T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/736
KARAR NO : 2024/1835
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/12/2022 (Dava) - 08/02/2023 (Karar)
NUMARASI : 2022/769 Esas - 2023/51 Karar
DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
BAM KARAR TARİHİ : 11/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/769 Esas-2023/51 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yönetim kurulu üyelerinin ... ile ... olduklarını, bu kişilerin aynı zamanda şirketin iki ortağı durumunda bulunduklarını ve başka ortak bulunmadığını, müvekkili şirketin önceki tarihte kat ve arsa payı karşılığı inşat sözleşmesiyle Çiğli ilçesinde bir bina yapmayı taahhüt ettiğini, edimini yerine getirdikten sonra sözleşme gereği kendi payına düşen taşınmazların (bağımsız bölümlerin) devrinin yapılmasını arsa maliklerinden beklemeye başladığını, bu devirlerin yapılmaması üzerine müvekkili şirketin arsa malikleri ve devir alan şahıslar aleyhine Karşıyaka 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/17 E. Ve Karşıyaka 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/129 E. ve 2020/190 E.sayılı tapu iptali ve tescil davaları açtığını, işbu davalardan önce diğer şirket ortağı ...'un arsa malikleriyle anlaşarak ortağı olduğu şirkete verilmesi gereken taşınmazları üçüncü şahıslara satmaya veya devretmeye çalışarak arsa malikleriyle birlikte haksız bir kazanç elde etme çabasına giriştiğini, bu nedenle ortağı olduğu şirket tarafından açılan davalara itiraz ederek ve bu bağlamda davalı arsa malikleriyle işbirliği yaparak davaların yürümesini engellemeye çalıştığını, açılan davalara muvafakat vermediğini beyan ederek diğer ortağı ve şirketini zarara uğratmaya çalıştığını, bunun üzerine ilgili davaların görüldüğü Karşıyaka 1.Asliye Hukuk Mahkemesi ile Karşıyaka 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin, müvekkili şirkete yargılama yaptıkları dava dosyaları yönünden temsil kayyımı atanması için yetki verdiğini bildirerek, Karşıyaka 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/17 E.mayılı dosyası ile Karşıyaka 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/129 E. ve 2020/190 E. dosyalarında görev yapacak ve ilgili davalarda müvekkili şirketi temsil edecek kayyım (temsili kayyım) atamasının yapılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılara usulüne uygun olarak tebligat çıkarıldığı, davalıların davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "....dosya içeriği ve olayın özellikleri de dikkate alınarak, TMK'nun 426.madde hükmü çerçevesinde, ilgili dava dosyalarında davacı şirketi temsil etmek üzere muhasebe uzmanı ...'nın kayyım olarak tayini cihetine gerekçesiyle Davacı tarafından açılan dava ile ilgili olarak: ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez ... sicil nosunda kayıtlı "..."ni, Karşıyaka 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/17 E.sayılı, Karşıyaka 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/129 E.sayılı ve 2020/190 E.sayılı davalarında temsil etmek üzere muhasebe uzmanı ...'nın temsil kayyımı olarak atanmasına...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... tarafından; "....İkame edilen ve aleyhe açılan bu davanın tensip zaptının, dava dilekçesinin içerisinde bulunduğu tebligatın usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğini, mernis adresi şerhi verilerek Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesi uyarınca muhtara tebliğ edildiğini, ancak bu tebligatın usulsüz olduğunu, dava dilekçesinde de görüleceği üzere bilinen en son adres ile mernis adresinin farklı olmadığını, bilinen son adrese çıkarılan tebligatın iade edilmesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığını, savunma haklarının ihlal edildiğini, hukuki dinlenilme haklarından mahrum bırakıldığını, kendisinin mahkemece dinlenmediğini, davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen hiçbir hususu kabul etmediğini, kendisinin davacı şirketin ortağı olduğunu, ortağının ise diğer davalı ... olduğunu, şirket avukatının kendisinin imzaladığı vekaletname ile şirkete vekil olduğunu, kendisine dava açması, hukuki bir süreç takip etmesi bakımından kendisi tarafından sözle veya yazılı bir talimat verilmediğini, şirket vekilinin amacının kendisi ile ortağını birbirine düşürmek olduğunu, kendisini şirketten çıkartmak ve şirketten bu şekilde maddi yarar sağlamaya devam etmek yahut kendisinin şirkette bulunan hisselerini 3.bir kişiye devrettirip kendisine veya 3.kişiye yarar sağlamak olduğunu, nitekim Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/326 Esas sayılı dosyası ile de ortaklıktan çıkarılması için dava açıldığını, davanın reddine karar verildiğini, şirket vekilinin talimat, sözleşme ve herhangi bir sözlü konuşmaları dahi olmadan ortağı olduğu şirket adına birden fazla dava açtığını ve bu davalar bakımından açıklamalarda bulunmadığını, şirket vekilini azletmek istediğini, ancak azilin gerçekleşmesi için ortağıyla birlikte aynı iradeyi göstermesi gerektiğini, kendisinin aleyhine olacak şekilde ortağı olduğu davacı şirketi vekiline davacı şirkete kayyum atanması için Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/17 Esas sayılı dosyası ile Karşıyaka 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/129 Esas ve 2022/190 Esas sayılı dosyalarında yetki verilmesinin yasaya ve usule aykırı olduğunu, basiretli tacir gibi hareket etmesi gereken diğer davalı ortağıyla bir defa bile konuşmalarının bulunmadığını, kendisinin hiçbir zaman inşaat işi ile ilgilenmediğini, iş ile hiçbir ilgisi olmayan vekil ile kendisini temsil ettirdiğini, kabul manasına gelmemekle birlikte dava konusu şirket ortaklığında hissesi bulunmasına rağmen ve bu hisse karşılığı konulması gereken paranın bizzat kendisi tarafından ödenmesine rağmen satışını gerçekleştirdiği dairelerden elde edilen gelirlerin şirket hesabına aktarıldığını, bu hususun banka kayıtları ile sabit olduğunu, bunun aksine davalı ... ...'ın arsa sahipleri tarafından yüklenici şirkete verilmesi gereken bir kısım bağımsız bölümlerin devri gerçekleştirildikten sonra devredilen bu bağımsız bölümlerden 5 tanesini ... isimli akrabasına dairelerin değerinin çok altında olacak şekilde devrettiğini, davalının kardeşine yapmış olduğu ivazsız muvazaalı devir işlemleri karşısında şirketi kimin zarara uğratma durumunda olduğunun son derece açık olduğunu, diğer davalının hakkaniyetli davranmadığı ve kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, diğer davalının idare ve temsil yetkisinin kullanılmasında basiretsiz davrandığını, dava konusu şirkete karşı açılan icra takiplerine karşı hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, bu hususa ilişkin Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/326 Esas sayılı dosyasında bütün ödeme belgelerini sunduğunu, diğer davalının ve ortağı olduğu davacı şirket vekilinin amacının kendisinin ortaklıktan dışlamak olduğunu, ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili hiçbir şekilde diğer davalı tarafın ilgilenmediğini, şirket borçlarının kendisi tarafından ödendiğini, diğer davalı ortağına senelerdir ulaşamadığını, davalı tarafın sermaye koyma borcunu yerine getirmediğini, salt bu hususun dahi iddialarını doğrular nitelikte olduğunu...." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TMK'nun 426.madde hükmüne göre açılmış, limited şirkete temsil kayyımı tayinine ilişkindir.
Mahkemece; temsil kayyım atanmasına karar verilmiş olup, hüküm davalı ... tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, şirketin iki ortaklı olması, davalıların % 50' şer ortak olması, her ikisinin de müştereken imza yetkisinin mevcut olması, arada menfaat çatışmasının doğmuş bulunması, davalıya çıkan tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş bulunması, zira tebligat yapılan mernis adresi ile davalının istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği adresin aynı adres olması nazara alınarak davalı ...'un istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı ...'un Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/769 Esas-2023/51 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 247,70-TL'nin davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/12/2024