İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan C.Savcısı tarafından yapılan istinaf talebinin CMK'nun 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nun 280 maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Oluşa ve dosya kapsamına göre; kardeş olan mağdur ..... ile sanık ..... arasında, suç tarihinde birlikte çalıştıkları iş nedeniyle kazanmış oldukları paranın harcanmasından dolayı çıkan tartışma sırasında, sanık .....'ın bıçakla mağdurun sırt, göğüs yan duvar ve kol bölgesine birden çok kez vurarak toplam yedi isabetle mağduru adli raporlarında belirtilen şekilde yaşamsal tehlike geçirecek nitelikte yaraladığı olayda;
Hedef alınan vücut bölgeleri, yaralanmaların yeri ve nitelikleri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye teşebbüs suçu kapsamında kalıp kalmadığının tartışılması yönünde görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmediği,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-)Sanık ve mağdurun kardeş olduklarını gösterir nüfus kayıt örneğinin mahkeme tarafından temin edilip dosya arasına alınmadığı,
2-)Sanığın gözaltında kalmış olduğu sürenin karar başlığında gösterilmediği,
3-)Mağdur .....'un her bir yaralanmasının ayrı ayrı ve müştereken toraksa yahut batına nafiz olup olmadığı, organ yaralanmasına neden olup olmadığı, yaşamını tehlikeye sokup sokmadığı, duyulardan yahut organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına yahut işlevinin yitirilmesine neden olup olmadığı, basit bir tıbbi tedavi ile giderilebilecek nitelikte olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmediği,
4-)Mağdur ve sanık beyanları ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte dikkate alındığında, olayın oluş şekli itibariyle sanığın üzerine atılı suç yönünden TCK.nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrikin uygulama şartlarının ve sanık hakkında gönüllü vazgeçme hükümlerini düzenleyen TCK 36.maddesinin tatbiki koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılmayıp tartışmasız bırakıldığı,
5-)Sanık hakkında TCK 86/3 maddesi uygulanırken "a" bendi yanında "e" bendinin de uygulanması gerekirken uygulanmadığı,
Bu itibarla sanığın eyleminin öldürmeye teşebbüs suçu oluşturup oluşturmayacağı yönünde delilleri değerlendirerek nitelendirme görevinin 5235 Sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı yerine yargılamanın sürdürülerek yazılı biçimde hüküm kurulması nedeniyle CMK'nın 289/1-d maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kararın CMK' nın 286/2 maddesi gereğince KESİN olduğuna,
SONUÇ: Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 13/01/2020 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)