T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1127
KARAR NO : 2024/1864
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/07/2020 (Dava) - 03/02/2022 (Karar)
NUMARASI : 2020/309 Esas - 2022/96 Karar
DAVA : Maddi Tazminat
BAM KARAR TARİHİ : 11/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/309 Esas-2022/96 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/07/2018 tarihinde ...'a ait ve ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkili ...'a ait ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sigortalı aracın araç içi kamera kaydı görüntülendiğinde davalı sürücünün asli kusurlu fiili ile işbu kazaya sebebiyet verdiğinin görüldüğünü, sigorta şirketi olan davalının da ZMMS poliçesi nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusuru ile neden olduğu maddi hasardan sorumlu olduğunu, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve dava şartının yerine getirildiğini, davalı ...'ın ve ...'ın ilk arabuluculuk toplantısına mazeretsiz olarak katılmadıklarını, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-11.maddesinde; "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır" düzenlemesinin yer aldığını, bu hususun yargılama yapılırken dikkate alınmasını talep ettiklerini, müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafının Almanya'da bulunan bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16/08/2018 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil 8.851,22 Euro olarak belirlendiğini, ... Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 04/06/2020 tarihli bilirkişi raporu ile de aracın rayiç değerinin 8.200,00 Euro, hurda değerinin ise 1.200,00 Euro olarak tespit edildiğini, bu durumda aracın total pert olduğu kabul edilerek, müvekkili nezdinde gerçekleşen gerçek zararın, aracın rayiç değerinden hurda değerinin düşülmesiyle 7.000,00 Euro olarak belirlendiğini, kaza tarihi itibariyle sigorta teminat limitinin 36.000,00 TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin işbu bedelin temerrüt tarihindeki kur karşılığı tutarınca doğan zarardan sorumlu olduğunu, buna göre 36.000,00 TL'lik teminat tutarının temerrüt tarihi olan 24/06/2020 tarihinde karşılığının (1 Euro = 7,7534) 4.643,12 Euro olduğunu, kendisine yapılan başvuruya rağmen tazminatı ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olan ve davanın açılmasına sebebiyet veren ZMMS sigortasının yabancı para borcuna ilişkin borç yükümlülüğünün sonucuna katlanmak zorunda olduğunu, davalı sigortanın yabancı para borcuna ilişkin sorumluluğunu poliçe teminatının TL tutarında sabitlenmesinin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkiline ait araçta meydana gelen zararın tespiti amacıyla alınması zorunlu bilirkişi raporunun tanzimi için müvekkili tarafından 100,00 Euro ödemede bulunulduğunu, işbu meblağın fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden yargılama giderlerine dahil edilerek hüküm altına alınması gerektiğini, müvekkilinin daimi ikametgahının ve aracının Almanya plakalı olduğu dikkate alındığında müvekkilinin zararı gidermek için yabancı para Euro üzerinden harcama yapacağının kabulü gerektiğini, müvekkili adına hasar ihbarının 11/06/2020 tarihinde yapılıp davalı aleyhine ihbarı izleyen sekizinci iş günü sonu olan 24/06/2020 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin pert olan aracı sebebi ile 7.000,00 Euro maddi tazminatın şahıs davalılar bakımından kaza tarihi olan 19/07/2018'den, davalı sigorta şirketinden (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitinin temerrüt tarihindeki karşılığı ile sınırlı olarak) ise temerrüt tarihi olan 24/06/2020 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 100,00 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dahil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılara usulüne uygun olarak tebligat çıkarıldığı, ancak süresinde davaya herhangi bir cevap vermedikleri anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece, "...Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; 19/07/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ... plakalı araç ile davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki, ...'a ait olan ve davalı sigorta şirketi tarafından ZMS sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpıştığı, meydana gelen kazada davalı araç sürücüsü ...'ın tam ve asli kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davacıya ait aracın yabancı plakalı olması nedeni ile aracın tamirinin yurt dışında yapılması söz konusu olabileceğinden meydana gelen hasarın yabancı para üzerinden tespiti gerektiği, yabancı ülkede yapılan bilirkişi ekspertiz raporunda tespit edilen hususların dosyadan atanan bilirkişi tarafından da incelendiği ve araçtaki hasarın meydana gelen kaza ile uyumlu olduğunun her iki raporda belirlendiği, buna göre davacıya ait araçta Almanya koşullarında onarım masrafının orjinal parça ve işçilik dahil olmak üzere 7.438,00 Euro+KDV olmak üzere 8.551,22 Euro olduğu, aracın yapılan piyasa araştırmasına göre rayiç değerinin 8.200,00 Euro olduğu, sovtaj değerinin ise 1.200,00 Euro olarak belirlendiği, aracın onarım bedelinin piyasa rayiç değerini aşması nedeni ile pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği ve gerçek zararın 7.000,00 Euro olduğu, bu konuda bilirkişi tarafından düzenlenen 29/09/2021 tarihli ek raporda sonuç kısmında gösterilen bedellere itibar edilebileceği, davalı sigorta şirketinin kaza tarihini kapsar şekilde dava konusu kazaya karışan ... plakalı araç için düzenlediği ZMS sigorta poliçesinde bu zararın teminat altına alındığı, davalı sigorta şirketinin teminat limiti kadar bu zarardan sorumlu olduğu, hesaplanan bedelin teminat limitini aştığı, buna göre 7.000,00 Euro tazminatın fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru TL karşılığı tutarın 36.000,00 TL'lik kısmından sorumlu olması gerektiği, aşan kısım yönünden ise davalı sürücü ve karşı taraf araç malikinin sorumlu olmaları gerektiği, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren hesaplanan süreye göre 24/06/2020 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, davalı gerçek kişiler yönünden ise kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, belirlenen tarihlerden itibaren yasal faizden de davalıların sorumlu olacakları anlaşılmakla; DAVANIN KABULÜNE, tespit edilen 7.000,00 Euro tazminat bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru TL karşılığından davalı sigorta şirketinin teminat limiti olan 36.000,00 TL'ye temerrüt tarihi olan 24/06/2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 Sayılı Yasa'nın 4/A maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB Efektif Satış Kuru karşılığı TL olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
DAVALI ... A.Ş. VEKİLİ TARAFINDAN; "...Bilirkişi raporlarının çelişkili ve haksız olup kabulünün mümkün olmadığını, 08/04/2021 ve 29/09/2021 tarihli bilirkişi raporlarında çelişkiler bulunduğunu, kök raporda araç yaşı, km ve kaza tarihi gibi değerlerin esas alınarak maddi hasar bedelinin 4.800,00 Euro olarak hesaplandığını, davacı yanın kök rapora itiraz ettiğini ve ek rapor talebinde bulunduğunu, ek raporda gerekli ve yeterli inceleme yapılmadığını, sadece davacı beyanları esas alınarak hükmedilen tutarın kabulünün mümkün olmadığını, hükmedilen tutara itiraz ettiklerini, davacının aracının gümrüğe terk edildiğini, bu sebeple bilirkişi raporunda eksik inceleme ile belirlenen aracın hasarsız piyasa değeri üzerinden karar verilmesinin doğru olmadığını, hasarın Türkiye'deki tamir masrafı ile kararlaştırma yapılıp yabancı ülkedeki ikinci el değer arasında hangisi az miktarda ise ona göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/6873 Esas-2016/2916 Karar), kabul anlamına gelmemek kaydıyla yasal faize hükmedilmesini talep ettiklerini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiş, AYNI DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN YASAL SÜRESİNDEN SONRA SUNULAN EK BEYAN DİLEKÇESİNDE; "...Kararda; 'Davacı arabuluculuk faaliyeti sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık AAÜT mad. 16/2-c hükmü uyarınca 900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine...' şeklinde hüküm kurulduğunu, Arabuluculuk Kanunu'na göre karşı tarafın vekalet ücretini ödemek üzerine herhangi bir hüküm bulunmadığını, bu sebeple karşı tarafın avukatına, herhangi bir avukatlık vekalet ücreti ödenmesinin söz konusu olmadığını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, yabancı plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; her ne kadar davalı sigorta şirketi vekili mahkemece alınan iki raporun birbirleriyle çelişkili olduğunu ileri sürerek istinafa gelmiş ise de, mahkemece alınan kök raporda davacıya ait aracın yaşı hesap edilirken tescil tarihi olan 2000 yılı yerine hataen 1996 yılına ait bir araçmış gibi hesap yapıldığı ve yine Euro cinsinden tutarların sehven TL şeklinde yazılmış olduğu, davacı tarafın bu yönde yaptığı itiraz üzerine aynı bilirkişi tarafından düzenlenen ek rapor ile bahse konu bu hataların düzeltildiği, aracın gerçek yaşına göre rayiç değer hesaplaması yapıldığından rayiç bedel ile sovtaj tutarı arasındaki fark miktarın ek raporda bu nedenle değiştiği, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hükme esas alınabilir ve denetime elverişli nitelikte olduğu anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf itirazlarının kabulü mümkün görülmemiştir.
Ayrıca, davacıya ait yabancı plakalı aracın onarılarak kullanılmaya devam edildiği, gümrüğe terk edildiğine dair bir iddia ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, aracın pert total kabulü ile, araç rayiç değerinden sovtaj bedelinin düşümü ile gerçek zararın belirlenmiş olmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf itirazının da esastan reddi gerekmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin süresinden sonra sunduğu ek istinaf dilekçesindeki itirazları, kamu düzenine ilişkin de bulunmadığından kabulü mümkün görülmemiştir.
Bununla birlikte, davalı sigorta şirketinin faize dair itirazı bakımından yapılan incelemede; yabancı para cinsinden talep edilmiş olan dava konusu alacak bakımından mahkemece 3095 Sayılı yasa hükümleri yerine, sigorta şirketi yönünden avans faizine hükmedilmesi doğru olmamış, ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2.madde uyarınca kararın kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-b-2. madde uyarınca kaldırılıp, Dairemizce yeniden hüküm tesisine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/309 Esas - 2022/96 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
"1-Davanın KABULÜNE, tespit edilen 7.000,00 Euro maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 24.06.2020 temerrüt tarihinden, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan 19.07.2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 36.000,00-TL'yi geçmemek kaydıyla) davalılardan sorumlu oldukları miktarlar gözetilerek müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Kabul edilen bedel üzerinden hesaplanan 3.680,61 TL harçtan peşin alınan 920,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.760,45 TL karar ve ilam harcının (2.459,16 TL'sinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu dikkate alınarak) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT' ne göre 7.804,53 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin hesaplanan bedelin 5.100,00 TL'sinden sorumlu olduğu dikkate alınarak) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 982,36 TL başvuru harcı, 550,00 TL bilirkişi ücreti, 230,50 TL tebligat ve yazışma gideri ücreti olmak üzere toplam 1.762,86 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketinin hesaplanan yargılama giderinden 1.177,83 TL'sinden sorumlu olduğu dikkate alınarak) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-100,00 Euro eksper ücretinin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığının TL olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu mad.18/A-13 hükmü uyarınca dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve tarafların anlaşamamaları nedeni ile Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davada haksız çıkan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Davacı Arabuluculuk faaliyeti sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık AAÜT mad. 16/2-c hükmü uyarınca 900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
8-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine",
ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
II-Davalı sigorta şirketi vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE,
III-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 2.459,16 TL istinaf karar harcından davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan 615,00 TL'nin mahsubu ile kalan 1.844,16 TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
IV-İstinaf incelemesi esnasında davalı sigorta şirketi tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2024