T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/817
KARAR NO: 2025/835
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/02/2024
NUMARASI: 2022/111 E. 2024/107 K.
DAVA KONUSU: Menfi Tespit
KARAR YAZIM TARİHİ: 24/04/2025
İSTEM:
Davacı vekili, müvekkili firmanın ... vergi numarasıyla ... Mh. ... Sk. No:... .../ ... adresinde ayakkabı sektöründe ticari faaliyette bulunduğunu, ... Sk. No:... .../ ... adresinde müvekkiline ait depoda ... tesisat numaralı elektrik sayacına davalı firmanın 09.11.2021 tarihinde kaçak elektrik kullanıldığı savıyla tutanak tutulduğunu ve davalı müvekkilin iş yerine ait elektrik saatini alıp yerine yeni bir saat taktıklarını, saat değişikliğine ilişkin bir belge ve tutanak vermediklerini, müvekkili şirket merkezi elemanları ile görüştüklerinde kaçak elektrik tespit tutanağından bilgi sahibi olduklarını ve ... tesisat numaralı müvekkiline ait iş yeri elektrik saatine 734.856,43-TL kaçak elektrik cezası tahakkuk edildiğini şifahen bilgisayar ekranından öğrendiklerini, bu cezaya ait bir belgenin tebliğ edilmediğini, arabulucuya başvurduklarını, daha sonrasında kaçak elektrik faturasının 03.02.2022 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, cezanın kaldırılması ve kesilen faturanın iptali için davalı idareye başvurulduğunu, davalı idare tarafından başvurunun ret edildiğini, ancak redde ilişkin bir yazı verilmediğini, davalı idaresinin müvekkili firmanın elektrik saatini son bir yılda haksız ve yersiz 4 kere değiştirdiğini, kısa sürede devamlı değiştirdiğine dair bir gerekçe bildirilmediğini, müvekkili firmanın en son 20.12.2021 tarihinde 8.685,20 TL fatura ödediğini, müvekkili firmanın muntazam ve süresinde devamlı yüksek elektrik faturası ödediği halde kaçak muamelesine tabi tutulduğunu, haksız işlemden dolayı müvekkilinin ilgisi olmayan bir konudan dolayı mağdur olduğunu ve ticari faaliyetinin durduğunu, ekonomik olarak çökertildiğini, müvekkilinin kesinlikle dava konusu iş yerine ait elektrik saatiyle oynamadığını, hiçbir saatin değiştirmediğini ve hiçbir surette ellemediğini, dava konusu saat üzerinde yapılacak tarafsız bilirkişi incelemesiyle bu hususun ispatlanacağını, davalı şirketin kendi elemanları aracılığıyla yaptıkları saat incelemesinin objektif olmadığını, afaki beyan ve rakamlarla tutanak tutulduğunu, işin aslının adil bir yargılanma sonucunda mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesiyle gerçeğin ortaya çıkacağını, ancak yargılama süreci dikkate alınarak müvekkilinin iş yerinin mühürlü kalmasının müvekkilini ekonomik olarak iflasa götüreceğini, bu nedenle tedbiren iş yerine davalı tarafın elemanları hafta en az iki kere müvekkile ait iş yerine gelip faturanın ödenmemesi halinde elektriği keseceklerine dair müvekkili tehdit ettiklerinden tedbiren faturanın ödenmesinin dava sonuna kadar durdurulmasını ve elektrik kesintisinin yapılmasının tedbiren dava sonuna kadar durdurulmasını ve dava sonuna kadar müvekkilinin ticari faaliyetlerine devam etmesi için mahkemece izin verilmesini talep ettiklerini, davacının aboneliğinde ayakkabı işletmeciliği ile iştigal ettiği dikkate alınarak, işletmeye hâlihazırda elektrik verilmemesinin telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vereceğinden, kanunda aranan ispat koşulunun yaklaşık ispat şeklinde olduğunu, mevcut hali ile haklılığın tam olarak ispatının aranamayacağını, ihtiyati tedbir kararının teminat mukabilinde olmaksızın ve güncel faturaların da ödenmesine bağlanarak gözetildiğinde tedbir kararının yerine getirilmesinde usul ve yasaya uygun olacağını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak abonelik sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ile davalının 09.11.2021 tarihinde müvekkilin iş yerine uygulanan kaçak elektrik kullanım tespitine ait tutanağın kaldırılmasını ve bu kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden müvekkiline ait ... tesisat numaralı iş yerine kesilen 734.856,43-TL kaçak elektrik bedeline ait faturanın iptali ile ileride telafisi imkânsız mağduriyetlere neden olmaması için tedbiren teminatsız olarak dava sonuna kadar iş yerine davalıca uygulanacak elektrik kesintisinin tedbiren durdurulması ve iş yerinin faaliyetlerine devam etmesine izin verilmesini ve kaçak elektrik kullanmadığının tespitini, tahakkuk edilen cezanın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili, ... Sokak No:.../... ... Mahallesi .../... adresinde bulunan ... tesisat numarasının yerinde yapılan kontrolde "sayaç üreticisinin vermiş olduğu rapora istinaden sayacın dış bir etkiye maruz bırakılarak doğru değer kaydetmesini engellemek" suretiyle kaçak elektrik kullanımı yapıldığı tespit edilmiş ve K-56932seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlenerek 704000382544 faturalama belge numaralı 734.856,43 TL kaçak kullanım faturası oluşturulduğunu, Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ve Kaçak Kullanım Faturası, 30.05.2018 tarih 30436 sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin m. 42 ve 45 hükümleri uyarınca hesaplandığını, 16.10.2021 ile 18.07.2021 arası 90 gün kaçak kullanım için, tesisatın yerinde yapılan kontrolde tespit edilen kurulu cihazların mevcut 172,56 kWh gücün %60' alınarak 103,536 kWh güç üzerinden, tesisatın 2 vardiya çalıştığı tespit edilmiş olduğundan ‘'14" çalışma saati ile çarpılmasıyla, 103,536 x 14 x 90 = 130,455 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifenin 2 katı ile çarpılmasıyla (mükerrer kaçak olduğundan dolayı), 18.07.2021 ile 21.10.2020 tarihleri arasındaki 270 günlük kaçak ek tüketim için 103,536 x 14 x 270 = 391,365 kWh tüketimden, tesisatın bu dönemde tahakkuk eden 50,069 kWh tüketimi tenzil edilerek, 130,455 + 391,365 – 50,069 = 471,751 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesiyle çarpılmasıyla, 734.856,43-TL’lik faturanın oluşturulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
MAHKEME:
".......Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre,
... AŞ’nin mahkememize yazdığı 03.01.2023 tarihli yazıya istinaden verdiği cevapta kaçak elektrik kullanımına ilişkin faturaların dağıtım şirketi tarafından düzenlendiği ve normal Enerji tüketim faturalarının ise ... AŞ tarafından düzenlendiği belirtilerek kaçak Elektriğe ilişkin ... AŞ’nin görevli olduğu ve davacının itirazı incelenmesi ile kaçak Elektrik Tüketim itiraz komisyonunun 27.04.2021 tarihli kararı ile davacı adına düzenlenen 734.856,43-TL bedelli faturanın itiraz üzerine incelendiği, ve 172,56 KW kurulu güç tespitinin %60 bağlantı gücü 103.536 KW güç ve 14 saat üzerinden 16.10.2021 kaçak tespit tarihi ile 18.07.2021 tarih aralığında 90 gün 130.455,36 KWH kaçak elektrik birim fiyatı iki katı üzerinden ve 18.07.2021 tarihi itibari ile 21.10.2021 tarihi arasında 270 gün 391.366,08 KWH ek tüketim hesaplanarak tüketiciye 734.856,43 TL fatura düzenlendiği, ancak geriye dönük tahakkuklar incelendiğinde 10.06.2020 tarihinden sonra yapılan okuma işlemlerinde güç aşımı bulunduğunun belirlendiği, bu nedenle 24097935 seri nolu sayacın takılma tarihinden öncesine gidilmemesi gerektiğinden 15.12.2020 tarihinin dikkate alınarak 16.10.2021 kaçak elektrik tespit tarihi ve 08.10.2021 son okuma tarihi arasında 11.596,03 KWH kaçak elektrik tüketim birim fiyatı 2 katı üzerinden ve 08.10.2021 tarihi ile 15.12.2020 tarihi arasında (297 gün) 430.502,68 KWH ek tüketim hesaplanarak 493.675,99-TL faturalandırma yapıldığı, ancak bilirkişi incelemesinde bu hesaplama sırasında EPDK tarifelerinin ortalamasının alınmasının gerektiği halde ortalamanın üzerinde birim fiyat üzerinden hesaplama yapıldığından komisyonun düzenlediği miktarı 493.675,99 TL olmaması 452.192,81-TL olması gerektiği aradaki fark olan 41.483,19-TL’den davacının borçlu olmadığı belirtilmiş olup, mahkememizce davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 452.192,81-TL’den borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile;
"Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
Davacının davaya konu yaptığı davalı ... AŞ’nin düzenlediği, 16.11.2021 tarihli, GR12021000041536 numaralı 734.856,43-TL bedelli faturanın 452.192,81-TL kısmından borçlu olduğunun ve bu miktardan 282.663,62-TL’den ise borçlu olmadığının tespitine,
Fazlaya ilişkin kısmın reddine,
" karar vermiştir.
BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ:
Davacı vekili, mahkemenin kararının hukuka ve usule aykırı olduğunu belirterek, özellikle mahkemenin delilleri değerlendirme biçiminin dar bir şekilde yapıldığını, davalı tarafın iddialarına daha fazla ağırlık verildiğini ve müvekkilinin sunduğu kanıtların yeterince dikkate alınmadığını, yargılama sürecinde, davalı tarafın sunduğu çelişkili tutanaklar, beyanlar ve bilirkişi raporlarına karşı müvekkilinin sunduğu itiraz ve kanıtların göz ardı edildiğini, bu nedenle mahkemenin verdiği kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin iş yerine ait elektrik sayaçlarının sürekli olarak haksız bir şekilde değiştirildiğini, bu değişikliklerin gerekçesinin kendisine bildirilmediğini ve sürekli yüksek fatura ödemelerine rağmen kaçak elektrik kullanımına dair asılsız iddialarla karşı karşıya kaldığını, davalı firmanın, müvekkiline uyguladığı elektrik cezalarını bilimsel ve hukuki dayanağa sahip olmadan keyfi olarak düzenlediğini, bu cezaların yalnızca davalı firmanın kendi iç tüzüklerine dayandığını ve ilgili yönetmeliklere aykırı olduğunu, ayrıca davalı firmanın, kaçak elektrik kullanımı gerekçesiyle kesilen faturaların içeriğinde büyük tutarsızlıklar ve çelişkiler bulunduğunu, farklı zaman dilimlerinde düzenlenen üç ayrı faturanın her birinin birbirinden farklı tutarlar içerdiğini ve bu durumun, davalı firmanın iddialarının tamamen asılsız olduğunu gösterdiğini, bilirkişi raporlarının da tutarsız ve bilimsel temele dayanmayan açıklamalara sahip olduğunu, bu raporların mevcut çelişkileri gidermediğini ve tamamen işlevsiz olduğunu ileri sürerek, İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/111 Esas ve 2024/107 Karar sayılı kararının davacı müvekkili lehine kaldırılarak haklı davanın tamamen kabulüne, istinaf incelemesinin öncelikle duruşmalı yapılmasına, istinaf dilekçesi ile belirtilen gerekçelerle; Yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepler doğrultusunda davanın tüm talepler açısından tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Yerel Mahkeme kararının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 46. maddesine ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, zira yerel mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporunun, kaçak elektrik tüketim miktarını hesaplarken tespit tarihindeki birim fiyatları değil, ortalama birim fiyatları dikkate alarak hatalı bir hesaplama yaptığını, müvekkili şirketin ise söz konusu yönetmelik hükmüne titizlikle uyarak kaçak elektrik tüketiminin tespit edildiği tarihteki birim fiyatları esas alarak doğru bir fatura düzenlediğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturanın tamamının tahsil edilmesi gerektiğini, müvekkilinin haklı menfaatlerinin korunmasını ve kaçak elektrik kullanımını bedelinin eksiksiz olarak tahsil edilmesinin amaçlandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına, davacının müvekkiline 493.664,00-TL borçlu olduğunun tespitine, davanın tümden reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep emiştir.
GEREKÇE:
Dava, ... tesisat numaralı iş yerine kesilen 734.856,43-TL kaçak elektrik bedeline ait faturanın iptaline ilişkin menfi tespit davasıdır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararının gerekçe kısmında "toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre" başlığı altındaki gerekçede "....mahkememizce davacının davasının kısmen kabulü ile 452.192,81-TL'den borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir" şeklinde belirtilmiş olmasına karşın hüküm kısmında ".....734.856,43-TL bedelli faturanın 452.192,81-TL kısmından borçlu olduğunun ve bu miktardan 282.663,62-TL’den ise borçlu olmadığının tespitine..." şeklinde olumlu-olumsuz hüküm kurulmak suretiyle 452.192,81-TL kısmından borçlu olduğu şeklinde belirtilmiş olması, HMK. 304. maddesi uyarınca mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde kabul edilmiş, kaldırma nedeni yapılmamıştır.
Uyuşmazlığın çözümü için 30.05.2018 tarih ve 30436 sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinin göz önüne alınması gerekmektedir.
Buna göre, Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri başlıklı 42. Maddesi "(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;
a)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,
b)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,
c)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,
ç)Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.
Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması başlıklı madde 44; (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için;
a)Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre,
b)Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönem ki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.
(2)Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın;
a)Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak,
b)Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir.
(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.
(4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitini yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır.
Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre başlıklı madde 45; (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.
b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.
c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.
ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.
1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.
(2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir.
(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;
a) Meskenlerde; 5 saat,
b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat,
c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat,
ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir.
(4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir.
(5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır.
Davaya konu uyuşmazlıkta, davalı kurum tarafından davacıya ait abonelikte 09.11.2021 tarihinde yaptığı denetlemede "sayaç dış bir etkiye maruz bırakılıp doğru çalışması engellenerek kaçak elektrik kullanıldığı" tesbit edilerek K-056932 seri nolu kaçak elektrik tesbit tutanağı düzenlenmiştir.
Sayaca dışarıdan elektroşok cihazı gibi cihazlarla müdahale edilmiş olduğundan bu eylemin sayacın eksik değer kaydetmesine yönelik olması nedeniyle Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.1.c maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanımı olduğunun kabulü gerekir.
Davalı tarafça davacı hakkında 09.11.2021 tarihinde kaçak elektrik kullandığından bahisle tutanak düzenlenmiş ve davacı aleyhine 734.856,43-TL'lik kaçak elektrik faturası düzenlenmiştir. Ancak davacının bu faturaya yapmış olduğu itirazı üzerine ... A.Ş. Kaçak Elektrik ve Tüketim İtiraz Komisyonu'nun 27.04.2022 tarihli toplantısında dava konusu faturanın iptal edilerek aynı kaçak tesbit tutanağına ilişkin 493.675,99 TL'lik fatura düzenlenmiştir.Bu halde dava konusu edilen 734.856,43-TL'lik fatura iptal edilmiş olması nedeniyle (734.856,43-493.675,99)=241.180,44-TL bedel yönünden davanın konusuz kaldığının kabulü gerekir.
Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince ,açılan davada 241.180,44-TL bedel yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı tarafça ilk düzenlenen faturanın iptal edilerek sonradan düzenlenen 2. faturaya yönelik yapılan incelemede hükme esas alınan, taraf iddia ve savunmalarını karşılar, taraf, mahkeme ve yasa yolu denetimine elverişli 25.07.2023 tarihli bilirkişi raporu kapsamında 493.675,99-TL kaçak elektrik faturasına yönelik davacının 41.483,18-TL borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilerek usul ve yasaya aykırılık oluşturulmuştur.
Anlatılan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK.353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
A)Davacı ve davalı tarafın istinaf başvurularının kabulü ile, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.02.2024 tarih 2022/111 E., 2024/107 K. sayılı kararının, HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASINA ve ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE;
B)1-Davacının davaya konu yaptığı davalı ... AŞ’nin düzenlediği, 16.11.2021 tarihli, GR12021000041536 numaralı 734.856,43-TL bedelli faturaya yönelik açılan menfi tespit istemli davada;
a-241.180,44-TL bedel yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
b-493.675,99-TL bedel yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile davacının 41.483,18-TL'lik kısmından borçlu olmadığının, 452.192,81-TL'lik kısmından borçlu olduğunun tespitine,
2-Alınması gereken 2.833,72-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 12.549,52-TL'den karşılanmasına, fazla kalan bakiye 9.715,80-TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine,
3-Davacının peşin olarak yatırdığı harçtan mahsubuna karar verilen 2.833,72-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.763,25-TL yargılama gideri ile 80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.843,95-TL'nin davanın kabul-red oranına göre 709,92-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 700,00-TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranına göre 430,50-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 45.226,18-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 108.005,99-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre 616,00-TL'lik kısmının davalıdan, bakiye 984,00-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
9-Kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,
C)1-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının talep halinde iadesine,
2-İstinaf başvurusunda bulunan davacının yapmış olduğu 1.169,40-TL istinaf başvuru harcı ile 50,00-TL istinaf giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalının yapmış olduğu 1.169,40-TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
4-İstinaf gider avansı bakiye kısımlarının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361 vd maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, 24.04.2025 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.