İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan sanık Ş. müdafileri, sanık H. müdafi, sanık T. ve müdafi, sanık A. müdafi, sanık F. müdafi, SSÇ K. müdafi, sanık Ü. müdafi, katılan A.. vekili tarafından yapılan istinaf talebinin CMK. nun 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK 280. maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İddianame ile sanık A. C. hakkında nitelikli hürriyetten yoksun kılma ve nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından cezalandırılması istemiyle, sanık Ş. hakkında nitelikle öldürme, nitelikli hürriyetten yoksun kılma, nitelikli yağmaya teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, sanık A.'in müdafiliğini vekaletname ibraz eden Av. K.B.'in, sanık Ş.'ın müdafiliğini ise vekaletname ibraz eden Av. K.B., Av. E.D.ve Av. Ü.D. üstlendiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 tarih 2009/1-85 esas 2009/242 karar sayılı, 08.06.2010 tarih 2010/1-35 esas 2010/140 karar sayılı kararları, Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 02.10.2018 tarih 2018/2316 esas 2018/3849 karar sayılı, 04.12.2012 tarih 2012/3241 esas 2012/9026 karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere aynı eylemlerin failleri olarak yargılanan sanıklardan birisinin savunmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığının bulunduğunun kabulü gerektiğinden somut olayda aralarında akrabalık ilişkisi ve menfaat çatışması bulunan sanıklar A. ve Ş.'ın ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafi (Av. K.B.) tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 38/1 ve CMK 152.maddelerine aykırı davranılmasının CMK 289/1-e maddesi uyarınca bozma sebebi olduğu,
Kabule göre;
Sanıklar Ü. ve H. hakkında TCK 151/1 maddesine muhalefet suretiyle mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde adı geçen sanıklar hakkında TCK 58.maddesi uygulanmadığı halde temel cezanın tayininde TCK 58/3 maddesine atıfla seçenek yaptırımlardan hapis cezasının seçildiğinin belirtilmesi suretiyle hükümde çelişkiye yol açıldığı,
Sanıklar F., H., Ş., A. ve SSÇ K. hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçuna ilişkin olarak iddianamede sevk maddesinin TCK 149/1-a-c-h,35 maddeleri olarak yer alıp yargılamaya katılan Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalaasının da sanıklar F., H., Ş. ve A. yönünden aynı yönde olup SSÇ K. yönünden TCK 149/1-c-h,35 maddelerinin uygulanması yönünde olduğu, ilk derece mahkemesince sanıkların ve SSÇ'nin usule uygun olarak haklarında TCK 149/1-d maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunmalarının alındığı ve dosya kapsamına uygun olarak adı geçen sanıklar ve SSÇ hakkında TCK 149/1-d maddesinin de uygulanmasına karar verilip hüküm fıkrasında belirtildiği halde kararın gerekçe kısmında TCK 149/1-d maddesinin uygulanmasına yönelik gerekçeye yer verilmeyerek hükümle gerekçe arasında çelişkiye neden olunduğu,
SSÇ K.'ın kayden 02.08.2000 doğumlu olup yaşı nedeniyle tefrik edilen soruşturma tamamlanarak açılan kamu davasının 12.12.2016 tarihli kararla ana dosya ile birleştirildiği ve birleşen dosyanın ana dosyanın birinci duruşmasından önce dosya içine alındığı; bu hali ile SSÇ K.'ın 18 yaşını ikmal ettiği 02.08.2018 tarihine dek yargılamanın CMK 185.maddesi uyarınca kapalı yürütülmesi gerekirken tüm duruşmaların açık yapıldığı,
SSÇ K.'ın suç tarihindeki yaşına ilişkin olarak hükümden sonra istinaf aşamasında Bergama Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/273 esas sayılı dosyasında Dairemize gönderilen 27.11.2018 yazı içeriği ve ekleri nazara alınarak SSÇ K.'ın suç tarihindeki yaşının kesin olarak belirlenip yaş düzeltmesi yapılması halinde SSÇ hakkında uygulanacak kanun maddelerinin tayin ve tatbiki gerektiği anlaşıldığından duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması nedeniyle,
SONUÇ: CMK. nın 289/1-e maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, KESİN olmak üzere, 13.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)