Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunanın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklar A. M. ve B. C. hakkında Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
Sanık A. M. yönünden yapılan incelemede, sanık hakkında Selçuk C. Başsavcılığı'nın 24/11/2016 tarih, 2016/1836 soruşturma ve 2016/49 Karar sayılı kararı ile Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, KDAEK kararı, sanığın İzmir 12.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/1101-1162 E-K numaralı kısıtlılık kararı nedeniyle vasisi olarak tayin edilen M. G.'e 29/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği halde, İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nce sanığa çıkarılan iki ayrı çağrı yazısının bizzat sanık adına tebliğe çıkarıldığı, oysa ki Tebligat Kanunun 11.maddesi gereği çağrı yazılarının sanığın kanuni temsilcisine tebliğinin gerektiği, bu nedenle tebligatların usul ve yasaya aykırı olduğu, 6545 Sayılı ys.nın 68. maddesiyle değişik TCK'nın 191/4-a maddesinde yükümlülük ihlali için ısrar koşulunun arandığı, ancak Denetimli Serbestlik dosyasındaki belge ve tebligatlara göre sanık A. Motor yönünden ısrar unsurunun oluşmadığı, 5271 Sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince davanın durmasına karar verilmesi ve denetimli serbestlik tedbirine devamla sonucuna göre işlem yapılması gerektiği,
Sanık B. C. yönünden yapılan incelemede, sanık hakkında Selçuk C. Başsavcılığı'nın 24/11/2016 tarih, 2016/1836 soruşturma ve 2016/49 Karar sayılı kararı ile Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik döneminde tedavi amacı ile gittiği Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 28/03/2017 tarihli yazı içeriğinde sanığın, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına devam etmesinin bildirilmesi üzerine sanığın ihlal eyleminde bulunduğu gerekçesiyle KDAEK kararı kaldırılarak sanık hakkında kamu davası açılmışsa da, mahkemesince bu yazıya dayanak teşkil eden bilgi ve belgeler, raporlar celp edilip incelenerek sanığın TCK 191/3-c maddesi uyarınca uyuşturucu madde kullanarak ihlal eyleminde bulunup bulunmadığının kesin olarak tespitinin yapılmadığı, bu aşamada sanık yönünden kovuşturma şartının gerçekleşmediği, bu eksiklik giderilerek sanık B. C.'ın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği halde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması,
Kabule göre de,
İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 17/11/2016 tarih ve İZM-KİM-16-12509 Sayılı uzmanlık raporuna konu şahit numunenin TCK 54/4 maddesi gereğince müsaderesine karar verilmemiş olması ve yargılama masrafı yönüyle kazanılmış hak gözetilmediğinden sanıklar hakkında Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen fatura bedellerinin sanıklardan tahsiline karar verilmemiş olması,
Hukuka aykırı olup, istinaf başvurusunda bulunan sanıkların istinaf nedenleri ile, 5271 Sayılı CMK'nın 280. maddesine 7188 Sayılı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen 280/1-f bendi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sy.lı CMK'nun 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 09/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)