T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/416
KARAR NO : 2024/1532
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/12/2021 (Karar)
NUMARASI : 2019/950 Esas - 2021/843 Karar
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 31/05/2019
BİRLEŞEN İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
2020/36 ESAS VE 2020/185 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 15/01/2020
BAM KARAR TARİHİ : 24/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2021 tarihli 2019/950 Esas ve 2021/843 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti müvekkiline ait kendi sevk ve idaresindeki tespite konu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın 22/02/2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın meydana gelmesinde mülkiyeti ...'e ait kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı araç sürücüsünün “aynı şeritte seyir eden araca arkadan çarpma ” kusurunu ifa suretiyle sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin kazada asli kusurlu olan ... plakalı aracın ... nolu poliçe ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını tanzim eden şirket olup, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, ayrıca kaza sonrası müvekkilinin kullanmış olduğu araçtaki hasar bedelinin tespiti maksadıyla İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/44 D.İş. sayılı dosyası ile hasar tespiti talep edilmiş olup anılan dosyada bilirkişinin düzenlemiş olduğu raporda, müvekkilinin kullanmış olduğu araçta 42.717,88 TL tutarında hasar olduğunun mütalaa edildiğini, anılan rapor üzerine davalının ... Mah. ... Cd. No:... ..., .../... merkezine iadeli taahhütlü APS ile başvuru yapıldığını, bahse konu başvurunun 27/03/2019 tarihinde, ... A.Ş.'ne tebliğ edildiğini, bahse konu tebliğe rağmen, davalı tarafın kanuni süreler geçmiş olmasına rağmen herhangi bir cevap vermediğini, devamında arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup, iş bu başvurunun 2019/2632 Büro Numarası, 2019/44126 Arabuluculuk numarası ile işlem görmüş olup, anlaşmaya varılamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin kullandığı araçta oluşan hasar bedeline mahsuben 100,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, İzmir 10.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/44 D. İş. Sayılı dosyasında sarf edilen 873,90 TL masraf ve gideri ile birlikte 606,00-TL TL delil tespit vekalet ücretinden ibaret toplam 1.479,90-TL delil tespit giderinin (ileride haksız çıkacak taraflardan tahsil edilmek üzere sarf edilmiş olan) yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline, sarf edilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile ... plakalı aracın 22.02.2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, müvekkiline ait aracın bu kaza sırasında hasarlandığı, ... plakalı aracın ZMMS sigortasıcı olan ... A.Ş aleyhine İzmir 6 ATM'nin 2019/950 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığı ve davanın hala derdest olduğu, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ... nolu poliçe ile kasko sigortasının yapıldığından bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait araçta oluşan hasar bedeline oluşan mahsuben 100,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 11/10/2021 tarihli harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile arttırarak toplamda 8.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.den tahsili talep edilmiştir.
CEVAP :
Davalı ... A.Ş. vekili asıl dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle belirsiz alacak davası şeklinde açılan davanın hukuki yarar noksanlığı nedeniyle reddi gerektiğini, yine usuli açıdan davacı tarafın dava dilekçesinden hangi alacak kalemi için ne miktar talepte bulunduğunun da belli olmadığını, davacı tarafa öncelikle dava dilekçesi ve taleplerinin ayrı ayrı açıklatılması gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunun 97.maddesi uyarınca davacı tarafça usulüne uygun şekilde kusur, hasar ve gerçek zarar miktarını saptamaya yarar gerekli delil ve belgelerle yapılmış bir hasar başvurusu bulunmadığını, kaza tarihi itibariyle mevcut trafik poliçesi gereğince araç başına maddi hasarlarda poliçe teminat üst limitinin maksimum 36.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, bu kapsamda davacı tarafça aslında talep edildiği anlaşılan, davaya dayanak olarak gösterilmeye çalışılan tespit raporundaki rakamların tümüyle fahiş ve gerçeğe aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yanın kazadan sonra tek taraflı olarak ve tamamiyle keyfi ve kasdi şekilde yokluklarında yaptırmış olduğu katılma, müdahil olmak ve itiraz etme imkanı dahi olmayan tespitte belirtilen rakamların hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığından davacı tarafından yaptırılan bu tespitin kesin delil niteliği ve bağlayıcılığı bulunmadığı gibi kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca tespit raporunun davaya konu aracın mevcut halinden ve geçmişinde bihaber, tamamiyle eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı bir rapor olduğunu, davaya konu aracın davaya konu kaza öncesinde ağır hasar kaydı olan bir araç olduğu gerçeği karşısında aracın kaza tarihi itibariyle gerçek piyasa değeri ve sovtaj değeri belirlenerek hem pert total işlemine tabi tutulması hem de yine aracın ağır hasar kaydı olan bir araç olduğu gerçeği dikkate alınarak buna göre onarım maliyetinin hesaplanması gerektiğini, bunun haricinde dolaylı zarar kapsamındaki, ZMMS Genel Şartları A.3.-m maddesi gereğince açıkça teminat kapsamı dışında sayılan, tek taraflı ve yokluğumuzda yaptırılan tespit nedeniyle talep edilen tespit giderlerinden poliçe genel şartları gereğince müvekkili sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağını, davacı yanın avans faiz isteminin de kesinlikle yerinde olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek haksız, yersiz, usul ve yasaya aykırı bir şekilde açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili birleşen dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin adresi “... Cad. ... Sitesi No: ... Kule:... Kat: ... .../...” olup, HMK genel yetki kuralları gereğince davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olması nedeniyle dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından K-147320540-0-0 No'lu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 26/04/2018-26/04/2019 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde meydana gelebilecek rizikolara karşı teminat altına alındığını, davacının işbu davada 22/02/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... plakalı araçta oluştuğu iddia olunan hasar tazminatı talebinde bulunduğunu, yapılan ihbar üzerine müvekkili şirket nezdinde ... No'lu hasar dosyasının açıldığını, kaza hakkında kesinleşmiş bir kusur raporu bulunmadığını ve müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilemeyeceğini, öncelikle kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davacının araçta oluştuğunu iddia ettiği hasar bedelinin son derece fahiş olup piyasa şartları ile de örtüşmediğini, davacı tarafın değişken faiz talebinde bulunduğunu ancak somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda olup müvekkili şirket ile arasındaki ilişkinin de ticari bir nitelik arz etmemekte ve tazminat talebi de haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, müvekkili şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu ve sigortalı aracın hususi araç olduğu da dikkate alındığında başvuru sahibi vekilinin avans faizi isteminin de haksız olduğunu belirterek yapılacak yargılamada tüm delillerin toplanmasından sonra sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesinin gözetilerek, davacının açmış olduğu haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''...olay tarihi olan 22/02/2019 tarihinde davacı sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, ... plakalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu, davacının aracında kaza nedeniyle KDV dahil 42.717,89 TL hasar meydana geldiği, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ... A.Ş.tarafından ... nolu trafik poliçesi ile 11/06/2018-11/06/2019 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde ve ... A.Ş. tarafından K-147320540-0-0 No'lu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 26/04/2018-26/04/2019 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde sigortalandığı anlaşılmakla, davanın davalı taraflar cihetiyle kısmen kabulü ile, asıl davanın kabulüne 8.000,00 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...dan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın davacının davalı ...'ya vaki davasının teminat limitinin aşılmaması sebebiyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisine karar verilmesi gerektiği...'' gerekçesiyle; ''...Davacının davasının davalı taraflar cihetiyle KISMEN KABULÜ ile, Asıl davanın KABULÜ ile, 8.000,00 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...dan alınarak davacıya verilmesine, b)Birleşen davanın REDDİ ile, Davacının davalı ...'ya vaki davasının teminat limiti aşılmaması sebebiyle iş bu dava yönünden davanın reddine...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın aksine, iddia, savunma ve tüm itirazlar kapsamında bizzat ilk derece mahkemesince en son olarak 14.09.2021 tarihli istanbul teknik üniversitesi'nden alınmış öğretim üyelerinden oluşan 3'lü bilirkişi heyet raporunda, detaylı ve kapsamlı bir şekilde tüm somut gerekçeleriyle kaza ile hasarın uyumsuz olduğunun ihtilafa yer bırakmayacak şekilde ortaya konulduğunu, ancak ilk derece mahkemesince buna rağmen, gerçekten nedeni anlaşılamaz şekilde, tümüyle hatalı ve hukuki dayanaktan yoksun olarak, işbu tümüyle lehlerine olan rapor adeta yok sayılarak, görmezden gelinerek haksız davanın reddedilmek yerine kabul edildiğini, kaza ile hasarın uyumlu olmadığı, davacı tarafça araçta oluştuğu iddia edilen hasarların davaya konu kazada oluşmasının teknik yönden neden mümkün olmadığı, bunun gerekçeleri, dolayısıyla haksız ve iyiniyetten yoksun davanın reddi gerektiğinin; bizzat ilk derece mahkemesince tüm iddia, savunma ve itirazlar kapsamında en son olarak İtü'den aldırılan denetime ve hüküm tesis etmeye elverişli 14.09.2021 tarihli bilirkişi heyet raporuyla kanıtlandığını, bu durum karşısında ilk derece mahkemesince zaten davacının davası koşulsuz şartsız kabul edilecekse, dosyanın neden tüm itirazlar kapsamında Yargıtay'ın da rapor aldırılabilecek bir üst kurum olarak gösterdiği İtü'ye gönderildiğine ve neden davacıya ait araçta kazaya bağlı hasar oluşup oluşmadığınını kaza ile hasar arasında uyum bulunup bulunmadığının araştırılması ve tespitinin istendiğine taraflarınca mantıklı bir izahat getirilemediğini, davacının davasına dayanak teşkil eden tek delilin sadece taraflar arasında alalade düzenlenmiş, aksi her zaman ispatlanabilmesi mümkün olan bir anlaşmalı kaza tespit tutanağı olduğunu ancak bu tutanağın aksi ile davacı tarafın taleplerinin fahişliği, davacı tarafın talep ettiği hasar kalemlerinin davaya konu kazada oluşmadığı, oluşmasının mümkün olmadığı, oluşmasının neden mümkün olmadığının teknik sebepleri, gerekçeleri, davacıya ait araçta oluşan hasarla sigortalıya ait araç sürücüsünün eylemi arasında uygun illiyet bağının kesildiği ayrı ayrı hüküm tesis etmeye, denetime elverişli, gerekçeli, somut işbu teknik raporla en ufak bir ihtilafa yer bırakmayacak şekilde ispatlandığını, bu konuda hiçbir açıklama ve kararda gerekçe gösterilmeye dahi gerek görülmeden daha evvel Adli Tıp Kurumu'ndan aldırılan rapor sadece esas alınarak tamamiyle hatalı ve hukuki dayanaktan yoksun bir karar tesis edildiğini, verilen kararın kaldırılması gerektiğini, ilk derece mahkemesince dosyada mevcut iddia ve savunma , rapor, beyan ve itirazların irdelenmesi suretiyle en son olarak İtü'den İtü'de görevli öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan ve netice itibariyle de tüm teknik yönleriyle, somut dayanaklarıyla davaya konu kazanın davacı tarafça iddia edilen şekilde oluşmadığı, kaza ile hasarın birbiriyle uyumsuz olduğu, kazada oluştuğu iddia edilen hasarların dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu olmadığını, arada illiyet bağı bulunmadığını objektif bir şekilde ortaya koyan bilirkişi raporu ile bu kapsamda açılan haksız ve iyiniyetten yoksun davanın reddi gerektiğine dair Dairemizin vermiş olduğu 12.07.2019 tarih, 2018/2428 E. ve 2019/1108 K. Sayılı ve yine çok yeni tarihli 08.06.2021 tarih, 2018 /1939 E. ve 2021 /684 K. sayılı kararları da dikkate alınarak müvekkili sigorta şirketinin üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiğinden ve ispat külfeti artık ters çevrildiği ve davacı üzerine geçtiğinden, ispatlanamayan haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesinin tamamiyle eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile haksız, yersiz, usul ve yasaya aykırı bir şekilde vermiş olduğu kararın kaldırılmasına, müvekkili sigorta şirketinin mağduriyetinin önlenmesi bakımından da öncelikle tehir-i icra kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, asıl ve birleşen davada trafik kazasından kaynaklı hasar nedeni ile tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, karar asıl dava davalısı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamında makine mühendisi bilirkişiden alınan rapor ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor arasında hasar bedeli yönünden çelişki meydana gelmiş olması nedeni ile İstanbul Teknik Üniversitesi görevli öğretim görevlilerince düzenlenen bilirkişi heyet raporunda davacıya ait ... plakalı 2013 model ... marka ... 2.0 ... aracın davaya konu kazasında, dosya içeriğindeki bilgiler ışığında, kazanın meydana geliş şekli ile araç üzerindeki hasarın boyutlarının uyumlu olmadığı kanaatine varıldığı; araç üzerinde kazaya bağlı olarak meydana gelen hasarın ayrıştırılması ve bir hasar bedeli tespitinin mümkün görünmediği bildirilmiştir.
Mahkemece, her ne kadar asıl davanın kararda yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamında makina mühendisi bilirkişi ile ATK'dan alınan rapor arasında çelişki meydana gelmesi nedeni ile çelişkinin giderilmesi bakımından İTÜ heyetinden alınan raporda kazanın meydana geliş şekli ile araç üzerindeki hasarın boyutlarının uyumlu olmadığı kanaatine varıldığı yönünde görüş bildirildiği halde; mahkemece çelişkiyi gideren rapor hükme esas alınmak yerine, hangi raporun hangi gerekçe ile hükme esas alındığı hangi raporun hangi gerekçe ile hükme esas alınmadığı yönünden gerekçe belirtilmeksizin gerekçe kısmında karışıklık yaratacak şekilde, makina mühendisinden alınan raporda hesaplanan tazminat tutarından bahsedildiği halde ATK'dan alınan rapor uyarınca tazminata hükmedilmesine karar verildiği, bu hususun HMK 297/2 maddesine aykırılık teşkil ettiği anlaşılmıştır.
Ancak, tüm bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, anılan hususlarda gerekli düzeltmelerin yapılarak, davacının iddiasını ispat edemediği kanaati ile HMK 353/1-b-2.madde uyarınca her iki davanın reddi yönünde Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava davalısı ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2021 tarihli 2019/950 Esas ve 2021/843 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
"a-Asıl ve Birleşen Davanın REDDİNE,
b-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 383,20 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
c-Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
ç-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
d-Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
e-Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
f- HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine"
ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf başvurusu sırasında davalı ... A.Ş.'den alınan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf incelemesi esnasında davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 5,50 TL e-tebligat masrafı olmak üzere toplam 226,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/10/2024