T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1197
KARAR NO : 2025/315
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/12/2019 (Dava) - 08/12/2021 (Karar)
NUMARASI : 2019/687 Esas - 2021/690 Karar
DAVA : Alacak
BAM KARAR TARİHİ : 27/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2021 tarihli 2019/687 Esas ve 2021/690 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş.ne keşide ettiği ve ciro yolu ile müvekkiline geçen ... San. Tic./... Şubesine ait keşide yeri İzmir, keşide tarihi 25.12.2018 olan ... seri no lu ve 158.806,00 TL bedelli; ... .../... Şubesine ait keşide yeri İzmir, keşide tarihi 25.12.2018 olan ... seri no lu ve 500.000,00 TL bedelli iki adet çekin yasal ibraz süresi içerisinde tahsil talepli olarak muhatap bankaya ibraz edilmediklerinden kambiyo senetlerinden kaynaklı haklarının yitirildiğini, davalının keşide etmiş olduğu bu çeklerin bedelini ödemeyerek sebepsiz yere zenginleştiğini; davalı tarafından ödenmiş olduğu iddia edilen dava konusu çeklerden keşide tarihi 25.12.2018 olan 8010106 seri no lu ve 158.806,00 TL bedelli çek bedelinin ödendiği hesap sahibi ...'ın çek üzerindeki ciro silsilesinde yer almadığını, dava konusu çekin meşru hamili olmadığı gibi, hamillik sıfatı çek üzerindeki ciro silsilesinden de anlaşılmayan bu şahsa yapılan ödeme sebebi ile meşru hamil olan ve çeki elinde bulunduran müvekkiline karşı çekten kaynaklı olan borcun sona erdiğinden bahsedebilmenin de mümkün olmadığını, yaklaşık 160.000,00 TL gibi bir ödemenin ciro silsilesi içerisinde yer almayan bir kişiye yapıldıktan sonra çekin kendisine iadesini istemeyen davalı tarafın, basiretli tacir ilkesine uygun davranmadığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bildirerek, sözü edilen çekler bedeli toplamı 658.806,00 TL nin 25.12.2018 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin gerek işbu çeklerden gerek sair herhangi bir cari ya da faturadan kaynaklı davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, dava konusu çeklerin müvekkili tarafından davacı firmaya nasıl geçtiğine dair herhangi bir bilgisi bulunmadığını, anılan çeklerin dava dışı ciranta ... A.Ş. firmasına, tarafların aralarındaki ticari ilişkiye teminat olması açısından cirolanıp teslim edildiğini, 25.12.2018 tarihli, ... numaralı 158.806,00 TL bedelli çekin 28.02.2018 tarihinde 118.000,00 TL ve 40.806,00 TL olmak üzere tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, daha sonra öğrenildiği üzere çeklerin ... A.Ş. firmasının rızası hilafına elinden çıkmış kaşe ve imzası taklit edilerek nasıl olduğunu bilmedikleri bir şekilde davacı firma adına geçtiğini, davanın ciranta ... San. Tic. ve A.Ş.'ne ihbar edilmesi gerektiğini, çünkü işbu çeklerin öncelikle teminat olarak verildiğini, bir tanesinin teminat karşılığı banka hesabına ödendiğini, diğerinin ise de taraflar arasında iptal edildiğini, ayrıca günü içerisinde ibraz edilmeyen bir çekten dolayı herhangi bir temerrüt gerçekleşmemiş olduğundan ayrıca faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''...Davalı şirket ile ihbar olunan (lehdar) ... Tic. A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin 2017 yılı öncesine dayandığı ve 2019 yılı 10.ayında sona erdiği, hesapların kapandığı, dava konusu 25/12/2018 keşide tarihli ... seri nolu, 500.000,00 TL bedelli çekin davalının dava dışı şirket için izlediği açık hesabında ödeme kaydı olarak yer almadığı, verilen depozito ve teminatlar hesabına alındığı ihbar olunan ... firmasına teminat olarak verildiği, 19/12/2018 tarihinde davalı şirket kayıtlarına alındığı, ancak davalı tarafın ihbar olunan ... firmasına sözü edilen bu çek bedeli 500.000,00 TL sını ödediğini ya da depozito ve teminat karşılığı mal/hizmetin vs.unsuru teslim ettiğini, dolayısıyla bu çekten dolayı sebepsiz zenginleşmediğini ispatlayamadığı; öte yandan davacının elinde bulundurduğu ve ödeme için ibraz süresi geçmiş 500.000,00 TL bedelli çek nedeniyle 500.000,00 TL zarara uğradığı, davalının 10 günlük ibraz süresinin sona erdiği tarihten sonraki gün olan 05/01/2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kanaatine varılmış ve bu yöndeki alacak talebi yerinde görülmüştür. Dava konusu 25/12/2018 keşide tarihli ... seri nolu ve 158.806,00 TL bedelli çekin 19/12/2018 tarihinde ihbar olunan ... firması hesabına ödeme olarak kaydedildiği, ödemesinin haricen yapıldığı davalıya ait ticari defter kayıtlarında işli ise de, bu durum müstenidatları ile tevsik edilememiştir. Ne var ki, davacıya ait ticari defter kayıtlarda sözü edilen 158.806,00 TL bedelli çekin 20/12/2018 tarihinde ihbar olunan ... firmasından tahsil edilerek muhasebe kayıtlarına işli olduğu anlaşılmaktadır. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlar sahibi aleyhine delil (HMK.m.222/4) olduğuna göre, kendisine ait ticari defterde ödeme vakası işli olduğu için davacı tarafın dava konusu 158.806,00 TL bedelli çekin bedelini tahsil ettiğinin ve dolayısıyla bu çekle ilgili bir zararın oluşmadığının ve bir alacak hakkının doğmadığının kabulü gerekir...'' gerekçesiyle; ''...Davacı tarafından açılan sebepsiz zenginleşme davası ile ilgili olarak;25/12/2018 keşide tarihli ... seri nolu çekten kaynaklanan 500.000,00 TL nin sebepsiz zenginleşme tarihi 05/01/2019 dan itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kararın kesinleşmesinden sonra dava konusu ... Bankası ... ... Şubesine ait 25/12/2018 keşide tarihli ... seri nolu ve 500.000,00 TL bedelli çek aslının davalıya TESLİMİNE, ... Bankası ... ... Şubesine ait 25/12/2018 keşide tarihli ... seri nolu ve 158.806,00 TL bedelli çekle alacak talebinin REDDİNE, Sözü edilen çek aslının davacıya iadesine...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu çekin keşide tarihinden önce ödenmesi olgusu bizzat davaya cevap dilekçesi uyarınca davalı tarafın bu çeke ilişkin ödemeleri keşide tarihinden sonra tarihli (26.12.2018) iki adet banka havalesi ile ve dava dışı ... firmasına yapmış olduğu yönündeki savunma karşısında hukuken tutarsız olduğundan ve bu hali ile ispat yükü TTK 732 maddesi gereği halen davalı taraf üzerinde bulunduğundan ilk derece Mahkemesi kararının gerekçesinin bu itibarla yerinde olmadığını, davalı dava konusu çeklerden keşide tarihi 25.12.2018 olan ... seri no lu ve 158.806,00 TL bedelli çek bedelinin ödenmiş olduğunu beyan etmiş olup, dava dilekçesi ekinde 2 adet ödeme dekontuna yer verildiğini, söz konusu dekontlarda da ... seri nolu çek ibaresi yer almakta ise de bizzat dekont içerikleri ile de sabit olduğu üzere ödemelerin yapıldığı hesap sahibi ... isimli şahıs olup, bu isim müvekkili şirket çalışanı/yetkilisi/temsilcisi olmadığı gibi ilgili çek üzerindeki ciro silsilesinde yer almadığını, şu halde, dava konusu çekin meşru hamili olmadığı gibi, hamillik sıfatı çek üzerindeki ciro silsilesinden de anlaşılmayan bu şahsa yapılan ödeme sebebi ile meşru hamil olan ve çeki elinde bulunduran müvekkili şirkete karşı çekten kaynaklı olan borcun sona erdiğinden bahsedebilmenin de mümkün olmadığını, yaklaşık 160.000,00 TL gibi bir ödeme ciro silsilesi içerisinde yer almayan bir kişiye yapıldıktan sonra çekin kendisine iadesini istemeyen davalı tarafın, basiretli tacir ilkesine uygun davrandığından bahsedebilmenin de mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket defterleri ve davacı şirket defterleri üzerinde yaptırılan Bilirkişi incelemelerinde verilen raporların, davalı müvekkili şirketin savunmaları ile uyuştuğunu, her iki raporun da müvekkili şirket lehine sonuca bağlandığını, her iki raporda da bahse konu 500.000.-TL bedelli çekin müvekkili tarafından lehdara verilen çekin teminat amacıyla verildiğinin açıkça belirtili olduğunu, teminat olarak verilen çekin amacı, taraflar arasında ticari ilişkilerin işleyişinde güven sağlamak ve ticari alacakların tahsilinde bir sorun olması halinde devreye sokulmak olup müvekkili tarafından dava dışı olan çek lehdarı ... Tic. A.Ş.'ye verilen çek bir teminat çeki olup, ticari defter kayıtlarında da bu durumun açıkça belli olduğunu, bilirkişilerin de bunu teyit ettiğini, teminat çekinin ticari bir malın alış verişi sebebiyle verilmediğini, bu yönüyle verilen teminat çeki sebebiyle teminat karşılığı mal/hizmetin vs. unsuru teslim ettiğinin müvekkilinden beklenilmesinin ticari hayatın olağan akışına ters olduğunu, davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi üzerine hazırlanan raporda, davaya konu 25.12.2018 keşide tarihli, ... seri nolu 500.000.-TL bedelli çeke ait herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmadığının açıkça belirtildiğini, müvekkilinin davacı tarafa ödemesi sorumluluğu yönünde hüküm kurulan bu 500.000.-TL'lik çekin davacının ticari kayıtlarında bulunmamasına rağmen, müvekkilini bu çek için davacı tarafa karşı ödeme borçlusu durumuna sokan hükmünün açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, bu durumun bilirkişi raporlarında da teyit edildiğini, davaya dayanak olarak gösterilen çeklerin müvekkili tarafından dava dışı ihbar edilen ... San. Tic. ve A.Ş.' ye verildiğini, ... A.Ş. tarafından düzenlenen ve dosyada mevcut 27.02.2020 tarihli yazıda 25.12.2018 tarihli ... seri nolu ve 500.000,00 TL bedelli çekteki cironun kendi ciroları olmadığı ve kendilerini bağlamadığının beyan edildiğini, bu çek ile ilgili olarak müvekkili tarafından ... A.Ş. şirketine teminat amacıyla verildiği yönündeki savunmalarının, müvekkili defterlerinde de bu çekin teminat olarak gözüktüğü yönündeki bilirkişi raporu ile teyit edildiğini, davaya konu çeklerin ... A.Ş. firmasının rızası hilafına elinden çıktığını, yine ... A.Ş.'nin kaşe ve imzası taklit edilerek nasıl olduğunu bilmedikleri bir şekilde davacı firma eline geçtiğini, bu durumun ilk derece mahkemesine sundukları ... a.ş. firması tarafından düzenlenen 27.02.2020 tarihli belgeden de anlaşıldığını, davacı tarafın meşru hamil olmadığını, davacı tarafın işbu davada çekleri ciro yolu ile aldığını iddia ettiği ... San. Tic. ve A.Ş. firmasını davalı olarak göstermediğini, davayı doğrudan müvekkili keşideciye açtığını, davacı eğer ... A.Ş. firmasından alacağını alamamış ise, bu şirketi de davalı olarak göstermesinin iddia tutarlılığı, dürüstlük ve iyiniyet açısından gerekli olduğunu, bunun bile davacı tarafın kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, davaya konu edilen çeklerin karşılıksız kaşesi vurdurulmamış çekler olduğunu, bunun bile tek başına çekin teminat olarak verildiğini gösterdiğini, kısmen kabul ile hükmedilen 500.000.-TL bedelli çek sebebiyle müvekkilinin sorumluluğu yönündeki kararının kaldırılmasına; dosyaya mübrez iki ayrı bilirkişi raporunun da müvekkilinin savunmaları ile uyumlu olması sebebiyle davacının davasının tümden reddine; yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TTK'nun 732.madde hükmüne göre açılan sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığı iddia edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu; dosya kapsamında davacı ve davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak rapor düzenlendiği; davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacı ve davalı arasında ticari ilişkiye rastlanmadığı ancak davacı ve davalı taraf ile dava konusu çeklerde lehtar olarak yer alan dava dışı ... San. Tic. ve A.Ş. arasında ticari ilişkinin bulunduğu yönünde tespit yapıldığı; davalının ticari defter ve kayıtlarına göre, davalının dava dışı ... San. Tic. ve A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin 2017 yılı öncesine dayandığı 2019 yılı 10. ayda sona erdiği ve hesapların kapandığı; 25/12/2018 keşide tarihli ... seri noldu ve 158.806,00. TL bedelli çekin, 19/12/2018 tarihinde dava dışı ... firması hesabına ödeme olarak kaydedildiği, ancak 25/12/2018 keşide tarihli olan ... seri no.lu ve 500.000,00 TL bedelli çeke ilişkin ödeme kaydının bulunmadığı; davacının defter kayıtlarına göre, 25/12/2018 keşide tarihli ... seri noldu ve 158.806,00. TL bedelli çekin dava dışı şirketten tahsil edilerek muhasebe kayıtlarına işlendiği, ancak 25/12/2018 keşide tarihli olan ... seri no.lu ve 500.000,00 TL bedelli çeke ilişkin muhasebe kaydının bulunmadığı; bu durumda, her iki tarafın tarafın ticari defter ve kaydında ödeme kaydı bulunan 158.806,00 TL bedelli çek yönünden davacı tarafın çekin bedelini tahsil ettiğinin ve dolayısıyla davacının talebinin yerinde olmadığının kabulü gerektiği; ancak dava tarihi itibarı ile aslı davacıda bulunan ve Mahkemeye sunulan 500.000,00 TL bedelli çek keşide tarihine göre yasal sürede bankaya ibraz edilmemiş olduğu için kambiyo senedi vasfını yitirmiş ise de, davalının çek nedeni ile sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmesi gerektiği, ispat edememesi halinde söz konusu çeke ciro yolu ile yetkili hamil sıfatı bulunan davacının çeki keşide eden davalıdan çek bedelinin tahsilini talep edebileceği; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunmakla; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili ve davalı vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2021 tarihli 2019/687 Esas ve 2021/690 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA;
Davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70- TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davalıdan alınması gereken 34.155,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan 8.458,05-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 25.696,95-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-Davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/02/2025