(5237 S. K. m. 53, 54, 63, 188, 192) (5271 S. K. m. 286) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan sanık müdafii tarafından yapılan istinaf talebinin kabulü sonucu, ilk derece mahkemesince verilen kararda bulunan hukuka aykırılıkların ancak yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kabul edilerek, dairemizce yapılan duruşma sonucunda, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Gereği düşünüldü:
İDDİA:
Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 27/04/2016 tarihli ve 2016/952 esas sayılı iddianamesi ile sanık D. A.'ın TCK'nın 188/3, 192/3, 54/1, 63/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
Sanık D. A.'ın üzerine atılı uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan TCK'nın 188/3, 192/3., 62., 52/2, 53/1, 54 ve 63 maddeleri gereğince neticeten 4 yıl 2 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF C. SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Kuşadası Emn. Müd.nce yapılan istihbari çalışmalar neticesinde sanık D.'nın çalıştığı iş yerinde eğlenmek amacıyla gelen kişilere uyuşturucu madde sattığı yönündeki istihbari bilgi üzerine sanığın takibe alındığı ve olay tarihinde kolluk görevlilerini gören sanığın ellerini kaldırarak suça konu uyuşturucu hapları kolluk görevlilerine teslim ettiği ve olay tutanağında açıkça yazılı olduğu üzere söz konusu maddeyi E. B. isimli kişiden 15 TL'ye satın aldığı ve 20 TL'ye başkalarına sattığının geçtiği WhatsApp mesaj tutanaklarının sanığın bu eylemini doğruladığı, yine E. B.'ın ifadesi ile olayın bu şekilde meydana geldiğinin açıklığa kavuştuğu, sanık beyanı ile E. B.'dan aldığını ifade ederek onun yakalanması ve hakkında işlem yapılması için kolluk ekipleri ile iş birliği yaptığı, bu anlamda sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin de uygulanması gerektiği, tüm bu hususları değerlendiren Söke 1.ACM.nin 2016/139 Esas, 2016/271 Karar sayılı kararı ile sanık D. A. hakkında verilen kararın hukuka aykırılığının bulunmadığı, delilleri değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda belirtilen suç tipine uyduğu ve kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından sanık D. A.'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur dedi. " şeklinde mütalaada bulunmuştur.
SAVUNMA:
Sanık D. A.’ın Dairemizce alınan savunmasında; "Ben uyuşturucu ticareti suçlamasını kabul etmiyorum. 4-5 seneden beri uyuşturucu kullanıyorum. E. B. isimli şahıstan kullanmak amacıyla belirtilen hapları aldım ve yakalandım. Suçsuzum " şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLER:
Sanık savunmaları,
İzmir Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünün 25/03/2016 tarihli ve 16-03238 sayılı uzmanlık rapor,
13/03/2016 tarihli olay tutanağı,
Nüfus ve adli sicil kayıtları.
DOSYA VE TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, KABUL VE GEREKÇE:
Kuşadası İlçe Emniyet Müdürlüğünce yapılan istihbari çalışmalar kapsamında İlçenin Kaleiçi mevkii A.. Bar ismli iş yerinde çalışan sanık D.'nın çalıştığı iş yerine eğlenmek amacıyla gelen şahıs ya da şahıslara uyuşturucu hap sattığı yönünde istihbari bilgiler alınması üzerine sanığın takibe alındığı, suç tarihinde İnönü Bulvarı Denizbank kavşağında minibüsten yanında tanık C. ile inmeleri üzerine güvenlik kuvvetlerinin polis kartlarını gösterip kendilerini tanıtmaları üzerine sanığın cebinden çıkardığı şeffaf poşeti atmak isterken müdahale edilerek yakalandıkları ve sanığın atmak istediği poşette 52 adet Ectasy uyuşturucu hap yakalandığı,
Olay tutanağına geçen, sanığın maddi durumunun kötü olması nedeniyle E. B. Ö.'den 15 TL ye aldığı hapları 20 TL den sattığına ilişkin şifahi beyanı sonrası güvenlik kuvvetlerine yardımcı olarak hapları satın aldığı E. B. Özer'in de yakalanmasını sağladığı, bu olayda da 100 adet hap ele geçirildiği,
Ele geçen uyuşturucularla ilgili İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 25/03/2016 tarihli raporunda maddelerin uyuşturucu MDMA etken maddesi içerdiği belirtildiği,
Sanık alınan beyanlarında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmadığını ileri sürmüş ise de,
13.03.2016 tarihli sanığında imzasının bulunduğu olay tutanağında uyuşturucu hap sattığına ilişkin şifahi beyanı, sanıkta ele geçen uyuşturucu hap miktarı (52 adet) ve ele geçen hapların akşam üzeri iş yerine giderken üzerinde yakalanması, dosyada mevcut sanık D. ile diğer sanık E. B. arasındaki whatsapp görüşmelerinde sanık D.'nın ''B. tişörtler ne marka, sordular çünkü'', ''gelince ara tm numune de ver biraz, o benim ayağıma krem olacak'', ''105 bırak 5 benim olsun'',"..benim verdiğim çocuk devamlı bu işi yapıyor abla aralarındaki bayatlar dağılıyor dedi'', ''..ancak milletin keyfi geliyor bi alışsalar devamı gelir'', ''benden sana yanlış olmaz merak etme ben ilk kez tisort satmıyorum'' şeklinde beyanlarının bulunması, yine hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen Bahri isimli şahsın sanık ile ''kırıkları kimseye verme tm 20 den sat'' şeklinde içeriklere rastlanması, tüm bu mesaj içeriklerinin sanığın savunmalarının aksine diğer sanık E.'den satmak amacı ile uyuşturucu hap aldığını ve bulundurduğunu desteklemesi, sanıktan ele geçen maddelerin piyasa değerlerinin neredeyse sanığın aylık kazancına eş değer olması, maddelerin ele geçiriliş şekli ve bir arada taşıması ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın suça konu maddeleri ticaret amacı ile satın aldığının ve bulundurduğunun kabul edilmesi gerektiği,
Sanık yakalandıktan sonra uyuşturucu maddeleri diğer sanık E. B. Ö.’den aldığını beyan ederek sanığın yakalanmasını sağlaması nedeniyle tayin edilen temel cezasının TCK'nun 192/3 maddesi gereğince 1/2 oranında indirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Sanığa Kuşadası Devlet hastanesince verilen 22/09/2016 tarihli doktor raporunda sanıkta depresif bozukluk olduğu, bu tanı ile takip ve tedavi altında bulundurulduğu, ilaç tedavisi altında olduğu ve ayda bir psikiyatri polikliniğinde kontrolü önerildiği belirtildiğinden, Dairemizce sanık Manisa Ruh sağlığı ve hastalıkları Hastanesine sevk edilerek alınan 24/11/2016 tarihli raporda sanığın suç tarihi itibariyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçuna karşı olayla ruhsal durum arasında bağlantı kurulamadığı için cezai ehliyetinin tam olduğu bildirilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, yerel mahkemenin sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kurulan hüküm yönünden herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve sanığın cezalandırıldığı anlaşılmakla sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda anlatıldığı üzere;
Sanık D. A. hakkında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sy.lı TCK'nın 53/1-b bendi iptal edildiği halde sanık hakkında bu bendin uygulanmasının infazda dikkate alınacak bir husus olduğu anlaşıldığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair; sanığın yokluğunda, sanık müdafinin yüzüne karşı, C. Savcısı S. K.'ın huzurunda 5271 Sayılı CMK'nun 286/2(a) maddesi gereğince mütaalaya uygun ve KESİN OLARAK oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28.02.2017 (¤¤)