T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/871
KARAR NO : 2025/97
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/03/2021 (Dava) - 16/03/2022 (Karar)
NUMARASI : 2021/38 Esas - 2022/16 Karar
DAVA : Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü, Sicilden Silinmesi
MAHKEMENİN BİRLEŞEN 2021/49 ESAS SAYILI DOSYASI:
DAVA : Faydalı Modelin Haksız Rekabetinin Tespiti, Durdurulması ve Men'i
DAVA TARİHİ : 08/04/2021
MAHKEMENİN BİRLEŞEN 2021/126 ESAS SAYILI DOSYASI:
DAVA : Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 05/10/2021
BAM KARAR TARİHİ : 29/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/01/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/38 Esas-2022/16 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
ASIL DAVADA:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait 2016/00118 tescil nolu faydalı modelin yenilik ve tekniğin bilinen durumu aşması şeklindeki tescil şartlarının mevcut olmadığını belirterek, hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 2016/00118 faydalı modelin yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını içerdiğini, tekniğin bilinen durumunu aşmakta olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN 2021/49 ESAS - 2021/183 KARAR SAYILI DOSYADA:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2016/00118 başvuru numaralı “Su Sayaçları İçin Mühür Yapılanması” başlıklı ve 21.12.2017 tescil tarihli kendi adına tescilli olan faydalı modelin aynılarının, davalı firma tarafından üretiminin yapıldığını ve ürünlerin Türkiye genelinde bayilerine satıldığını, bu durumun İstanbul 2. FSHHM’nin 2021/41 D.iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalının müvekkil şirkete ait “...” marka sayaçlarla benzer, hatta aynı ürünleri piyasaya sürmek suretiyle satışını yapmasının, ürünlerin tüketiciyi yanıltacak ve iltibasa sebebiyet verecek nitelikte benzer nitelikte olması nedeniyle haksız rekabet olduğunu belirterek, davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinin tespitini, durdurulmasını, men’ini, müvekkiline ait ürünlere benzer ürünlere, gerekse bu ürünleri üretmekte kullandığı her türlü makine ve araca el konulması, toplatılması yönünde tedbir kararı verilmesini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili birleşen bu davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının sunmuş olduğu İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/41 D. İş sayılı delil tespiti dosyasına konu rapora karşı itiraz dilekçesi gönderilmiş olduğunu, bu raporun kesin delil arz etmemekte olduğunu, yalnızca ürünlerin benzerliği hususunda inceleme yapılmış olduğunu, davacı vekilinin buluş sahibi olup olmadığı, hükümsüzlük ve kullanım tarihlerine ilişkin değerlendirmenin bulunmamakta olduğunu, tespit konusu olayda tekniğin bilinen durumuna dahil olmayan bir buluşun varlığının sabit olmadığını, istemde bulunan firmanın haklı bir talebi olmadığının da dosya kapsamından sadır olduğunu, tescil tarihinden önce bilinen bir buluş olup olmadığının tespit edilebilecek olduğunu, davacının tespitini talep ettiği faydalı model buluşunun tüm dünyada üretilen, kullanılan, satılan bir ürün olduğunu ve detaylı bir inceleme yapıldığında başvuru tarihinden önce de ifşa edilmiş, bilinir hale gelmiş bir model olup dünya genelinde bilinmekte olan bir faydalı modele ilişkin hak iddiasında bulunan davacının ihtiyati tedbir talebinin geri dönüşü imkansız ve telafisi güç zararlara sebebiyet vereceğini, bu nedenle reddini ve davacının haksız ve hukuka aykırı davasının da reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN 2021/126 ESAS - 2021/182 KARAR SAYILI DOSYADA:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firmanın 2016/00118 sayılı faydalı model başvurusunu 05.01.2016 tarihinde yapmış olduğunu, 21.12.2017 tarihinde ise ulusal çapta tescil ettirdiğini, mevcut tescil belgesine dayanarak müvekkili firma aleyhine İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde 2021/49 E. sayılı tespit davasını açtığını, davalı tarafından kötü niyetli olarak tescil edilen faydalı modelin yenilik özelliğine sahip olmadığını, davalının başvurusundan önce gerek müvekkili firma tarafından gerekse dünya çapında dava konusu buluşun kullanıldığını, bahse konu buluşun harcı alem olduğunu belirterek, davalı adına kayıtlı 2016/00118 nolu faydalı modelin hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Birleşen bu davada davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen, davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece; "….Faydalı model belgesinin yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik şartlarını taşıyan, ancak buluş basamağı şartını taşımayan ve bu sebeple patent ile korunmayan buluşlara verilen belge olduğu, teknoloji alanında belirli bir sorunun çözümüne ilişkin teknik özelliği olan fikir ürününe buluş denildiği, faydalı modelin hükümsüzlük nedenlerinin SMK'nın 144. maddesinde düzenlendiği, bu maddeye göre; a) Faydalı model konusu, 142 nci maddede belirtilen şartları taşımıyorsa, b) Buluş 92 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca yeterince açıklanmamışsa, c) Faydalı model konusu, başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşıyorsa veya faydalı modelin 91 inci maddeye göre yapılan bölünmüş bir başvuruya veya 110 uncu maddenin üçüncü fıkrasının b bendine göre yapılan bir başvuruya dayanması durumunda en önceki başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşıyorsa, ç) Faydalı model sahibinin, 109 uncu maddeye göre faydalı model isteme hakkına sahip olmadığı ispatlanmışsa, bu durumda faydalı modelin hükümsüz sayılmasının yetkili mahkemeden talep edilebileceği, faydalı model belgesine konu olan buluş, başvuru tarihinden önce Türkiye içinde veya dışında herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya kullanılmış ise yeni olmadığı, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında; dosyaya sunulan ... sayılı doküman karşısında dava konusu faydalı modelin 1 ve 2 nolu istemlerinin yeni olmadığı, ... sayılı doküman karşısında dava konusu faydalı modelin 1 ile 3 nolu istemlerinin yeni olmadığı, sonuç olarak dosyaya sunulan tüm dökümanlar incelendiğinde; faydalı modelin tüm istemlerinin yeni olmadığı, tescil şartlarının bulunmadığı, hükümsüzlük kararları geçmişe etkili olacağından birleşen dosya kapsamında davacının taleplerinin yerinde olmadığından; ASIL VE BİRLEŞEN 2021/126 E.SAYILI DOSYA KAPSAMINDA DAVALARIN KABULÜ İLE, asıl ve birleşen dosya davalısı/birleşen 2021/49 Esas sayılı dosya davacısına ait 2016/00118 nolu faydalı modelin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, BİRLEŞEN 2021/49 ESAS SAYILI DOSYA KAPSAMINDAKİ DAVANIN REDDİNE…." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Asıl dosya davalısı/birleşen 2021/126 Esas sayılı dosya davalısı/birleşen 2021/49 Esas sayılı dosya davacısı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından; "...Birleştirme kararı verilen 2021/49 Esas sayılı dosyada dava konusu her ne kadar aynı faydalı modelle ilişkilendirilebilir olsa da, tarafları, konusu, istem ve neticeleri itibariyle tamamen farklı olan bu dosyanın; tarafları, konusu, istemleri tamamen farklı bir dosya olan 2021/38 Esas sayılı dosya ile birleştirilmek suretiyle, tek dosya üzerinden hüküm tesis edilmesinin son derece yanlış ve usulsüz olduğunu, davaların birleştirilmesinde hukuki yarar bulunmamakla birlikte, birleştirilen davaların farklı istemli davalar olmasından mütevellit karışıklığa sebebiyet verdiğini, birleşen dosyalarda yargılamaların eksik ve hatalı yapıldığını, bu nedenlerle öncelikle yerel mahkemece 2021/49 Esas sayılı dosyada tesis olunan 06/10/2021 tarihli usule ve yasaya aykırı birleştirme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, birleştirme kararı verilen 2021/126 Esas sayılı dava yine tarafları farklı olan davacı ... tarafından müvekkili aleyhine 'hükümsüzlük' istemli açılmış olan bir dava olmakla, davanın birleştirilmesi ile birlikte esas dosya yargılama sürecine göre işlemlere devam edildiğini, bu dosyada bu yön itibari ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, zira, davada dilekçeler aşaması ve delillerin toplanması sürecinin yerine getirilmediğini ve eksik kaldığını, bu nedenlerle, 2021/126 Esas sayılı dosya yönü ile de yerel mahkemece tesis olunan 06/10/2021 tarihli birleştirme kararının usule ve kanuna aykırı olduğunu, birleştirme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, esasa yönelik olarak ise; müvekkiline ait dava konusu 2016/00118 numaralı faydalı model yasa koyucunun aradığı 'yenilik' ve 'ayırt edicilik' unsurlarını taşıdığı halde, yerel mahkemece 'yeni olmadığı' kanaati ile aleyhe hüküm tesis edilmesinin son derece yanlış ve hukuka aykırı olduğunu, davacı/müvekkiline ait 2016/... numaralı faydalı modelin müvekkili adına tescili istemi ile Türk Patent ve Marka Kurumu' na 05.01.2016 tarihinde başvuru yapıldığını, dolayısıyla ... firmasının sunduğu hukuki delillerden 8, 9, 10, 11 ve 12 numaralı delillerin tarihlerine bakıldığı zaman 12 aylık başvuru süresinin geçmediğini gösterdiğini, davacı/davalı ... ve birleşen dosyalarda davalı/davacı ... firmalarının sunmuş olduğu deliller dikkate alındığı zaman, sunulan mühür örneklerinin 2016/... numaralı faydalı model istemlerinin tamamını kapsayacak niteliğe sahip olmadığını, ... firmasının kayıtları teknik özellikler ile ispatlanmadığından buluşlarının yenilik kriterini etkilemediğini, 2016/... numaralı başvurularının tarifnamesi incelendiği zaman buradaki şekillerde görsel olarak da benzerlik görülmediğini, buluşlarında önemli unsurlardan biri olan destek ayaklarının, ... firmasının ve diğer satıcıların mühürlerinde olmadığını, bu destek ayaklarının, tamamen davacı firmalarının özgün fikrini ortaya koyan, mühre müdahale olması halinde kırılarak müdahale tespitlerini kolaylaştıran bir unsur olduğunu, hiçbir firmanın buluşunu taklit etmeyen ve davacı firmanın özgün bir ürünü olduğunu, sayaçları incelendiği zaman bu fikir ortaya koyulurken destek ayaklarının oturacağı kısmın da düşünüldüğünü ve buna istinaden dönmeyi engellemek için alt gövdede yataklama tasarlandığını, mührün bu kısma oturtularak dönüş hareketinin engellendiğini, bunların hepsi ele alındığı zaman buluşlarının tamamen davacı firmanın fikirleri ile harmanlanarak ortaya çıktığını gösterdiğini, ... firmasının mührü ve diğer dünya çapında bilindiği iddia edilen diğer satıcılara ait delillerde yer alan mühürlerin, üst gövde ile alt gövde arasına sabitlenebildiğini, bu mührün üst gövdeden ayrı olarak yalnızca ayar tapasına sabitlenemediğini, zira bunu yapılabilmesi için üst kısmın da (üst gövdeyi) ayrı olarak bir mühür yardımıyla mühürlenmesi gerektiğini, bunun da görsellerde görünen mühür ile aynı anda sağlanamadığını, ayrıca görsellerden görüleceği üzere, üst gövde kısmında bu sabitlemeyi yapabilecek bir tertibat da bulunmadığını, ancak kendilerinin 2016/... numaralı başvurularında açıklanan mührün üst gövdeden bağımsız olarak kullanılabildiğini, yalnızca ayar tapasına/mühür tapasına takılarak, dışarıdan müdahalelere karşı koruma sağladığını, davacı sayacında üst gövdenin, ayrı olarak bir mühürle korunduğunu, bu tertibata sahip olduğunu, mühür tapasında yer alan delik sayesinde, üst gövdede yer alan tertibat ile bağlantısının yapılabildiğini, bu noktada kendi buluşlarının en önemli özelliklerinden birisinin; üst gövdesi olmayan ürünlerde bile uygulanabilir olması olduğunu, zira üst gövdeden bağımsız olarak uygulanabilen bir buluş olduğunu, üst gövdenin/kapağın, dönme hareketinin engellenmesi istenmeyen su sayaçlarında kullanımının da oldukça elverişli bulunduğunu, ... numaralı patentin, elektrik sayacının segman tipi mührü ile ilgili olduğunu, kendi buluşlarının ise, su sayaçlarına adapte edilen mühürler ile ilgili olduğunu, öncelikle buluşların alanlarının birbirinden farklı olduklarını, bu nedenle fayda sağlanan konular ve uygulama metotlarının birbirinden ayrıldığını, elektrik sayacı ile su sayacının birbirinden tamamen farklı sayaçlar olduklarını, ikisinde de aynı mühür yapısını kullanabilmenin mümkün olmadığını, kendi buluşlarında sızdırmazlık kapağı, vida ve oluk unsurlarından bahsedilmediğini, kendi buluşlarında elastik çıkıntı kavramı yer almamakla birlikte, çap ile ilgili bir bilgi de verilmediğini, buluşlarının istemlerinde yer alan özelliklerin, ... numaralı patentte yer almadığını, görsel üzerinden benzerlik bulmaya çalışılmasının, istemlerde yer alan özellikleri kapsadığını göstermeyeceğini, bu noktada, tarifnamenin incelenmesinin son derece önem taşıdığını, ... numaralı patentte sayaç mührünün, tabana monte edilmiş ve kapakla kapatılmış bir radyo frekansı tanımlama devre kartı içerdiğini, bu durumun 8. paragrafta belirtildiğini, kendi buluşlarında ise böyle bir bilgi bulunmadığını, haberleşme ile ilgili hiçbir detaya yer verilmediğini, ... numaralı patentte tabanın dış kenarının ve kapak gövdesinin ultrasonik olarak kaynaklandığı, bu hususun 9. paragrafta belirtildiğini, kendi buluşlarında ise böyle bir bilgi olmadığını, ... numaralı patentte vidanın, montaj deliğine dişli olarak bağlanan dişli bir çubuk ve dişli çubuğa bağlı bir üst kapak ve üst kapak halkasında bir sıkıştırma oluğu ile donatıldığının belirtildiğini, kendi buluşlarında bahsedilen unsurların bulunmadığını ve burada ayrı ayrı parçaların söz konusu olduğunu, ... numaralı patentte kapak gövdesinin, logo, OR kodları ve yerinde incelemeler için uygun olan diğer bilgi numaraları ile lazerle oyulabileceğinin belirtildiğini, kendi buluşlarında bu bilgilerin yer almadığını, kendi buluşlarında kırılgan kol, çentik, asma kolu, çapraz kiriş kavramlarının geçmediğini ve bahsedilen uygulamaların yer almadığını, bu nedenle ... (A) numaralı patentin, 2016/... numaralı başvurularını kapsamasının mümkün bulunmadığını belirterek; İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi' nin; esasa ilişkin hüküm ihtiva eden asıl dosya ve birleşen dosyalara dair kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, 2021/49 Esas sayılı dosyada davalarının kabulüne, 2021/38 ve 2021/126 Esas sayılı dosyalar yönü ile davanın reddine veya her bir dosyada ayrı ayrı yeniden yargılama yapılmak suretiyle hüküm tesis edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı yanlar aleyhine yüklenmesine karar verilmesini...." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava; faydalı modelin hükümsüzlüğü, birleşen davalar; haksız rekabetin tespiti ve men'i ile aynı faydalı modelin başka davacı şirket tarafından hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle asıl davanın kabulüne, birleşen 2021/49 Esas sayılı davanın reddine ve birleşen 2021/126 Esas sayılı davanın kabulüne karar verilmiş, her üç dosya bakımından ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
1-Asıl dava/birleşen 2021/126 Esas sayılı dosya davalısı ve birleşen 2021/49 Esas sayılı dosya davacısı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin birleştirme kararlarına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
Davaların birleştirilmesi usulü HMK'nun 166. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar arasında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında talep üzerine veya mahkemece kendiliğinden birleştirme kararı verilebilir. Birleştirme, ilk davanın açıldığı mahkemede yapılır. Davalar ayrı yargı çevresinde açılmış olursa aynı şekilde mahkemelerin aynı düzey ve sıfatta olmaları zorunludur. Açılan davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması durumunda birleştirme kararı verilebilir.
Somut olayda; asıl dava olan 2021/38 Esas sayılı dosyadaki ve birleştirilen 2021/126 Esas sayılı dosyadaki davaların konusunun aynı olduğu, her iki dosyanın davalısının ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, her iki davanın davalı adına tescilli aynı faydalı modele ilişkin bulunduğu, birleştirilen 2021/49 Esas sayılı dosyanın ise davacısının ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, davalısının da birleştirilen 2021/126 Esas sayılı dosyanın davacısı olan ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olduğu, konusunun; davalının davacı şirkete ait 05.01.2016 başvuru tarihli ve 2016/00118 tescil numaralı 21.12.2017 tescil tarihli "Su Sayaçları İçin Mühür Yapılanması" buluşu başlıklı faydalı modele ve “...” marka sayaçlarla benzer, hatta aynı ürünleri piyasaya sürmek suretiyle satışını yapması, ürünlerin tüketiciyi yanıltacak ve iltibasa sebebiyet verecek nitelikte benzer olması, bu benzerlik dolayısıyla tüketici tarafından ürünlerin ayırt edilmesi kolay olmadığından birbirlerinin yerine alınmasının muhtemel olması ve birbirlerine çok benzer nitelikte olmaları sebebiyle ticari anlamda karışıklığa sebebiyet verecek nitelikte olması sebepleri ile davalının işbu eylemlerinin "haksız rekabet" niteliğinde olduğundan bahisle haksız rekabetin tespiti ve men'i istemine ilişkin bulunduğu, bu haliyle her üç davanın birbiri ile bağlantılı bulunduğu, asıl ve birleşen davaların davalı ... firması adına tescilli 2016/... numaralı faydalı modele yönelik olarak açıldığı, davaların dayanağının aynı faydalı model olduğu, davalardan birinde verilecek kararın diğerini etkileyebilecek nitelikte bulunduğu, aralarında fiili ve hukuki bağlantı mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca birleştirilen 2021/49 Esas sayılı dosyada ise; davacısının ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, davalısı ise ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olan haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'i davasının, açılan faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü ve sicilden terkini davaları ile birlikte görülmesinin usul ve yasaya aykırı olmadığı, bekletici mesele yapılmasını gerektiren bir husus bulunmadığı, faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kararın sonuçlarının geçmişe etkili olarak hüküm ve sonuç doğuracağı açık olduğundan bu yönden de birleştirme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır (aynı yönde bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/4919 Esas-2024/6962 Karar sayılı, 2022/6180 Esas-2024/2626 Karar sayılı ilamları).
2-Asıl dava/birleşen 2021/126 Esas sayılı dosya davalısı ve birleşen 2021/49 Esas sayılı dosya davacısı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği, delillerin eksik bırakıldığı ve toplanmadığına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde; "Hukuki dinlenilme hakkı" düzenlenmiştir. Buna göre, davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı bulunmaktadır. Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere bu hak Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. İddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak, tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını tam ve eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Hakim tarafları dinlemeden veya açıklama ve ispat hakkını kullanmaları için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez (YHGK 2009/52 Esas-2009/105 Karar sayılı kararı).
Taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Mahkemenin, dava dilekçesini ve duruşma gününü taraflara kendiliğinden tebliğ edip taraf teşkilini sağlaması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun amir hükmü gereğidir.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların davadan ve duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun şekilde tebligat yapılması ile sağlanabilir.
Yine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, ilk derece yargılamasını aşamalara ayırmıştır.
Bunlar; 1) Davanın açılması ve dilekçeler aşaması, (madde 118,126-136 ) 2) Ön inceleme, (madde 137-142) 3) Tahkikat, (madde 143-293) 4) Sözlü Yargılama (madde 184-186) ve 5) Hükümdür (madde 294.)
Mahkemece, dilekçelerin (dava–cevap-cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri) karşılıklı verilmesinden sonra, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirilir. Çıkarılacak davetiyede, duruşma davetiyesine ve sonuçlarına ilişkin diğer hususlar yanında, taraflara sulh için gerekli hazırlığı yapmaları, duruşmaya sadece taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda, gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği ve diğer tarafın, onun muvafakati olmadan iddia ve savunmasını genişletebileceği yahut değiştirebileceği ayrıca ihtar edilir (madde 139). Hâkim, ön inceleme duruşmasında, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verebilmek için gerekli görürse tarafları dinler; daha sonra, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder (HMK 140/1. madde). Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder; bu teşvik özellikle yasak savma ya da kanuni gerekliliğin yerine getirilmesi amacıyla değil, sonuca odaklanmak suretiyle gerçekten tarafların uyuşmazlığı bitirmeleri yönünde teşvik edecek şekilde yapılarak bu konuda sonuç alınacağı kanaatine varırsa, bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin eder (HMK 140/2 madde). Bu yönde bir kanaat edinmediği takdirde; ön incelemeye devam ederek ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür (madde 140/3). Ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir (madde 140/5). Özellikle dikkat edilmesi gereken nokta; ön inceleme duruşması tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceği hususudur (madde 137/2). Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def'ileri inceleyerek karara bağlar (madde 142/1). Mahkemece ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra tahkikat işlemine gerek olmaması halinde nihai bir karar verebilir (HMK madde 138-142). Mahkemece ön inceleme aşamasında nihai karar verebilmesi için dava şartlarından birinin bulunmaması, ilk itirazların yerinde olması ya da hak düşürücü süre nedenlerinin gerçekleşmesi gerekir. Bir başka deyişle ön inceleme duruşmasında verilecek kararlar usule ilişkin kararlar ile sınırlı olup, davanın esası hakkında (feragat, sulh, kabul gibi davayı sona erdiren taraf işlemleri hariç) karar verilemez. Bu hususlar dışında işin esasına girilerek delillerin değerlendirilmesi sonucu bir karar verilecekse, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra taraflar tahkikat için duruşmaya davet edilir. Taraflara gönderilecek davetiyede, belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri bildirilir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde; birleştirilen 2021/126 Esas sayılı dosyada davacı vekili tarafından 05.10.2021 tarihinde birleşen dava açılmış olup, dava dilekçesi ve birleştirme kararının birleşen davalıya 15/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalıya delil ve cevap dilekçesi sunma olanağı tanındığı, ön inceleme duruşması icra edildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf itirazlarının da reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Asıl dava/birleşen 2021/126 Esas sayılı dosya davalısı ve birleşen 2021/49 Esas sayılı dosya davacısı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin esasa ve bilirkişi raporlarına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu' nun geçici 1/2. maddesinde patentler ve faydalı modellerin hükümsüz kılınmasında başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiş olup, hükümsüzlüğü istenen davalıya ait faydalı modellin tescil tarihi gözetildiğinde eldeki davada faydalı modelin hükümsüzlüğü yönünden 551 sayılı KHK hükümleri, diğer talepler yönünden ise 6769 sayılı SMK’nın geçici 1/1. ve SMK’nın 192. maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan yeni SMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Buna göre, dava konusu faydalı modelin başvuru tarihi 05/01/2016 tarihi olup, uyuşmazlığın çözümünde 551 KHK hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde SMK’ nın 144. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması ve yanlış gerekçe oluşturulması yerinde görülmemiştir.
Hukuk sistemimizde buluşlar, diğer bir ifade ile patent hakları, 551 sayılı KHK (PatKHK) gereğince patent veya faydalı model belgesi verilerek korunur. Öncelikle belirtilmelidir ki, 551 sayılı KHK'nin 154. maddesi gereğince anılan KHK'nın 156. maddesi hükmüne göre yeni olan ve 10. madde anlamında sanayide uygulanabilen buluşlar faydalı model korumasından yararlanabilir ve faydalı model belgesinde patentten farklı olarak buluşun, buluş basamağını aşması da şart değildir. Açıklanan kapsamda verilen faydalı model belgesi, faydalı model hakkını kanıtlayan kamusal nitelikli bir belge olduğundan, 551 sayılı KHK’nın 164. maddesi gereğince patent sahibine tanınan koruma, faydalı model belgesi sahibine de aynen tanınır ve 166. maddesinde belirtildiği üzere faydalı model belgelerine ilişkin açık hüküm bulunmadığı ve faydalı model belgelerinin özelliği ile çelişmediği takdirde, patentler için öngörülen hükümler, faydalı model belgeleri için de uygulanır (Yargıtay HGK 2017/11-94 E. - 2018/512 K.sayılı kararı).
KHK'nın 156. maddesine göre; faydalı model belgesi başvurusuna konu olan buluş başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış ya da yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise, yeni değildir. 156.maddede yeni olma kavramı, faydalı model belgesi başvurusuna konu olan buluş başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmamış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmamış olma şeklinde tanımlanmıştır. 551 sayılı KHK'ya göre faydalı modelin tescil edilebilmesi için yeni ve sanayiye uygulanabilir olması gerekmekte olup faydalı model bu özellikleri taşımıyorsa hükümsüz kılınır. Burada aranan yenilik mutlak yeniliktir. Faydalı model için de geçerli olan aynı KHK'nın 83. maddesine göre patent başvurusu veya patentten doğan korumanın kapsamı istem veya istemler ile belirlenir. İstem veya istemler tarifname ve resimler esas alınarak yorumlanır. 551 sayılı KHK'nın 165/1-a maddesi uyarınca faydalı model belgesi konusunun, bu KHK'nın 154., 155. ve 156. maddelerinde belirtilen hükümlere aykırılığı ispat edilmişse hükümsüzlüğüne karar verilir.
Faydalı model hakkına tecavüz davaları ile hükümsüzlük istemine ilişkin davaların birlikte açılması durumunda yapılması gereken; öncelikle faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin bir karar verilmesi gerekir. Faydalı model belgelerinin hükümsüzlüğü konusunda olaya uygulanacak mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 165. maddesinde yer alan düzenleme ile aynı KHK'nın 142. maddesindeki hükmüne atıfta bulunulmuştur. Buna göre, faydalı model başvurusunun kabul edilebilmesi için ortada teknik ilerleme anlamında buluş olması, söz konusu buluşun KHK’nın 156. maddesi anlamında yeni ve KHK’nın 10. maddesi anlamında sanayiye uygulanabilir olması koşulu bulunmaktadır. Öte yandan bir buluş faydalı model belgesi verilerek korunmuş ise, faydalı modelin yeni ve sanayiye uygulanabilir olmadığını ispat yükü bu iddiayı ileri süren tarafa aittir. KHK’nın 156. maddesi uyarınca, faydalı model belgesi başvurusuna konu olan buluş başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise yeni olarak kabul edilemez. Yenilik incelemesinde, faydalı modele konu ürün itibariyle teknik ilerleme sağlanıp sağlanmadığına bakılması gerekir. Yine yenilik incelemesi yapılırken, patentlere özgü buluş incelemesi yapılamayacak bir başka anlatımla, buluş incelemesinde söz konusu olan problem/çözüm yöntemleri ile tekniğinde uzman kişinin kendisinin genel bilgisine göre böyle bir buluşu gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğine bakılamayıp faydalı model ile korunan küçük ve faydalı buluş niteliğindeki yenilikler olduğu gözetilecektir. Faydalı model belgesi ile sağlanan korumalar için patentler için zorunlu olan tekniğin bilinen durumunu aşma, yani buluş basamağı koşulu da öngörülmediği dikkate alınıp, şayet küçük buluş ile herhangi bir üründe hayatı kolaylaştıran hız veya ucuzluk sağlayan herhangi bir teknik ilerleme bulunmakta ve daha önce o ürünle ilgili daha önce böyle bir kullanım şekli bulunmamakta ise, o üründe sağlanan teknik ilerleme faydalı model belgesi verilerek korunabileceği dikkate alınarak KHK’nın 165/1-b maddesinde yer alan düzenleme ile faydalı model başvuru belgesinde, başvuru belgesini inceleyen uzmanın ileri sürülen teknik soruna başvuruya konu küçük buluş ile getirilen çözümün makul olduğuna ikna olmasını sağlayacak açıklıkta olması gerekmektedir (Yargıtay 11. HD 2023/5917 E. - 2024/3596 K.)
6769 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi gereğince somut olaya uygulanması gereken 551 sayılı KHK'nın 156. maddesinde faydalı model başvurusuna konu olan buluşun yenilik unsuru taşıması gerektiği açıklanmış olup, bilirkişiler bu madde kapsamında Türkiye içerisinde veya dünyada, herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı veya başkaca bir yolla buluşun açıklanıp açıklanmadığını, yöresel veya ülke çapında kullanılmış olup olmadığını saptamakla görevlidirler. Bu şekilde bir araştırma neticesinde faydalı model belgesi başvurusuna konu buluşun yenilik unsuru olmadığını belirledikleri takdirde, somut dayanağı ile bu hususu raporlarında belirtmelidirler. Mutlak yenilik unsuru, kamu düzeni ile ilgili olup, bu hususun araştırılıp saptanması için mahkemece bilirkişiye ayrıca görev verilmesi gerekmemektedir (Yargıtay 11. HD 2012/8730 E.-2013/11541 K., 2023/2586 E.- 2024/4875 K.).
551 sayılı KHK'nın 156. maddesi uyarınca, faydalı model belgesi başvurusuna konu olan buluş başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise, yeni değildir. Yenilik incelemesinde, faydalı modele konu ürün itibariyle teknik ilerleme sağlanıp sağlanmadığına bakılmalıdır. Aynı KHK’nın 165. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine yer alan; “Faydalı model belgesi konusu buluşun, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alandaki bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmadığı ispat edilmişse,” şeklindeki düzenleme ile faydalı model başvuru belgesinde, başvuru belgesini inceleyen uzmanın ileri sürülen teknik soruna başvuruya konu küçük buluş ile getirilen çözümün makul olduğuna ikna olmasını sağlayacak açıklıkta olması gerekmektedir. Faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK'nın 156. maddesi gereğince başvuru tarihi itibariyle tekniğin bilinen durumuna göre teknik ilerleme sağlayan bir yenilik içerip içermediği tespit edilmelidir. Patent ve faydalı model korumasında esas alınan unsur o ürünün işlevsel özellikleridir. Diğer bir anlatımla, bir ürünün elde edilmesinde, çalıştırılmasında, kullanılmasında sağlanan teknik faydalardır.
Faydalı model belgesinin verilmesi mezkûr hükümde belirtilen unsurları taşımasına bağlı olduğu gibi, bu unsurlardan birinin bulunmamasının sonradan ortaya çıkması da faydalı model belgesinin hükümsüzlük sebebidir. Faydalı model belgesinin yenilik unsurunu taşıyıp taşımadığı re'sen de araştırılması gereken bir husustur.
Somut uyuşmazlıkta ise; mahkemece birleştirilen 2021/49 Esas sayılı dava dosyasında tek bilirkişiden 21/09/2021 tarihli bilirkişi raporu alındığı, asıl dava dosyasında yine aynı bilirkişiden 20/09/2021 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, başkaca dosyada mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporu bulunmadığı, alınan rapora karşı davalı tarafından 01/10/2021 tarihinde ayrıntılı ve somut sebepler içeren itiraz dilekçesi sunulduğu, bilirkişi raporunun heyet olarak düzenlenmediği, bu nedenle sektör uzmanı bilirkişi de bulunmadığı, davalının itirazlarının karşılanmadığı, bu haliyle bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı ve yetersiz olduğu anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş; incelemeye konu ürünlerin gerekirse birer örneklerinin ve tarifnamelerinin, kullanım klavuzlarının suretlerinin dosyaya sunulması sağlanarak, bu ürünler, görseller ve belgeler üzerinde önceki bilirkişi dışında içerisinde su sayaçları ürünleri konusunda uzman sektörel bilirkişi, alanında uzman makine mühendisi bilirkişi ve marka/patent uzmanı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden davalı tarafın 01/10/2021 tarihli dilekçesindeki itirazlarını da karşılar şekilde denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde su sayaç sektörü standartları/zorunlulukları da gözetilmek suretiyle ayrıntılı bir rapor alınarak karar verilmesinden ibaret olup, mahkeme kararının bu nedenlerle eksik incelemeden dolayı kaldırılması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; asıl dava/birleşen 2021/126 Esas sayılı dosya davalısı ve birleşen 2021/49 Esas sayılı dosya davacısı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava/birleşen 2021/126 Esas sayılı dosya davalısı ve birleşen 2021/49 Esas sayılı dosya davacısı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/38 Esas - 2022/16 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Asıl dava/birleşen 2021/126 Esas sayılı dosya davalısı ve birleşen 2021/49 Esas sayılı dosya davacısı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA; asıl dava/birleşen 2021/126 Esas sayılı dosya davalısı ve birleşen 2021/49 Esas sayılı dosya davacısı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yatırılan asıl ve birleşen dosyalar için yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının (üç adet) istek halinde kendisine iadesine,
5-İstinaf aşamasında asıl dava/birleşen 2021/126 Esas sayılı dosya davalısı ve birleşen 2021/49 Esas sayılı dosya davacısı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/01/2025