T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/549
KARAR NO : 2024/1506
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/11/2021
NUMARASI : 2020/523 Esas - 2021/961 Karar
DAVA : Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Alacak
DAVA TARİHİ : 16/09/2020
BAM KARAR TARİHİ : 23/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2021 tarihli 2020/523 Esas ve 2021/961 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi nezdinde, davalı borçlu ile banka arasında imzalanan 31.05.2016 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine istinaden krediler, ticari kredi kartı, teminat mektupları ve çek kullandırıldığını, davalı şirketin verilen taahhütleri yerine getirmediğinden ihtarname keşide edildiğini, tebliğe rağmen ödeme yapılmadığından temerrüde düştüğünü, davalının 1.ATM.nin 2018/1312 sayılı konkordato davası sonucu çekişmeli hale gelen banka alacağı için Arabuluculuk bürosuna başvurulmuş olup anlaşmaya varılamadığını, davalı şirket hakkında tedbir kararının verildiğini ve aleyhine takip başlatılamamış olduğundan 08.03.2019 tarihinde nakit kredi alacakları yönünden 1.108.699.17-TL ve gayri nakit alacak yönünden 184.610-TL olmak üzere toplam 1.293.309,17-TL bildirimde bulunularak konkordato komiserliğine bildirilmiş olduğunu ancak Konkordato Komiseri Tasdik İncelemesine Esas Gerekçeli Raporda alacak 1.162.000-TL olduğu belirtilerek konkordato işlemlerine bu şekilde devam edilip, alacak 131.309.17-TL kısmının çekişmeli hale geldiğini, banka belgelerinde görüldüğü üzere banka alacağı alacak kaydını talep ettikleri gibi 1.293.309,17-TL'nin de üzerinde olduğunu, mahkemece 1.162.000-TL'nin kabul edildiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bankanın çekişmeli hale gelen alacağı 131.309,17-TL'nin borç miktarına dahil olduğunun tespitine ve davalıdan konkordatonun yürürlükte olması halinde konkordato şartlarına, konkordatonun yürürlükte olmaması halinde temerrüt faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, takibe geçilmesinin yerinde olmadığını, Karşıyaka İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, davacı alacağının zamanaşımına uğradığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu, GKS tek yanlı olarak faiz oranının belirlenmesinin 6098 sayılı TBK 27 ve 25. maddelerine aykırı olduğunu belirterek davanın reddini, aksi kanaatte olunması halinde çekişmeli olduğu iddia edilen alacak talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; "...Somut olayda davacının alacaklarının rehinle temin altına alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı banka tarafından davalının nakdi kredi borçlarına ilişkin geçici mühlet ve kesin mühlet sürelerinde faiz işletilmesinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle dosyaya bankacılık uzmanı bilirkişi tarafından sunulan 26/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar hükme esas alınmıştır. Bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre dava tarihi itibariyle davacının nakdi kredi alacaklarına geçici ve kesin mühlet süreci içerisinde faiz işletilmediği takdirde toplam 953.787,25-TL nakdi ve 194.760,00-TL gayri nakdi kredi alacağı olmak üzere toplam 1.163.807,25-TL alacağının bulunduğu, konkordato projesinde kabul edilen miktar olan 1.162.000,00-TL miktarın fazlası olan 1.807,25-TL çekişmeli alacağın varlığının kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. Her ne kadar dava tarihi sırasında 1.807,25-TL miktar yönünden davacının projeye dahil edilmesi gereken alacağı mevcut ise de yargılama sırasında davalı tarafça toplam 33 adet çek yaprağının davacı bankaya teslim edildiği, teslim edilen çek yapraklarının zorunlu karşılıkları toplamının 65.700,00-TL olduğu, bu miktar nedeniyle daha önce çekişmeli olan 1.807,25-TL miktarlı alacağın da konusuz kaldığı değerlendirilmiştir. Dava tarihi itibariyle davacı bankanın bu miktarda alacaklı bulunduğu anlaşıldığından yargılama giderleri yönünden konusuz kalan kısımla ilgili davacı lehine değerlendirme yapılmıştır. Konusuz kalan dava kısmının dışındaki fazlasına dair dava değeri yönünden ise dava tarihi itibariyle davacı banka alacağının varlığı kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 11.11.2020 tarihli sarf kararı ile 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın davalı üzerine yükletilmesine karar verildiği..." gerekçesiyle "...Davanın konusuz kalması nedeniyle 1.807,25-TL'lik kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, fazlasına dair kısım yönünden davanın reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi nezdinde, davalı borçlu ile müvekkili banka arasında imzalanan 31/05/2016 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine istinaden krediler, ticari kredi kartı, tazmin edilen teminat mektupları, ödenmesi garanti edilen dava tarihi itibari ile ibraz edilmemiş çek yaprakları ve sair bankacılık ürünlerinin kullandırıldığını, bahsi geçen dava tarihi itibari ile ibraz edilmemiş çeklerden 33 tanesi yargılama aşamasında müvekkili bankaya iade edildiğini, davalı borçlu şirket verilen taahhütname hükümlerini yerine getirmemiş ödeme yapmadığını, bunun üzerine Beyoğlu 48. Noterliği vasıtası ile 15/02/2019 gün ve 27738 yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini ancak, söz konusu Hesap Kat ve Noter ihtarına ekli tebliğ şerhinden de görüleceği üzere davalı borçlu ve kefillerin ihtarnameyi tebliğ almış olmasına (İİK md.68/b gereğince de tebliğ aldığı kabul edilmesine) karşın borcun tamamını ödemeyerek temerrüde düştüklerini, davalı şirket hakkında tedbir kararının verildiğini ve aleyhine takip başlatılamamış olduğundan davacı tarafça 08.03.2019 tarihinde nakit kredi alacakları yönünden 1.108.699,17 TL ve gayrinakit kredi alacağı olarak 184.610,00 TL olarak toplam 1.293.309,17 TL olarak belirtilen alacak bildirimine ilişkin dilekçenin konkordato komiserliğine sunulduğunu ancak İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1312 E sayılı konkordato davasında, davacı kayıtlarında ve Konkordato Komiseri Tasdik İncelemesine Esas Gerekçeli Raporunda alacaklarının 1.162.000,00-TL olduğu belirtilerek konkordato işlemlerine bu şekilde devam edildiğini ve alacaklarının 131.309,17 TL lik kısmı çekişmeli hale geldiğini, davalı borçlu şirketin kullandığı krediyi gösterir ticari kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi mahkeme dosyasına sunulmuş olup bu belgelerden de görüldüğü üzere müvekkili bankanın alacağı alacak kaydını talep ettikleri miktar olan 1.293.309,17-TL'nin de üzerinde olduğunu ancak mahkemece alacak miktarının 1.162.000,00 TL kabul edildiğini, davalının İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1312 Esas sayılı konkordato davası sonucu çekişmeli hale gelen müvekkili banka alacağı için İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2020/3625 numaralı dosyasıyla Dava Şartı Arabuluculuk sürecine geçildiğini, 18.08.2020 tarihinde yapılan görüşmeler neticesinde anlaşmaya varılamayınca söz konusu çekişmeli alacakları için mahkemeye başvurulduğunu ancak kabul anlamına gelmemek kaydı ile çekişmeli hale gelen alacaklarına dair konkordato yargılamasında İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1312 Esas sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak mahkemeye gönderilmiş olup 2020/523 Esas sayılı numara tarihli sırasına kaydının yapıldığını, davalı hakkındaki konkordato kararının istinaf incelemesinde kaldırıldığını, bu nedenle davanın tümüyle konusuz kaldığını, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı hükmü kurulması gerektiğini, re'sen gözetilecek neden ve gerekçelerle; İİK m. 36 uyarınca icranın geri bırakılmasına, taleplerinin kabulü ile kararın izah edilen yönlerden ve müvekkili banka aleyhine olan kısımlarının kaldırılmasına, kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 308/b maddesi uyarınca açılmış çekişmeli alacağın tespiti ve konkordato koşullarında tahsili davasıdır.
Mahkemece davanın 1.807,25-TL'lik kısım yönünden konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı hakkındaki konkordato kararının istinaf incelemesinde kaldırıldığını, bu nedenle davanın tümüyle konusuz kaldığını, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı hükmü kurulması gerektiğini iddia ederek kararı istinaf etmiştir.
Dosya içerisindeki belgelerden, davalı şirket hakkında İzmir 1. Asiye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1312 esas sayılı dosyasında, davalı şirketin konkordato istemli başvurusu üzerine 11/02/2019 tarihli ara kararı ile 1 yıllık kesin mühlet verilmesine ve ihtiyati tedbirlerin devamına karar verildiği görülmüş, mahkemece bu davanın akıbetinin araştırılmadığı tesit edilmiştir.
Çekişmeli alacaklar hakkındaki açılacak dava, görevli ve yetkili mahkeme ile yargılama usulleri ve ispat hukuku kuralları bakımından genel hükümlere tabi olmakla birlikte, çekişmeli alacağın tahsili genel hükümlere tabi değildir. Tasdik edilen konkordato genel olarak bütün alacaklılar için mecburi ve bağlayıcı olduğundan çekişmeli alacağın mukadderatı da konkordato hükümlerine tabidir. Bir başka deyişle çekişmeli alacak hakkında karar veren mahkeme, konkordato projesini göz önünde bulundurarak alacağın tasdik edilen vade, tenzilat ve diğer ödeme koşullarına göre tahsil edilmesi yönünde hüküm kuracaktır. Aksi halde hem ödemeler dengesi bozulur hem de alacaklılar arasında eşitsizlik yaratılmış olur. Bu nedenle, çekişmeli alacak davası ile konkordato prosedürü arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır. (bknz Yargıtay 6. HD'nin 02/05/2024 tarihli, 2024/1224 esas, 2024/1236 karar sayılı, Yargıtay 6. HD'nin 27/03/2024 tarihli, 2024/362 esas, 2024/748 karar sayılı, emsal kararı)
Davanın konusu olan nizanın bir şekilde ortadan kalkması veya mahkemece hükme bağlanabilir olmaktan çıkması halinde dava konusuz kalır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 308/b maddesi uyarınca açılan eldeki çekişmeli alacak davası, niteliği itibariyle konkordato projesinin tasdiki kararı ile sıkı bağlantı içerisindedir. Bu nedenle, İİK'nın 308/b maddesi uyarınca uyuşmazlığın karara bağlanabilmesi için mahkeme tarafından tasdik edilmiş bir konkordato projesinin bulunması gerekir.
Buradan hareketle, mahkemece, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1312 esas sayılı dosyasında davalı şirket hakkındaki konkordato projesinin tasdik edilip edilmediği, konkordatonun tasdikine ilişkin kararın istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılıp kaldırılmadığı, ortadan kaldırılmış ise İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yeniden yapılan yargılamada ne tür bir karar verildiği araştırılarak, konkordato projesinin tasdikine ilişkin davanın retle sonuçlanması halinde eldeki davanın da konusuz kalacağı gözetilerek (bknz Yargıtay 6. HD'nin 2024/1319 esas, 2024/1737 Karar sayılı emsal kararı) davanın tümü yönünden esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilip verilemeyeceği ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre de yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerektiği gözetilmeden davanın bir kısmı yönünden ret kararı verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin bir kısım istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine, davacı vekilin sair istinaf itirazlarının kararın kaldırma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2021 tarihli, 2020/523 Esas ve 2021/961 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının kararın kaldırma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3- İSTİNAF AŞAMASINDA, davacı tarafından yatırılan 2.243,00 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacı tarafa iadesine.
4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 23/10/2024