İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan sanık M. ve müdafii, sanık C., katılan kurum vekili ve katılan H. vekili tarafından yapılan istinaf taleplerinin kabulü sonucu, ilk derece mahkemesince verilen kararda bulunan hukuka aykırılıkların ancak yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kabul edilerek, dairemizce yapılan duruşma sonucunda, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
İDDİA:
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24/01/2019 tarih, 2019/257 Esas, 2019/73 Sayılı iddianamesi ile; Müşteki H. C. ile şüpheli M. S. B.'in Marmaris ilçesinde Çıldır Mahallesinde ikamet ettikleri, 21.09.2018 tarihinden yaklaşık 1 ay önce saat:23.00 sıralarında M. S.'in, Çıldır Mahallesinde H.'ın yanına gelerek para istediği, H.'ın parası olmadığını söylemesi üzerine M. S.'in kendisini döveceğini söyleyerek H.'ı korkuttuğu ve 20 TL parasını zorla aldığı, bu olaydan bir kaç gün sonra tekrar karşılaştıklarında, M. S.'in H.'dan yine para istediği ve "para vermezsen seni öldürürüm" diyerek tehditte bulunduğu, korkuya kapılan H.'ın 30 TL parasını vermek zorunda kaldığı, son olarak 20.09.2018 tarihinde saat:19.00 sıralarında H. ve arkadaşı T. Ö.'ün Çıldır Mahallesi 75. Anadolu Meslek Lisesinin arkasında bulunan parkta bulundukları esnada yanlarına gelen M. S.'in, H.'ın ensesine tokat atıp "ver lan paraları" dediği ama bu defa H.'ın M. S.'i itekleyerek evine doğru kaçmaya başladığı ve babası A. C.'ı aradığı, M.'in de sevk ve idaresindeki motosiklet ile H.'ın peşinden gittiği, H.'ın bu şekilde kaçıp kurtulması sonucu M. S.'in son yağma eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, H.'ın açıklanan şekilde kaçıp Çıldır Mahallesi 103. sokağa geldiği, M. S.'in de motosiklet ile bu sokağa ulaştığı, aynı sokakta bulunan iş yerinin önünde oturan M. S.'in babası şüpheli C.'in de oğlunun ve müştekinin yanına geldiği, şüpheli M. S.'in halen Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı adli emanetinde kayıtlı bıçak elinde olduğu halde H.'a "sizi öldüreceğiz, sizi yaşatmayacağız" diyerek tehditte bulunduğu, şüpheli C.'in de oğlu ile birlikte aynı sözleri sarf ederek H.'ı tehdit ettiği, sonrasında şüpheli C.'in elinde bulunan cam bardak ile müştekinin ağız ve çene kısmına vurduğu, cam bardağın kırıldığı, M. S.'in de elindeki bıçağı sallayarak müştekinin göğüs bölgesine vurduğu, Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 14/01/2019 tarihli raporda, şüpheli M. S.'in bıçakla müştekini göğüs bölgesine vurması nedeni ile oluşan 3 cm kesici-delici alet yarasının BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı ve yaşamını tehlikeye sokan bir durum oluşturduğu; şüpheli C.'in yine yukarıda anlatılan şekilde cam bardak ile müştekinin ağzına vurması nedeni ile oluşan 1 cm kesi ve çenedeki 2 cm kesi yaralarının ise BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, yüzünde sabit iz hususunda rapor düzenlenebilmesi için olay tarihinden 6 ay sonra muayene gönderilmesinin uygun olacağı belirtilmiş (şüpheli M. S.'in tutuklu olması nedeniyle evrakı sürüncemede bırakmamak için söz konusu raporun gerekirse kovuşturma aşamasında alınması gerektiği değerlendirilmiştir) ve böylece şüphelilerin atılı suçları işledikleri iddiasıyla sanık M. S. B.'in TCK madde 149/1-h, 148/1, 148/1, 35/1-2, 106/2-a.c, 86/1-3.e, 87/1-d, 53/1-2-3, 63/1, 54/1 maddeleri; sanık C. B.'in TCK madde 106/2-c, 86/2-3.e, 53/1-2-3, 58/6-7 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi istenmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16/05/2019 tarih 2019/50 Esas 2019/214 Karar sayılı dosyasında; 1-Sanık M. S.'in katılana yönelik iki kez yağma, bir kez yağmaya teşebbüs suçlarından açılan kamu davasında CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, 2-Sanık M. S.'in katılan H.'a yönelik çocuğu öldürmeye teşebbüs suçundan TCK 82/1-e,35,53,63 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3-Sanık M. S.'in katılan H.'a yönelik silahla birden fazla kişiyle tehdit suçundan TCK 106/2-a-c, 53 maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 4-Sanık C.'in katılan H.'a yönelik silahla birden fazla kişiyle tehdit suçundan TCK 106/2-a-c,53 maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5-Sanık C.'in katılan H.'a yönelik kasten yaralama suçundan TCK 86/2,86/3-e,53 maddeleri uyarınca 12 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA:
Cumhuriyet Savcısı esas hakkında mütalaasında; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/725 soruşturma ve 2019/257 esas sayılı iddianamesiyle şüpheli C. B. hakkında silahla basit yaralama ve birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçlarından TCK'nun 106/2.c, 86/2,3.e, 53/1-2-3, 58/6-7 maddeleri gereğince, M. S. B. hakkında gece vakti yağma, yağma, yağmaya teşebbüs, silahla nitelikli yaralama ve tehdit suçlarından TCK'nun 149/1.h, 148/1, 148/1, 35/1-2, 106/2.a.c, 86/1-3.e, 87/1.d, 53/1-2-3, 63/1, 54/1 maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığı, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/50 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde; 1-Sanık M. S.'in katılana yönelik iki kez yağma, bir kez yağmaya teşebbüs suçlarından açılan kamu davasında CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, 2-Sanık M. S.'in katılan H.'a yönelik çocuğu öldürmeye teşebbüs suçundan TCK 82/1-e,35,53,63 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3-Sanık M. S.'in katılan H.'a yönelik silahla birden fazla kişiyle tehdit suçundan TCK 106/2-a-c, 53 maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına,4-Sanık C.'in katılan H.'a yönelik silahla birden fazla kişiyle tehdit suçundan TCK 106/2-a-c,53 maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5-Sanık C.'in katılan H.'a yönelik kasten yaralama suçundan TCK 86/2,86/3-e,53 maddeleri uyarınca 12 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın sanık M. S. B. ve müdafii, sanık C. B., katılan kurum vekili ve katılan H. C. tarafından istinaf edilmesi üzerine; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 30/10/2019 tarihli 2019/3380 Esas sayılı kararı ile davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerinin başlanmasına karar verildiği, Yapılan değerlendirmede; Katılan H. C. ile sanık M. S. B.'in aynı mahallede oturup birbirlerini tanıdıkları, katılan H.'ın sanık M.'in zaman zaman kendisinden zorla para aldığı yönünde iddialarının olduğu, suç tarihinde tam olarak belirlenememekle birlikte katılan H.'ın beyanına göre yine kendisinden zorla para almaya çalışması nedeniyle sanık M.'ten kaçtığı sırada sanığın babası diğer sanık C. B.'in de sanık M.'e katılarak katılanı kovalayıp yakaladıkları ve ellerinde bıçak ve tornavida olduğu halde önce katılanı ölümle tehdit ettikleri, arkasından sanık C.'in cam bardakla katılan H. C.'ın ağız ve çene kısmına vurduğu, sanık M. S.'in de bıçakla katılanın göğüs bölgesine vurduğu, her iki sanığın gerek olay öncesindeki eylemleri gerekse katılanı takip edip birlikte yakalayarak akabinde gerçekleştirdikleri eylemler dikkate alındığında iştirak halinde katılanı öldürmeye teşebbüs ettiklerinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, 1) Sanık M. S. B. hakkında katılan H. C.'a yönelik iki kez yağma bir kez yağmaya teşebbüs suçlarından ayrı ayrı beraatine ilişkin hükümler hakkındaki istinaf başvurularının Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16/05/2019 tarih 2019/50 Esas 2019/214 Karar sayılı kararında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden istinaf taleplerinin esastan reddine, 2) Sanık M. S. B. ve sanık C. B. hakkında katılan H. C.'a yönelik silahla birden fazla kişi ile tehdit suçunun katılana yönelik kasten çocuğu öldürmeye teşebbüs suçunun maddi unsurunu oluşturduğu anlaşılmakla, TCK'nın 44. maddesi gereğince buna ilişkin ilk derece mahkemesince silahla tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün ortadan kaldırılması ile bu suç yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3) Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16/05/2019 tarih 2019/50 Esas 2019/214 Karar sayılı kararının sanık C. B. hakkında katılan H. C.'a yönelik silahtan sayılan tornavida ile kasten basit yaralama suçundan ve sanık M. S. B. hakkında katılan H. C.'a yönelik çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyeti yönünden kurulan hükmün CMK 280/2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 4) Sanık M. S. B.'in katılan H. C.'a yönelik çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, TCK'nun 3 ve 61. maddeleri dikkate alınarak TCK'nın 37. maddesi delaleti ile TCK'nın 82/1-e, 35/2, 53, 63 maddesi gereğince cezalandırılmasına, 5) Sanık C. B.'in sanık M. S. B. ile iştirak halinde katılan H. C.'a yönelik çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, TCK'nın 37. maddesi delaleti ile TCK'nın 82/1-e, 35/2, 53, 63 maddesi gereğince cezalandırılmasına, 6) Sanık M. S. B.'in üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, muhtemel ceza miktarı, delil durumu ve suçun katalog suçlardan olması hususu dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına, 7) Sanık C. B.'in üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, öldürmeye teşebbüs suçunun katalog suçlardan olması, talep edilen ceza miktarı dikkate alınarak sanığın hükümle birlikte tutuklanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
-Sanık M. S. B. hazırlık aşamasında emniyette alınan savunmasında özetle, "Katılan H. C.'ı tanıdığını, hakkında sinkaflı söz söylediğini duyunca 20.09.2018 saat 19.00'da nedenini sormak için yanına gittiğini, babası olan A. ile birlikte kendisine saldırdıklarını, katılan H.'ın sol kulağına yumruk vurduğunu, katılanın babası A.'nin de kendisini iteklediğini ve tekme attığını, iş yeri önünde oturan babası C.'in de tornavida çıkardığını, katılan H.'ın sandalye ile babası sanık C.'e vurduğunu, ordan geçen polis memurunun araya girdiğini, tekrar kavga başlayınca bıçağı cebinden çıkardığını, bir kaç kez salladığını, bu sırada H.'ın yaralandığını, fakat bunu tam olarak hatırlamadığını" savunduğu; sanığın hazırlık aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığında alınan savunmasında, "21/09/2018 tarihinde Marmaris Asayiş Büro Amirliğinde vermiş olduğum ifadem doğrudur, ifademi tekrar ederim. Ben H. C.'ı mahalleden tanırım. H. C. bir iki sefer benim işletmekte olduğum yeni açmış olduğumuz baharat dükkanında elektrik işlerini de yapmıştı. H. benim hakkımda daha önceden " Beni aramasın, sikerim onu" diye laf etmiş, 20/09/2018 tarihinde saat 19:00 sıralarında ben bahse konu Çıldır Mahallesi 103. Sokak üzerinde bulunan işletmiş olduğum dükkanıma gidiyordum. Dükkana yaklaştığım esnada H. ve ismini bilmediğim babası beni görür görmez bana saldırdılar. Ben H. ile konuşacaktım, kendisinin bana neden küfür ettiğini soracaktım. Ancak H. ve babası buna fırsat vermeden hem H. hem babası yüz ve göğüs bölgeme yumruk ve tekme attılar. O esnada yanımızda babam C. B. geldi. O esnada H. bizim iş yerimiz önünde bulunan bize ait tahta sandalyeyi babamın koluna vurdu. Babam bunun üzerine iş yerinin içerisine girdi ve içeriden tornavida alarak dışarı çıktı, o esnada ben de motorsikletimden kendimi korumak maksadıyla tahkikat evrakının ekinde bana göstermiş olduğunuz bıçağımı aldım. Ben H. bacağına doğru bıçağı salladım ancak bıçağın H.'a vurduğunu görmedim. H. ve babası bize saldırdığı için ve H. sandalye ile babamın koluna vurduğu için ben bıçağı kendimizi korumak maksadıyla H.'a doğru salladım. O esnada H. oradan kaçtı. Daha sonradan öğrendiğime göre bıçak hakanın karın bölgesine isabet etmiş. H. polisin arkasına geçti. Daha sonra bulunduğumuz yere polisler geldi. Bana bıçağı sordular. Ben de kendi rızamla polislere bıçağı teslim ettim. Ayrıca olay esnasında H. benim anneme sinkaflı küfür etti, ancak babası A. C. bana herhangi bir küfür etmedi. Ben H. C.'ın önünü keserek ondan zorla para almadım. Kendisini döveceğimden bahisle korkutmadım. Ayrıca benim H.'ın parasına ihtiyacım yoktur. Ondan hiçbir zaman zorla para almadım. Olayın olduğu gün 20/09/2018 tarihinde de parka giderek kendisinin ensesine tokat atarak ondan para istemedim. Beni ve babam C. B.'i yaralayan, küfür eden H. C. ve A. C.'dan şikayetçiyim." şeklinde beyanda bulunmuş; Sanık Sulh Ceza Hakimliğinde sorgusunda: "Ben atılı suçlamayı kabul etmiyorum, benim belirtildiği şekilde H. C.'dan para istemişliğim ya da kendisini tehdit etmişliğim yoktur, savcılıktaki ifadem doğrudur. H. ve babası durduk yere bizim mekanımıza saldırdılar, o nedenle bizde kendimizi koruduk, kendimi korumak için bıçak kullandım, bu kişilerle aramızda önceden beridir ihtilafta yoktur." şeklinde beyanda bulunmuş; ilk derece mahkemesince alınan savunmasında "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmem. Müşteki H. C.'ı aynı mahalleden olmamız nedeniyle tanırım, kendisi benden 3 yaş küçüktür ancak arkadaşlığımız vardır. Aramızda daha öncesinden herhangi bir husumet yoktur, ayrıca müştekinin iddia ettiği gibi ben gerek olay tarihinden önce gerekse olay tarihinde müştekiden zorla para almadım veya para istemedim, bu iddialarını kabul etmem. Olay günü motosikletle giderken benim kendi dükkanımın yaklaşık 10 metre kadar ilerisinde müşteki H.'ı gördüm. Daha önceden çevreden H.'ın benim hakkında küfür ettiğini duymam üzerine konuşmak için yanıma çağırdım, ancak H. durmayıp ilerledi, bir süre sonra H. ile babası A. C. birlikte iş yerinin önüne geldiler, bana saldırdılar, bu esnada dükkanın önünde duran babam C. B. de dışarı çıktı. H. babama dükkanın önündeki sandalyeyle vurdu. Olay esnasında babam alkollüydü, babamın H.'a bardak ile vurduğunu kargaşa esnasında görmedim. Hem müşteki H. hem de babası bana saldırınca ben de kendimi savunmak için motosiklette bulunan bıçağı alıp bir kez savurdum, denk gelip gelmediğini bilmiyorum. Ancak sonradan H.'a denk geldiğini öğrendim. Ayrıca iddia edildiği gibi ben müşteki H.'ı bıçakla tehdit etmiş değilim. Suçlamaları kabul etmem, Benim bu beyanlarım da doğrudur, benim babam beni korumak için tornavidayı eline aldı, ancak savurup savurmadığını göremedim. Ben iddia edildiği gibi para almış değilim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık M. S. B., istinaf aşamasındaki savunmasında; "önceki savunmalarımı tekrar ederim, suçlamayı kabul etmiyorum, babam ve bana saldırmışlardır, kendimizi korumak amacıyla hareket ettim, öldürme ve yaralama kastım yoktu, üzerime atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" şeklinde savunmada bulunmuştur.
-Sanık C. B., hazırlık aşamasında emniyette alınan savunmasında özetle, "20.09.2018 saat 19.00'da iş yerinin kapısının önünde oturmuş alkol alıyorken daha önceden tanımadığı, katılan H. ve babası A.'nin oğlu sanık M.'e iş yeri önünde saldırmaları üzerine işyerindeki çekmecede bulunan tornavidayı alıp şahısların üstüne doğru gittiğini, elindeki bardağı katılan H.'ın ağız kısmına vurup vurmadığını hatırlamadığını, elindeki tornavidayı kendi ve oğlunu korumak için savurup durduğunu, katılan H.'ın oğlu sanık M. tarafından bıçaklandığını kargaşa anında görmediğini, daha sonra işyerinin önüne oturup tornavidayı koltuk minderinin altına koyduğunu" savunduğu; Cumhuriyet Savcılığında alınan savunmasında; "Marmaris Asayiş Büro Amirliğinde 21/09/2018 tarihinde vermiş olduğum ifademi tekrar ederim. İfadem doğrudur. Ben 20/09/2018 tarihinde saat 19:00 sıralarında oğlum M. S. B.'in işletmekte olduğu "M. S. Baharat" isimli iş yerinin önünde oturuyordum. Bu esnada bir bardak rakı içiyordum. Daha önceden tanımadığım isimlerini sonradan öğrendiğim A. C. ve H. C. isimli şahıslar oğlum M. S. B.'e iş yerinin önünde saldırdılar, ben bunun üzerine iş yerinin içine girerek çekmeceden tahkikat evrakının ekinde bana göstermiş olduğunuz tornavidayı aldım. Şahısların üzerine doğru gittim ve onları savuşturdum. Tornavida benim elimdeydi, tornavida ile kimseyi yaralamadım. Bardak ile H. C. isimli şahsın ağız kısmına vurup vurmadığımı hatırlamıyorum. H. C. isimli şahsın oğlum M. S. tarafından bıçaklandığını görmedim. Çünkü benim %63,5 görme bozukluğum vardır, buna ilişkin raporum mevcuttur. Olay olduktan sonra ben iş yerinin önüne oturdum. Tornavidayı oturduğum koltuğun minderin altına koydum. Ben bu kavga esnasında kolumdan ve göğsümden yaralandım. Yaralanmama sebep olan olay ise A. C. veya H. C. isimli şahıslardan birisinin benim iş yerinin önünde oturduğum sandalye ile bana vurmalarıdır. Oğlumu ve beni yaralayan A. C. ve H. C.'dan şikayetçiyim." şeklinde beyanda bulunmuş; ilk derece mahkemesince alınan savunmasında; "Olay tarihinde ben oğlumun dükkanının önünde alkol alıyordum, oğlum olan M. S. B.'in yanına iki şahıs geldi, aralarında arbede çıktı, benim yanımda tornavida vardı ancak alkollü olduğum için tornavidayı salladığımı hatırlamıyorum ancak ben kimseye bardakla vurmadım, kimseyi tehdit etmedim, oğlum da suçsuzdur, oğlumun elinde bıçak olup olmadığını hatırlamıyorum, dükkana hücum ettikleri için o kargaşada neler olduğunu ve alkollüde olduğum için olayları net hatırlamıyorum, beraatimi talep ederim, hakkımda mahkumiyet kararı verilecekse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakatım vardır. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık C. B., istinaf aşamasındaki savunmasında; "Ben daha önceden bu konuda savunmada bulunmuştum. O savunmalarımı aynen tekrar ederim. Vicdanınıza bırakıyorum. Oğlumu bırakın" şeklinde savunmada bulunmuştur.
KATILAN BEYANI:
Katılan, ilk derece mahkemesinde verdiği beyanında; "Önceki beyanlarımı aynen tekrar ederim. Ben sanıklardan M. S. B. ve C. B.'i tanırım. Kendilerinin evimizin altında dükkanı bulunmaktadır. C., M.'in babası olur. Olay günü M. benden para istedi. Parayı vermemem durumunda öldüreceğini söyleyerek beni tehdit etti. Ben ilk olarak kendisine 50 TL para verdim. Ben kendisine para verdikçe kendisi yine istemeye devam etti. Yine bu para isteme olayında yanımda Taylan isimli arkadaşımda vardı. Kendisi de ifade verdi. Daha sonra dükkanın önüne geldiğimizde ben ilk olarak babama haber vermiştim. M.'de arkamdan geldiği sırada M.'in babası olan C. durumu öğrendi. Rakı bardağı ile ağzıma vurdu. Ağzımı kesti ve bu durumdan dolayı yaralandım. Bu olay üzerine bir daha benden para istemedi. Aynı gün M. elinde bulunan bir bıçak ile göğsümden beni yaraladı. Yine orada bulunan C. elinde de tornavida bulunmaktaydı. Ancak tornavida ile bana vurmadı. Babam ile biz kaçmamıza rağmen ikisi bizi kovalayarak bize doğru vuruyorlardı. Sanıklardan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılanın soruşturmadaki beyanında özetle; "Sanık M.'in 3-4 ay önce ailesiyle mahalleye taşındığını, aralarında muhabbet olmadığını, bir ay kadar önce saat 23.00 sıralarında önünü kesip para istediğini, olmadığını söylemesine rağmen vermezse döveceğini söyleyip korkuttuğunu, bunun üzerine 20 TL para verdiğini; bundan bir kaç gün sonra karşılaştıklarında yine para istediğini ve vermezse öldüreceğini çok fazla suç kaydı olduğu için kendisine bir şey olmayacağını, içeri girip çıkıp çıktıktan sonra öldüreceğini söyleyip korkutması üzerine 30 TL para verdiğini, bu olayları korkusundan ailesine söyleyemediğini, 20.09.2018 saat 19.00'da lisenin arkasındaki basket sahasının olduğu yerde arkadaşı tanık Taylan ile sigara içerlerken sanık M.'in yanlarına gelip ensesine tokat atıp 'ver lan paraları' dediğini, para olmadığını söylemesi üzerine 'seni gebertirim lan çabuk paraları ver' demesi üzerine tartıştıklarını, sanık M.'ten kurtulmak için itekleyip eve doğru kaçmaya başladığını ve babası tanık A.'yi telefon ile arayıp aşağıya inmesini söylediğini, bu şekilde yaya olarak eve doğru koştuğunu, sanık M.'in de arkasından motosiklet ile geldiğini, babasını sokakta görünce yanına gittiğini, sanık M.'in motosiklet koltuğundan bir bıçak çıkartıp babası A. ve kendisinin yanına geldiğini, o sırada oradan geçen polisi gören babası A.'nin polisten yardım istediğini, sanık M.'in babası olduğunu öğrenen sanık C.'in kendisine 'senin derdin ne lan' diyerek elindeki rakı bardağını ağız ve çene kısmına doğru vurduğunu ve bardağın kırılmasıyla ağzından kan gelmeye başladığını, kendisini korumak için oradaki sandalyeyi eline aldığını fakat kimseye vurmadığını; sanık M. ve babası C.'in ellerindeki tornavida ve bıçak ile kendisi ve babası A.'ye karşı öldürmek maksadıyla 5-6 kez salladıklarını, kendisinin babası A.'nin önüne geçtiğini ve sanık M.'in elindeki bıçak ile kendisini yaraladığını, duvardan atlayıp polisin yanına gidip arkasına sığındığını kan kaybetmesi nedeniyle yere düştüğünü, çevredeki şahısların yanına geldiğini, bilincini kaybettiğini ve gözünü hastanede açtığını, sanıklardan şikayetçi olduğunu" beyan ettiği anlaşılmıştır.
Katılan H. C., istinaf aşamasında alınan beyanında: "Şikayetim ve katılma talebim devam etmektedir, önceki beyanlarımı bir diyeceğim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER
-Tanık A. C., ilk derece mahkemesince alınan ifadesinde: "Ben daha önce ifade vermiştim. Bu ifadelerimi aynen tekrar ediyorum. M. S. B. ve C. B.'in yapmış olduğu benzer olaylardan dolayı ve oğlumdan sürekli olarak haraç istemelerinden dolayı belaya bulaşmamak için evimizden çıkmak üzereydik. Olay tarihinde oğlum yeni aldığımız motorun yedek anahtarını almak için evden çıktı. Daha sonra beni arayarak acilen aşağıya gelmemi istedi. Bunun üzerine evden aşağıya indiğimde oğlumun koşarak geldiğini gördüm. Arkasında motorla da M. B.'in geldiğini gördüm. Bu kişilerin zaten benim evimin alt katında dükkanları vardır. C. B. de dükkandan dışarıya çıktı. Tehdit ve hakaretlerine başladılar. Olay sırasında C. B. ve M. S. B. oğlumu yaralamıştır. C. B. oğlum H.'ın dudağına cam bardağı vurarak bardağın kırık olması nedeniyle dudağını kesti ve yaraladı. M. S. B. 'de elinde bulunan bıçak ile yaraladı. C. B. elinde bulunan tornavida ile bana ve oğluma saldırdı. Ancak tornavida bize denk gelmedi. M. S. B.'de elinde bulunan bıçak ile bize saldırdı. Ben kendimi ve oğlumu yaralanmamak için korumaya çalışırken oğlum H.'ı bıçak ile yaralandı. Bu arada bana ve oğluma karşı bir yandan da sizi öldüreceğiz, yaşatmayacağız şeklinde tehditlerde bulundular. Aynı zamanda da sinkaflı küfürler ettiler. Araya ismini daha sonra öğrenmiş olduğum polis memuru E. D.'ün girmesi ve diğer polislerin gelmesi ile olay duruldu. Ben ve oğlum sanıklardan şikayetçi olduk. Ancak neden bu dosyada sadece tanık olarak beyanlarım alınıyor anlamış değilim. Olay nedeniyle bende tehdit ve hakaret suçundan yaralamaya teşebbüs suçundan şikayetçiyim. Olaya ilişkin bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir.." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanığın soruşturmada emniyette alınan beyanının da benzer mahiyette olduğu anlaşılmıştır.
-Polis memuru tanık E. D., ilk derece mahkemesince alınan ifadesinde: "Ben bu olaya ilişkin daha önce karakolda ifade vermiştim. Bu ifadelerim doğrudur aynen tekrar ederim. Olay akşamı 19:15 suları işten eve gitmek üzereyken olay yerinde vatandaşlar toplanmıştı. Bana olay olduğunu söylediler. Bende hemen yakınımda olan olay yerine gittim. Tartışma yaşanıyordu. C. ve M. H.'a karşı hakaret ve tehdit içerikli sözler söylüyorlardı. Şimdi tam olarak ne olduklarını hatırlamıyorum. Emniyetteki ifademde bunları açıkta belirtmiştim. O ifadem halen geçerlidir. C. isimli şahıs H. 'ın dudağına cam bardak ile vurdu. Bardak dudağında kırıldı ve dudağı kesildi. Ben o sırada saldırmaya çalışan M. isimli kişiyi tuttum. Cebinden çıkarttığı bıçakla ilk olarak benim elime bıçağı vurdu ve parmağım kesildi. Elimden kurtulunca H. isimli şahsın üzerine yürüdü. O sırada ben ekibi çağırmak için telefon ile görüştüm. O sırada H. bıçakla yaralandığını gördüm. H. koşarak benim onu korumam için yanıma geldi. Kendimin ve H.'ın yaralanması sebebi ile vatandaştan ambulansı aramasını istedim. C. ve M. H.'a halen saldırmaya çalışıyorlardı. O hengamede A. C.'a da M. ve C.'in saldırılarına karşı kendisini korumaya çalışıyordu. C.'in elindeki tornavida ve M. elindeki bıçak ile sürekli olarak etrafa sallıyorlardı. Benim daha önce destek istememle de polis ekipleri geldi. Daha sonra da ambulans geldi. H. ve ben ambulans ile birlikte kendimde parmağımdan yaralandığımdan hastaneye götürüldük. Ben olay nedeniyle şikayetçi olmuştum. Halen şikayetim devam etmektedir. Olaya ilişkin bilgi ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanığın soruşturmadaki beyanının da benzer mahiyette olduğu anlaşılmıştır.
-Tanık T. Ö., ilk derece mahkemesince alınan ifadesinde: "Ben olay tarihinde Yakal Petrol evcil hayvan mağazasında çalışmaktaydım, çalıştığım şirkete ait depo 75. Anadolu Meslek Lisesi'nin arkasındaydı. Ben depoya mal taşıyordum. H. benim yanıma gelerek sigara istedi, ben de sigaram olmadığını söyledim kendisine çakmak verdim. Ben ve H. deponun önündeyken M. S. motoruyla geldi, motordan indi, aralarında şu an hatırlamadığım bir konuşma geçti. H.'ın 'seni babama söyleyeceğim' dediğini duydum. Bu sözünün ardından M. H.'a vurdu, H. elektrikli bisikletin üzerindeydi, elektrikli bisikletten düştü ve olay yerinden koşarak ayrıldı ve M. S. ardından 'seni öldüreceğim' diyerek motorla gitti. Ben daha sonra H.'ı aradım, bana bıçaklandığını söyledi, ben de olay yerinde kalan elektrikli bisikletini alıp onların evine bıraktım. M. S. B.'in H.'dan zorla para isteyip istemediği hakkında bizzat bilgim yok, bıçaklama olayı olduktan sonra bu durumu H.'ın babasından duydum. Konu hakkında bildiklerim bu kadardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanığın soruşturmadaki 23.10.2018 tarihinde alınan beyanında ise özetle; "katılan H.'ın arkadaşı olduğunu, sanık M.'i ismen bildiğini olay tarih ve saatinde lisenin arkasındaki çalıştığı deponun önünde katılan H. ile otururken sanık M.'in yanlarına geldiğini, herhangi bir konuşma olmadan katılan H.'ın kafasına bir kaç tokat attığını, katılan H.'ın sanığa yapmamasını söylediğini, sanık M.'in ise 'yapsam ne olur' dediğini, bunun üzerine katılanın 'babama anlatırım' dediğini, sanık M.'in katılanın yüzüne sertçe tokat attığını, o sırada katılanın motosikletin üzerinde olduğunu ve sanık vurunca motosikletten düştüğünü, motoru bırakarak koşarak gittiğini, sanığın da katılanın arkasında 'öldüreceğim onu' diyerek kendi motosikleti ile gittiğini, kendisinin çalıştığı için oradan ayrılmadığını, 3-4 saat kadar sonra katılanı telefon ile aradığında sanık tarafından bıçaklandığını öğrenmesi üzerine katılan H.'ın olay yerinde kalan elektrikli bisikletini alıp götürüp evlerine bıraktığını" beyan ettiği anlaşılmıştır.
-20.09.2018 tarihli olay yeri inceleme raporu: Olayın meydana geldiği 103.sokak No:5 önündeki kaldırım kenarı yol üzerinde cam kırıklarının olduğu, olay yerindeki kan lekelerinden svap alındığı, olay yerine ilk intikal eden polis ekibinin sanık M.'ten ele geçirilerek muhafaza altına aldıkları bıçağın ve sanık C.'in iş yeri önündeki çekyat kenarında görünür vaziyette olup muhafaza altına aldıkları tornavidanın olay yeri inceleme ekibine teslim edildiği ve üzerinde kan olduğu değerlendirilen bıçakta svap alındığı, bıçak üzerinde parmak izi bulunmadığına dair,
-Sanık M.'e ait 20.09.2018 tarihli rapor: "sanığın alkolsüz olduğu, sol kulak kepçesinin arkasında eritem ve hassasiyet, sol bacak alt arka kısımda hassasiyet bulunup yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğuna" dair,
-Sanık C.'e ait 20.09.2018 tarihli rapor: "sanığın 0,97 promil alkollü olduğu, sol omuzunda hassasiyet, sol ön kol lateralinde eritem ve hassasiyet, göğüs sağ ön ve yan kısımda hassasiyet bulunup yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğuna" dair,
-Katılan H.'a ait 20.09.2018, 20.11.2018, 03.01.2019,14.01.2019,02.04.2019 tarihli geçici ve kesin raporlar ile tedavi gördüğü Manisa Devlet Hastanesinin 08.11.2018 ve 31.12.2018 tarihli yazıları ekinde gönderilen tedavi evrakları: "katılanın sol midklavakular hatta 3 cm'lik bıçak yarası, dudakta 1 cm'lik kesi, çenede 2 cm'lik kesi bulunduğu; a) Göğüs sol yandaki 3 cm'lik kesici delici alet yaralanmasının göğüs boşluğuna nafiz olduğu, akciğer apeksinde 6 mm'lik pnomotoraks oluşturduğu ve hayati tehlikeye neden olduğu basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte hafif olmadığı, b) Dudaktaki 1 cm'lik kesi ve çenedeki 2 cm'lik kesi ile oluşan yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu hayati tehlikeye neden olmadığı, yüzünde sabit ize neden olmadığı" rapor edilmiştir.
-Olay sırasında olay yerini gören bir vatandaşın cep telefonu ile çektiği görüntülere dair CD'nin izlenmesi ve fotoğraflı çözümüne dair 21.09.2018 tarihli CD çözüm tutanağı,
-20.09.2018 saat 22.10 ibareli olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı: "haber merkezine saat 19.15'de yapılan anons üzerine olay yerine gelen polis ekiplerinin düzenlediği tutanakta, polis ekipleri olay yerine intikal ettiğinde sanıkların olay yerindeki 103.sokak Türker Apartmanı No:5/Z adresindeki işletmekte oldukları baharat dükkanının önünde oturur vaziyette oldukları, sanık M. S.'in üst aramasında bir adet bıçağın ele geçtiği, iş yerinin önünde çekyatın koltuğunun arasında görünür vaziyette tornavidanın sanık C. tarafından rızaen teslim edildiği, tanık E.'in yaralı vaziyetteki katılan H. ve babası tanık A. C.'ın olay yerinde oldukları ve tanığın katılanın yarasına tampon yapmakta olduğu" tutanakta ifade edilmiştir.
-16.10.2018 tarihli uzmanlık raporu: "sanık M. S.'ten ele geçen bıçağın 6136 Sayılı yasa hükümlerine tabi olmadığı" rapor edilmiştir.
-Adli emanetin 2018/636 Sayılı emanet makbuzu: "sanık C.'den teslim alınan tornavida sanık M. S.'ten elde olunan bıçak, iş yeri önü yer zemininden alınan svap örneği ve bıçağın uç kısmından alınan svap örneğinin" emanette kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
-Sanıkların nüfus ve adli sicil kayıtları,
-Katılan H.'ın suç tarihindeki yaşını gösterir nüfus kaydının dosya içinde olmadığı anlaşılmakla Dairemizce ön inceleme aşamasında temin ile dosya içine alınmıştır.
OLAY, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İlk derece mahkemesi kararına karşı sanık M. ve müdafii, sanık C., katılan kurum vekili ve katılan H. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizce yapılan incelemede, "Dosyadaki CD'nin içeriğindeki görüntüler ve polis memuru tanık beyanları kapsamında Dairemizce sanıklar C. ve M. S.'in katılan H.'a yönelik üzerlerine atılı suçların hukuki nitelendirmesinin yapılması gerektiği..." anlaşılmakla, anılan hususlardaki eksikliklerin giderilmesi bakımından davanın yeniden ele alınarak duruşma açılmasına karar verilmiş ve Dairemizce tespit edilen eksiklikler istinaf aşamasındaki yargılamada giderilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre;
Olay tarihinde saat 19.00 civarlarında katılan H.'ın arkadaşı olan tanık T.'ın çalışmakta olduğu lise arkasındaki parkın yanında bulunan işyerine gittiği, ikisinin birlikte parkta sigara içtikleri sırada sanık M. S.'in yanlarına geldiği, katılan H.'ın aşamalarda alınan beyanlarında "6-7 ay kadar önce mahallelerine taşınan sanık M. S.'in 21.08.2018 tarihinden yaklaşık 1 ay kadar önce saat 23.00 civarlarında kendisinden para istediğini, olmadığını söylemesi üzerine döveceğini söyleyip zorla 20,00 TL'sini aldığını, bu olaydan bir kaç gün sonra ise karşılaştıklarında yine para vermezsen seni öldürürüm demesi üzerine sanık M. S.'e 30,00 TL verdiğini, olay tarihinde saat 19.00'da ise tanık Taylan'la birlikte olduğu sırada yanlarına gelen sanık M. S.'in ensesine tokat atıp ver lan paraları demesi üzerine sanık M.'i itekleyip kaçtığını ve kaçarken babası tanık A.'yi aradığını, olay yeri olan sanıkların işlettikleri baharat dükkanının olduğu yere geldiği sırada babasının da orada olduğunu ve sanık M. S.'in motosikletle peşinden gelmiş olduğunu" beyan ettiği; tanık Taylan'ın emniyette ve soruşturmada talimat ile alınan beyanlarında "katılan H. ile birlikte deponun önündeyken sanığın motosikletiyle gelip motosikletten indiğini ve katılanın kafasına tokat attığını, katılanın da yapma dediğini, sanığın yaparsam ne olur demesi üzerine katılanın da babama anlatırım dediğini, ardından sanığın katılanın yüzüne sert bir tokat attığını, katılanın üzerinde olduğu elektrikli bisikletten düştüğünü ve koşarak ayrıldığını, sanık M.'in de katılanın arkasından seni öldüreceğim diyerek motosikleti ile gittiğini, bir süre sonra telefon ettiği katılanın bıçaklandığını söylemesi üzerine olay yerinde kalan katılanın elektrikli bisikletini evlerine götürüp bıraktığını" beyan ettiği;
Olay yerine ilişkin deliller kısmında izah edilen CD'nin içeriği, izlenmesine dair tutanak içeriği ve tanık polis memuru E. D.'ün aşamalardaki beyanları bir arada değerlendirildiğinde, "sanık M. S. B., babası C. B. ile katılan H. C. ve babası tanık A. C. arasında küfürleşme olduğu, sanıkların katılan ve babasına küfür ettikleri, polis memuru tanık E.'in sanık M.'i durdurmak üzere müdahale ettiği; sanık M. S.'in elinde bıçak, sanık C.'in elinde tornavida ile katılan H. ve babasına hamle yaptıkları, tanık E.'in sanık M.'i durdurmaya çalıştığı ve parmağının kesilmesi üzerine güvenli bir mesafeye geri çekilerek takviye kuvvet çağırmak için 155'i aradığı, bu esnada sanık M.'in elindeki bıçak ile katılanı yaraladığı, katılanın sırt üstü masa üzerine yattığı, tanık E.'in tekrar olaya dahil olduğu ve katılanın tanığın arkasına geçtiği, tanık E.'in sanıklara engel olduğu, sanık M.'in katılanı bıçakladığı sırada babası sanık C.'in de elindeki tornavidayı katılan ve babasına savurduğunun tanık tarafından beyan edildiği"; CD çözüm tutanağı içinde sanık C.'in elindeki cam bardakla katılan H.'ı ağız kısmını vurduğu aşamaya dair görgü tespit bulunmadığı, tanık E.'in beyanlarında tanık A.'nin ve katılan H.'ın beyanlarında koşarak olay yerine gelen H.'ın olay yerinde babasıyla karşılaştığı esnada sanık M.'in motosikletle yanlarına geldiğini, sanık M.'in bıçak çıkardığını bunun üzerine tesadüfen olay yerinden geçen ve istirahatte olan polis memuru tanık E.'den yardım istendiği bu esnada olay yerindeki işyerinin önünde oturup savunmasına göre rakı içmekte olan sanık C.'in de yanlarına gittiği, sanık C.'in elindeki cam bardakla katılan H.'ın ağız ve çene kısmına doğru vurduğu ve bardağın kırıldığı, olay yeri inceleme raporunda olay yerinde kırık cam parçaları bulunduğunun ifade edildiği, ardından sanık C.'in eline tornavida aldığının anlaşıldığı;
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ise, sanık M. S.'in üzerine atılı yağma ve yağmaya teşebbüs suçları yönünden beraatine; sanıklar C. ve M. S.'in katılana yönelik silahla birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine; sanık M. S.'in katılana yönelik eylemi kasten öldürmeye teşebbüs kabul edilerek ek savunmaları alınmak sureti ile mahkumiyetine; Sanık C.'in katılana yönelik eyleminin kasten basit yaralama suçunu oluşturduğunun kabül ile mahkumiyetine karar verildiği;
Yukarıda özetlenen olayın oluş şekli, CD'deki görüntüler tutanak içeriği, tesadüfen olay yerinde geçmekte olup olayın başından sonuna kadar tanığı olan polis memuru tanık E. D.'ün görüntüler ve katılanın raporuyla uyumlu beyanları, tanık T.'ın soruşturma ve kovuşturma beyanları ve tüm dosya kapsamına göre,
a-)Her ne kadar katılan H. aşamalardaki beyanlarda olay tarihinden önce bir kez geceleyin saat 23.00 dolaylarında, bir kez gündüz saatlerinde olmak üzere iki kez sanık M.'in kendisini korkutarak zorla parasını almak suretiyle yağma suçunu işlediğini, olay tarihinde de arkadaşı T. ile lise arkasındaki parkta sigara içerlerken yanlarına geldiğinde yine korkutarak para istediğini ve vermemesi üzerine kendisine vurduğunu beyan etmiş ise de, tanık Taylan'ın aşamalardaki beyanlarında olayın başlangıcında yani parkta iken gelişen tartışma sırasında sanık M.'in katılan H.'dan para istediğine dair anlatımının olmaması ve bu suçlar yönünden katılanın iddiası dışında sanık M.'in mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin, net ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında ilk derece mahkemesinin sanık M. hakkında bir kez geceleyin yağma, bir kez gündüzleyin yağma ve bir kez olay tarihinde yağmaya teşebbüs suçlarından beraatine ilişkin hükümlerin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış ve katılan H. vekili ile katılan kurum vekilinin bu hükümlere yönelik istinaf başvurularının hükümde belirtilen gerekçelerle esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
b-)Öte yandan iddianame ile sanık C. hakkında elindeki silahtan sayılan cam bardağı katılan H.'ın yüzüne vurarak yaralanmasına sebep olduğundan silahtan sayılan alet ile kasten yaralama suçundan TCK 86/2,3-e maddesi uygulanmak suretiyle cezalandırılması istemiyle, sanık M. S. hakkında ise bıçakla katılan H.'ı yaşamını tehlikeye sokacak biçimde yaralaması nedeniyle nitelikli yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı; ilk derece mahkemesinin sanık M.'in eyleminin çocuğa yönelik öldürmeye teşebbüs suçu olarak kabul edilerek cezalandırılmasına, sanık C.'in eyleminin ise silahla basit yaralama suçu olarak kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği; sanık M. hakkındaki öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmüne karşı katılan kurum vekilinin sanık aleyhine, sanık M. müdafinin sanık lehine istinaf başvurusunda bulunduğu; sanık C. hakkındaki kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmüne karşı ise katılan kurum vekilinin sanık aleyhine ve sanığın lehine istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/146 esas 2017/300 karar sayılı ilamında; "...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir...." denilmiştir.
Somut olayda, katılan H.'ın arkadaşı tanık T. ile lise arkasındaki parkta oturduğu sırada yanlarına gelen sanık M.'in katılan H.'ın kafasına vurduğu, katılan H.'ın tepki vermesinden sonra ise elektrikli motosiklet üstünde duran katılan H.'a yumruk vurduğu, katılan H.'ın motosikletini orada bırakıp yayan olarak kaçtığı, sanık M.'in kendi motosikleti ile "öldüreceğim onu" diyerek peşinden gittiği, katılan H.'ın evine doğru koşarak kaçarken telefon ile babası A.'yi arayıp yardım istediği ve babası A.'nin sokağa indiği, katılan H. ve ailesinin ikametgahının zemininde sanık M. ve babasının işlettikleri dükkanın olduğu binanın üst katında olduğu, katılan H.'ın babası A. ile binanın önünde karşılaştığı ve babasının yanına gittiği; bu sırada sanık M.'in babası olan sanık C.'in de aynı binanın altındaki dükkanlarının önünde tek başına alkol almakta olduğu, sanık M.'in de motosiklet ile katılanın arkasından yetişip katılan ve babasının yanına geldiği, iki taraf arasında yaşanan kavga sırasında tesadüfen olay yerinden geçmekte olan polis memuru tanık E.'i gören katılanın babası A.'nin tanıktan yardım istediği, alkollü haldeki sanık C. ile oğlu sanık M.'in sinkaflı sözler ile katılan ve babasına hakaret edip bağırdıkları, tanık E.'in sanık M.'i tuttuğu sırada sanık C.'in elindeki rakı bardağını, katılan H.'ın ağız bölgesine vurmasıyla bardağın kırıldığının ve katılan H.'ın ağız bölgesinden kan gelmeye başladığı, tam o sırada sanık M.'in de cebinden bıçak çıkardığı ve savurduğu bunun sonucunda bu bıçak ile kendisini tutmaya çalışan polis memuru tanık E.'in baş parmağından yaralandığı (soruşturma aşamasında sanık hakkında polis memuruna yönelik eylem yönünden tefrik kararı verildiği), aynı anda sanık C.'in de eline olayda kullandığı tornavidayı aldığı ve ikisinin birlikte katılan ve babası A.'ye yönelmeleri üzerine polis memuru tanığın yalnız olması sebebiyle takviye ekip çağırması üzerine kenara çekilip 155'i aradığı, bu sırada boşta kalan sanık M.'in elindeki bıçağı katılan H.'a bir kaç kez salladığı ve bıçağın katılana isabet ettiği, katılan H.'ın sanık M.'ten kurtulup polis memuru tanığın arkasına geçip kendini korumak istediği, buna rağmen her iki sanığın halen katılan H.'ın üzerine ellerindeki tornavida ve bıçakla hamle yapmak istedikleri ve bu hamlelerinin polis memuru tanık E. tarafından engellendiği, akabinde olay yerine polis ekibinin geldiği; katılan H.'ın deliller kısmında özetlenen raporlarında açıklandığı üzere vücudunda bir adet kesici delici alet yarası olduğu, göğüs bölgesindekinin pnömotoraks neden olduğu hayati tehlike oluşturduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilmez nitelikte olduğu, ağız bölgesindeki yaralanmasının ise dudakta ve çenede kesi bulunup basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ve hayati tehlikeye neden olmaz nitelikte olduğu, yüzde sabit ize neden olmadığı;
Bu haliyle sanıklar C. ve M.'in fiil üzerinde ortak hakimiyet kurdukları, her ikisinin ellerindeki bıçak, tornovida ve cam bardak şeklindeki silahtan sayılan aletlerle katılana hamle yaptıkları ve hamlelerinin katılana isabet ettiği, bu nedenle eylemlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesinin mümkün bulunmayıp yukarıda özetlenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararındaki kıstaslar nazara alındığında sanıkların suçta kullandıkları aletlerin nitelikleri, katılandaki darbe sayılı ve şiddeti, katılanın yaralanmalarının niteliği, her iki sanığın hedef seçerek ellerindeki silahtan sayılan aletleri kullanmış olmaları, fiillerine kendiliklerinden son vermeyip tanığın müdahalesi ile eylemlerini sonlandırmış olmaları bir arada değerlendirildiğinde her iki sanığın katılana yönelik iştirak halinde öldürmeye teşebbüs suçunu işledikleri sonuç ve kanaatine varılmakla; ilk derece mahkemesi kararının 2 ve 5 numaralı bentleri kaldırılıp, her iki sanığın suç tarihinde 17 yaşında olan katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK 37.maddesi delaletiyle TCK 82/1-e maddesi uygulanmak suretiyle ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, TCK 35.maddesi uyarınca ceza tayininde katılanın raporunda tanımlanan yaralanmasının niteliği ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek cezanın takdiren 16 yıl hapis cezası olarak tayinine; olayın oluş şekli, sanıkların tanığın müdahale çabalarına rağmen eylemlerine devam etmeleri şeklindeki davranışları ve yargılama sırasında da işledikleri suçtan pişmanlık duyduklarına dair kanaat oluşmaması karşısında haklarında TCK 62.maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, sonuç ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre nazara alınarak sanık M.'in tutukluluk halinin devamına ve sonuç ceza miktarı nazara alınarak sanık C.'in hükümle birlikte tutuklanmasına;
Öte yandan her ne kadar ilk derece mahkemesince her iki sanık hakkında katılan H.'ı silahla birlikte tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de olayın meydana gelişindeki özelliklere göre sanıkların ellerindeki bıçak ve tornavidayla katılana yönelik tehdit sözü de içeren davranışlarının aynı zamanda katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunun maddi unsuru içerisinde eridiği, dolayısıyla sanıkların bir fiil ile birden fazla suçun oluşumuna sebep oldukları ve bu nedenle daha ağır ceza öngören suçtan cezalandırılmaları gerektiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrasının 3 ve 4 numaralı bentlerinin kaldırılıp her iki sanık hakkında TCK 44.maddesi nazara alınarak nitelikli tehdit suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiş buna dair aşağıdaki hükümler kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesinde açıklandığı üzere;
1-)Katılan H. C. vekili ile katılan kurum vekilinin, "sanık M. S. B. hakkında katılan H. C.'a yönelik iki kez yağma bir kez yağmaya teşebbüs suçlarından ayrı ayrı beraatine ilişkin hükümler" hakkındaki istinaf başvurularının incelenmesinde,
Kamu davasına konu duruşmanın kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm deliller ve bilgilerin gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı ve bu suretle kabul edilen eylemin kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirilerek hüküm kurulduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı kabul edilerek, CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
2-)Katılan H. C. vekili, katılan kurum vekili ve sanık M. S. B. müdafiinin, "sanık M. S. B. hakkında katılan H. C.'a yönelik çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümler" hakkındaki istinaf başvurularının incelenmesinde,
Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/50 esas 2019/214 karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin kaldırılarak;
Sanık M. S. B.'in sübuta eren katılan H. C.'a yönelik çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, TCK'nun 37. Maddesi delaleti ile TCK'nun 82/1-e maddesi gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Teşebbüs aşamasında kalan fiil için meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, yaralanmanın niteliği ve miktarına göre, sanığa verilen cezanın TCK'nın 35/2 maddesi gereğince indirilerek, sanığın taktiren 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Fiil sonrası ve yargılama sürecinde davranışları nazara alınarak sanık hakkında TCK 62. Maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih 2014/140 esas ve 2015/85 Sayılı kararı ile iptal edilen bölümleri nazara alınarak, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
Sanığın şahsi hürriyetini sınırlama sonucu doğuran ve karar başlığında gösterilen gözaltında geçen sürelerinin TCK'nın 63 maddesi gereğince cezasından mahsubuna,
Hüküm kesinleştiğinde Diyarbakır 1.Çocuk Mahkemesi'nin 2015/779 esas 2016/215 karar sayılı dosyası ile Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/394 esas 2017/444 karar sayılı dosyalarına ayrı ayrı CMK 231/11.maddesi uyarınca ihbarda bulunulmasına,
Sanığa verilen ceza miktarı, kaçma şüphesinin bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık açısından tutuklama nedenlerinin varlığını gösteren yeterli delillerin bulunduğu, adli kontrol uygulanmasının bu aşamada yetersiz kalacağı ve tutuklama tedbirinin işlendiği iddia edilen suça ve bu suçun kanunda öngörülen cezasına nazaran ölçülü olduğu anlaşıldığından, tahliye talebinin reddi ile CMK'nın 100. ve devamı maddeleri gereğince sanığın tutukluluk halinin devamına,
Sanığın bulunduğu ceza evi müdürlüğüne müzekkere yazılarak; tutuklamanın devamına ilişkin karardan bir suretin sanığa tebliğ edilmesi, sanığın tutukluluk halinin devamına ilişkin kararın kendisi yahut Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla tutuklunun bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilmesinin istenilmesine,
Tutukluluğun devamı kararına karşı dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine bulunulacak beyanla yada tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle, yüzüne karşı karar verilen ilgilinin kararın verildiği tarihten, kararın verildiği sırada hazır bulunamayan ilgilinin ise kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren, yedi gün içerisinde karara karşı itiraz kanun yolu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine başvurabileceğine,
Sanığın hüküm özetinin hazırlanarak bulunduğu ceza infaz kurumuna gönderilmesine,
3-)Katılan kurum vekili, sanık M. S. B. müdafii ve sanık C. B.'in, "sanık M. S. B. ve sanık C. B. haklarında katılan H. C.'a yönelik silahla birden fazla kişi ile tehdit suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükümler" hakkındaki istinaf başvurularının incelenmesinde,
Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/50 esas 2019/214 karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 3 ve 4 numaralı bendlerinin kaldırılarak;
Her ne kadar sanıklar C. B. ve M. S. B. hakkında katılan H. C.'ı silahla birden fazla kişi ile tehdit suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanıkların eylemlerinin katılana yönelik kasten çocuğu öldürmeye teşebbüs suçunun maddi unsurunu oluşturup, sanıkların bir fiil ile birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet vermeleri karşısında TCK 44. Maddesi nazara alınarak sanıklar hakkında tehdit suçundan HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
4-)Katılan kurum vekili ve sanık C. B.'in, "sanık C. B. hakkında katılan H. C.'a yönelik silahtan sayılan tornavida ile kasten basit yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümler" hakkındaki istinaf başvurularının incelenmesinde,
Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/50 esas 2019/214 karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 5 ve 6 numaralı bendlerinin kaldırılarak;
Sanık C. B.'in sübuta eren, sanık M. S. B. ile iştirak halinde hareket ederek, katılan H. C.'a yönelik çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, TCK'nun 37. Maddesi delaleti ile TCK'nun 82/1-e maddesi gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Teşebbüs aşamasında kalan fiil için meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, yaralanmanın niteliği ve miktarına göre, sanığa verilen cezanın TCK'nın 35/2 maddesi gereğince indirilerek, sanığın taktiren 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Fiil sonrası ve yargılama sürecinde davranışları nazara alınarak sanık hakkında TCK 62. Maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih 2014/140 esas ve 2015/85 Sayılı kararı ile iptal edilen bölümleri nazara alınarak, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
Sanığın şahsi hürriyetini sınırlama sonucu doğuran ve karar başlığında gösterilen gözaltında geçen sürelerinin TCK'nın 63 maddesi gereğince cezasından mahsubuna,
Sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve hakkında hükmolunan sonuç ceza miktarı dikkate alınarak CMK'nın 100. ve devamı maddeleri gereğince TUTUKLANMASINA,
Sanık hakkında yeteri kadar tutuklama müzekkeresi düzenlenmesine,
Sanığın tutukluluğuna ilişkin kararın C.Başsavcılığı kanalıyla tutuklunun bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilmesinin istenilmesine,
Tutuklama kararına karşı dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine bulunulacak beyanla ya da tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak suretiyle, tefhim tarihinden itibaren yedi gün içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine itiraz edebileceğine,
Sanığın hüküm özetinin bulunduğu cezaevine gönderilmesine,
Adli emanetin 2018/636 sırasında kayıtlı svapların karar kesinleştiğinde imhalarına; adli emanetin aynı sırasında kayıtlı olup sanıklar M. S. ve C.'e ait olan ve sanıklar tarafından suçta kullanılan bir adet bıçak ile bir adet tornavidanın TCK 54/1 maddesi uyarınca müsaderelerine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen İlk Derece Mahkemesi aşaması için 5450 TL; Dairemiz aşaması için birden fazla duruşma nedeniyle 3.400 TL vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren katılan kuruma verilmesine,
Dosya kapsamında yapılan 78,15 TL posta pulu, 112 TL 8 adet davetiye, 150 TL bilirkişi raporu, 33,5 TL 7 adet e-tebligat gideri olmak üzere toplam 373,65 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile hazineye irat kaydına,
Kararın tefhimi, kararın tefhimi sırasında hazır bulunmayanlar için tebliği tarihinden itibaren on beş gün içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine bulunulacak beyanla veyahut bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla gönderilecek dilekçeyle, yahut tutuklu bulunan sanığın, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, CMK'nın 286/1, 291/1 maddeleri gereğince Yargıtay ilgili Ceza Dairesine temyiz yolu açık olduğuna,
Dair, katılan H. C. ve katılan kurum vekilinin yokluklarında, katılan H. C. vekili (segbisle) ile sanıklar (segbisle) ve müdafiilerinin yüzlerine karşı, C.Savcısının huzurunda ve mütalaasına uygun olarak, CMK'nın 280/1e-2 maddesi gereğince davanın yeniden görülerek açılan duruşma sonucunda, 22.01.2020 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, gerekçesi ana çizgileriyle açıklanıp usulen katılan H. C. vekili (segbisle), sanıklar (segbisle) ve sanıklar müdafiilerine tefhim kılındı, anlatıldı. (¤¤)