T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/853
KARAR NO : 2024/1775
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :17/06/2015 (Dava) - 09/11/2021 (Karar)
NUMARASI : 2015/678 Esas - 2021/974 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidatı Tahsili Amaçlı)
BAM KARAR TARİHİ : 05/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/12/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2021 tarihli 2015/678 Esas ve 2021/974 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kooperatif üyeliğinden kaynaklanan aidat borçları nedeniyle 8.525 TL asıl alacak, 1.030,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.555,27 TL'nin davalı borçludan tahsili amacıyla İzmir 2. İcra Dairesi'nin 2014/3748 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu kendisine ait bir borç olmadığını belirterek takipteki genel kurul kararları ile belirlenen aidat borçlarına itiraz ettiği, davalı borçlunun bu itirazının haksız olduğu belirterek, davalının itirazının iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kooperatif üyeliğinden kaynaklanan aidat borçlarını dayanak göstererek 8.525,00 TL asıl alacak, 1.030,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.555,27 TL takip çıkışı ile ödeme emri gönderdiği, ancak dayanak kararlar tamamıyla haksız ve yok hükmünde olduğu, ayrıca asıl alacak olarak talep edilen bedelin tamamının aidat alacağı olmadığı, talep edilen asıl alacağın içinde haksız bir şekilde genel kurul kararlarında ortakların ek ödeme olarak ödemesi istenen miktarlarında bulunduğu, bu yönüyle de iş bu takibin haksız ve hukuka aykırı olduğu, davacı tarafça olağanüstü genel kurul ve genel kurul toplantı çağrılarının usulüne uygun olarak yapılmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''... takip tarihi itibariyle davacının davalı kooperatif üyesinden aidat borçları nedeniyle takip tarihi itibariyle 8.525 TL asıl alacak ve 998,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.523,25 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olmakla davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/3748 Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile 8.525,00 TL asıl alacak, 998,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.523,25 TL üzerinden, takip tarihinden itibaren 8.525,00 TL asıl alacağa yıllık %18 oranında temerrüt faizi işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin alınan bilirkişi raporuna göre yerinde görülmediğinden reddine, likit olduğundan kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 1.904,65 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur...'' gerekçesiyle; ''...Davanın KISMEN KABULÜNE, davalı borçlunun İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/3748 Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile 8.525,00 TL asıl alacak, 998,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.523,25 TL üzerinden, takip tarihinden itibaren 8.525,00 TL asıl alacağa yıllık %18 oranında temerrüt faizi işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine, Kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 1.904,65 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından icra takibine konu edilen asıl alacak olarak talep edilen bedellerin tamamının aidat alacağı olmadığını, ayrıca uygulanan faiz miktarının fahiş olduğunu, genel kurul kararı ile aidat alacağına uygulanacak faiz kararlaştırılmış ise de ek ödemeler için de aynı faizin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, toplantı çağrılarının usulüne uygun yapılmamış olmasının yanı sıra bu toplantılarda kooperatif üyelerinin sorumluluklarını ağırlaştıran kararlar alındığını, genel kurulda kanunun emrettiği çoğunluğun altında kalan sayılarla alınan kararlar ile üyelere hiç bir gerekçe gösterilmeksizin yüklenen ek ödemelerin haksız ve ağırlaştırıcı olması nedeniyle müvekkilinden bu bedellerin istenemeyeceğini, müvekkilinin davacı-alacaklı kooperatife müvekkilinin yaptığı fazla ödemelerinde işleyecek olan aidatlardan kooperatif yönetimi tarafından düşülmesi gerektiğini, ödeme emrinde ve takip talebinde talep edilen alacakların tek tek gösterilmesi gerektiğini, bu açıdan da ödeme emrinin iptali gerekir iken bu durumun yerel Mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, ödeme emrinde hangi alacağa hangi tarihten itibaren faiz başlatıldığının açıkça ödeme emrinde ve takip talebinde belirtilmediğini, alacak kalemlerinin ödeme emrinde ayrı ayrı belirtilmemesi ve açıklanmaması nedeniyle itiraz etmesinin de kötü niyet anlamına gelemeyeceğini, bu nedenle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif aidatı alacağının tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine İİK' nın 67. maddesi hükmü uyarınca açılmış bulunan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; uyuşmazlık konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporunun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu; davalının rapora, " aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz şeklinde soyut olarak itiraz ettiği;davalı tarafından davacı aleyhine açtığı, kooperatifin 06/05/2013, 11/12/2013 ve 23/06/2014 tarihinde yapılan olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarında alınan ek ödeme kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti istemini içeren davada yapılan yargılama neticesinde İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/964 Esas, 2017/27 Karar ve 19/01/2017 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği, davalının karara itirazı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD'nin itirazının reddi ve Yargıtay 15. HD'nin temyiz incelemesi sonucu davalının temyiz talebinin reddine karar verilmiş olması nedeni ile kararın 26/05/2021 tarihinde kesinleşmiş olduğu; ödemeye esas genel kurul kararının halen yürürlükte olduğu, bilir kişi raporunda tespit edilen asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden davacının talebinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2021 tarihli 2015/678 Esas ve 2021/974 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 650,53-TL istinaf karar harcından peşin alınan 195,14-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 455,39-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2024