T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/867
KARAR NO : 2024/1829
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2018 (Dava) - 03/06/2021 (Karar)
NUMARASI : 2018/625 Esas - 2021/483 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 11/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/625 Esas-2021/483 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/11/2014 tarihinde davalılardan ...'in sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın otoyoldan ... Bulvarı girişinde mecburi sağa yön levhası ve sola dönülmez levhası olduğu halde sola dönüp, ... istikametine dönmek isterken aracının ön sağ tamponu ile yine Levent Marina kavşağından ... istikametine seyir halinde olan davacının kullandığı ... plaka sayılı motorsiklete sol yan kısmından çarptığını, bu çarpmanın etkisiyle davacının motorsikletiyle sürüklenerek yaralandığını, davalı sürücünün İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/345 - 544 Esas ve Karar sayılı kararı ile cezalandırıldığını, kazadan sonra diğer davalı ... şirketinin davacıya eksik ödemede bulunduğunu, bu nedenle K.T.K.'nun 111. maddesi gereğince sigorta şirketine davayı yöneltmek durumunda kaldıklarını, davalının kazadan sonra davacıyla ilgilenmediğini, maddi ve manevi yönden destek olmadığını, davacının kaza nedeniyle vücut bütünlüğünün bozulduğunu, tedavi, konaklama, maluliyet ve yol gideri yönünden zararının oluştuğunu, motor kullanırken kullandığı kıyafetinin de zarar gördüğünü, ayrıca gelir kaybına uğradığını, bilirkişi raporuna göre taleplerini arttırmak kaydıyla şimdilik 100,00.-TL (maluliyet, tedavi giderleri, gelir kaybı, iş gücü kaybı gibi tüm hususlar dikkate alınarak) maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) müteselsilen tahsiline, kaza nedeniyle davacıda oluşan elem ve ızdırabı bir nebze de olsa hafifletebilmek için 20.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ...Ş. vekili cevap süresinin uzatılmasına ilişkin vermiş olduğu dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yerleşim yerinin İstanbul Anadolu Mahkemesi'nin yetki alanı içerisine girdiğini, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, öte yandan kanunda ve sözleşmede belirtilen hükümlere göre zamanaşımı süresinin dolduğunu, tüm taleplerin reddinin gerektiğini beyan etmiştir.
Diğer davalı ... dilekçeler aşamasında davaya cevap vermemiş, ancak sunmuş olduğu 23/01/2020 havale tarihli dilekçesinde; davacının kullandığı motosikletin aşırı süratlı ve kontrol edilemeyecek durumda olduğundan kaynaklı aracına çarptığını, kaza sonrası davacıyı Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesine götürdüğünü, davacının durumunun iyi olduğunu, herhangi bir sorununun olmadığını, aynı gün taburcu olduğunu, bu nedenle hakkında yapılan suçlamaları kabul etmediğini, aracındaki tedbirin kaldırılmasını talep ettiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "....Davacının motorsiklet hasarına ilişkin tazminat talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine,
2) Davacının ilaç gideri talebinin reddine,
3) 1.286,20 TL motor ekipmanları gideri ile 118 TL yol gideri olmak üzere toplam 1.404,20 TL nin kaza tarihi olan 11/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine,
4) Davacının davalı sigortaya yönelik açtığı motor ekipmanları gideri ve yol gideri taleplerinin reddine,
5) 3.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili tarafından; "....Davanın kısmen reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, mahkemece 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle motosiklet hasarına ilişkin alacaklarının davalı ... şirketinden tahsili taleplerinin reddine karar verildiğini, müvekkili ve davalı ... şirketi arasında 05.01.2015 tarihinde hasara ilişkin mutabakat yapıldığını, müvekkilinin söz konusu mutabakatta hasar bedelini 2.437,50 TL olarak kabul ettiğini, dava tarihinin 03.08.2017 olduğunu ve bu nedenle 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinin belirtildiğini, ancak Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/1. maddesine göre hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğunu, yani müvekkili ile sigorta şirketi arasında yapılan anlaşma geçersiz olup yalnızca makbuz olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Yargıtay'ın da yerleşik içtihatlarının bu yönde olduğunu, taraflar arasında düzenlenen ibra belgesinin hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmadığını, bu belge ile yapılan ödemenin makbuz niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle, mahkemenin motosiklet hasarının davalı ... şirketinden tahsili taleplerinin reddine dair kararının hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin motor ekipmanları ve yol gideri taleplerinin poliçe kapsamında olmadığı gerekçesiyle davalı ... şirketinden tahsili taleplerini reddettiğini, ancak motor ekipmanları ve yol giderlerinin de poliçe kapsamında olduğunu, bu nedenle, motor ekipmanları ve yol gideri taleplerinin davalı ... şirketinden tahsili gerektiğini, mahkemenin ilaç gideri taleplerini dosyaya sunulan delillerle ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verdiğini, ancak tedavi masrafları ile ilaç giderlerinin belgelendirilmesinin zorunlu olmadığını, mahkemece tedavi ve ilaç giderlerinin ne kadar olabileceği konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırtılması gerektiğini, mahkemenin müvekkili lehine 3.000,00 TL manevi tazminata hükmettiğini, ancak tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geliş şekli, kusur durumu, müvekkilinin maluliyet oranı, kaza tarihi dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olarak düşük olduğunu, müvekkili lehine 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini...." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle açılmış maddi ve manevi tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, davacının sürekli ve geçici iş göremezliğinin oluşmamış bulunması, hükmedilen manevi tazminatın olayın oluş şekline ve kusur durumlarına uygun olması, maddi tazminat yönünden davanın KTK' nın 111. Maddesindeki 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış bulunması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/625 Esas-2021/483 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2024