(2559 S. K. m. 4) (5237 S. K. m. 58, 192) (5275 S. K. m. 108) (5271 S. K. m. 280, 286, 303) (Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m. 27)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık Ö. S. hakkında Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
30/03/2015 günü saat 16:20 sıralarında A… Caddesi 1517 Sokak üzerinde durumundan şüphelenilen sanığın emniyet güçlerince durdurulduğu, sanığın üç ayrı suçtan araması olduğunun tespit edildiği, sanığa üzerinde her hangi bir suç unsuru olup olmadığının sorulması üzerine, sanığın pantolon cebinden çıkardığı uyuşturucu maddeyi rızası ile polise teslim etmesi şeklinde gelişen olayda, 2559 sayılı PVSK'nın 4/A. Maddesi ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 27. maddesi hükümleri nazara alındığında, şüphe üzerine durdurulan sanığın yapılacak ayrıntılı kaba üst araması sonucunda cebinde bulunan suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinin kaçınılmaz olması karşısında, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 192. Maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aleyhe istinaf talebi bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı ve başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak; hükümde, sanığın adli sicil kaydında bulunan İzmir 26.ASLCM'nin 2014/508-335 E.K. Sayılı 03/02/2015 tarihinde kesinleşen 5 ay hapis cezasına ilişkin ilamın 5275 sayılı CGTİHK'nın 108/2. Maddesi gereğince tekerrüre esas alınması gerekirken İzmir 9.ASLCM'nin 2011/119-805 E.K. sayılı 08/07/2014 tarihinde kesinleşen 3 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması 5271 sayılı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilebilir nitelikte eksiklikler olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın tekerrür ile ilgili 6. paragrafının hükümden tamamen çıkarılarak yerine, " Sanığın tekerrüre esas İzmir 26.ASLCM'nin 2014/508-335 E.K. Sayılı kararı ile 5 ay hapis cezasına mahkum olduğu ve kararın 03/02/2015 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın yeniden suç işlediği anlaşıldığından 5237 sy.lı TCK’nun 58/6. mad.si gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına,
Aleyhe istinaf talebi bulunmadığından sanığın tekerrüre esas ceza süresi yönünden 3 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin kazanılmış hakkının gözetilmesine," ibaresi eklenmek suretiyle CMK.280/1(a) madde delaletiyle CMK.303/1. madde gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
5271 sy.lı CMK'nun 286/2-a maddesi gereğince KESİN OLARAK, 31/03/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)