T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
23. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/4752
KARAR NO: 2024/2878
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/08/2024
NUMARASI: 2024/707 Esas- 2024/740 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 13/12/2024
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/08/2024 tarihli, 2024/707 Esas ve 2024/740 Karar sayılı kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olup, dosya heyetçe incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Davacı vekili, müvekkil şirketin turizm işi ile iştigal ettiğini, sahibi bulunduğu otelin odalarının davalı şirket tarafından kiralandığını, davalı şirketin de daha sonra kiraladığı odalar bazında kiralama hizmeti verdiğini, ancak söz konusu kiralama işlemine ait faturaların davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ödenmediğini, davalının yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini, icra takibinin faturalardan kaynaklandığını, faiz istenebileceğini, alacağın likit olduğunu ileri sürerek, davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatı ödemesine ve ihtiyati hacze karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece, dava dilekçesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığının ileri sürüldüğü, uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı görülmekle görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, talep halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde her ne kadar otelin odalarının kiralandığı kavramı kullanılmışsa da işin niteliği gereği otelde kalmanın hizmet ilişkisi olduğunun Yargıtay kararlarıyla açık olduğunu, müvekkil şirketin sahibi olduğu otelde bulunan odalardan bazılarının davalı şirket tarafından ücret karşılığı ayırtılarak daha sonra tarihlerde kendi müşterilerine satıldığını, rezervasyon ve konaklama bedellerinin müşterilerden davalı şirket tarafından alındığını, taraflarınca da belirtilen tarih aralığında ayırtılan odalar için davalı şirkete faturalar kesildiğini, müvekkil şirket tarafından davalı şirkete otel hizmeti verildiği ve verilen bu hizmetin bedeli ödenmediğinden ve davalının yapılan takibe cari olarak borçluyken haksız yere itiraz etmesi iken, kira sözleşmesi olmasından bahisle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmayıp davanın ticari nitelikte hizmet sözleşmesi bulunduğunu, davalı şirketin Seyahat Acentaları Birliği Üyesi olduğunu resmi sitesinin hizmetlerinin açıklandığı kısımda "Anlaşmalı yüzlerce otelimizle yaptığımız sözleşmeler ile her sezon onbinlerce mutlu misafirimizi konaklatmaktan mutluluk duyuyoruz." şeklinde açıklamaya yer verildiğini, müvekkili şirketin de bahsi geçen yüzlerce otelden biri olduğunu, taraflar tacir olduğundan ve uyuşmazlık konusu alacak tarafların ticari işletmelerini ilgilendirdiğinden TTK m.4/1 uyarınca davanın ticari dava niteliğinde olup, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu belirtmiştir.
GEREKÇE:
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. (6100 Sayılı HMK 1.madde) Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi görevi dava şartları arasında saymıştır. Bu itibarla görev kuralları tarafların ileri sürmesine gerek olmaksızın hâkim tarafından ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İİK'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalarla bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Somut olayda, dava, faturaya dayalı olarak yapılan takibe vaki itirazın iptali istemidir. Takipte, 23.4.2023 ....21.10.2023 tarihli (71 adet) faturaya istinaden ana para + faiz olmak üzere toplam 360.344,01 TL ‘nin tahsili istenmiş, takip talebinde alacağın fatura alacağı olduğu belirtilmiştir. Gerek takip dosyasına, gerekse dava dosyasına yazılı sözleşme sunulmamış, davacı vekili de dava ve istinaf dilekçesinde yazılı sözleşmeden bahsetmemiştir. Takibe dayanak faturaların (71 adet) incelenmesinde, davacı tarafından davalıya kesilen faturaların, oda hizmet bedeline ilişkin olarak düzenlendiği, faturalarda odada kalan üçüncü kişilerin de ismen belirtildiği görülmektedir.Dosya kapsamından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın “otel konaklama sözleşmesinden” kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Otel konaklama sözleşmeleri, konaklama işletmesi ile seyahat acentesi arasında kurulan, konaklama işletmesinin seyahat acentesine belirlenmiş bir fiyat üzerinden konaklama hizmetleri sunmayı, seyahat acentesinin da müşterilerini konaklama işletmesinde konaklatmayı taahhüt ettiği sözleşmedir..otel sözleşmesi uyarınca konaklama işletmesi, seyahat acentesinin müşterilerine bir bedel karşılığında konaklama ve diğer belirlenen hizmetleri sunma borcu altına girmektedir. Seyahat acentesi ise bir komisyon karşılığında konaklama işletmesine konaklayan getirme ve konaklayanın konaklama bedelini ödeme borcu altına girmektedir (Tuğçe Seçer, Dicle Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu Dicle Adalet Dergisi, Cilt:5, Sayı: 1, Yıl 2021). Bu durumda, mahkemece, uyuşmazlığın otel konaklama (rezervasyon) sözleşmesinden kaynaklandığı, tarafların tacir olduğu, uyuşmazlık konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilişkili bulunduğu ve davanın asliye ticaret mahkemesinin görevine girdiği düşünülmeden, yanılgılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. (Bkz. Yargıtay 20. HD, 2015/1073 E, 2025/5009, )
Açıklanan nedenlerle davalının istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
Davalının istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile,
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/08/2024 tarihli, 2024/707 Esas ve 2024/740 Karar sayılı mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/a-4, a-6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,
Dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine,
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
İstinaf karar harcının isteği halinde yatırana iadesine,
İstinaf gider fazlalığı bulunması halinde yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere 13/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.