T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1733
KARAR NO : 2026/953
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/05/2025
NUMARASI : 2022/1005 E. 2025/519 K.
DAVA KONUSU : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 07/12/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2026
İSTEM:
Davacı vekili, davacı şirketin Manisa Kula ilçesinde 15 seneyi aşkın süredir farklı köylerde yirmiden fazla bahçe toplamında yaklaşık 3.800 dönüm arazide badem üreticiliği yaptığını, sözleşme hesap numarası 10020665614 olan sözleşme üzerinden davacı şirkete GE12022000002757 fatura numarası ile 443.693,19TL kaçak elektrik bedeli fatura edildiğini, söz konusu fatura bedelinin kabulünün mümkün olmadığını, zira trafonun bulunduğu arazide badem fidan üreticiliğinin olumsuz gitmesi nedeniyle 2011 tarihinde sulu tarım faaliyetlerine son verdiğini ve kuru tarım faaliyetleri yapmak suretiyle tarım faaliyetlerine devam edildiğini, 08.08.2011 tarihinde elektrik aboneliğini iptal ettirdiğini ve o tarihten bu yana alanda sulama olmadığı ve kuru tarım faaliyeti yapıldığından elektrik kullanımının da olmadığını, kaçak kullanım yapıldığı iddia edilen alanın merkez araziden çok uzak olması nedeniyle çalışanların pek sık uğramadığını ve alanı sürekli kontrol altında tutamadığını, dolayısıyla bu denli yüksek bir fatura düzenlenirken neye göre kullanım tespit edildiği ve ne şekilde hesaplama yapıldığının anlaşılamadığını, sulu tarım yapılmayan bir yerde sulama ve dolayısıyla elektriğin kullanılmış olmasının imkansız olduğunu, kaçak tespiti süresinin 90 günü geçmemesi gerekirken 6 ayı geçkin bir sürenin hesaba esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu arazide haberleri olmadan çevredeki üçüncü şahıslar tarafından kaçak elektrik kullanımı olsa dahi bunun davacı şirket tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, kaçak elektrik kullanımının haksız fiil niteliğinde olduğunu ve sonuçlarından haksız fiili işleyen kişinin sorumlu olduğunu, davacının haksız fiil niteliğinde olan kaçak elektrik kullanımından dolayı sorumlu olmadığını ileri sürerek; şimdilik 10.000TL'den borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş iken, ıslah dilekçesi ile dava değerini 443.693,19TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP:Davalı vekili, ... Mevkii ... Mahallesi Kula/Manisa adresinde yapılan incelemede “sözleşmesi iptal edilen tarımsal sulama trafosundan abonesiz olarak ayırıcı kapatılarak trafoyu enerjilendirmek” suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespitine istinaden K-45380 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlenerek, kaçak kullanım faturasının 27.07.2022 ile 29.01.2022 tarihleri arası 180 günlük döneme, 50 kw trafo gücünün %60'ı alınarak 30 kw güç üzerinden, 13,33 çalışma saati abonesiz kaçak olduğu için %20 arttırılarak 15,99 çalışma saati esas alınarak 30 x 15,99 x 180 = 86.378 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesiyle çarpılmasıyla 443.693,19TL fatura oluşturulduğunu ve kaçak tahakkukunun ilgili mevzuat hükümlerine göre doğru hesaplandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmişlerdir.
MAHKEME: "...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı şirketin görevlileri tarafından 27/07/2022 tarihinde ... Mah. ... Mevkii, Kula/ MANİSA adresinde davacı şirkete ait taşınmazda kurulu 31715270 tesisat no.lu müstakil trafodan alınan aboneliğe dair kurulan ticari münasebette belirtilen tarihteki yapılan denetleme sırasında 08/08/2011 tarihinde dosya tarafları arasındaki sözleşmesel ilişki iptal ile sona ermesine rağmen abonesiz olarak kaçak kullanım yapıldığı yönünde tutulan tutanak kapsamında taraflar arasında oluşan uyuşmazlığa yönelik yapılan inceleme sonucunda hükme esas alınan rapordan da anlaşılacağı üzere abonelikten kaçak elektrik enerjisi temin edilmek sureti ile yararlanıldığı yönündeki görüşe iştirak edilmekle birlikte davalı kurum tarafından 30 kw üzerinden tüketim miktarının hesaplanmasına dair yöntemin yerinde olduğu ancak kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre başlıklı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 45. maddesi kapsamında tüketim miktar hesabı eski yönetmelik hükümlerine göre yapıldığından bu anlamda yürürlükteki yönetmeliğe göre il ve ilçe tarım müdürlüğü tarafından yazılan müzekkerelere verilen cevabı yazılar kapsamında aboneliğin diğer tüketicilerdeki günlük çalışma süresinin 8 saat olarak baz alınması yönündeki mevzuat kapsamında ve abonelik olmadığından bu sürenin % 20 oranında artırılması ile yapılan hesaplaması sonunda 90 günlük süre yönünden kaçak elektrik tüketim faturası değerinin 133.137,64TL olması gerekirken davalı yanca daha fazla bir tutarda fatura düzenlendiğinden bu anlamda bu anlamda davacının fatura hesaplamasına dair talebinde kısmen haklı olduğu bunun yanında davacı tarafça aynı zamanda bahse konu kaçak kullanıma dair işlemin esasına yani yararlanmanın kendisi tarafından yapılmadığına yönelik içeriğe de itiraz etmekte ise de dosya kapsamına kazandırılan delillere göre bahse konu abonelik iptal edilmiş ise de davacının iptalden önceki dönemde yararlandığı elektrik aboneliğinin trafosunun davacı arazisinin içerisinde bulunduğu ve kaçak kullanımın da bu trafo kullanılarak yapıldığı göz önüne alındığında oluşan kaçak elektrik eylemi yönünden davacı aleyhine karine oluştuğu, bu karinenin aksinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği her ne kadar bu anlamda davacı tanıkları dinlenilmiş ise de elektriğin trafoya gelme aşamasındaki bölümüne yönelik kesme işleminin davalı yanca yapılmadığı gibi davacının da bu yönden bir başvurusunun olmadığı, bunun yanında bu şekilde trafonun kaldırılmamasına dair işlem de davacı yanın ihmalinin olduğu kabul edilerek karinenin aksinin tanık beyanı ile de ispatlanamadığı kabul edilerek davacı yanın aleyhine düzenlenen faturanın 310.555,55TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığına dair açılı davanın kısmen kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle,
"1- Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı yanca davacı aleyhine düzenlenen 29/07/2022 tarihli, 08/08/2022 son ödeme tarihli, GE12022000002757 nolu 443.693,19TL bedelli faturadan kaynaklı davacının davalıya 310.555,55TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya dair isteminin REDDİNE," karar vermiştir.
BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ:
Davacı vekili, yukarıda "istem" kısmında yer verilen iddialarına ek olarak, kaçak elektrik kullanımının haksız fiil niteliğinde olduğunu ve ispat yükünün davalıya ait olduğunu, Kula İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün cevabi yazısı ile trafonun kurulu bulunduğu arazide; sulama gerektirmeyen kuru tarımda buğday üretimi yapıldığının sabit olduğu, arazide bulunan kuyunun yıllar önce kurumuş olması, 2011 yılında aboneliğin iptal edilmiş olması dikkate alındığında davacı tarafından kaçak elektrik kullanmadığının açık olduğunu, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu hazırlanmış olduğunu, ziraat mühendisi bilirkişiden de rapor alınması gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili, yukarıda "cevap" kısmında yer verilen savunmalarına ek olarak, resmi belgeden sayılan kaçak elektrik tespit tutanağının aksinin ancak yazılı delille ispatlanabileceğini, kaçak elektrik tespiti ve kaçak kullanım faturasının ilgili yönetmelik çerçevesinde düzenlendiğinin açık olduğunu, tahakkuk edilen tutarın mevzuata uygun olduğunu, hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından; davacının kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle tahakkuk ettirilen, fatura bedelinden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında Daire önüne gelen uyuşmazlıklar dikkate alınmak sureti ile yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72/ I. maddesi, “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir. Madde hükmünden anlaşılacağı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispatı için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespitini isteyebilir. Borçlu, bu şekilde açtığı davayı kazanırsa, hakkındaki borcu ödemekten kurtulur.Ancak, borçlu borcunu ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Zira borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde artık hukuki bir yararı yoktur. (Hakan Pekcanıtez, Oğuz Atalay, Meral S. Özkan, Muhammet Özekes, İcra ve İflas Hukuku, s.156-164)
İnceleme konusu somut olayda; davacının davaya konu borçlu olmadığının tespitini talep ettiği kaçak enerji tüketim bedelinin dava tarihinden önce 08.08.2022 tarihinde ödediği; davacı yanca sunulan 03.05.2023 tarihli beyan dilekçesinden ve dosya içerisinde bulunan müzekkere cevabı ile tahsilat makbuzundan anlaşılmaktadır.
Bu halde eldeki davada, davacı şirketin davasını doğrudan istirdat davası olarak açması gerekirken, menfi tespit davası şeklinde açmasında hukuki yararı bulunmadığından, HMK'nun 114/1-h ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu halde, davacı ve davalı vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurularının kabulü ile, incelenen kararın HMK’nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;
A-1)Davacı ve davalı vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurularının kabulü ile, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2025 tarih, 2022/1005 E. 2025/519 K. sayılı kararının, HMK’nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASINA ve ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE;
B-1)Davanın, HMK'nun 114/1-h ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2)Davacı tarafından yatırılan 170,78TL peşin harç ile 7.406,40TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.577,18TL harçtan, alınması gereken 732,00TL maktu harcın mahsubu ile fazla alınan 6.845,18TL harcın istek halinde davacıya karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iadesine,
3)Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının HMK' nin 333/1.maddesi uyanınca davacıya karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iadesine,
4)Davalı taraf kendisini bir vekil aracılığı ile temsil ettirmiş olması sebebiyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
C-1)Ödediği istinaf karar ve ilam harcının istekleri halinde davacıya ve davalıya karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iadesine,
2)İstinaf giderlerinin yapanların üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan istinaf giderinin HMK'nin 333/1. maddesi uyarınca ilgilisine karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iadesine,
Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 30/04/2026 günü oybirliği ile karar verildi.