T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/275
KARAR NO: 2024/830
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO:2022/353
KARAR NO:2022/953
KARAR TARİHİ:18/11/2022
DAVA: Muarazanın Giderilmesi
KARAR YAZIM TARİHİ: 03/05/2024
İSTEM: Davacı vekili; müvekkiline ait üretim tesislerinin 2005 yılından bu yana ... OSB ... Caddesi No:... ... .../ ... adresinde faaliyet gösterdiğini, davalının Karşıyaka 5. Noterliği’nden gönderdiği 15/03/2022 tarihli 08126 yevmiye numaralı ihtarname ile ... OSB yönetim kurulunun 08/03/2022 tarihli 745 sayılı yönetim kurulu kararı ile aylık ortalama 12.240 m3 olan su kullanımını sonlandırdığını ve su tüketimini mevcut firmalar arasında dengelemek, bölgeye yeni katılacak firmaların su ihtiyaçlarını karşılamak ve Menderes havzasında su ve kuraklık riskini bertaraf edebilmek adına su kullanımını 2.000 m3 ile sınırlandırdığını ihtar ettiğini, davalı yetkilileri tarafından 21/03/2022 tarihinde fabrikaya gelinerek 2.000 m3 su kullanımı gerçekleştirildiği gerekçesiyle su kuyusu ve ...’a ait su vanasını içerir su hattının 2022/483 sayılı yazı ile hukuka aykırı olarak kapatıldığını, kapatma işleminden 36 saat sonra 23/03/2022 tarihinde su kullanım kotasının doldurulduğu gerekçesiyle kapatılan su kuyusu ve su vanasının yeniden müvekkilinin kullanımına açıldığını, ne var ki davalının 12/04/2022 tarihinde düzenlemiş olduğu ikinci bir tutanakla “... ada ... parselde ve grup şirketinin kirası altında bulunan ... ada ... parselde 2.000 m3 su kullanımın gerçekleştiği” gerekçesiyle aynı hukuksuz işlemi yineleyerek su hattını yeniden kapattığını ve üretimi durdurduğunu, davalının OSB’de üretim yapmakta olan tüm firmalar için su teminini sağlamak ile yükümlü olduğunu, bu hususun 4562 sayılı Kanun’da tanımlandığını, ayrıca 30674 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 114. maddesi uyarınca da OSB’lerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla elektrik, içme ve kullanma suyu, doğalgaz temini ve dağıtım şebekesi, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesi, atık su arıtma tesisi, içme ve kullanma suyu arıtma tesisi, OSB içi yollar, haberleşme şebekesi, internet servisi sağlayıcılığı, spor tesisleri, genel hizmet ve sosyal tesisler ve benzer tesislerden gerekenleri kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardan satın alarak dağıtım ve satışını yapma, bu çerçevede üretim tesisleri kurma ve işletme hakkının sadece OSB’nın yetki ve sorumluluğunda olduğunu, diğer bir anlatımla ...’un, OSB’de üretim yapan bütün firmalar için su temin etme yükümlülüğünün bulunduğunu ancak bu görevin kötüye kullanılarak keyfi kararların alındığını, davalının kota belirleyerek su kesme hakkına sahip olmadığını, müvekkiline tahsis edilen suyun bir anda %90 oranında kesilmesinin ve üretimin durdurulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari faaliyetlerine engel olunmasının kanunun amacına aykırı olduğunu, müvekkilinin hali hazırda zarara uğradığını, müvekkilinin ana üretim ham maddesinin su olduğunu, günlük su ihtiyacının üretim için 13.000 m3 olmasının yanında müvekkilinin alkollü içecek üretmesi nedeniyle yangın sisteminin teminatı olarak da suyun depolanması ihtiyacının bulunduğunu, yapılan su kesintisinin bu rezervin 2/3 oranında eksilmesine neden olduğunu, suyun kesilmesi ile ham maddelerin geri dönülmez ve kurtarılamaz şekilde bozulabileceğini, ayrıca atık tesisinin de devreden çıkacağını, oluşacak çevre zararlarının önlenemeyeceğini, 12.640 m3 olan su kullanımının 2 gün içinde 2.000 m3’e indirilmesinin keyfi bir karar olduğunu, herhangi bir kriterinin bulunmadığını, müvekkilinin başka bir yerden su temin etme imkanının ve hakkının bulunmadığını, muarazanın meni davalarının usul hukuku anlamında tespit değil eda davası niteliğinde olduğunu, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 25/5 maddesi gereğince genel kurulun teşkiline müteakip bu kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde OSB’lerin organları ile ilgili olarak TTK’nın anonim şirketlerin organları ile ilgili hükümlerinin kıyasen uygulanması gerektiğini, OSB’lerin özel hukuk tüzel kişisi niteliğinde olduğunu, yargı yerinin adli yargı olduğunu belirterek, davalının 08/03/2022 tarihli 745 sayılı yönetim kurulu kararının ve bu karara bağlı olarak gerçekleştirilen su kuyusu ve mevcut hattın kapatılması işleminin üretim kaybı, pazar kaybı ve yangın gibi çok büyük zararlara yol açacak olması sebebiyle ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel numarada yer alan su kuyuları ve vanaların açılması ve suyun temini yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, anılan yönetim kurulu kararının geçersizliğinin tespiti ile suyun kullanımına keyfi olarak kota getirilmesi, su kuyusu ve ...’a ait vananın kapatılması ile ilgili davalının yarattığı muarazanın menine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili; tedbir isteğinin mahkememizin 15/04/2022 tarihli kararı ile kabul edildiğini, kararın uygulanmasında Menderes İcra Müdürlüğü'nün görevlendirildiğini, tedbir isteğinin Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2022/728 sayılı numarasına kayıtlandığını, yine 18/04/2022 tarihinde yerinde ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel numaralı taşınmazda yer alan vanaların açılmasının cebren sağlandığını, tedbir kararı verilirken tedbirin şartlarının, müvekkili kurumun yükümlülüklerinin ve yetkilerinin yeterince incelenmediğini, diğer yandan dava konu karşılığının sağlanamadığını, müvekkilinin ilgili Bakanlığın onayı ile usulüne uygun biçimde kurulmuş Organize Sanayi Bölgesi olduğunu, kanundan kaynaklanan yetkisi ile bünyesinde bulunan katılımcıların ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtma tesisi, arıtma çamuru depolama, kurutma ve yakma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi altyapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardan satın alarak dağıtım ve satışını yapma hakkının müvekkiline ait olduğunu, bu hakkının yanında müvekkilinin, su kaynaklarını idarenin gösterdiği usul ve esaslar çerçevesinde, katılımcıları arasında adil ve verimli bir şekilde dağıtmakla yükümlü olduğunu, aynı şekilde tahsis ettiği suyun korunması ve verimli kullanımının sağlanması amacıyla kendi mevzuatından kaynaklanan yetkileri kapsamında su tahsis faaliyetini izlediğini, nitekim su tahsisi hakkında çıkan düzenleyici idari işlemlere karşı ilgili idarenin karşısında sorumlu kuruluş vasfıyla hareket etmek zorunda olduğunu, 2022 su yılının Gediz ve Küçük Menderes Havzalarında şiddetli kurak senaryosuna tekabül ettiği ve su tahsisinde bu senaryonun esas alınması gerektiği hususunun müvekkiline ihtaren bildirildiğini, bu yükümlülükleri gereğince müvekkili tarafından Gediz ve Küçük Menderes Havzaları Sektörel Su Tahsisi Eylem Planı ve Genelgesinin incelendiğini, Küçük Menderes Havzasının Bazlı Sanayi Sektörünün 2022 yılında su ihtiyacının 33.410.575 m3 olduğunu, bu dönemde ancak 17.300.000 m3 karşılanabileceğini, şiddetli kurak dönemde karşılama oranının ancak 520 olduğunu, havzadaki sanayi tesislerinde suyun geri kazanımı ve yeniden kullanımını sağlayacak yatırımların yapılması ile proses suyu tüketiminin azaltılması gerektiğini, bununla beraber müvekkili bünyesindeki katılımcıların su kullanımlarının incelendiğini, 352 sanayi parselinden oluşan Bölgede 2021 yılı toplam su tüketiminin 655.774 m3 olduğunun belirlendiğini, parsel bazında 2000 m3 su sınırlaması getiren 08/03/2022 tarihli 745 sayılı yönetim kurulu kararı sonrasında aylık 2000 m3 üzeri su kullanımı olan firmalara OSB'ye üretimleri için gerekli su kullanım miktarını bildirmesi gerektiğinin bildirildiğini, fazla su kullanımı yapılması ve bunun tespit edilmesi durumunda OSB'nin suyunu kesmesini kabul edeceğine ilişkin noterden taahhüt istendiğini, aynı şekilde, müvekkil idaresi tarafından katılımcıların aylık su tüketimlerinin incelendiğini, 22.000 m2 üzerinde üretim yapan ... tesisinin dahi aylık 4.000 m3 su harcadığının görüldüğünü, ... Şirketi'nin 2021 yılının Şubat ayında 2.347 m3, Mart ayında 14.046 m3, Nisan ayında 14.277 m3, Mayıs ayında 13.885 m3, Haziran ayında 12.581 m3, Temmuz ayında 16.004 m3, Ağustos ayında 16.523 m3, Eylül ayında 16.731 m3, Ekim ayında 12.969 m3, Kasım ayında 13.341 m3, Aralık ayında 14.605 m3; 2022 yılının, Ocak ayında 10.882 m3, Şubat ayında 11.213 m3, Mart ayında 14.298 m3 su tükettiğini, bölgedeki bütün su tüketiminin % 25'ini tek başına gerçekleştirdiği, bölgede 2021 yılı toplam su tüketiminin 655.774 m3 olduğunu, ayrıca ... Şirketi'nin mukim olduğu ... Ada ... Parsel, ... Ada ... Parsel numaralı taşınmazlardaki 569179 numaralı kuyunun pompaj ve işletme programında günde en fazla 137 m3 su çekilebileceğini, yeraltı suyu kullanma izin belgesinin günde azami 137 m3 şeklinde düzenlendiğini, 569191 numaralı kuyunun pompaj ve işletme programında günde 110 m3 su çekilebileceğini, yeraltı suyu kullanma izin belgesinin günde azami 11l0 m3 şeklinde düzenlendiğinin tespit edildiğini, ancak davacının, bu pompaj ve işletme programlarında belirtilen miktarlardan çok daha fazla su tükettiğinin açıkça görüleceğini, davacının 22/03/2022 tarihli Dİ-2022/331 sayılı yazıyı bölge müdürlüğüne gönderdiğini, karara karşı itiraz belirtmeyerek, noterden onaylı taahhüdünü yetkili imzaların olmaması nedeniyle 1 gün sonra vereceğini söyleyerek suyunu açtırmak istediğini, müvekkilinin de kuyulardaki suyunu geçici olarak kullanıma açtığını, sonrasında gerekli taahhüdün verilmemesi halinde suyun kesileceğinin bildirildiğini ancak davacının, gerekli su kullanım miktarını ve noter onaylı taahhüdünü müvekkiline vermediğini, 12/04/2022 tarihinde saat 17.30'da OSB personeli tarafından ... ada ... parsel ve ... ada ... parselde bulunan su kuyularındaki sayaçların okunduğunu, 12.200 m3 su kullanıldığının tespit edilerek tutanak altına alındığını, kuyu sularının kullanıma kapatıldığını, davacının, yüksek kar politikası ile aşırı su tüketimi yaparak bütün bölge katılımcısının şimdi ve gelecekteki haklarını ihlal ettiğini, sağladığı ekonomik yararı aşan şekilde çevreye ve bölge katılımcısına zarar verdiğini, bu nedenle su kuyularının açılması yönünde ihtiyati tedbir kararının şartlarının oluşmadığını, ancak eldeki olayda davacının korunmayı gerektiren bir menfaatinin bulunmamasının yanında ihtiyati tedbir kararının çıkar dengesini davacı lehine bozduğunu, diğer tüm bölge katılımcılarının haklarının ihlal edilmesine neden olduğunu belirterek, öncelikle kararın icrasının durdurulmasına, ertesinde ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına; tedbir kararının kaldırılmasının reddi hainde teminat miktarına itirazın kabulüne, 1.500.000-TL teminatın mahkeme veznesine yatırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi,
"1-Davanın KABULÜNE;
Davaya konu ... OSB yönetim kurulunun aldığı 08/03/2022 tarihli 745 sayılı yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunun tespiti ile suyun kullanımına kota getirilmesi, su kuyusu ve ...’a ait vananın kapatılması ile ilgili davalının yarattığı muarazanın menine," karar vermiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN :Davacı vekili ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymama veya tedbir kararına aykırı davranma şeklindeki eylemler suç teşkil etmekte olduğundan, 25.04.2022 tarihli dilekçeleri ile esas hakkındaki davanın görülmekte olduğu İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne şikâyette bulunulduğunu, ne var ki İlk Derece Mahkemesi söz konusu şikâyet hakkında herhangi bir araştırma yahut inceleme gerçekleştirmediğini ve şikâyet talepleri hakkında herhangi bir karar tesis etmemek suretiyle gerek HMK m. 398 kapsamındaki yükümlülüklerini gerekse HMK’nın 26. Maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi ile HMK’nın 297. Maddesini ihlal ettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının taraf sıfatı bulunmadığını, iş bu dava bakımından adli yargı ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, davanın açılmasında davacının hukuki yararı olmadığını, davanın tarafı olmayan .... A.Ş.'nin dava dilekçesinde ... A.Ş.'ye 15.03.2022 tarih Karşıyaka 3. Noterliği 08126 yevmiye numarası ile gönderilen 245 ada 14 parsel de bulunan kuyuda ki su tüketim kararının sınırlandırılması delili ile de vekil olmayan, taraf olmayan ... A.Ş.'nin açtığı davanın usulden reddini doğuracağını, dava konusu olmayan dava açıldıktan sonra 14.04.2022 tarihinde alınan 747 sayılı Yönetim Kurulu Kararının iş bu davaya konu edildiğini ve 747 sayılı Yönetim Kurulu kararı hakkında da hüküm kurulduğunu, dava konusu kararları almanın yönetim kurulunun yetkisi dahilinde olduğunu, ilk derece mahkemesi, hüküm kurarken, dava konusu hakkında yönetim kurulunun değil genel kurulun karar alma yetkisi olduğunu söylediğini, zaten gerekçeli kararda da yer aldığı gibi 25/06/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının 19 maddesinde dava konusu hakkında yönetim kuruluna karar alma yetkisi verildiğini, müvekkilinin çevre ve bölge katılımcısının hak ve menfaatlerini korumakla görevli olduğunu, tasarruf kriterlerine uyulmamakta olup hukuka aykırı şekilde olağan dışı su tüketildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından özel kanunların hükme esas alınmadığını, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası ise Organize Sanayi Bölgesi (OSB) içindeki gerçek ve tüzel kişiler yönünden düzenleme getirmekte olup özel bir kanun olduğunu, OSB’de yer alan kuruluşların, OSB Yasası’nın 20. maddesine göre, yol, su, elektrik, doğalgaz, iletişim, kanalizasyon, arıtma ve benzeri gibi alt yapı ihtiyaçlarını OSB’nin tesislerinden karşılamak zorunda olduğunu, OSB’nin izni olmaksızın alt yapı ihtiyaçlarının başka yerden karşılanamayacağını ve bu amaçla münferiden tesis kurulamayacağını, bu kuruluşların kendilerine tahsis edilen alt yapı kullanma hakkını başka kuruluşlara devir ve temlik edemeyeceğini, başkalarının istifadesine tahsis edemeyeceklerini, açıklanan nedenlerle davada özel kanun niteliğindeki 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun uygulanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı OSB yönetim kurulunun 08.03.2022 tarih ve 745 sayılı davacının su tüketiminin sınırlandırılmasına ilişkin kararının ve buna bağlı su kesme işleminin iptali yönündeki muarazanın giderilmesi istemine ilişkin
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacının istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirme; İstinaf yoluna başvurulabilecek kararların düzenlendiği HMK’nın 341. Maddesinin 1/a-b fıkralarında "Nihai kararlar ile İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar."ına karşı istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kararına muhalefet edilmesi üzerine bu husustaki yaptırımı ve yaptırımın uygulanmasına ilişkin usul hükümlerine düzenleyen 398. Maddesi uyarınca verilecek kararın müddeabihe ilişkin olmaması ve özellikle az yukarıda belirtilen yasal hüküm dikkate alındığında davacı tarafın istinaf dilekçesinin HMK'nın 341/1, 346/1 ve 352. Maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalının istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirme;İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;
1)a-Davacı tarafın istinaf dilekçesinin HMK'nın 341/1, 346/1 ve 352. maddeleri uyarınca REDDİNE,
b-Davalının İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2022 tarih ve 2022/353 E. - 2022/953 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)Davacının peşin olarak yatırdığı istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine,
3)Davalıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubuna, bakiye 346,90 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4)İstinaf giderlerinin ilgilisi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361 vd maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 03/05/2024 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.