T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/111
KARAR NO : 2024/1209
TÜRKMİLLETİADINA
BÖLGEADLİYEMAHKEMESİKARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/01/2021 (Dava) - 15/09/2021 (Karar)
NUMARASI : 2021/6 Esas - 2021/135 Karar
ASIL DAVA DOSYASI;
DAVA : Tasarım Hakkına Tecavüz Nedeniyle Tazminat
BİRLEŞEN 2013/94 ESAS - 2013/113 K. SAYILI DAVA DOSYASI DAVA : Tasarıma Tecavüz- Tazminat- Tedbir
BİRLEŞEN 2013/22 ESAS- 2013/112 KARAR SAYILI DAVA DOSYASI;
DAVA : Tasarımın Hükümsüzlüğü
BAM KARAR TARİHİ : 12/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/09/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/09/2021 tarih ve 2021/6 Esas - 2021/135 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... markası altında faaliyette bulunduğu ve 500’ü aşkın bayisi bulunduğunu, ürünlerinin tasarım tescillerinin bulunduğunu belirterek, davalının tasarım hakkına tecavüz ettiğini beyan etmiştir. Davalının TPE’de tescillenmiş 2012/04717 tescil nolu gümüşlük, konsol, masa, TV dolabından oluşan tasarımını, 2012/04716 tescil nolu dolap, şifonyer, karyola, komidinden ibaret tasarımlarının üretildiğini ve müvekkilinin 2013 kataloglarında yer aldığını, ancak, davalı firma tarafından kendi kataloglarında aynılarının gösterildiği ve satışlarının yapıldığını, sipariş aldıklarını, üretime başladıklarını haber alarak bu davayı açtıklarını, İnegöl SHM 2012/67 dosyasında 14/12/2012’de tecavüzü tespit ettiklerini, müvekkilinin tasarımlarının aynısının davacı tarafından ... 790 ve ... 800 kodu ile gösterilerek satışa sunulduğunu, İnegöl SHM dosyasında yapılan tespitte, tasarım tecavüzünün sabit olduğunu ileri sürerek, tecavüzün önlenmesini, tecavüz ve haksız rekabete konu ürünlerin tespit edilerek, toplanmalarını, imhasını, tecavüzün durdurulmasını; ayrıca fazla hakları saklı 1.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle ve 10.000 TL manevi tazminatın aynı tarihinden ticari faiziyle davalıdan tahsilini, ilan kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2013/94 Esas - 2013/113 Karar sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı olan 2012/04716 ve 04717 nolu tasarımlarımızın içeriği olan ürünler davalılarca üretim ve satışa konu edildiğini, 2013/12 D.iş nolu dosyada İnegöl SHM’de 26/03/2013 tarihinde keşif ve tespit yaptıklarını ve tasarımı ihlal edici ürünlerin yerinde tespitinin sağlandığını, müvekkilinin katalogunun dosyada yer aldığını ileri sürerek, öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ayrıca müvekkilin uğradığı kazanç kaybının belirlenerek 1.000 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini, manevi zararı için de 100.000 TL zararın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2013/22 Esas - 2013/112 Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından tescilmiş olan 04716, 04717 tescil nolu tasarımların yenilik koşulu taşımadığını, dava dışı “...” şirketinin katalogundan kopyalanmış olduklarını ileri sürerek hükümsüzlük kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; tespit yapılan adres ve katalogların sahibinin limited şirket olduğunun, davalının HMK hükümlerine aykırı olarak gösterildiğini, davalı sıfatın ... ... olarak hatalı gösterildiğini ve muhatabın müvekkili şirket olduğunu ikrar ettiğini, tespite itirazlarının bulunduğunu, katalog üzerinden yapılan tespiti kabul etmediklerini, henüz ticari bir faaliyete konu olmayan ürünler üzerinden tazminat istenemeyeceğini, İzmir FSHHM’de davacıya karşı dayanmış olduğu her iki tasarımın 2012/04716, 2012/04717 hükümsüzlüğü konusunda dava açtıklarını, bu tasarımların Macar firması ...’dan kopyalandığını, hükümsüzlük davasının bu davaya bekletici sorun sayılmasını, söz konusu ihlal iddialarını kabul etmediklerini, yapılan tespite itiraz ettiklerini, kaldı ki davacının tescillediği tasarımlarda yenilik özelliği bulunmadığını, bu yolda 2013/22 Esas da hükümsüzlük davası açmış olduklarını ve birleştirmesini talep ettiklerini, tespit sırasında görülen tek bir ürün bulunmuş olduğun, o da katalog hazırlanması için üretilmiş ürün olduğunu, devamı olmadığını, bu dosyadaki dava konusuyla ilgili olarak daha önce 2013/12 Esas da tecavüz nedeniyle tazminat davası açılmış olduğunu, iki davanın konusunun aynı olduğunu, dolayısıyla derdestlik söz konusu olduğunu belirterek, derdestlikten reddini veya iki dosyanın birleştirilerek değerlendirilmesini talep etmiştir.
Davalı yan vekili cevabında, davanın usul ve yasaya aykırı açıldığını, tasarımların şartlarını taşıdığını, usulüne uygun tescillendiğini, genel izlenimlerinin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 05/10/2017 TARİHLİ KARARI :
İlk derece mahkemesince; "...Ana dosyada; Davalıların "... 790 ve 800" kodu verdikleri yatak odası ve yemek odası takımların üretmek, satmak eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men edilmesine, tecavüzlü ürün ve tanıtımların toplanarak men edilmesine, imhasına, internetten kaldırılmasına,1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın 22/04/2013'den işleyen değişen oranlı ticari faiziyle davalıdan alınarak, davacı tarafa ödenmesine, Birleşen 2013/94 Esas nolu dosya bakımından;
Davalıların "... 790 ve 800" kodu verdikleri yatak odası ve yemek odası takımların üretmek, satmak eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men edilmesine, tecavüzlü ürün ve tanıtımların toplanarak men edilmesine, imhasına, internetten kaldırılmasına, Tazminat davasının kısmen kabulüne, 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın 20/06/2013'den işleyen değişen oranlı ticari faiziyle davalıdan alınarak, davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, Birleşen 2013/22-112 nolu dosya bakımından;
...Şirketi adına kayıtlı tasarımların hükümsüzlüğü davası kanıtlanamadığından davanın reddine, Sair ayrıntıların gerekçeli karar da gösterilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.
Karar; davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN 10/12/2020 TARİHLİ KALDIRMA KARARI:
Dairemizce; "...İlk derece mahkemesinin yargılamasında alınan bilirkişi raporunda ilk iki dava davalıları tarafından sunulan katalog gereği bilirkişi incelemesi yapılmış ve bilirkişilerce ...LTD ŞTİ tarafından tasarlanan ürünlerin ... katalog ürünlerinden ayırt edici olmadığı rapor edilmiştir.Ancak yapılan yargılama sırasında belirtilen yabancı firmanın 1999 yılında iflas ettiği saptanmış ve kataloğun söz konusu firmaya ait olup olmadığının tespiti hususunda ispat sağlanamamış ve bu hususta yabancı mahkeme evrak tercümeleri iddiacı davalı firma tarafından yaptırılmamıştır.
Bunun üzerine ilk derece mahkemesince, muhasip bilirkişi görevlendirilerek, davacının tercih ettiği yönteme göre tazminat hesabı yaptırılmış, lisans tercihine göre asgari yıllık 10.000 TL lisans tespit edilip, tecavüzlü dönemler olan ana dosya ve birleşen dosya konusu (38 gün + 187 gün) dönemler için toplam, 6.164,69 TL tazminat hesaplamıştır. Bu tutarın 1.041,10 TL'si 2013/12 Esas bakımında; 5.123,29 TL'si 2013/94 Esas nolu dosya bakımından hesaplanmıştır.Alınan iş bu bilirkişi raporları gereği ilk derece mahkemesi tazminat miktarlarını değerlendirmiş ancak Yargıtay 11. HD sinin 2014/4912E-2014/12219K sayılı içtihadında belirtilen şekilde lisans bedeline göre incelenme yapılmamıştır.Anılan içtihat da dikkate alınarak esasen lisans bedeline göre yapılacak hesaplamada emsal lisans ile tasarımın itibarı,başka lisansın olup olmaması ,tasarımın koruma süresi gibi seçenekleri gibi etkenlerin dikkate alınması gerekmektedir.Mahkemece lisans bedeline göre hesap edilecek maddi tazminatın belirtilen şekilde bilirkişi raporu ile tespiti gerekmektedir.
Yargıtay.11 Hukuk Dairesinin 2011/14066E-2013/16864K sayılı içtihatında da belirtildiği üzere;mahkemece bu konuda alınan bilirkişi raporunda davacıların yıllık brüt satış miktarları (ciro) üzerinden lisans bedeli hesaplanmıştır. Hesaplamaya esas olan brüt satış miktarlarının ne kadarının davalının tecavüzüne konu ürün olduğu konusunda bir incelemede de bulunulmamış, tüm brüt satış tutarları lisans bedeli hesaplamasına esas alınmıştır. Oysaki öncelikle davacıların yıllık brüt satış tutarlarının ne kadarlık kısmının davalının tecavüzüne konu ürüne ilişkin olduğunun açıklığa kavuşturulması, bu husus açıklığa kavuşturulduktan sonra lisans bedeli hesaplamasının yapılması gerektiği gibi lisans bedelinin tespitinde sadece davacının cirosunun esas alınması da yerinde olmayıp; davalının cirosu, üretim ve satış kapasitesi, satabileceği ürün miktarının nazara alınması suretiyle davalının ticari iş ve işlem hacmine de uygun bir bedelin belirlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, somut olayın özelliklerine, gerek davacının tecavüze konu ürüne ilişkin cirosuna, gerekse davalının tecavüze konu ürününün cirosuna, üretim ve satış kapasitesine, elde ettiği veya edebileceği gelire göre ödemesi gereken, hakkaniyete ve menfaatler dengesine uygun bir miktarın lisans bedeli olarak tespiti ile hüküm altına alınması gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan yapılan hesaplama sonucu bulunan miktardan takdire dayalı olarak yazılı şekilde maddi tazminata karar verilmesi yerinde olmadığından maddi tazminata ilişkin olarak verilen kararın yerinde olmadığı ve ortaya çıkacak maddi zarara göre de manevi tazminat miktarının takdirinin gerektiği,davalıların yargılama sırasında husumet itirazlarının bulunduğu ve mahkemece bu hususunda değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca da hüküm tek davalı aleyhine kurulmuş ve diğer davalının aleyhine hüküm kurulmadığı gibi hüküm kurulan davalı da gerekçeli karardan net anlaşılamadığı..." gerekçesiyle birleşen hükümsüzlük davası yönünden inceleme yapılmaksızın istinaf taleplerinin kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince yerel mahkeme kararının KALDIRILMASINA karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15/09/2021 TARİHLİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...Ana dosyada; Davalı ... Ltd Şti'nin "... 790 ve 800" kodu verdikleri yatak odası ve yemek odası takımların üretmek, satmak eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men edilmesine, tecavüzlü ürün ve tanıtımların toplanarak men edilmesine, imhasına, internetten kaldırılmasına, 10.000 TL manevi tazminatın 22/04/2013'den işleyen değişen oranlı ticari faiziyle Davalı ... Ltd Şti' alınarak, davacı tarafa ödenmesine, Davacının Maddi tazminat talebinin reddine, Diğer davalılar ... (...) ... ve ...' bakımından davanın husumet yönünden reddine, Birleşen 2013/94 Esas nolu dosya bakımından;
Davalı ... Ltd Şti''nin "... 790 ve 800" kodu verdikleri yatak odası ve yemek odası takımların üretmek, satmak eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men edilmesine, tecavüzlü ürün ve tanıtımların toplanarak men edilmesine, imhasına, internetten kaldırılmasına, 10.000 TL manevi tazminatın 20/06/2013'den işleyen değişen oranlı ticari faiziyle Davalı ... Ltd Şti'den alınarak, davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, Davacının Maddi tazminat talebinin reddine Diğer davalı ... (...) ...’e yönelik davanın husumet yönünden reddine, Birleşen 2013/22-112 nolu dosya bakımından;
...Şirketi adına kayıtlı tasarımların hükümsüzlüğü davası kanıtlanamadığından davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı-karşı davacı ... Ltd. Şti. ile ... - ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asıl dava dosyası yönünden, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tecavüzün varlığının davacı tarafça ispat edilemediğinden ilk derece mahkemesi tarafından asıl dosya kapsamında verilen tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni edilmesi, tecavüz konusu ürünlerin toplanarak imha edilmesi ve internetten kaldırılması, istinaf mahkemesi gerekçeli kararına aykırı bir şekilde kurulan manevi tazminat miktarının belirlenmesi, tecavüzün tespiti ile manevi tazminata dayalı hükmedilen vekalet ücretinin, müvekkili lehine maddi tazminatın reddedilmesi neticesinde belirlenen eksik vekalet ücretinin, mahkemece belirlenen ret-kabul oranı ve bu orana bağlı olarak belirlenen yargılama gideri dağılımları yönünden ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükmü kabul etmediklerini, birleşen 2013/94 esas sayılı dosyası yönünden, kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, tecavüzün varlığının davacı tarafça ispat edilmediğinden ilk derece mahkemesi tarafından asıl dosya kapsamında verilen tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni edilmesi, tecavüz konusu ürünlerin toplanarak imha edilmesi ve internetten kaldırılması, istinaf mahkemesi gerekçeli kararına aykırı bir şekilde kurulan manevi tazminat miktarının belirlenmesi, tecavüzün tespiti ile manevi tazminata dayalı hükmedilen vekalet ücreti, müvekkili lehine maddi tazminatın reddedilmesi neticesinde belirlenen eksik vekalet ücreti, mahkemece belirlenen ret-kabul oranı ve bu orana bağlı olarak belirlenen yargılama gideri dağılımları yönünden ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükmü kabul etmediklerini, birleşen 2013/22 esas sayılı dosyası yönünden; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin KHK'da belirtilen ve tasarımın tescil edilebilmesi için ana unsun olar yenilik kriterinin davaya konu tescilli tasarımlar bakımından bulunmadığını kanıtladığını, dosya içeriğinde mevcut katalog ve bilirkişi heyeti raporunun davacı/karşı davalı şirketin bir başka firmaya ait tasarımları kopyalayarak hukuka aykırı şekilde tescil ettirdiğini ortaya koyduğunu, ancak, mahkemenin katalog üzerinde detaylı araştırma yaptırmaksızın istinabe sureti ile kataloğu yaptıran yurt dışı firmanın yetkililerine kataloğun kendilerine ait olup olmadığı ve ilişkili sorular sormak sureti ile bir araştırmaya gittiğini, gelen yazı cevaplarının çevrisinin müvekkili şirket tarafından maddi sıkıntı nedeniyle yaptırılamadığını, bu nedenle mahkeme tarafından müvekkili aleyhine kanıt olarak kabul edilerek karar verildiğini, dosyada somut kataloğun bulunduğunu, bilirkişilerin kopya tasarımlar için tescilin mümkün olmadığını davacı tarafın davasına dayanak ettiği tescilin hükümsüz kılınması gerektiğini ortaya koyduğunu ancak davacı-karşı davalı şirketin haklılığını kanıtlayacak hiç bir delil sunmadığını, haklılığını kanıtlayabilecek tek delillin de tercüme ücretlerini ödemekten imtina ettiğini, yerel mahkemenin sırf tercüme ücretlerinin ödenememiş olmasını aleyhe delil olarak görmesi ve bu yönde karar vermesinin yerinde olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ... Ltd. Şti. Vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 2012 04717 tescil numarada kayıtlı olan tasarımların davalı tarafça ... ... adli katalogda ... 790 ve ... 800 adı ile satışa sunulduğu ve bu kataloğun müvekkilinin bayilerine dağıtımının yapıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından İnegöl Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde 2012/67 D.İş sayılı dosyası kapsamında 14/12/2012 tarihinde, davalı firma adresinde tespit yaptırıldığını ve tespit sırasında müvekkiline ait ürünlerin yer aldığı katalogların bulunduğunu, tespit akabinde bu davanın açıldığını, dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, İnegöl 1. İcra Dairesi aracılığı ile 2013/285 talimat sayılı doyası ile 25/03/2013 tarihinde yerine getirildiğini, tedbirin yerine getirilmesi sırasında yeni adres öğrenilerek ertesi gün İnegöl Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde 2013/20 D.İş sayılı doyası ile mağaza adresinde tespit talep edildiğini ve keşif yapıldığını, mağazanın camekan bölümünde, dava konusu ürünlerin sergilendiğinin bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, gerçekleştirilen tespit işlemi ile müvekkilinin tasarım tescilinden kaynaklı haklarına tecavüz niteliğindeki fiileri tespit edildiğinden İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2013/94 esas sayılı dosyası ile davalıların naksız rekabet oluşturan fiilerinin durdurulması ve önlenmesi ile 1.000 TL maddi 100.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi taleplerini barındıran davanın açıldığını, davanın daha sonra 23/10/2013 tarihli ön inceleme duruşmasında 2013/22 esas sayılı davası ile birleştirildiğini, davalı ... Ltd. Şti. Tarafından müvekkiline ait 2012 04716 ve 2012 014717 numaralı tasarımların hükümsüzlüğü talebi ile 2013/22 Esas sayılı hükümsüzlük davası açıldığını, bu davanın da ön inceleme duruşmasında 2013/12 esas sayılı asıl dava dosyası ile birleştirildiğini, yerel mahkemece davalı - birleşen dosyada davacı firmanın dosyaya sunduğu tek delil olan Macar firmaya ait olduğu iddia edilen katalog hakkında Budapeşte Büyükelçiliğine istinabe yazıldığını, cevabi yazının Macarca olması nedeniyle davalı - birleşen dosya davacısı ... Ltd. Şti. Vekiline belgelerin Türkçeye çevrilmesi için 2 haftalık süre verildiğini fakat çevirinin sunulmadığını, 22/06/2017 tarihli duruşmada davalı-birleşen dosya davacısı tarafından çevirilerin yapılmayacağının ifade edilerek mevcut duruma göre karar verilmesinin talep edildiğini, davalı aleyhine verilen maddi tazminatın, davalı defterleri incelenerek verilmesi gerektiği yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığını, davalı-birleşen dosya davacısı firmanın hükümsüzlük iddialarını ispatlayamadığını, müvekkili adına tescilli tasarımların yeni ve ayırt edici niteliğinin haiz olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen 2013/94 esas nolu dava tasarım hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminatın tahsili, birleşen 2013/22 Esas nolu dosya ise tasarım hakkının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece; asıl ve birleşen 2013/94 nolu davanın kısmen kabulüne, birleşen 2013/22 esas sayılı dosyanın ise reddine karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
1-) Somut olayda Dairemizin kaldırma kararından önceki hükme esas alınan bilirkişi raporunda ana dava bakımından maddi zararın 1.041,10 TL, birleşen 2013/94 nolu dosya bakımından ise 5.123,29 TL olarak tespit edilmiş, davacı kısmi dava niteliğinde açtığı davasında bu bedelleri ıslah etmemiş, mahkemece de ilk hükümde talep gibi 1000'er TL maddi tazminatın asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir. İlk hüküm sadece davalı tarafından istinaf edilmiş olup bu bedeller artık davacı yönünden kesinleşmiştir. Bu hüküm maddi tazminatının hesaplanma yönteminin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemizce kaldırılmıştır. Kaldırma kararından sonra mahkemece davacıya bilirkişi raporu aldırılması için ek delil avansı yatırılması için verilen kesin sürede bu bedel yatırılmadığından bu delile dayanmaktan vazgeçildiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 inci maddesi hükmüne göre; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler".
Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesine göre ise; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler".
Bu düzenlemeler ve dosyada alınan bilirkişi raporları uyarınca davacının maddi zarara uğradığı açık olup bu konuda en azından davacının talebi olan 1000'er TL 'nin asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı kabulüne dair karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu konuda asıl ve birleşen 2013/94 esas nolu davada davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.
2-) Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemece tasarım hakkının hükümsüzlüğüne yönelik birleşen davada vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, bunun yanı sıra tarafların ticari ve ekonomik durumu, iş hacimleri ve ticari itibarları uyarınca takdir edilen manevi tazminatın hükmedilen maddi tazminattan düşük olması da gerekmemekle hak ve nesafete uygun olarak belirlendiği, ihlal eyleminin devam etmesi sebebiyle davacının açtığı birleşen davada maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olduğu, mahkemenin gerekçesine göre verilen husumetten ret kararlarının da haklı olduğu anlaşılmakla tarafların bu konulardaki istinaf başvurularının ayrı ayrı reddi gerekmiştir.
Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının asıl ve birleşen 2013/94 esas nolu dosyada davacı lehine maddi tazminat yönünden kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı-karşı davacı ... Ltd. Şti. ile ... - ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE; İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/6 Esas - 2021/135 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE, "a-Ana dosyada;
Davalı ... Ltd. Şti'nin "... 790 ve 800" kodu verdikleri yatak odası ve yemek odası takımların üretmek, satmak eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men edilmesine, tecavüzlü ürün ve tanıtımların toplanarak men edilmesine, imhasına, internetten kaldırılmasına, 10.000 TL manevi tazminatın 22/04/2013'den işleyen değişen oranlı ticari faiziyle Davalı ... Ltd Şti'nden alınarak, davacı tarafa ödenmesine, Davacının Maddi tazminat talebinin kabulü ile, 1.000 TL maddi tazminatın 22/04/2013'den itibaren işleyecek değişen oranlı ticari faiziyle Davalı ... Ltd. Şti.'nden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, Diğer davalılar ... (...) ... ve ... bakımından davanın husumet yönünden reddine, b-Birleşen 2013/94 Esas nolu dosya bakımından;
Davalı ... Ltd. Şti'nin "... 790 ve 800" kodu verdikleri yatak odası ve yemek odası takımların üretmek, satmak eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men edilmesine, tecavüzlü ürün ve tanıtımların toplanarak men edilmesine, imhasına, internetten kaldırılmasına, 10.000 TL manevi tazminatın 20/06/2013'den işleyen değişen oranlı ticari faiziyle Davalı ... Ltd. Şti'den alınarak, davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, Davacının Maddi tazminat talebinin kabulü ile, 1.000 TL maddi tazminatın 22/04/2013'den itibaren işleyecek değişen oranlı ticari faiziyle Davalı ... Ltd. Şti.'nden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, Diğer davalı ... (...) ...’e yönelik davanın husumet yönünden reddine, c-Birleşen 2013/22-112 nolu dosya bakımından;
... Şirketi adına kayıtlı tasarımların hükümsüzlüğü davası kanıtlanamadığından davanın reddine, Ana dosya bakımından;
Alınması gereken 751,41 TL karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 187,90 TL harçtan mahsup edilerek eksik 563,51 TL harcın davalı ... Ltd Şti' alınarak, alınarak Hazine'ye irat kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 187,90 TL harcın da davalı ... Ltd Şti' alınarak, davacı tarafa ödenmesine, Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, tasarıma tecavüz davası kabul edilmekle, AAÜT.'ne göre belirlenen 5.900 TL vekâlet ücretinin davalı ... Ltd. Şti'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, manevi tazminat davası kabul edilmekle, AAÜT.'ne göre belirlenen 5.900 TL vekâlet ücretinin davalı ... Ltd. Şti'nden alınarak, davacı tarafa ödenmesine, Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, maddi tazminat davası kabul edilmekle, AAÜT 13/2 maddesine göre belirlenen 1.000 TL vekâlet ücretinin davalı ... Ltd. Şti.'nden tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalı ... (...) ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT.'ne göre belirlenen 5.900 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... (...) ...'e ödenmesine, Davacı .. Şirketi tarafından bozma öncesi yapılan 3.531,95 TL yargılama giderine ek olarak yapılan 3.663,45 TL olmak üzere toplam 7.195,40 TL yargılama giderinin davalı ... Ltd. Şti'den alınarak, davacı tarafa ödenmesine, Davalı ... Ltd. Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Diğer davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karara yer olmadığına, Birleşen 2013/94 Esas nolu dosya bakımından;
Alınması gereken 751,41 TL karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılmış olan 1.724,85 TL harçtan mahsup edilerek fazla 973,44 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 683,10 TL harcın da davalı ... Ltd Şti'den alınarak davacı tarafa ödenmesine, Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, tasarıma tecavüz davası kabul edilmekle, AAÜT.'ne göre belirlenen 5.900 TL vekâlet ücretinin davalı ... Ltd. Şti'den alınarak, davacı tarafa ödenmesine, Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, manevi tazminat davası kısmen kabul edilmekle, AAÜT.'ne göre belirlenen 5.900 TL vekâlet ücretinin davalı ... Ltd Şti'den alınarak, davacı tarafa ödenmesine, Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, maddi tazminat kabul edilmekle, AAÜT. 13/2 maddesine göre belirlenen 1.000 TL vekâlet ücretinin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak, davacıya ödenmesine, Davalı ... Ltd. Şti. kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, manevi tazminat davası kısmen reddedilmekle, AAÜT 10/2 maddesine göre belirlenen 5.900 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... Ltd. Şti.'ne ödenmesine, Davalı ... (...) ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT maddesine göre belirlenen 5.900 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... (...) ...'e ödenmesine, Bu dosya bakımından davada red/kabul (%89 - %11) oranına göre yargılama giderlerinin taraflar arasında pay edilmesine, Davacı tarafından bozma öncesi yapılan 790,65 TL yargılama giderinin %89'u olan 703,68 TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davalı ... Ltd. Şirketi üzerinde bırakılmasına, Davalılar tarafından yapılan 8 TL'nin %11'i olan 0,88 TL'nin davacıdan alınarak, davalılara ödenmesine, kalan kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına, Birleşen 2013/22-112 nolu dosya bakımından;
Alınması gereken 59,30 TL karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 24,30 TL harçtan mahsubu ile eksik 35 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, tasarımın hükümsüzlüğü davası reddedildiğinden, AAÜT.'ne göre belirlenen 5.900 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalı tarafa ödenmesine, Davacı ... tarafından yapılan toplam 110 TL yargılama giderinin davacı ... üzerinde bırakılmasına, Davalı ... tarafından yapılan toplam 33,85 TL yargılama giderinin davacı ...dan alınarak, davalı ... Şirketine ödenmesine, İhbar olunan tarafından yapılan 6,10 TL posta giderinin ihbar olunan taraf üzerinde bırakılmasına, Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili yanlara iadesine,"
ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
3-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;
a-Davacı istinafı yönünden; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b-Davacı tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 324,20 TL ve tebligat ve posta gideri 101,00 TL olmak üzere toplam 425,20 TL yargılama giderinin davalı ... Ltd. Şti.' den alınarak davacıya verilmesine, -Davalı istinafı yönünden; alınması gerekli 1.366,20 TL istinaf karar harcından peşin yatan 341,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,64 TL harcın davalı ... Ltd. Şti.' den tahsili ile hazineye gelir kaydına, -Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, e-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/09/2024 Full & Egal Universal Law Academy