T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1281
KARAR NO : 2025/268
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/09/2021 (Dava) - 30/05/2022 (Karar)
NUMARASI : 2021/603 Esas - 2022/457 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 20/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/02/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2022 tarih ve 2021/603 Esas - 2022/457 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait araç ile davalının sigortacısı olduğu aracın hasarlandığını, kaza tespit tutanağı ve sigorta şirketlerince de onaylanan sigorta bilgi gözetim merkezi kayıtlarından görüleceği üzere davalının sigortalısı olduğu araç %100 kusurlu olup, kusura ilişkin uyuşmazlık bulunmadığını, işbu kaza nedeniyle müvekkilinin aracında ciddi bir hasar meydana geldiğini, öte yandan aracın hasar kayıtlı gözükmesi dahi başlı başına satım gücünü etkilemekte olup, aracın değerini düşürdüğünün kabulü gerektiğini, ancak buna rağmen sigorta şirketi tarafından hasar bedelinin usulüne uygun şekilde karşılanmayıp, müvekkilinin zararının giderilmediğini, müvekkilinin aracında meydana gelen kaza nedeniyle derhal hasar ihbarı yapılarak, eksper görevlendirilerek müvekkilinin aracının incelendiğini, ancak buna rağmen müvekkiline gerçek hasar bedelinin çok altında olacak şekilde ödeme yapıldığını, kaza sonucunda koşulları oluştuğundan kazaya sebep olan aracın sigortacısı olarak sigorta şirketine kazanın ihbar edildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı, ekspertiz bedeli ve sair zararların giderilmesinin talep edildiğini, sigorta şirketi tarafından 18.08.2021 tarihinde hasar ödemesi olarak 2.400,00 TL ödeme yapılmış olup, işbu ödeme ile hasar dosyasının kapatıldığını, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın sigorta şirketince beyan edilenden daha yüksek olduğunu, müvekkilinin zararının karşılanmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL hasar tazminatı alacaklarının poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere tahsiline, sigorta şirketi için temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine, 330,25 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline, 1.080,00 TL'den az olmamak üzere arabuluculuk taraf vekalet ücretinin yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 14/04/2022 tarihli dava bedel artırım dilekçesinde özetle, dava dilekçesinin toplam bakiye hasar bedelinin 16.458,10 TL olduğunun kabulü ile, alacak taleplerinin 11.08.2021 temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine, makul kabul edilen 330,25 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline, 1.080,00 TL arabuluculuk taraf vekalet ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu ve işbu başvuru ile hasar bedelini talep ettiği ... plakalı araca ilişkin müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine açılan 2021311203025/1 hasar numaralı dosyada yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda, söz konusu aracın hasar bedeli olarak 18/08/2021 tarihinde başvuran hesabına 2.400,00 TL ödeme yapıldığını, davacının kusura ilişkin iddialarının kabulü mümkün olmamakla, söz konusu kazada müvekkili şirketçe sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunduğuna dair herhangi bir belge bulunmadığını, kabul manasında olmamak üzere, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu savunarak, davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı ... marka ve tipinde 2016 model otomobil ile Menderes Çevre yolunda seyri sırasında, arkalardan aynı yönde gelen sürücü ... idaresindeki ... plakalı, ... marka ve tipinde 1994 model otomobilin ön kısmı ile ... plakalı otomobilin arka kısmından çarpması şeklinde kazanın meydana geldiği, Karayolları Trafik Kanunu 56.c maddesi araçlar arası mesafe ile ilgili olup Madde 56'da, sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar. c) Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar hükmü ile 107.maddesinde düzenlendiği bu bağlamdan sürücülerin, önlerinde giden araçları güvenli ve gerekli bir mesafeden takip etmek zorunda olup, takip mesafesinin kendi araçlarının kilometre cinsinden saatteki hızının en az yarısı kadar metre olacağı, takip mesafesinin, takip eden aracın 2 saniyede katedeceği yol uzunluğu kadar da olabileceği, kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) araç kullananlarda araçları arasında, kendilerini sollayıp geçmek isteyen araçların gerektiğinde güvenle girebilecekleri kadar açıklıklar bulundurmak zorunda olduğu, bu açıklıkların, kol veya gruba dahil araçların azami hızlarına göre takip mesafesinden az olamayacağı hükümlerinin yer aldığı, sürücü ... idaresindeki ... plakalı, ... marka ve tipinde 1994 model otomobil ile çarpması olayında seyri sırasında 2918 Sayılı Karayolu Trafik Kanunu'nun Madde 56/1-c) ve Trafik Yönetmeliği 107. maddesine aykırı davranışı nedeniyle bu kazanın oluşumunda etken olduğu, sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı ... marka ve tipinde 2016 model otomobili ile normal seyri sırasında arkadan çarpılma şeklinde karıştığı bu trafik kazasında etken olmadığı, dava konusu ... plaka sayılı araçta uyuşmazlık konusu kaza nedeni ile yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 18.658,10 TL KDV dahil hasar meydana geldiği, kazaya karışan ve sürücüsü kazanın oluşumunda etken tespit edilen ... plakalı aracın, 16.06.2021-2022 tarih ve 311000115735275 poliçe ile ... Sigorta Şirketine ZMM sigortası ile sigortalı olduğu ve 20.07.2021 tarihinde meydana gelen kazanın teminat süresi içinde olduğu, KTK Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortasının, 2918 sayılı KTK m.91 gereği, işletenlerin, KTK kapsamında motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarar uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3.kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler ve kusur oranı dahilinde ve gerçek zarar miktarı ile karşılamayı amaçlayan sorumluluk sigortası olduğu, 2918 Sayılı KTK m.93 gereği tarife tespit görevlisi olan Hazine Müsteşarlığınca yayınlandığı üzere 01.01.2021 tarihinden sonra ZMM (trafik) sigortası teminat limitleri, araç başına 43.000,00 TL olduğu, araçta meydana gelen hasar tutarının yedek parça, işçilik ve KDV olmak üzere toplam 18.658,10 TL olduğu , işbu hasar tutarının 43.000,00 TL üst teminat miktarı içinde kaldığı, davalı sigorta şirketince, konu zarar ile ilgili olarak 18.08.2021 tarihinde 2.400,00.-TL ödeme yapılmış olduğu, bakiye zararın 18.658,10 TL - 2.400,00 TL = 16.258,10 TL olduğu, KTK m. 99 gereği ve KZMSS B.2 “Tazminat ve giderlerin ödenmesi” hükümleri gereği, sigorta şirketi için “2.1. Sigortacı; hak sahibinin, kaza veya zararın tespit edilebilmesi için gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde tazminatı hak sahibine öder.” yönündeki düzenleme gereğince davalı şirkete müracaat olunmasını müteakip sigorta şirketi tarafından tanzim edilen 29/07/2021 tarihli eksper raporuna nazaran bu tarihe 8 iş günü ilavesi ile davalının 11.08.2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, zarar veren ... plakalı aracın trafik kayıtlarından hususi nitelikte olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile, dava konusu hasar bedeli yönünden 16.458,10 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 11/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, öte yandan davacı yanca dava tarihinden evvel tanzim edilerek dosyaya ibraz edilen eksper giderinin makul olarak değerlendirilerek yargılama giderlerine dahil edilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle davanın KABULÜ ile, dava konusu hasar bedeli yönünden 16.458,10 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 11/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle, bilirkişi raporunda davacı tarafın onarım masrafının dayanağı olan eksper raporunun, onarım masrafının tespiti için yeterli sayıldığını ve aynen kabul edildiğini, gerçek onarım bedelinin tespiti bakımından herhangi bir değerlendirme ve inceleme yapılmadığını, raporu bu yönden itiraz ettiklerin, ancak itirazlarına itibar edilmediğini, dosyada bakiye onarım bedeli olduğu tespit edilse dahi, genel şartlar gereğince müvekkili şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle eşdeğer parça üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkili şirketçe de trafik sigortası genel şartlarında belirtilen bilgilendirmelerin yapıldığını, tamirata ilişkin belge, fatura vs. Sunulmayan bu başvuruda KDV hesaplaması üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, zorunlu trafik sigortası poliçesine dayalı olarak hasar bedelinin sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı aracına arkadan çarpma şeklinde gerçekleşen kazada davalı sigortalı sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu sabit olduğu, hasarın tespiti için alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, hasarın tespitinde araçta değiştirilmesi gerekli parçalar, bunların bedeli ve işçilik fiyatlarının sigorta ekspertiz raporunda tespit edilen bedellerle aynı olmasının ekspertiz raporunun aynı şekilde kabul edildiği manasına gelmediği, sonuç olarak araçta meydana gelen hasarın bilirkişi raporunda irdelendiği, davacının gerçek zararının karşılanması gerektiği, KTK m.90'da belirtilen genel şartlara yönelik yapılacak hesaplamalara ait düzenlemelerin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, tamirata ilişkin fatura sunulmasa da yapılması gereken onarımın bilirkişi raporu ile tespitinin yeterli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/603 Esas - 2022/457 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 1.124,25 TL istinaf karar harcından peşin alınan 281,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 843,19 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/02/2025