İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan yukarıda adı yazılı taraflar tarafından yapılan istinaf talebinin CMK'nun 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nun 280 maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Alaşehir 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/351 Esas 2012/205 Karar sayılı ilamı Dairemizce Uyap'tan çıkarılıp dosya arasına alınarak yapılan incelemede;
1- Sanıklar A. G. ve B. I. hakkında 6136 Sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik olarak katılan M. vekilinin yapmış olduğu istinaf talebinin incelenmesinde;
Katılan Müzeyyen vekili tarafından sanıklar A. ve B. hakkında bu suçtan kurulan hükümlere yönelik istinaf talebinde bulunulmuş ise de; katılanların bu suçun doğrudan doğruya suçtan zarar göreni olmadıkları anlaşıldığından, bu suçlar yönünden yapılan istinaf başvurusunun CMK.nın 260/1, 273/1-4, 279/1-b maddeleri gereğince REDDİNE,
2- Sanıklar A. G. ve B. I. hakkında tasarlayarak kasten öldürme ve 6136 Sayılı Yasaya muhalefet, sanıklar E. E. ve M. T. hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçuna yardım, sanık İ. K. hakkında ise kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçuna yardım suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan diğer istinaf başvurularının incelenmesinde;
Soruşturma aşamasında ifadeleri alınan ve olay hakkında bilgi ve görgüleri bulunduğu anlaşılan, sanık A. G.'in maktule yönelik eylemini gerçekleştirmeden önce maktulün işyerinde bulunup sanık A.'yi gören tanıklar M. Ş., E. Ö., H. P., maktul ile sanık B. arasındaki alacak meselesinin tarafı olan A. D., M. I., olay günü sanıklar B. ve İ.'in buluştuklarını gören Z. Ö.'in duruşmaya getirtilerek tanık sıfatıyla beyanlarının alınarak sanıkların hukuki durumlarının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulduğu,
Kabul ve uygulamaya göre de;
A- Sanıklar B. I. ve A. G.'in iki adet ruhsatsız tabanca bulundurup taşıdıkları anlaşılmasına rağmen bu sanıklar hakkında 6136 Sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümlerde TCK'nın 61 maddesi gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiği halde yazılı şekilde alt sınırdan ceza tayin edildiği,
B- Sanık B. hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan kurulan hükümde sanığın sabıkalı kişilik özelliği dikkate alınarak TCK'nın 62 maddesi hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği halde sanık B. hakkında 6136 Sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümde bu kez sanığın cezasının geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak TCK'nın 62 maddesi uyarınca indirim yapılmasına karar verilmek suretiyle hükümde çelişki yaratıldığı,
C- Sanık E.'nin adli sicil kaydında yer alan Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/351 Esas 2012/205 Karar sayılı ilamına konu suçu 18 yaşından küçükken işlediği anlaşılmakla, bu mahkumiyetin TCK.nun 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanık E.'nin cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği,
D- Sanık İ. hakkında kurulan hükümde oyların CMK'nın 229/3 maddesi uyarınca toplanması gerektiği halde kısa kararda oyların CMK'nın 289/3 maddesi uyarınca toplandığının belirtilmesi,
E- Sanık E.'nin bütün aşamalardaki savunmalarında "sanık İ.'in maktulün vurulması eyleminden haberi olduğunu" beyan etmesi, sanık A. G.'in 21/03/2018 tarihinde Cumhuriyet Savcısı tarafından alınan ifadesinde ve sonraki aşamalarda alınan ifadelerinde "sanık İ.'in maktulün vurulacağından bilgisi olduğunu, sanık B.'ın talimatı ile sanık İ. tarafından kendisine maktulün işyerinden diğer sanık M.'in bağ evine giden kamerasız yolların gösterildiği, sanık B.'ın olay günü sanık İ.'in evine giderek kendisini orada bekleyeceğini ve silah sesini duyacağını" beyan etmesi, sanıklar B. ve İ. ile tanık Z. Ö.'in sanık A.'nin beyanlarını doğrular şekilde olay günü B. ve İ.'in buluştukları ve olay anında birlikte olduklarını ifade etmeleri, 21/03/2018 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde suça iştirak eden diğer şahısların kimlik bilgilerini vererek bu aşamaya kadar haklarında herhangi bir işlem yapılmayan suça iştirak ettikleri dahi bilinmeyen diğer sanıkların yakalanmasını sağlayan sanık A. ile diğer sanık E.'nin aralarında herhangi bir husumet bulunmayan sanık İ.'e suç isnadında bulunmalarını gerektirecek herhangi bir durumun da bulunmadığının anlaşılması karşısında sanık İ.'in sanık A. tarafından gerçekleştirilen tasarlayarak kasten öldürme suçuna TCK'nın 39. maddesi kapsamında yardım eden olarak katıldığı bu nedenlerle eylemine uyan TCK'nın 82/1-a,39 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulduğu,
Anlaşıldığından, duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması nedeniyle CMK'nın 289/1-e maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından sanıklar A. G. ve B. I. hakkında 6136 Sayılı yasaya muhalefet suçlarından kurulan hükümlerde CMK'nun 283. maddesi gereğince sanıkların ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Hükmün 1 numaralı bendi yönünden; kararın tebliği tarihinden itibaren yedi gün içerisinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine bulunulacak beyanla veyahut bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla gönderilecek dilekçeyle, CMK'nın 267/1, 268/1 maddeleri gereğince İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine itiraz yolu açık olduğuna,
Hükmün 2 numaralı bendi yönünden; Kararın CMK'nın 286/2 maddesi gereğince KESİN olduğuna,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 30.05.2019 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)