T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/33
KARAR NO : 2025/134
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/03/2013 (Dava) - 26/05/2021 (Karar)
NUMARASI : 2014/478 Esas - 2021/286 Karar
DAVA : Tapu İptali ve Tescil - Tescili Mümkün Olmayan Taşınmazlar İçin Tazminat
DAVA TARİHİ : 01/03/2013
KARAR TARİHİ : 26/05/2021
BİRLEŞTİRİLEN KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2015/197 ESAS- 2015/530 KARAR SAYILI DOSYASINDA;
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 30/03/2015
KARAR TARİHİ : 04/11/2015
BİRLEŞTİRİLEN KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2015/477 ESAS - 2015/531 KARAR SAYILI DOSYASINDA;
DAVA : Trafik Tescil Kaydının İptali Şirket Adına Tescili- Tazminat
DAVA TARİHİ : 20/08/2015
KARAR TARİHİ : 04/11/2015
KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2015/478 ESAS- 2015/432 KARAR SAYILI DOSYASINDA;
DAVA : Tapu İptali ve Tescil-Mümkün Olmaması Halinde Tazminat
DAVA TARİHİ : 20/08/2015
KARAR TARİHİ : 11/09/2015
KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2018/145 ESAS - 2018/631 KARAR SAYILI DOSYASINDA;
DAVA : Tapu İptali ve Tescil- Mümkün Olmaması Halinde Tazminat
DAVA TARİHİ : 09/03/2018
KARAR TARİHİ : 26/12/2018
KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2018/146 ESAS - 2018/111 KARAR SAYILI DOSYASINDA;
DAVA :Araç Trafik Kaydının İptali ve Tescili, Olmadığı Takdirde Tazminat
DAVA TARİHİ : 09/03/2018
KARAR TARİHİ : 12/03/2018
KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2018/147 ESAS - 2018/112 KARAR SAYILI DOSYASINDA;
DAVA : Tapu İptali ve Tescil, Olmadığı Taktirde Tazminat
DAVA TARİHİ : 09/03/2018
KARAR TARİHİ : 12/03/2018
BAM KARAR TARİHİ : 30/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/01/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/05/2021 tarihli 2014/478 Esas ve 2021/286 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı Şirket (yetkili temsilcisi ...) 2014/478 Esas sayılı dosyada dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu çerçevede ... ... mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın arsa sahibi olan ... Belediye Başkanlığı ile müvekkil şirket arasında Karşıyaka 2.Noterliğinde 14.09.2009 tarih, ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı bağımsız bölüm yapım sözleşmesi aktedildiğini, inşaat tamamlandıktan sonra müvekkili şirket adına müdür sıfatıyla ... Belediyesine başvuran davalı ...'in davacı şirkete isabet eden 121/2400 er arsa paylı, 5,7,8,9,10,11,14,15 nolu bağımsız bölümlerin tamamı ile 13 nolu bağımsız bölümün 17/121 payını kendi üzerine geçirdiğini; davalının şirketten tasfiyesi ve davalının müvekkili şirketteki tek imzalı yetkisinin kaldırılması amacıyla müvekkili şirketin diğer müdürü olan ... tarafından Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/62 esas sayılı dava açıldığını; bahsedilen satışların hukuka aykırı olduğunu, davalının bu taşınmazlardan 10 ve 11 nolu bağımsız bölümlerin üçüncü kişiye satıp devrettiğini, diğer yerleri de elinden çıkartmaya hazırlandığını bildirerek, ... ... mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 121/2400 er arsa paylı, 5,7,8,9,10,11,14,15 nolu bağımsız bölümlerin tamamı ile 13 nolu bağımsız bölümün 17/121 payının tapusunun davalı adına olan kaydının iptali ile müvekkili şirket adına tesciline; tescilin mümkün olmaması halinde tescil edilemeyen kısımlar için dava tarihi itibariyle belirlenecek rayiç bedellerinin en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı şirket (yetkili temsilcisi ...) birleştirilen 2015/197 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde özetle; davalının davacı şirketin ortağı olduğunu, davalının şirkete ait ... ... ... Şubesindeki hesabından 06.09.2011 tarihinde 473.600,00 TL çekerek aynı tarihte ... ili, ... ilçesi, ... köyünde kain, ... parsel nolu taşınmazı satın aldığını ve davalının şirkete ait para ile şirketi zarara sokarak kendisine şahsi menfaat temin ettiğini bildirerek, 473.600,00 TL bedelin 06.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı şirket (yetkili temsilcisi ...) birleştirilen 2015/477 Esas sayılı dosyada dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in şirkete ait olan ... plakalı 2011 model ... markalı otomobili tek ortağı olduğu diğer davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şt.i'ne devrederek şirketin malını hileli şekilde şahsi malı haline getirdiği ileri sürülerek, ... plakalı araçla ilgili trafik tescil kaydının ve satış sözleşmesinin iptali ile davacı şirkete iadesine ve davacı şirket adına trafiğe tesciline, tescilin mümkün olamaması durumunda dava tarihi itibari ile belirlenecek rayiç bedelinin en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davacı şirket (yetkili temsilcisi ...) birleştirilen 2015/478 Esas sayılı dosyada dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in davacı şirkete ait ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki 2897/10740 payı önce diğer davalı eşi ...'e satış göstererek tapuda devrettiği, daha sonra tek ortağı olduğu davalı şirkete devrederek şirketin malını şahsi mali haline getirdiği, belirtilen arsa üzerine davacı şirket tarafından inşaat yapılacağını ancak davalı ... ile arasında 2013 yılında başlayan sorunlar nedeniyle adı geçen davalının şirketin başka yerlerini de sattığının ve şirkete zarara soktuğunun ortaya çıkması nedeniyle duraklama dönemine girildiği, davalının Karşıyaka hudutları içinde şirketin başka mallarını da benzer şekilde kendi üzerine veya başkalarının üzerine geçirmesi nedeniyle açılan davalar bulunduğu ileri sürülerek, davalının kötü niyetli olarak üzerine geçirdiği, haksız mal edindiği davacı şirkete ait ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki 2897/10740 payının tapusunun davalılar ... ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına olan kaydının iptali ile davacı şirket adına tesciline, tescilin mümkün olamaması halinde davalılardan dava tarihi itibariyle belirlenecek rayiç bedellerinin (bağımsız bölümlerin) en yüksek ticari temerrüt faizi üzerinden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarıyla şirketin uğradığı tüm zararlarla ilgili ayrıca müspet-menfi zararlarla ilgili tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi istenmiştir.
Davacı ... vekili birleştirilen 2018/147 Esas sayılı dosyada dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ve davalının %50 şer paya sahip oldukları ... San. Tic. Ltd.Şti.'nin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu çerçevede ... ... mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın arsa sahibi olan ... Belediye Başkanlığı ile şirket arasında Karşıyaka 2.Noterliğinde 14.09.2009 tarih, ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı bağımsız bölüm yapım sözleşmesi akdedildiğini, inşaat tamamlandıktan sonra şirket adına müdür sıfatıyla ... Belediyesine başvuran davalı ...'in ... Belediyesinin 06/11/2012 tarihli ... sayılı encümen kararı doğrultusunda tapuda 29/11/2012 tarih ve ... yevmiye nolu resmi senette yazılı olduğu gibi aslında şirkete isabet eden 121/2400 arsa paylı 1.kat 5 nolu, 2.kat 7 ve 8 nolu, 3.kat 9, 10 ve 11 nolu, 4.kat 14, 15 nolu bağımsız bölümlerin tamamı ile 4.kat 13 nolu bağımsız bölümün 17/121 payını kendi üzerine geçirdiğini, şirketin tasfiyesi ile ilgili müvekkili tarafından mahkememizin 2017/74 E.sayılı dosyası ile açılan davanın derdest olduğunu, hir iki şirket müdürünün görev süresinin dolduğunu, kayyım tayini talebinde bulunduklarını, bahsedilen satışların hukuka aykırı olduğunu, davalının bu taşınmazlardan 10 ve 11 nolu bağımsız bölümlerin üçüncü kişiye satıp devrettiğini, diğer yerleri de elinden çıkartmaya hazırlandığını bildirerek, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarıyla şirketin uğradığı tüm zararlarla ilgili ayrıca müspet-menfi zararlarla ilgili tazminatı talep hakları saklı kalmak kaydıyla, ... ... mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 121/2400 er arsa paylı, 5,7,8,9,10,11,14,15 nolu bağımsız bölümlerin tamamı ile 13 nolu bağımsız bölümün 17/121 payının tapusunun davalı adına olan kaydının iptali ile ... San. Tic. Ltd.Şti. adına tesciline, tescilin mümkün olmaması halinde tescil edilemeyen kısımlar için dava tarihi itibariyle belirlenecek rayiç bedellerinin en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ... San. Tic. Ltd.Şti.'ne ödenmesine, dava konusu edilen taşınmazların tapu kayıtları üzerine dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi istenmiştir. Davacı ... birleştirilen 2018/146 Esas sayılı dosyada dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in şirkete ait olan ... plakalı 2011 model ... markalı otomobili tek ortağı olduğu diğer davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ne devrederek şirketin malını hileli şekilde şahsi malı haline getirdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarıyla şirketin uğradığı tüm zararlarla ilgili ayrıca müspet-menfi zararlarla ilgili tazminatı talep hakları saklı kalmak kaydıyla, ... plakalı araçla ilgili trafik tescil kaydının ve satış sözleşmesinin iptali ile ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne iadesine ve adı geçen şirket adına trafiğe tesciline, tescilin mümkün olamaması durumunda dava tarihi itibari ile belirlenecek rayiç bedelinin en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile sözü edilen şirkete ödenmesine, ... plaka sayılı aracın trafik kaydı üzerine dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi istenmiştir.
Davacı ... birleştirilen 2018/145 Esas sayılı dosyada dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in ... ...Ltd. Şti.'ne ait olan ... ili, ... ilçesi, ... mah., ... pafta ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki 2897/10740 payı önce diğer davalı olan eşi ...'e satış göstererek tapuda devrettiğini, daha sonra tek ortağı olduğu diğer davalı ... ...Ltd. Şti.'ne devrederek şirketin malını şahsi malı haline getirdiğini, bu şekli ile kötü niyetli ve bedel ödemeksizin hukuka aykırı olarak şirket zararına yol açacak şekilde davalının kendisine haksız mal edindirdiği taşınmazı eşi ...'e 400.000,00 TL bedel göstererek devrettiğini, yine ... adına vekaleten ...'in davalı ... hissesinin 1399251/10371260 hissesi üzerinde kalacak şekilde 3887880/7778445 payına tekabül eden 362/2685 hissesinin 400.000,00 TL bedel karşılığında ... ...Ltd. Şti.'ne devrettiğini, ...'in bu şirketin tek ortağı ve müdürü olduğunu, ...'in müdürlük yetkisini kötüye kullanarak 08/02/2013 tarihinde yaptığı muvazaalı devir işlemi ile eşi ...'e devrettiği payları eşine ve şirketine hileli yollarla devrettiğini, aslında bu arsa üzerinde davacının %50 pay sahibi olduğunu ve arsa üzerine ... Ltd. Şti. tarafından inşaat yapılacakken aralarında çıkan sorunlarla davalının şirketin başka gayrımenkullerini de sattığının ve şirketi zarara soktuğunun ortaya çıktığını, bu sebeple taraflar arasında Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinde 2014/478, 2015/477 E, 2015/478 E., 2017/559, 2017/74 E., İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1732, İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/904 E.sayılı dava dosyalarının bulunduğunu, yapılan satışların hukuka aykırı olduğunu, davalılar arasında muvazaalı işlemler yapılmak suretiyle davacı şirketin malvarlığının eksiltildiğini ileri sürerek, ... ili, ... ilçesi, ... mah., ... pafta ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki 2897/10740 payının tapusunun iptali ile ... ...Ltd. Şti.'ne adına tesciline, tescilini mümkün olmaması halinde tescil edilemeyen kısımlar için davalıdan dava tarihi itibariyle belirlenecek rayiç bedellerinin en yüksek ticari temerrüt faizi üzerinden işleyecek faizi ile birlikte tahsil edilerek ... ...Ltd. Şti.'ne ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin saklı tutulmasına, dosyanın öncelikle mahkememizin 2014/478 E.sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davacı ... vekili 03/03/2021 uyap tanzim tarihli ıslah dilekçesinde özetle;
- Birleştirilen 2018/145 esas sayılı dava yönünden; ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmazın, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı hissesinin (2897/10740) tapu kaydının iptali ile müvekkilimizin ortağı olduğu ... San. Tic. Ltd. Şti. Adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde dava tarihindeki bedeli miktarındaki tazminatın, dava tarihi itibariyle işletilecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hak sahibi şirkete verilmesi talebimizi yenileyerek, 50.000,00 TL olan dava değerini 1.398.500,00 TL arttırarak 1.448.500,00 TL olarak,
- Birleştirilen 2018/146 esas sayılı dava yönünden; ... plaka sayılı aracın davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olan tescil kaydının iptali ile ... San. Tic. Ltd. Şti. adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde dava tarihindeki rayiç değerine işletilecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesini, 50.000,00 TL olan dava değerini 125.000,00 TL arttırarak 175.000,00 TL olarak,
- Birleştirilen 2018/147 esas sayılı dava yönünden; ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel, 5, 7, 8, 9 ve 15 bağımsız bölüm nolu taşınmazların tamamının ve 13 nolu bağımsız bölümün 17/121 oranındaki payının davalı ... adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ile müvekkilinin ortağı olduğu ... San. Tic. Ltd. Şti. adına tescilini, ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel sayılı, 10, 11 ve 14 nolu bağımsız bölümlerin davalı ... tarafından haksız olarak elden çıkarılması nedeniyle bu taşınmazların bedeline dava tarihi itibariyle yürütülecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak müvekkilinin ortağı olduğu ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesini, Tüm bağımsız bölümler yönünden 825.000,00 TL olarak gösterilen dava değerini, 5, 7, 8, 9, 13 ve 15 nolu bağımsız bölümler yönünden 2.331.198,00 TL olarak; 10, 11 ve 14 nolu bağımsız bölümler yönünden 1.550.000,00 TL olmak üzere 3.881.198,00 TL olarak (3.056.198,00 TL artırılarak) ıslah ettiğini bildirmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili 2014/478 Esas sayılı dosyada cevap dilekçesinde özetle; davalı ... ile kardeşi olan ...'in şirkette 1/2 şer payının bulunduğunu ve 10.10.2007 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı gibi her ikisinin de 10 yıllığına şirket müdürlüğüne seçildiğini, şirket müdürü ... tarafından verilen vekaletname ile açılan bu davada vekaletin geçersiz olduğunu, aktif dava ehliyeti bulunmadığını; dava dilekçesinde belirtilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin doğru olduğunu, ancak şirketin 1/2 şer pay sahipleri olarak ... ve ...'e ekte tapu kayıtları sunulan bağımsız bölümlerin tapularının verildiği, her iki ortağın da bağımsız bölümleri üzerlerine geçirdiklerini, vekaleti kötüye kullanma durumunun bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... birleştirilen 2015/197 Esas sayılı dosyasında cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yerinde olmadığını, davacı şirketin hesabından çekilmiş görülen 473.600,00 TL tutarındaki paranın şirkete ait olmadığını, bu paranın kendisi tarafından bankada hareket görülmesi için aynı gün davacı şirket hesabına yatırılarak çekildiğini, bu nedenle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini ve ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili birleştirilen 2018/147 Esas sayılı dosyada cevap dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın kök kaydının 28-29-30-31 parsellerden oluştuğunu, bu parsellerde kendi adına ait hisseler ile ...'e ait hisselerin bulunduğunu, kat karşılığı inşaat yapılması amacıyla ...'e bedelsiz olarak devredildiğini, ... ile taşınmazın diğer hissedarı olan ... Belediye Başkanlığı arasında trampa işlemi yapıldığını, trampa sonucunda ...'e ait hisselerin artmış olduğunu ve bu hisselerin ... ve ...'in devrettikleri hisseler olması nedeniyle şirket çalışanı ...'ya ... tarafından bağış vekaleti verildiğini, trampa neticesinde ...'de artan hissenin ... Ltd. Şti.'ne devri gerekirken müdürlük görevini kötüye kullanan ...'in çalışan ...'ya talimat vererek kendi üzerine geçirdiğini, bu sebeple üzerine yapılacak inşaatın yapımı için ... ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, inşaat başlandıktan sonra inşaatın harcamaları ile ...'in ilgilenmemesi nedeniyle kendisi tarafından ilgilenildiğini, kat irtifakı kurulurken de iki dükkanın ... adına kayıtlandığını, bu konuda da aralarında tartışma çıktığını, 838.811,00 TL tutarında ... Ltd. Şti.'ne ait olan zamanında ödenmeyen 23 adet çek, 27.198,54 TL tutarında vergi ödendiğini gösteren makbuz, İzmir 1.Sulh Hukuk Mahkemesinde KDV tutarında 78.827,59 TL ödeme makbuzu, yine ... Ltd. Şti. adına karşılıksız çek ödemeleri ve fatura ödemelerine ilişkin 578.936,00 TL bedelli banka havaleleri, inşaatlarda çalışan işçi ücretleri, kayıtlarda görünmeyen üçüncü şahıs alacaklarının ödendiğine dair banka havaleleri ve çekler ile örtüşen 23 adet fatura, ... Ltd. Şti. adına kesilmiş noter, elektrik, su ve telefon faturaları olduğunu, ayrıca ... ilçesi, ... mah., ... parseldeki 1/2 hissenin ... , 1/2 hissenin kendisi ve eşine ait olduğunu, ... Ltd. Şti.nin ... ... Şubesinden dava konusu taşınmazın inşası için kredi kullanabilmesi için ipotek koydurulduğunu ve şirket adına krediler çekildiğini, ödeyememe riski doğduğunda ipotekli olarak ...'e devredildiğini, ipotek borcunun ... tarafından ödeneceğini, dava konusu taşınmaz için çekilen krediler nedeniyle bankaya doğmuş ve doğacak borçların bahsedilen taşınmazdaki hissenin ...'e satımı ile aslında eşi ... tarafından ödenmiş olduğunu, bağımsız bölümlerden 10,11 ve 14 nolu bağımsız bölümlerin inşaattan kaynaklanan borçların ödenmesi amacıyla satıldığını, kalan dairelerin ... olarak kendisinin almaya hak kazandığı bağımsız bölümler olduğunu, ...'in bağımsız bölümlerin devrini kat kat teşkil eden 17 ve 19 nolu iki adet dükkanı kendi üzerine geçirdiğini, yine davacının ... Ltd. Şti.'ne ait ... ... Şubesindeki ... nolu hesaptan 06/09/2011 tarihinde 473.600,00 TL kredi çektiğini ve aynı gün ... ili, ... ilçesi, ... köyü ... parselde kayıtlı olan 9180 metrekarelik taşınmazı satın aldığını bildirerek, davaların reddini istemiştir.
Davalı ... birleştirilen 2015/477 Esas sayılı dosyada cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen aracın banka kredisi ile alındığını ve aracın tüm banka kredisinin kendisi tarafından ödendiğini, sadece giderlerini işleyebilmek adına şirket adına tescil edildiğini; davacı şirkete bir çok defalar maddi paralar aktardığı gibi şirket icra dosya borçlarını da şahsen ödediğini, bu nedenle şirketin herhangi bir alacağının bulunması durumunda alacakları ile takas edilmesini talep ettiğini. Kaldı ki, aracın İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2015/674 E.sayılı dosyasından haczedildiğini ve icra marifetiyle kapatılarak trafikten men edildiğini, bu nedenle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... birleştirilen 2018/146 Esas sayılı dosyada cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın banka kredisi ile alındığını, kredi borcunun ... tarafından ödendiğini, sadece giderlere işleyebilmek adına ... adına tescil edildiğini, ... Ltd. Şti.'ne para aktarması ve icra borçlarını ödemiş olması sebebiyle takas definde bulunduğunu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/478, 2014/308 ve 2015/197 E.sayılı dosyalarında bu durumun açıkça belli olduğunu, Karşıyaka 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/305 E.sayılı dosyasında beraat ettiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan ... kendi adına ve davalı şirket adına birleştirilen 2015/478 Esas sayılı dosyasına verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava konusu taşınmaz hissesini satın alırken satım bedelinin kendi parası ile ödendiğini, davaya konu edilen satışların gerçek satış olmadığını, davacı şirket aleyhine icra takipleri yapılması nedeniyle anılan taşınmaza haciz konulmaması için ... üzerine tapu devirlerinin yapıldığını, ...'in de bankadan çekilen kredi borcunun bulunması ve aleyhine icra takipleri yapılması nedeni ile bir kısım hisselerin davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne geçirildiğini, dava konusu taşınmazın bugün itibariyle davalılar üzerinde bulunmayıp satılmış olduğundan tapu iptali ve tescil talebinde bulunulamayacağını bildirerek, davanın reddine, işbu dosyanın mahkememizin 2014/478 E.sayılı dosyası ile birleştirilmesine, mahkemenin 2014/188 E.sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ...'e dava dilekçesi, tensip tutanağı ve birleştirme kararı tebliğ edilmiş, ancak duruşmaya katılmamış ve cevap vermemiştir.
Davalılardan ... kendi adına ve davalı şirket adına birleştirilen 2018/145 Esas sayılı dosyasına verdiği cevap dilekçesinde özetle; Karşıyaka 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/23 satış sayılı dosyası ile asıl davaya konu olan ... ili, ... ilçesi, ... mah., ... pafta ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın tamamının satıldığını, ihaleye ... Ltd. Şti.nin de taşınmazdaki diğer hissedarlar ile birlikte girdiğini, hissedarların hisseleri baki kalarak diğer hisselerin ... Ltd. Şti tarafından satın alındığını, satım bedelinin ...'in kendi parası ile ödendiğini, bu hususun şirket ve ...'in şahsi hesaplarından takip edilebileceğini, dava konusu olan hissenin şirket üzerine yapılmasının tek nedeninin şirketin bu taşınmazdaki hissedarlar ile kat karşılığı anlaşma yapmış olması olduğunu, satışların gerçek satış olmadığını, ... ve ...'ın eş olduğunu, 10 yıllık görev süresi sona ermiş olsa dahi devirlerin yapıldığı tarihte ... Ltd. Şti nin yetkililerinden birinin ... olduğunu, davacının ... Şirketinin borçlarını ödemeye yanaşmaması sebebiyle ... hakkında icra takiplerinin başlanması üzerine anılı taşınmaza haciz konulmaması için ... üzerine tapu devri yapıldığını, ...'in Kuveyttürk'ten çekilen kredi borcunun bulunması ve aleyhine icra takipleri yapılması üzerine bu defa bir kısım hisselerin ... ....Ltd. Şti.'ne geçirildiğini, dava konusu hissenin arsa sahiplerinden ...'in şufa davası açması sonucu mahkeme dışı haricen bu şahsa satıldığını, davalıların uhdesinde bulunmadığını, bu nedenle tapu iptali ve tescil isteminin reddi gerektiğini, alacak davasında ise ... Ltd. Şti.'ne ...'in ortaklık payı bulunduğunu, ...'in ... Ltd. Şti'ne verdiği nakdi bedellerin ... Ltd. Şti.'nin icra dosyaları ile kamu borçlarının ... tarafından ödendiği dikkate alındığında kabul edilemez olduğunu ve ... olarak ... Ltd. Şti.yararına yaptığı tüm ödemeleri takas definde bulunduğunu, bu hususun Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/478 E., 2014/308 ve 2015/197 E.sayılı dosyalarında açıkça belli olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''...I-A)Mahkememizin 2014/478 E.(evveliyatında 2013/113 E.)sayılı dosyası ile açılan dava ile ilgili olarak;
1-... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı 5 nolu bağımsız bölüm, 7 nolu bağımsız bölüm, 8 nolu bağımsız bölüm, 9 nolu bağımsız bölüm, 15 nolu bağımsız bölümün tamamının ve 13 nolu bağımsız bölümün 17/121 payının davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına tapuya KAYIT VE TESCİLİNE,
10, 11 ve 14 nolu bağımsız bölümler ile ilgili olarak 462.509,50 TL tazminatın dava tarihi 01/03/2013 ten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine,
Davacı tarafın fazlaya ilişkin tazminat isteminin REDDİNE,
B)Birleştirilen mahkememizin 2018/147 E.sayılı dosyası ile açılan dava (dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde belirtilen talep) ile ilgili olarak,
Dava konusunun mahkememizin 2014/478 E.sayılı dosyasının konusu ile aynı olduğundan, hukuki yarar şartı gerçekleşmediği için usulden REDDİNE,
II-A)1-Mahkememizin birleştirilen 2015/477 E.sayılı dosyası ile açılan dava ile ilgili olarak,
... plakalı aracın Karşıyaka 2.Noterliğinin 30737 yevmiye sayılı 30/08/2014 tarihli devir sözleşmesinin İPTALİNE,
Sözü edilen aracın davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına olan trafik kaydının iptali ile davacı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına KAYIT VE TESCİLİNE,
2-Birleştirilen mahkememizin 2018/146 E.sayılı dosyası ile açılan dava (dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde belirtilen talep)ile ilgili olarak,
Dava konusunun mahkememizin 2015/477 E.sayılı dosyasının konusu ile aynı olduğundan, hukuki yarar şartı gerçekleşmediği için usulden REDDİNE
B)1-Birleştirilen 2015/478 E.sayılı dosyası ile açılan dava (dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde belirtilen talep) ile ilgili olarak,
a)1.042.920,00 TL tazminatın dava tarihi itibariyle işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılar ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ...'den alınarak davacı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Birleştirilen mahkememizin 2018/145 E.sayılı dosyası ile açılan dava ile ilgili olarak,
Dava konusunun mahkememizin 2015/478 E.sayılı dosyasının konusu ile aynı olduğundan, hukuki yarar şartı gerçekleşmediği için usulden REDDİNE,
III-Birleştirilen mahkememizin 2015/197 E.sayılı dosyası ile açılan davanın KABULÜNE, 473.600,00 TL tazminatın temerrüt tarihi 06/09/2011 den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı/davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in öncelikle şirket müdürü sıfatı ile vekaletname verdiği ... tarafından Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 01/03/2013 tarihinde 2013/113 esasa kayden dava açıldığını, bu davanın daha sonra Karşıyaka 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/226 esas sırasına kaydedildiğini ve en nihayetinde Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/478 esas sırasına kayıt edilerek görülmüş olup; davanın ana konusu niteliğindeki ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel sayılı 5, 7, 8, 9 10, 11, 14, 15 nolu bağımsız bölümlerin tamamı ile 13 nolu bağımsız bölümün 17/121 oranındaki payının tapuda iptali ile ... Ltd. Şti. adına tapuda tesciline karar verilmesinin talep edildiğini, şirket adına dava açan ...'ın vekillikten istifa ettiğini, dava devam ederken, müvekkilinin şirket müdürlüğü görevinin sona ermesi nedeniyle davayı takip etme yetkisi kalmadığından; TTK'nın 555/1 maddesi kapsamında birleştirilen 2018/147 esas sayılı, konusu aynı olan davayı şirket ortağı sıfatı ile açtığını; müvekkilinin, şirket adına birleştirilen 2015/477 esas sayılı, ... plakalı 2011 model ... marka aracın ... Ltd. Şti. adına olan trafik kaydının iptali ile ... Ltd. Şti adına tesciline karar verilmesi talepli davayı açtığını, dava devam ederken, müvekkilinin şirket müdürlüğü görevinin sona ermesi nedeniyle davayı takip etme yetkisi kalmadığından; TTK'nın 555/1 maddesi kapsamında birleştirilen 2018/146 esas sayılı, konusu aynı olan davayı şirket ortağı sıfatı ile açtığını; müvekkilinin şirket adına birleştirilen 2015/478 esas sayılı, ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 2897/10740 hissenin ... Ltd. Şti. adına olan tapu kaydının iptali ile ... Ltd. Şti adına tesciline karar verilmesi talepli davayı açtığını, dava devam ederken, müvekkilinin şirket müdürlüğü görevinin sona ermesi nedeniyle davayı takip etme yetkisi kalmadığından; TTK'nın 555/1 maddesi kapsamında birleştirilen 2018/145 esas sayılı, konusu aynı olan davayı şirket ortağı sıfatı ile açtığını; şirket adına açılan tüm davaların duruşmalarına, yetki süresi dahilinde şirket temsilcisi sıfatı ile bizzat müvekkilinin katıldığını, toplam 95.000,00 TL ödeme yapıldığı belirtilen 4 ayrı çekle ilgili şirket kaydına dahi rastlanmadığını, bu durumun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, buna rağmen mahsuba konu edildiğini, diğer taraftan, davanın açıldığı 01/03/2013 tarihi ve sonrasında yapılan ödemelerin de mahsuba konu edildiğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, 05/08/2014 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunun 9'uncu sayfasında yer alan; 01/03/2013 tarihinde ... ... Şubesi'nden verilme ... nolu çeke istinaden ... isimli firmaya yapıldığı belirtilen ödemeden başlanarak, toplamda 13 çekin dava tarihinden sonra ödendiğinin belirtildiğinin görüldüğünü, bu çeklerin toplam bedelinin 644.611,00 TL olduğunu, bir an için şirket adına ...'in kendi şahsi parasıyla bu çek bedellerini ödediği kabul edilse bile mahsup noktasında hükme esas alınması ve söz konusu meblağlar yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu; benzer şekilde, söz konusu bilirkişi raporunun 8'inci sayfasında yer verildiği üzere dava tarihinden sonra 22/04/2013 tarihinde 30.000,00 TL; 11/06/2013 tarihinde 30.000,00 TL; 31/07/2013 tarihinde 15.030,00 TL ve 20/09/2013 tarihinde 5.030,00 TL olmak üzere; yapıldığı belirtilen toplam 80.000,60 TL'nin de mahsuba konu edilmesi ve bu noktadan hareketle ilgili tutar yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, nitekim; Y.19.HD., E. 2010/13606, K. 2011/6867, T. 24.5.2011 tarihli kararında: “…Davacı tarafından davalı aleyhine 38.642,81 TL cari hesaptan kaynaklanan asıl alacak ve 1.032,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.675,05 TL alacağın tahsili için icra takibine girişilmiş, borçlunun itirazı üzerine sadece asıl alacak yönünden iş bu itirazın iptali davası açıldığı, dava konusu edilen alacağın bir kısmı davadan önce, bir kısmı ise davadan sonra ödendiği, davadan önce ödenen kısım yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın dava açılmadan önce ödenmiş olan alacak miktarı yönünden reddi gerektiği, öte yandan alacağın dava açıldıktan sonra ödenen bölümünün icra müdürlüğünce infazda nazara alınması gerektiği, zira, ödeme ile ilgili olarak B.K.nun 84. maddesi hükmünün gözetilmesi gerektiği gibi, takip tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek faiz, takip masrafı ve icra vekalet ücretinin de dosya hesabında dikkate alınması gerektiği, Mahkemece, belirtilen bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu, açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına" karar verildiğini; tüm bu nedenlerle; birleştirilen 2018/147 esas sayılı dava yönünden davanın kabulüne karar verilirken; yerel mahkemece mahsuba konu edilen tutarların, 10, 11 ve 14 nolu bağımsız bölümlerin belirlenecek karşılığı kadar olan tazminat tutarından mahsup edilmemesi gerektiğini, son olarak, takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılması gereken dosyalar dışında olup, müvekkili tarafından ortak sıfatı ile açılan ve kabulüne karar verilmesini talep ettikleri başta birleştirilen 2018/147 esas sayılı dava olmak üzere; ilgili davalarda davalı ...'in takas ve mahsup talebinin bulunmadığını; birleştirilen 2018/145 (2015/478) esas nolu dava yönünden; ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 2897/10740 hissenin ... Ltd. Şti. adına olan tapu kaydının iptali ile ... Ltd. Şti adına tesciline karar verilmesi, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın dava tarihindeki değerine yürütülecek faizle birlikte davalılardan tahsilinin talep edildiğini, öncelikle yaptırılan kıymet takdiri taşınmazın gerçek değerini yansıtmamakta olup, bu hususta önceki itirazları doğrultusunda yeni bir rapor alınması gerektiğini, tazminata karar verilirken, dava tarihi itibariyle yolsuz işlemler yapılmasa idi mal varlığı açısından ... Ltd. Şti. ne durumda olacaktı ise o tutarda tazminata karar verilmesi gerektiğini; birleşen 2015/478 esas sayılı dosyanın işlemden kaldırılmasına ve birleştirilen 2018/145 esas sayılı davanın kabulüne karar verilirken, dava dilekçesinde talep ettikleri gibi taşınmazın dava tarihindeki değeri nispetinde tazminata karar verilmesini talep etme gerekliliği doğduğunu; birleştirilen 2018/146 (2015/477) esas nolu dava yönünden; müvekkilinin ortak sıfatı ile açtığı davaların kabulüne karar verilmesi gerektiğine dair genel açıklamaları sırasında ayrıntıları ile belirttikleri üzere; müvekkilinin söz konusu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, takip edilmeyen 2015/477 esas sayılı davanın işlemden kaldırılması ve birleştirilen 2018/146 esas nolu davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini; birleştirilen 2015/197 esas nolu dava yönünden; davanın ... Ltd. Şti.'nin müdürü sıfatı ile ... tarafından şirket adına müvekkili aleyhine açıldığını, şirketi temsile yetkili müdürler ... ve ...'in temsil yetkilerinin aynı tarihte (18/02/2018) sona erdiğini, sona erme sonrasında bu dava açısından şirketi temsilen duruşmalara katılım olmadığını, davalı ...'ın duruşma tutanakları ile de sabit olduğu üzere kendi açısından davalı sıfatı ile bir kısım duruşmalara katıldığını, bir kısım duruşmalara ise hiç katılmadığını, bu nedenle açılmamış sayılmasına karar verilmesi gereken söz konusu dava ile ilgili esastan karar verilmesi isabetsiz olup; söz konusu kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması gerektiğini; diğer yandan; kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili tarafından 09/12/2013 tarihli dilekçe ile dosyaya sunulan, şirket adına yaptığı toplam 419.900,00 TL ödemeler hüküm kurulurken dikkate alınmadığı gibi 24/05/2018 havale tarihli bilirkişi raporu ile tespiti yapılan ve müvekkili tarafından davacı şirkete gönderilen 2.715.620,00 TLnin de dikkate alınmadığını, bu ödemelerin tamamı, dava açılmadan önce yapılmış olup, mahsup hususunda hükme esas alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini; son olarak, ispat kuralına aykırı 24/05/2018 havale tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğunu, zira bilirkişilerce, dava konusu 473.600,00 TL'nin müvekkili tarafından şirket hesabından çekildiği ve bu paranın iade edildiği ya da şirket işlerinde harcandığı hususu davalı tarafından ispat edilmedikçe bu bedelin iadesi hususunda şirkete karşı sorumlu olduğunun mütalaa edildiğini, ispat külfeti davacıda olup, söz konusu bedellerin şirket için kullanılmadığını ispat edecek tarafın davacı şirket olduğunu, bu nedenle kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından ispat edilmeyen davanın bu noktadan reddine karar verilmesi gerekeceğini; davayı başından sonuna kadar müvekkili ve avukatları takip etmiş olup, müvekkilinin yargılama giderine ve karşı vekalet ücretine mahkum edilmesi; yine karar celsesinden bir gün önce şirket vekili olarak yetkilendirilen avukatın hiçbir emek ve mesaisi olmamasına ve şirketin davaya hiçbir katkısı bulunmamasına rağmen karşı vekalet ücretinin şirket lehine hükmedilmesinin adaleti ve hakkaniyet ilkesini zedelediğini, Mahkemece hakkaniyet ilkesine göre müvekkilinin 2018/145 esas sayılı dava yönünden yatırmış olduğu tamamlama harcı, şirketin aynı konuda 50.000,00 TL dava değeri üzerinden açıp dava değerini arttırmadığı davaya sayılabildiğine göre, her durumda müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması ve karşı vekalet ücretlerinin müvekkili lehine hükmedilmesi gerektiğini, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararı nedeniyle müvekkilinin icra tehdidi altında kalmaması açısından, istinaf incelemesi sonuçlandırılıncaya kadar icranın geri bırakılmasına karar verilmesini istediklerini belirterek istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına; 2018/145, 2018/147 ve 2015/197 esas sayılı davalar yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra delillerin değerlendirilerek; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/478 Esas 2021/286 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, birleşen 2018/145, 2018/146 ve 2018/147 esas sayılı davalar yönünden davalarının kabulüne; asıl dosya 2014/478 esas ve birleşen 2015/477 2015/478 esas nolu dosyaların takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılmasına; birleşen 2015/197 esas sayılı dava yönünden öncelikle dosyanın işlemden kaldırılmasına; aksi takdirde davanın esastan reddine, istinaf incelemesi tamamlanıncaya kadar icranın geri bırakılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı/davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin 2018/147 E, 2018/146 E ve 2018/145 E sayılı dosyalarından verilen davanın reddine dair kararların dosya içeriğine ve usul ve yasa hükümlerine uygun olması nedeniyle mezkur birleşen dosyalar yönünden istinaf talebimiz bulunduğunu; yerel mahkemenin 2015/197 E sayılı davanın kabulüne dair kararı dosya içeriğine ve usul ve yasa hükümlerine uygun olması nedeniyle mezkur birleşen dosyalar yönünden istinaf talepleri bulunmadığını; 2014/478 E sayılı dosyada yerel mahkemede yapılan yargılama neticesinde verilen karar usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğundan mahkemenin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi için istinaf başvurusunda bulunduklarını, asıl davanın konusu olan ... İli, ... İlçesi, ...'de bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın inşaat masrafları için gerekli tüm harcamaların müvekkili tarafından yapıldığını, bu taşınmazda yer alan bağımsız bölümlerin bir kısmının satılma nedeninin ise müvekkilinin, şirketin borçlarını kapatmak ve inşaatı eksiksiz olarak bitirerek zamanında teslim etmek istemesi olduğunu, bağımsız bölümlerin satılmasından elde edilen paranın tamamının şirket adına ve şirketin inşaat sözleşmelerinin tamamlanması amacıyla kullanıldığını, dolayısıyla aslen şirketin uğradığı hiçbir zarar bulunmadığını, aksi durumun düşünülmesi halinde şirketin ve dolayısıyla diğer ortak ...'in haksız kârı olacağı gibi müvekkilinin de tüm inşaat masraflarını ve şirket borçlarını kendi cebinden ödemiş olacağından zarara uğrayacağını, Yerel Mahkemece, bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirme dikkate alınarak müvekkili ...'in şirketin yararına hareket etmesinin şirket ile işlem yasağı kapsamında değerlendirildiğini ancak ...'in müdürlük görevini kötüye kullanarak hiçbir bedel ödemeden arsada hissedar olmasına, şirket ile sözleşme yapmasına ve 2 adet dükkanı (karşılık ödemeden ve şirketin zararına yol açacak şekilde) kendi üzerine geçirmesinin dikkate alınmadığını, davaya konu bağımsız bölümlerin yapıldığı arsanın geldileri ile birlikte tüm tapu kayıtlarının incelenmesinden taşınmazın esasen 28-29-30 ve 31 parsellerden oluştuğu, bu parsellere ait kayıtlarda davalı müvekkilinin de hissesinin bulunduğu, yine davaya konu taşınmaz parselin oluşturulması sırasında ... Belediyesi ile takas işlemlerinin yapıldığı ve takasa konu hisselerin malikinin de davalı müvekkili olduğunun görüldüğünü, trampa sözleşmesinde, sözlemenin taraflarıdan her biri diğerine karşı bir malın mülkiyetini devretme borcu altına girmekte olup ... Belediyesi de ... ada, ... numaralı taşınmazdaki 420/2400 hissesini ...’e temlik edeceğinden, sözleşmenin diğer tarafı olan ...’in de aynı nitelikte bir taşınmaza sahip olması gerektiğini, ancak ...’in davaya konu edilen taşınmaz dışında başkaca bir taşınmaz malı bulunmadığından davalı müvekkilinin, ... ile birlikte hissedar olduğu ve trampaya konu edilen ... ada 4-6-7 ve 8 parsel numaralı yerlerdeki hisselerinin tamamını ...’e devrettiğini ancak müvekkili tarafından yapılan bu devir işleminden sonra ... Belediyesi ile ... arasındaki trampa işleminin gerçekleştirilebildiğini, bahsi geçen arsa ile ilgili olarak yola terk işleminin yapılması için adı geçen arsa sahibi/hissedarından bağış vekaleti alındığını ancak bu vekalet ile yola terk işleminin yapılması yerine bu hissedarın arsa payının ...'in müdürlük sıfatını kullanarak şirket çalışanı ...'ya verdiği talimat ile ...’e bağış işlemi yapıldığını, ...’in bahsi geçen taşınmaza hissedar olması bu şekilde gerçekleşmiş olup kendisinin arsada hissedar olması için herhangi bir bedel ödemediğini, dosyaya sunulan 07/10/2013 tarihli bilirkişi raporunda ...’in adına kayıtlı bağımsız bölümleri arsada hissedar olması nedeniyle edindiğine dair değerlendirmelerin açıklanan nedenle kabul edilmesinin mümkün olmadığını, Yerel mahkemece müvekkilinin .... Ltd. Şti. lehine 1.037.490,50 TL şirket lehine ödemede bulunmuş oluğu kabul edilmiş ise de gerçekte müvekkili tarafından şirket lehine olacak şekilde bundan daha fazla ödeme yapılmış olup bu durumun dosyada mevcut belgelerden de anlaşıldığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda dava ile ilgili olmadığı belirtilen 17 ve 19 numaralı dükkanların dava ile doğrudan ilgisi bulunduğunu ve söz konusu dükkanlar ile ilgili değerlendirme yapılması gerektiğini; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, eğer ki müvekkili adına kayıtlı taşınmazlar ile üçüncü kişilere devredilen taşınmazların bedeli şirkete ait kabul edilecekse müvekkilinin 20.06.2018 tarihli ıslah dilekçesinde belirtildiği üzere ... tarafından ... Şirketine ödenmesi gereken 17 ve 19 numaralı dükkanların rayiç değerlerinin toplamı kadar takas definin değerlendirilmesi gerekmekte iken mahkemece bu hususun dikkate alınmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...’in bahsedilen olumsuz tavır ve davranışları ve şirketin işleriyle, ödemeleriyle ilgilenmemesine bağlı olarak, İzmir’de bulunan inşaat firmaları arasında önemli bir yeri bulunan ... Ltd. Şti.'nin, piyasada kötü duruma düşmemesi, şirketin zor durumda olduğuna dair dedikoduların yayılarak ticari itibarının zedelenmemesi için davalı müvekkilinin, şirketin vadesi gelen borçlarının ödemelerini gerçekleştirdiğini, diğer bir ifadeyle davalı müvekkilinin, haksız bir şekilde iktisap ederek daha sonra üçüncü kişilere sattığı iddia edilen dairelerin gelirlerinin, şirketin ticari itibarına zarar gelmesini önlemek adına üçüncü kişilere olan borçlarının ödenmesinde kullanıldığını, açıklan nedenle, yerel mahkeme kararında müvekkili tarafından yapılan tüm ödemelerin tamamı değil yalnızca bir kısmı olan 1.037.490,50 TL'nin şirket lehine ödeme olarak kabul edilmiş olması müvekkili tarafından şirket lehine yapılan 750.000,00 TL civarındaki ödemenin dikkate alınmadan hüküm kurulmuş olmasının kabul edilebilir olmadığını, dosyaya sunulan ek raporda; 758.859,20 TL tutarındaki harcamanın şirket kayıtlarında bulunmadığı için kim tarafından harcandığının tespit edilemediğinin belirtildiğini ancak bilirkişi raporunda kim tarafından yapıldığının tespit edilemediği belirtilen bu harcamaların çoğu müvekkili tarafından havale yoluyla yapılan ödemeler olup müvekkili tarafından şirketin borçlarının ödenmesi için şirket hesabına yatırılan paralar olduğunu ayrıca önceki beyanlarında yer aldığı üzere müvekkili tarafından şirketin borçlu olduğu icra dosyaları için de ödemeler yapılmış olup yerel mahkemece bu hususların değerlendirilmediğini, 07/10/2013 tarihli bilirkişi raporunda davalı müvekkili tarafından davacı şirketin borçlarının ödenmesinde kullanılmak üzere satılan taşınmazlar için yapılan kıymet takdirlerinin de kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda 10 nolu bağımsız bölümün 400.000,00 TL, 11 nolu bağımsız bölümün 500.000,00 TL ve 14 nolu bağımsız bölümün de 400.000,00 TL olmak üzere toplam değerlerinin 1.300.000,00 TL olduğu belirtilmiş ise de bu rakamlar dairelerin piyasa değerlerinin çok üzerinde olan fahiş rakamlar olduğunu, bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın geldileri, inşaatın maliyeti ve bu maliyetin karşılanması için kullanılan kaynağın, taraflar arasındaki ortaklığın eskiye dayanmakta olduğu ve bu nedenle taraflar arasında davaya konu iş haricinde başkaca işlerin de yapıldığı hususları da göz önüne alınmamış olup bu bilirkişi raporunun bu yönüyle de eksik inceleme ve değerlendirme ile hazırlanmış olduğundan kabul edilebilir olmadığını, davalı müvekkili tarafından taşınmazların satış işlemlerinin yapılması sırasında tapu dairesinde gösterilen satış bedelleri taşınmazların gerçek satış bedelleri olup taşınmazların değerlerinin tespiti için tapuda belirtilen satış rakamlarının esas alınması gerekmekte olup yerel mahkemece hatalı değerlendirme yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu davanın açıldığı tarihlerde davalı müvekkilinin, eşi ile arasında yaşadığı bir takım sorunlar nedeniyle eşinin adına kayıtlı olan taşınmazları ... adına devrettiğini, müvekkilinin bu beyanlarının içeriğinin doğruluğunun Karşıyaka ve Çiğli Tapu Sicil Müdürlüklerinin kayıtları ile de sabit olduğunu, müvekkili tarafından bahsedilen tapu devir işlemlerinin yapılmasından sonra ise ...'in, müvekkilini (her şeyin kendisinin olduğu gerekçesiyle) şirketin bürosundan kovduğunu ve şirkete ait tüm belgelere ve defterlere de el koyarak müvekkilinin bunlara erişmesine engel olduğunu, davacı şirket yetkilisi sıfatıyla ... tarafından dava dosyasına sunulan 06/12/2013 tarihli dilekçe içeriğinde, her ne kadar davalı müvekkili tarafından şirket adına yapıldığı söylenen ödemelerin mükerrer olduğu, müvekkilinin kendi borcu için ödeme yapılmış olduğu vs. iddialar ileri sürülmüş ise de davacı tarafından ileri sürülen bu iddiaların doğru olmadığının gerek müvekkilinin dosyaya sunduğu makbuz ve karşılıksız çek suretlerinden gerekse mahkemece toplanan delillerden anlaşıldığını, ...'in ayrıca, aynı dilekçesinde 778.121,00 TL tutarındaki çeklerin müvekkili ... tarafından ödenmiş olduğunu da kabul ettiğini, ..., davalı müvekkilini haksız bir şekilde şirket mallarını kendi üzerine geçirmekle suçlarken kendisinin; şirketin ... Bankasında bulunan parasını çekerek kendisine Çeşme İlçesinde bir arsa satın aldığını, şirketten mal kaçırmak amacıyla ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sk. No:... Daire:... ve ... adresinde bulunan ve tapunun ... ada, ... parselinde kayıtlı olan taşınmazları resmi nikahları olmayan eşi ... üzerine tescil ettirdiğini, şirketin ... hesabında bulunan parasını çekerek kendisinin ve ismi belirtilen eşinin kullanması için ... marka bir arazi aracı ile ... araç aldığını ve bu araçları da kendisinin tek başına yetkilisi olduğu ... İnş. Tic. Ltd. Şti. adına tescil ettirdiğini, şirketin inşaat yaptığı dönemde ... lehinde verilmiş olan ve ...’ta bulunan teminat mektubunu da yine ... çekmiş olmasına rağmen şirkete iade etmediğini, Yerel mahkemece verilen kararda davacı ... tarafından yapılan bu işlemlerin dikkate alınmamış olmasının da yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu gösterdiğini, karşı yan ...’in işbu inşaatın yapılmasında ve tamamlanmasında en küçük bir katkısı bulunmamakta olup dosya kapsamında kendisinin bunun aksine bir beyanının da yer almadığını, ...'in, tamamen haksız bir biçimde kendi cebinden tek kuruş para harcamadan tamamen müvekkili tarafından yapılan taşınmazda hak sahibi olmaya çalışmak gibi haksız ve hukuk düzeni tarafından korunması mümkün olmayan bir çaba içerisinde olmasına rağmen mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup yerel mahkeme kararının bu nedenle de kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; 25/08/2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda hatalı bir değerlendirme yapılarak karşı yan ile şirket arasında kerhen imzalanmış olan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince binanın zemin katında yer alan 17 ve 19 nolu bağımız bölüm dükkanların arsa sahibi sıfatıyla ...’e ait olduğunun kabul edildiğini ve bu dükkanların dava ile ilgisi olmadığı değerlendirmesinin yapıldığını, halbuki ...'in, şirket müdürü olarak şirket çalışanına verdiği talimat ile esasen müteahhit şirkete ait olması gereken hisseyi doğrudan kendi üzerine geçirdiğini ve inşaatın bulunduğu aşamayı ve yapı ruhsatı alınacak olmasını fırsat bilerek şirketle inşaat sözleşmesi imzalanmasını sağlayarak binanın zemin katındaki dükkanları üzerine aldığını, haksız bir şekilde davaya konu edilen hissenin şirket üzerine yapılmasının tek nedeninin ise şirketin bu taşınmazdaki bir kısım hissedarlar ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapması olduğunu, taşınmazın halen düzenlenme aşamasında olduğunu, davacının iddiasına konu olan tüm işlemler kendisinin de bilgisi dahilinde yapılmış olup dava dilekçesinde iler sürdüğü asılsız ve haksız iddialarının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasa hükümlerine aykırı olmasının yanında davalı müvekkilinin davacı şirketten başta ortaklık payı, davacı şirkete vermiş olduğu nakdi bedeller ile şirket lehine yapmış olduğu ödemeler, aynı şekilde şirketin icra takiplerine konu olan borçlarının davalı müvekkili tarafından ödenmiş olması hususlarının göz önünde bulundurularak müvekkilinin şirketten olan alacaklarına ilişkin olarak takas ve mahsup yapılmamış olması da usul ve yasa hükümlerine aykırı olup yerel mahkeme kararının bu yönüyle de istinaf edildiğini; davacı ... tarafından dosyaya sunulan 03/03/2021 tarihli ıslah dilekçesinin birleşen 2018/145 E, 2018/146 E ve 2018/147 E sayılı dosyalar yönünden sunulduğunu ve bu dosyalar için ıslah harcı yatırıldığını, davacı ... ... Ltd. Şti. davada tasfiye memuru tarafından temsil edilmekte olup adı geçen davacı yan tarafından dosyaya ıslah dilekçesi sunulmadığını ve ıslah harcı yatırılmadığını, Yerel mahkemece davacı ... tarafından 2018/145 E, 2018/146 E ve 2018/147 E sayılı (reddedilen) dava dosyaları için sunulan ıslah dilekçesinin ve yatırılan ıslah harcının ... ... Ltd. Şti.'nin davacı olduğu diğer asıl ve birleşen dosyalar yönünden yapılmış olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş olmasının da usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu; ayrıca Mahkemenin 2015/478 E sayılı birleşen dosyasıyla ilgili olarak gerekçeli kararda davalı ... vekili olarak yazılmış olmalarına rağmen dosyaya sundukları 26/11/2020 tarihli dilekçelerinde davalı ... tarafından azledilmiş olduklarını mahkemeye bildirdiklerini ve mezkur dilekçe ekinde Karşıyaka 6. Noterliğinin 16/11/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı azilnamesinin bir suretini de dosyaya sunduklarını ancak Yerel Mahkemece verilen hükmün, II-B- 1-e-bb Maddesinde"bb)36.840,60 TL nisbi vekalet ücretinin davacı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ilgili dosya davacısı ortak ...'den alınarak davalılar ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ...'e verilmesine'' II-B-2 Maddesinde; "A.A.Ü.T.ne göre belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ...'e verilmesine," şeklinde karar verildiğini, bu hususun düzeltilmesi ve hükmün belirtilen kısmından ...'in isminin çıkarılması için yerel mahkemeye 30/06/2021tarihli tavzih talebini içeren dilekçe ile başvuruda bulunmuş olmalarına rağmen yerel mahkemece işbu istinaf dilekçesinin gönderildiği tarih itibarıyla tavzih talebiyle ilgili olarak herhangi bir karar verilmemiş olması nedeniyle yerel mahkeme kararının işbu açıklamalar doğrultusunda da kaldırılmasına karar verilmesini istediklerini belirterek öncelikle istinaf incelemesi sonucuna kadar müvekkillerinin mağduriyetine yol açılmaması için tehir-i icra talebinin kabulü ile istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar mahkeme kararının uygulanmasının geri bırakılması için tehir-i icra kararı verilmesine; yerel mahkemenin 2014/478 E sayılı asıl dosya ile birleşen 2015/477 E ve birleşen 2015/478 E sayılı dosyalarından verilen kararların usul ve yasa hükümlerine aykırı olması, davacı ... ... Ltd. Şti. Tarafından dosyaya ıslah dilekçesi sunulmaması ve ıslah harcı yatırılmamış olması da göz önünde bulundurularak kaldırılmasına, yeniden yapılacak yargılama sonucunda kötü niyetli ve hukuki dayanağı bulunmayan mezkur davaların zamanaşımı, husumet yokluğu ve esasa yönelik diğer nedenlerle reddine karar verilmesine, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak müvekkilleri tarafından davacı şirket lehine yapılmış olan tüm ödemelerin tespit edilmesine ve müvekkillerinin takas/mahsup taleplerinin tüm dosyalar yönünden dikkate alınarak karar verilmesine;Yerel Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; II-B- 1-e-bb Maddesinin;"bb)36.840,60 TL nisbi vekalet ücretinin davacı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ilgili dosya davacısı ortak ...'den alınarak davalılar ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ...'e verilmesine," şeklinde, II-B-2 Maddesinin;"A.A.Ü.T.ne göre belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ...'e verilmesine," şeklinde düzeltilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava ve birleştirilen davalar; TTK'nun 644 atfı ile aynı Kanunun 553 vd.madde hükümlerine göre açılmış, sorumluluk (tapu iptali ve tescil, trafik kaydının iptali ve tescili, tazminat) taleplerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1-)Mahkemece; karar gerekçesinde
"....C)1-Davacı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından davalılar ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... aleyhine -asıl dosya ile birleştirilen 2015/477 E.sayılı dosya ile- birleştirilen 2015/478 E.sayılı dosyası ile açılan dava ile ilgili olarak,
Davaya konu ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki 2897/10740 payın davacı şirketin bankaya olan kredi borçları nedeniyle oluşan haciz tehdidinden dolayı ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılan diğer hissedarların mağdur edilmemeleri amacıyla şirket müdürü ... tarafından önce eşi olan davalılardan ...'e ve onun da bankaya kredi borçlarının varlığı nedeniyle davalı ...'in ortağı ve yetkili temsilcisi olduğu diğer davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.ne devredildiği, tarafların durumları, olayın özellikleri, dürüstlük kuralları dikkate alındığında, ortada gerçek bir satışın bulunmadığı, bedelsiz olarak yapılan bu satışların tüm davalılar tarafından bilindiği, özellikle davalı ...'nin diğer davalı ...'ın eşi olması nedeniyle geçersizlik durumunu bilebilecek konumda olduğu, iyi niyetli sayılamayacağı, bu satışlar nedeniyle davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığı, taşınmaz satışının alacaklıların haciz tehdidine karşı yapıldığı yönündeki savunmanın hukuki bir yönünün olamayacağı, davacı şirketin tapu iptali ve tescil talebinin isabetli olduğu ancak taşınmaz hissesinin üçüncü kişiye devredilmesi nedeniyle taşınmaz hissesinin rayiç değerinin davalılardan talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. Sorumluluğun kaynağının haksız fiil olması ve davalı tarafla denkleştirilecek veya mahsup edilecek bir para bulunmaması nedeniyle haksız fiilin gerçekleştiği 08/02/2013 tarihi itibariyle taşınmaz hissesinin rayiç değerinin 1.042.920,00 TL tutarın davalılar tarafından davacıya ödenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bu çerçevede, davacı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından açılan bu davada istenilen ve harçlandırılan tutar 50.000,00 TL ise de; davacı şirket ortağı tarafından aynı konuda açılan ve birleştirilen 2018/145 E.sayılı dosyası ile ilgili olarak verdiği ıslah dilekçesinde dava konusu taşınmaz hissesinin değerini 1.398.500,00 TL arttırarak 1.448.500,00 TL tazminatın şirkete ödenmesini talep etmiş olup, usuli hakkaniyet ilkesi gözetilerek ıslah edilen tutar işbu dosyada gözetilmiştir. Bu bağlamda, harçlandırılan tutarla ilgili olarak 1.042.920,00 TL tazminatın davalılardan alınarak davacı şirkete ödenmesine, ortak sıfatıyla ... tarafından ıslah edilen tutarla ilgili olarak fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı ... tarafından davalılar ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... aleyhine birleştirilen mahkememizin 2018/145 E.sayılı dosyası ile açılan dava ile ilgili olarak,
Davacı ... tarafından TTK'nun 555/1 madde hükmüne dayanılarak ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki 2897/10740 payın tapudaki kaydının iptali ile ortağı olduğu ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına tesciline, olmadığı taktirde harçlandırılan dava değeri 50.000,00 TL nin davalılardan tahsilini talep etmiş ise de,
Sözü edilen dava konusu taşınmaz hissesinin mahkememizin 2015/478 Esas sayılı dava ile aynı olmasına, sözü edilen davanın davacısının şirket tüzel kişiliği olduğu, birleştirilen bu davanın davacısının şirketin %50 hissedarı ve eski yöneticisi olmasına, tapu kaydının iptali tescil-tazminat taleplerinin şirket tüzel kişiliği lehine olmasına, nitekim şirket tüzel kişiliği tarafından açılan davada esasa ilişkin hüküm tesis edilmesine göre, şirket ortağı ... tarafından açılan ve birleştirilen bu davada hukuki yarar şartı gerçekleşmediği için sırf bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir. Dava değeri 50.000,00 TL olan tazminat talebi ile ilgili olarak ıslah dilekçesi ile harçlandırılan 1.398.500,00 TL alacak talebi yönünden tarafların konumları, olayın özellikleri ve şartları, usuli hakkaniyet ilkesi gözetilerek, bu dosyadan değil asıl ilgili olduğu mahkememizin 2015/478 Esas sayılı dosyası üzerinden karar verilmiştir..." şeklinde gerekçe ile birleşen 2018/145 Esas sayılı dosyada yapılan ıslah ile yatırılan harcın ve bu dosya ile ilgili kararın 2015/478 Esas sayılı dosyası üzerinden verildiği şeklindeki gerekçenin usul ve yasaya aykırı olduğu; her ne kadar aralarındaki irtibat nedeni ile usul ekonomisi ve davalara ilişkin birlikte değerlendirme yapılabilmesi bakımından davalar birleştirilmiş ise de, her bir davanın ayrı ayrı dava olarak varlığını koruduğu, bu nedenle birleşen dosyada yatırılan ıslah harcının diğer dosya bakımından yatırılmış kabul edilemeyeceği nazara alındığında mahkemenin kararının hatalı olduğu anlaşılmıştır.
2-)HMK'nın 141. Maddesinde (1) (Değişik:22/7/2020-7251/15 md.) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.(2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 139. maddesi ''İki kişi karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çelişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.'' hükmünü içermektedir.
Mahkemece 2014/478 Esas(evveliyatında 2013/113 Esas)sayılı asıl dava dosyasında;
"...Bu çerçevede, davaya konu taşınmazlardan ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı ... nolu bağımsız bölüm, ... nolu bağımsız bölüm, 8 nolu bağımsız bölüm, 9 nolu bağımsız bölüm, 15 nolu bağımsız bölümün tamamının ve 13 nolu bağımsız bölümün 17/121 payının davalı ... adına kayıtlı olduğu, davacı şirketin bu taşınmazların kendi adına tapuda tescilini talep hakkını bulunduğu, buna karşılık davalı ... tarafından üçüncü kişilere devredilen 10, 11 ve 14 nolu bağımsız bölümlerin dava tarihi itibariyle rayiç değerleri toplamının 1.550.000,00 TL (=500.000,00+550.000,00+500.000,00) tutarında olduğu, ne var ki davalı ... tarafından yapılan ödemeler tutarının 148.679,50 TL olduğu, yine ... tarafından ödemesi yapılan çekler toplamının 888.811,00 TL olduğu ve böylece davalı tarafından davacı şirket lehine yapılan ödemeler toplamı 1.037.490,50 TL nin davalının üçüncü kişilere devrettiği taşınmazların dava tarihinde rayiç değerleri toplamından düşülmesi sonucunda davacının üçüncü kişilere devredilen bağımsız bölümler ile ilgili olarak davacı şirkete ödemekle sorumlu olduğu tazminat miktarının 462.509,50 TL (=1.550.000,00-1.037.490,50) olduğu belirlenmiştir." şeklinde gerekçe ile hesaplanan alacak tutarından davalı ...'ın hesaplanan alacaklarının mahsubuna karar verildiği anlaşılmıştır.
Asıl davada, davalı ...'ın 2013/113 Esas (yeni esas 2014/478) sayılı dosya kapsamında cevap dilekçesi ile takas mahsup defi'inde bulunmadığı halde süre geçtikten sonra yargılama aşamasındaki bu yöndeki beyan ve talebine istinaden mahkemece bu yönde delillerin toplandığı ve bilirkişi raporlarında talep doğrultusunda davalı ...'ın mahsup edilebilecek alacakları yönünden hesaplama yapıldığı, mahkemece verilen kararda yapılan hesaplamalar esas alınarak hesaplanan davalı şirket alacağından1.037.490,50 TL mahsup ( nitelik olarak esasen takas işlemi) işlemi yapıldığı anlaşılmıştır.
Yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında ileri sürülmesi mümkün olduğu gibi, takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, savunma olarak da ileri sürülmesi olanaklıdır. İlke olarak, takas def'i de diğer def'iler gibi cevap dilekçesinde süresinde ileri sürülmelidir. Ancak, süresinde yapılmayan takas def'ine, savunmanın genişletilmesine muvafakat edilmediği bildirilerek hemen karşı konulmadığı takdirde zımni olarak savunmanın genişletilmesine rıza gösterilmiş sayılır. 01/10/2011 tarihinden sonra açılan bir davada takas savunması HMK'nın 141. maddesinde yazılı aşamada serbestçe, ön inceleme ve sonraki aşamada ıslah ya da açık muvafakat ile yapılabilir.(Yargıtay HGK 8.11.2021 tarih, 2019/(22)9-267Esas-2021/1463Karar ; Yargıtay 23. HD. 19.11.2019 tarih, 2016/8075Esas - 2019/4808Karar).
Somut olayda; davacı taraf dosyaya sunduğu 06/12/2013 tarihli dilekçe ve aşamalarda sunduğu itiraz dilekçelerinde takas-mahsup yapılmasına itiraz ettiklerini, cevap süresi içerisinde talep edilmeyen hususların sonradan talep edilemeyeceğini, yeni talep ve yeni delil sunulmasının savunmanın genişletilmesi yasağının ihlali niteliğinde olduğunu beyan etmiş ise de, mahkemece belirtilen hususlar değerlendirilmeksizin davalı ...'ın takas-mahsup talebinin kabul edildiği, asıl davada davalı ...'ın takas-mahsup defisini süresinde ileri sürüp sürmediği yönünde değerlendirme yapılmadığı; diğer taraftan, davalı ... de davalı taraf olduğu birleştirilen 2015/197 Esas sayılı dosya kapsamında takas-mahsup talebinde bulunduğu halde, yukarıda belirtilen düzenlemeler nazara alınarak talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılması gerektiği halde yapılmayarak, takas-mahsup talebine ilişkin sadece asıl davada davalı ... yönünden değerlendirme yapılması hatalı olmuştur.
3-)Kabule göre de; 6100 Sayılı HMK 297/1 maddesinde, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının (b) bendine göre kararda "Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini" gösterilmesi gerekir. Mahkemece yasaya aykırı şekilde birleşen dava dosyasına ilişkin gerekçeli karar başlığında asıl dosya ve birleşen dosyanın taraflarının ayrı ayrı belirtilmemiş olduğu, asıl dava ile birleşen davalar bakımından davanın taraflarının birleştirilerek gösterildiği, asıl dava ile birleşen dava dosya sayısının çokluğu ve davanın tarafları nazara alındığında her bir dava dosyası için ayrı ayrı karar başlığı düzenlenmeyerek karışıklığa infazda tereddüt yaratacak şekilde HMK 297/1 maddesine aykırı davranıldığı, bu hususların usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.
4-)Kararın kaldırılma şekline göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı/davalı ... vekili ve davalı/davacı ... vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı/davalı ... vekili ve davalı/davacı ... vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçelerle KISMEN KABULÜNE; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/05/2021 tarihli 2014/478 Esas ve 2021/286 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Kararın kaldırılması sebep ve şekline göre davacı/davalı ... vekili ve davalı/davalı ... vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı/davalı ... ve davalı/davacı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
5-İstinaf aşamasında davacı/davalı ... ve davalı/davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.30/01/2025