açısından dava tarihinden itibaren; diğer davalılar ... ve ... açısından ise olay tarihi olan 18/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin 1.220,34 TL maddi tazminatın reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... San Ve Tic A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ileride oluşacak muhtemel ameliyat gideri adı altında bir zarar kaleminin hukuki karşılığının bulunmadığını, şayet belirtilen operasyon gerçekleşmesi yani gelecekteki zararın fiilen gerçekleşmesinin beklenmesinin gerektiğini, davacının, sol klavikula psödoartrozuna yönelik operasyonu olup olmayacağı hususu belirlenebilir nitelikte olmadığını, bu ameliyatın zaruri olduğunun da belirlenmediğini, huzurdaki davaya konu trafik kazası 2015 yılında meydana gelmiş olup; bunca zamandır bu ameliyatı olmayan davacı, belki de bu ameliyatı olmak istemeyeceğini, bu takdirde varsayımlara dayalı olarak hesaplanan ameliyat vesair masrafları ile bu ameliyatı olması halinde 3 ay süre ile hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatının da dayanaksız kalacağını, davacının kaza sebebiyle tüm vücut engellilik oranı %0 olarak tespit edilmişken muhtemel operasyonu geçirmesi sonucunda 3 ay içinde iyileşebileceğinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının genel sağlık sigortası kapsamında olduğu aşikar iken SGK güvencesi bulunmadığından bahisle tedavi giderlerinin de müvekkili sigorta şirketine yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacıya, SGK nezdinde, üniversite hastanelerinde muayene hizmeti dahi sunuluyor iken; davacının özel hastanelerde lüks harcamalar gerçekleştirerek bu hususlarda talepte bulunulmasının keyfi olduğunu, ayrıca dava dilekçesi ekinde sunulan özel hastane fatura ve makbuzlarının bir çoğunun içeriği açıkça anlaşılamaz nitelikte olup; bu özel hastane ziyaretlerinin davaya konu kaza ile de illiyet bağının kurulamadığını, geçici iş göremezlik tazminatı poliçe kapsamında olmayıp, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, tedavi giderleri ve muhtemel operasyon-tedavi giderleri poliçe kapsamında olmadığını, tedavi giderinin tamamının yapılan kanun değişikliği ile Zorunlu Trafik Poliçesi kapsamından çıkarıldığını, dosya kapsamındaki kusur raporları arasında çelişkinin mevcut olduğunu, mahkemece aldırılan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenmesine yahut itü trafik kürsüsünden veya Karayolları Genel Müdürlüğünden seçilecek yeni bir uzman bilirkişi kurulundan yeniden kusur raporu alınması gerekmekte iken mahkemece eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumunu'na geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığına dair müzekkere yazılması ve yapılan bir ödeme var ise güncel tazminat tutarından düşülmesi gerekmekte ise de bu hususun irdelenmediğini, davacı, kaza sırasında emniyet kemeri takmadığı için müterafik kusurlu olup; bu hususun kararda dikkate alınmadığı gibi tartışılmadığını, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de haksız ve kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacının ıslah ettiği kısım için ıslah tarihinden itibaren faizin işletilmesi gerektiğini, manevi tazminat hükmü yönünden davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti, hükmün infazında tereddüt yarattığını, davacı lehine 12.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine denilmiş ise de hükmedilen manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 5.100,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulduğunu, manevi tazminatın fer'isi niteliğindeki ilam vekalet ücretinin hangi davalıdan alınacağı hususunun net olmadığını, sorumlu olan davalının yahut davalıların açıkça belirtilmesi, hükmün infazında tereddütün giderilmesinin gerektiğini, re’sen göz önüne alınacak nedenlerle, kararın kaldırılmasına, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı ... San ve Tic A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasından müvekkili şirketin kusuru bulunmadığı gibi "işleten" sayılmasının da mümkün olmadığını, aracın kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere ... tarafından kullanıldığı açık ve tartışmasız olduğundan işleten sıfatına sahip kişinin de ... olduğunu, davacının söz konusu trafik kazasında kusursuz bulunmasının yanlış olduğunu, davacının kazanın meydana gelişinde asli ve tam kusurlu olduğunun açık ve kesin olduğunu, davacının tüm vücut engellilik oranının tespiti %0 (yüzde sıfır) olarak yapıldığını, davacının kaza sebebiyle meydana gelmiş kalıcı bir sakatlığı veya engelinin bulunmadığını, buna rağmen mahkemece müvekkili şirket ve diğer davalılar tarafından, davacıya maddi ve manevi tazminat ödemesine hükmedilmesinin usule ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporundaki "ileriye dönük tedavi giderlerinin bulunması olası olduğundan" ifadesiyle yapılan hesaplamalar neticesinde gerekçeli kararda "muhtemel tedavi gideri" adı altında hüküm tesis edilen 14.890,00-TL. 'nin kabulünün mümkün olmadığını, mahkemenin "olası/muhtemel" tedavi giderlerine yönelik zarar hesaplaması yaparak maddi tazminata hükmetmesinin usule aykırı olduğunu, gerekçeli kararda hükmedilen kalemlere kaza/olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının ıslah talebinde bulunduğu kısımlar için, ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinin gerektiğini, izah olunan nedenlerle; kararın kaldırılarak yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemeye gönderilmesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'nce ele alınmasına karar verilmesi halinde davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... San ve Tic A.Ş vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
1-Davalı ... San ve Tic A.Ş. işleten sıfatının bulunmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiş ise de; kazaya karışan ... plakalı otobüs davalı şirket adına tescilli olduğundan KTK'nun 3. maddesi uyarınca davalı şirketin işleten sıfatını haiz olduğu, davalı şirketin çalışanı olan diğer davalı sürücü ...'ın kaza tarihinde otobüsü, eşini ve bebeğini eve bırakmak için kişisel amaçla kullanmasının davalının işleten sıfatını ve KTK'nun 85. maddesindeki hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı açık olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
2-Davalı sigorta vekili ile davalı işleten vekilinin kusura yönelik istinaf itirazları da haklı bulunmamıştır. Zira mahkemece iki ayrı makine mühendisinden alınan kusur raporları arasındaki çelişki ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 08.04.2019 tarihli kusur raporu ile giderilmiş olup, hükme esas alınan bu raporda tespit edilen davalı sürücünün %100 kusurlu bulunmasına ilişkin belirlemenin, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına, olayın oluş şekline uygun olması karşısında raporun denetime elverişli ve yeterli olduğu anlaşılmıştır.
3- 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile değişmiş olan 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi ile trafik kazası nedeni ile oluşan yaralanma sonucu yapılan tedavi giderlerinden sigorta şirketinin sorumluluğu sınırlandırılmış olup, buna göre üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinden SGK sorumlu olarak belirlenmiştir. Burada tedavi giderinin oluşan yaralanma ile illiyet bağının bulunması gerektiği ve bu sağlık kurum ve kuruluşları tarafından tedaviye yönelik olarak yapılan sağlık hizmetlerinin kapsamda olduğunu söylemek gerekir. Bunun dışındaki tedavi giderlerinden yani SGK'nın sorumluluğunda olmayan tedavi giderlerinden yine sürücü, işleten ile araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ve bunların sorumluluğunu poliçe kapsamında üstlenen sigorta şirketinin sorumluluğu devam edecektir.
Yapılan tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacının davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kazada sol köprücük kemiğinin kırıldığı, ileride yapılması muhtemel operasyona ilişkin tedavi giderleri ile dava tarihine kadar yapmış olduğu tedavi giderlerini davalılardan tahsilini talep ettiği görülmektedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere trafik kazasındaki yaralanmadan kaynaklanan tedavi giderlerinden olup da belgeye bağlanmış olanlardan SGK'nın sorumlu olduğu, henüz belgeye bağlanmamış olanlar için ise SGK'nın sorumluluğundan bahsedilemeyeceği gözetilmelidir. (Yargıtay HGK’nın 28.02.2024 tarih 2023/4-914 E., 2024/136 K. sayılı kararı).
Şu durumda, ileride yapılacak ameliyat giderleri 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesinde belirtilen tedavi giderlerinden olmadığından SGK sorumlu olmayıp işleten, sürücü ve trafik sigorta şirketinin sorumluluğunda olmakla, mahkemece davacının yaralanması ve gördüğü tedaviye göre yapması muhtemel tedavi giderleri ile dava tarihine kadar yapmış olduğu SGK'nun sorumluluğunda olmayan tedavi giderlerinin konunun uzmanı bilirkişiden sorulmak suretiyle belirlenmesi karşısında, Türk Borçlar Kanunu’nun 54. ve 55. maddeleri gereğince olayın özelliği değerlendirilerek yapılan ve muhtemel tedavi giderlerine ilişkin isteğin de hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmayıp, davalı sigorta vekili ile davalı işleten vekilinin tedavi giderlerine yönelik istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.
4- Somut olayda uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiil faili ile onun eylemlerinden sorumlu olan işleten, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız fiil tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Davadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmadığı halde ise, davalı sigortacı için dava tarihi temerrüt tarihi olacaktır. Davacı vekili dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde tüm davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren ticari faiz isteğinde bulunmuştur. Dosya kapsamından, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda, mahkemece alacağın tamamı için, davalı işleten yönünden kaza tarihi, davalı sigorta şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru olup, taraflar vekillerinin faiz başlangıcına yönelik istinaf itirazları yersizdir.
5- Mahkemece SGK'na yazı yazılarak, davacıya trafik kazası nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ödenmediğinin belirlendiği görülmüş olup, Anayasa Mahkemesi'nin KTK'nun 90/İ maddesini iptali ettiği de göz önüne alındığında, TBK'nın 54.maddesi ile KTK'nın 98.maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik zararı trafik poliçesi teminatı kapsamında olup, mahkemece davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı sigorta şirketinin aksi yöndeki istinaf itirazları haklı bulunmamıştır.
6-TBK'nun 54 ve 56. maddeleri uyarınca haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edilebilmesi için bedensel bütünlüğün zedelenmesi yeterli olup, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinin şart olmadığı, davacının trafik kazası nedeniyle sol köprücük kemiğinin kırıldığı, sürekli iş göremezliği oluşmasa bile cismani zarar gördüğü sabit olup, mahkemece sürekli iş göremezlik zararı dışında talep edilen diğer maddi zarar kalemlerinin ve manevi zararın hüküm altına alınmasında isabetsizlik olmayıp, davalı işleten vekilinin bu husustaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
7- Mahkemece, manevi tazminat yönünden davacı lehine verilen vekalet ücretinin hangi davalı ya da davalılardan alınması gerektiği açıkça gösterilmeksizin "davalıdan alınmasına" şeklinde hüküm kurulduğu, vekalet ücreti yönünden kurulan hükmün HMK'nun 297. maddesi uyarınca sarih olmadığı ve infazda terüddüte yol açacağı dikkate alındığında davalı ... A.Ş. vekilinin bu konudaki istinaf itirazında haklı bulunmuş ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, anılan hususta gerekli düzeltmenin yapılarak HMK 353/1-b-2.madde uyarınca Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm tesisine, davalı ... A.Ş. vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekilinin, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2022 tarihli 2016/448 Esas ve 2022/504 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2022 tarihli 2016/448 Esas ve 2022/504 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
"a-Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
3.672,62 TL geçici iş göremezlik zararı, 985,00 TL tedavi gideri ve 14.890,00 TL muhtemel tedavi gideri olmak üzere ( toplam 19.547,62TL maddi tazminatın ) poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı sigorta şirketi açısından dava tarihinden itibaren; diğer davalıla ... San. ve Tic. A.Ş. ve ... açısından ise olay tarihi olan 18/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
Davacının sürekli iş göremezlik ve fazlaya ilişkin tedavi gideri isteklerinin REDDİNE,
b-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 1.335,29-TL harçtan, peşin olarak yatırılan 939,27-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 396,02-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına,
c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden A.A.Ü.T.ne göre hesaplanan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
d-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 1.220,34-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
e-Davacı ...'in manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 12.000,00 TL, manevi tazminatın olay tarihi olan 18/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine,
Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE,
f-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 819,00 TL peşin ilam harcının davalılar ... San. ve Tic. A.Ş. ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına,
g-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden A.A.Ü.T.ne göre hesaplanan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... San. ve Tic. A.Ş. ile ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
h-Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiginden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden A.A.Ü.T.ne göre hesaplanan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... San. ve Tic. A.Ş. ve ...'a verilmesine,
ı-Davacı tarafından yapılan; 939,27-TL peşin harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
i-Davacı tarafından yapılan; 29,20-TL başvurma harcı, 1.750,00-TL bilirkişi ücreti, 1.191,00 TL adli tıp ücreti, 156,33-TL tebligat, posta gideri olmak üzere toplam 3.126,53-TL yargılama giderinin kabul oranı (%44) dikkate alınarak 1.375,67-TL'lik kısmının davalılardan alınarak müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
j- HMK.nun 333.maddesi uyarınca taaflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine”
ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
3- Davalı ... A.Ş. vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA;
a-Davalı ... A.Ş.'den peşin alınan toplam 333,83-TL istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine,
b-Davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'den alınması gereken 2.155,02-TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 538,57-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.616,45-TL'nin bu davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ile 77,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 297,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
7-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
9-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, teminat, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/03/2025