Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık M. G. A. hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24/04/2018 tarih, 2018/18665 Esas sayılı iddianamesi ile Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak ya da Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanmak suçundan TCK'nın 191/1-2, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/10/2018 tarih, 2018/476 Esas, 2018/749 Karar sayılı kararı ile sanığın TCK'nın 191/1, 53/1, 58 maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemize gönderildiği anlaşılmakla dosya üzerinde yapılan incelemede;
09/10/2016 günü saat 18.30 sıralarında Alsancak Ege Mahallesi Efes Köprü ayaklarında park halinde bulunan araca şüphe üzerine resmi araç ile kolluk güçlerince yaklaşıldığı, olay tutanağına göre aracın sağ ön tarafında oturan kimliği sonradan tespit edilen sanık M. G. A.'ın aracın sağ ön tarafına doğru bir kağıt parçasını fırlattığının görüldüğü, aracın yaklaşık 2 metre uzağında kitap sayfasına sarılı sonradan yaptırılan kriminal inceleme sonucunda 5-Fluora-ADB olduğu anlaşılan net 0,3 gram uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, araç şoförü M. S. ile sanık M.'in olay tutanağını imzalamadıkları ve kolluk ifadelerinde uyuşturucu maddenin kendilerine ait olmadığını, araçları bozulduğu için durduklarını, ekip otosunun arkalarında siren çalarak durduğunu, kaçan bir şahıs olduğunu söyleyerek kendilerinden kimliklerini istediklerini, araçlarından yaklaşık 50 metre mesafede gazete kağıdına sarılı bir madde bulduklarını belirterek suçlamayı kabul etmedikleri,
Sanık M. suça konu uyuşturucu maddenin kendisine ait olmadığını belirttiği halde, soruşturma aşamasında olay tutanağını düzenleyen görevli memurların beyanlarının alınmadığı, suça konu uyuşturucu maddenin sarılı olduğu materyallerde vücut izi incelemesi yaptırılmadığı, CMK'nın 75. maddesi uyarınca sanığın vücudundan kan ve idrar örneği aldırılmadığı, uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığı yönünde tıbbi bir tespit yaptırılmadan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05/12/2016 tarih, 2016/108165 Soruşturma, 2016/4893 Karar sayılı kararı ile KDAEK kararı verildiği, 23/1/2016 tarihinde sanığa tebliğ edildiği,
24/03/2018 tarihinde Çeşme İlçesinde Alaçatı Eski Belediye binası karşısında şüphe üzerine ... plakalı aracın durdurulduğu, araçta yapılan aramada şeffaf naylon poşet içinde 3 adet uyuşturucu hap, kağıda sarılı 0,30 gram kokain ve 1,20 gram bonzai maddesinin ele geçirildiği, aracın sağ önünde oturan kişinin kendisini M. G. A. olarak tanıttığı, kolluk ifadesinde arkadaşı M. K. K. ile kullanmak üzere uyuşturucu maddeleri birlikte satın aldıklarını belirterek, olay tutanağını imzaladığı,
Sanık M.'in 24/03/2018 tarihli eylemi TCK'nın 191/4-b maddesi kapsamında ihlal kabul edilerek hakkında verilen KDAEK kararı kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24/04/2018 tarih, 2018/18665 Esas sayılı iddianamesi ile Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak ya da Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanmak suçundan TCK'nın 191/1-2, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
Sanığın Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinde talimat yolu ile 06/07/2018 tarihinde alınan savunmasında her iki suçlamayı da kabul etmediği, 09/10/2016 tarihinde polisin yerde bulduğu uyuşturucunun kendisine ait olmadığını, 24/03/2018 tarihinde de Çeşme'ye gitmediğini, uyuşturucu madde kullanmadığını, o tarihte fabrikada çalıştığını belirttiği,
Sanığın 06/07/2018 tarihinde Manisa Adliyesinde verdiği dilekçesinde de, 24/03/2018 tarihinde işten çıkıp eve geldiğini, ailesinin şahit olduğunu, Çeşme'de hangi karakolda ifadesi alındı ise kamera ve görüntü kayıtlarının incelenmesini talep ettiği,
Sanığın Dairemize sunulan istinaf dilekçesinde de 24/03/2018 tarihinde Manisa Organize Sanayiinde bulunan fabrikada çalıştığını, buna ilişkin fabrika kayıtlarının bulunduğunu, kimliğinin çalındığını, bu nedenle imzaları arasında karşılaştırma yapılması gerektiğini, buna ilişkin tutanakların karakolda bulunduğunu belirttiği,
Sanığın savunmasında ve Mahkemeye sunduğu dilekçesinde suçlamaları kabul etmediğini belirtip, karakol görüntü kayıtlarının incelenmesini talep etmesine rağmen bu hususta araştırma yapılmadığı,
24/03/2018 tarihli olay tutanağında yer alan sanık imzası ile sanığın Mahkemeye ibraz ettiği dilekçede ve DS dosyasında bulunan imzalarının gözle görünür şekilde farklı olduğu,
24/03/2018 tarihli eylemin TCK'nın 191/4-b maddesi gereğince ihlal niteliğinde olduğu, bu eylemin sabit olması halinde KDAEK kararına konu 09/10/2016 tarihli eylem hakkında kovuşturma yapılabileceği,
Bu nedenle 24/03/2018 tarihinde sanığın Çeşme İlçesinde bulunup bulunmadığı, olay tutanağında yer alan imzanın sanığa ait olup olmadığı tespit edildikten sonra yargılamaya devam edilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken davaya devam edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre de;
Sanığın 09/10/2016 tarihli olay tutanağını imzalamadığı, suça konu uyuşturucu maddenin kendisine ait olmadığını, aracın 50 metre ilerisinde bulunarak polis memurlarınca getirildiğini belirtmesi karşısında bu konuda tutanak mümzi tanıkların beyanları alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği halde eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Hukuka aykırı olup, istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri yerinde görülerek 5271 Sayılı CMK'nın 280 maddesine 7188 Sayılı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen 280/1-f bendi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece Mahkemesine gönderilmesine,
SONUÇ: 5271 sy.lı CMK'nın 284/1 maddesi gereğince KESİN OLARAK, 19.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)