(5237 S. K. m. 192) (2559 S. K. m. 4) (6183 S. K. m. 106) (5271 S. K. m. 286, 303, 324) (Adli Ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m. 27)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunanın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık K. Ö. hakkında Kullanmak için Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak ya da Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Sanığın, 10/05/2016 günü saat 20.00 sıralarında Kemalpaşa Caddesi MTK 1 kavşağında olduğu sırada polisin şüphelenip durdurması ve kaba üst araması yaptığı sırada kot pantolonunun sağ ön cebinde kabarıklık ve hışırtı olması nedeniyle üzerinde herhangi bir suç unsurunun bulunup bulunmadığının sorulması üzerine cebinden çıkardığı uyuşturucu maddeyi rızası ile polise teslim etmesi şeklinde gelişen olayda 2559 sayılı PVSK'nın 4/A. Maddesi ile Adli Ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 27. maddesi hükümleri nazara alındığında şüphe üzerine durdurulan sanığın yapılacak ayrıntılı kaba üst araması sonucunda pantolon sağ ön cebinde bulunan suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinin kaçınılmaz olması karşısında koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 192. Maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aleyhe istinaf talebi bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı ve başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak; hükümde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesinde belirlenen terkin edilmesi gereken tutardan az olan ve 5271 sayılı CMK.nın 324/4. maddesi gereğince hazine üzerinde bırakılması gereken tebligat ve posta gideri 10,00 TL'nin sanıktan tahsiline karar verilmesinin 5271 sayılı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir eksiklik olduğundan, sanığın istinaf nedenleri bu yönden yerinde görülerek istinaf yoluna başvurulan hüküm fıkrasının yargılama gideri ile ilgili paragrafında yazılı "sanıktan tahsiline" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "10,00 TL yargılama giderinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 324/4-son cümlesi gereğince hazine üzerinde bırakılmasına," ibaresi eklenmek suretiyle CMK.280/1 (a) madde delaletiyle CMK.303/1-h madde gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
5271 sy.lı CMK'nun 286/2-a maddesi gereğince KESİN OLARAK, 17/04/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)