İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan sanıklar M. ve C. müdafileri, katılanlar E. ve H. vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin CMK. nun 279/1.maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK 280.maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi.
Dosya kapsamı incelendi.
Dosya kapsamı itibariyle aynı müdafii tarafından temsil edilen sanıklar M. Ç. ve C. Ç.'in aynı avukat tarafından temsil edilmelerinin sanıklar yönünden savunmada zaafiyet oluşturacağı bu nedenle aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların savunmalarının başka müdafiiler tarafından üstlenilmesinin sağlanması gerekirken, 5271 Sayılı CMK'nın 152, 1136 Sayılı Avukatlık Yasasının 38/1-b, Türkiye Barolar Birliğince kabul edilen Avukatlık Meslek Kurallarının 35. maddesine aykırı olacak şekilde, sanıkların aynı müdafii tarafından savunulduğu, (Benzer yönde Yargıtay CGK. 2010/35 Esas 2010/140 Karar sayılı ilamı)
Kabule Göre;
1-)İlk derece mahkemesince Akhisar Adli Emanetinin 2018/868 sırasında kayıtlı bulunan "Bir adet kesici kısmı 16 cm, sap kısmı ahşap malzemeden yapılı ve 13 cm uzunluğunda toplam uzunluğu 29 cm olan kesici kısmı üzerinde A. Sarı Paslanma Akhisar ibaresi bulunan bir adet bıçak'ın MÜSADERESİNE," şeklinde karar verilirken kanun maddesinin yazılmadığı,
2-)Gerekçeli karar başlığında yazılı sanık M.'in gözaltında kaldığı 27/11/2018-28/11/2018 tarihleri arasındaki süresinin TCK 63.maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmediği,
Duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması nedeniyle CMK'nın 289/1-e maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dosya kapsamına, delillerin durumuna, suçun CMK'nun 100/3-a-2 maddesinde sayılan suçlardan olmasına, hükmedilen sonuç cezaya kıyasen tutuklu kalınan süreye ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacak olmasına göre tutukluluğun ölçülü ve gerekli olduğu anlaşıldığından dilekçesi ile ileri sürdükleri tahliye talebinin reddine, tutukluluk halinin devamına,
Tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına ilişkin karar yönünden, kararın tebliği tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunulması, bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da tutuklu sanık yönünden bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla dilekçe gönderilmesi suretiyle, tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne dilekçe vermek veya tutanağa geçirilmek üzere beyanda bulunmak suretiyle, nihai olarak İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesine İTİRAZ yasa yolunun açık olduğuna,
Kararın sair kısımları yönünden, CMK'nın 286/2 maddesi gereğince KESİN olduğuna,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)