Re'sen istinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan sanık İ. A. ve müdafi Av. K. S. D., sanık Ö. A. ve müdafi Av. G. Ö. ile katılan S. S. vekili Av. İ. E. tarafından yapılan istinaf taleplerinin CMK'nın 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 280.maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi. Duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-)İstinaf dışı sanık Y. O.'un gerek ilk beyanında gerekse aşamalarda değişmeyen ısrarlı anlatımlarında olaydan 2 gün önce sanık İ.'in dost hayatı yaşadığı D. K. adlı bayanın ikametinde "ben, babam E. ve sanık Ö. olduğu sırada babam E. sanık Ö. A.'a S.'dan 20,000 TL al sonra S.'ı öldürelim" dedi. Ö. de babama tamam dedi, babam E., Ö.'e, S.'ı öldürmesi için gri renkli bir silah verdi" şeklindeki beyanları karşısında; tanık Y.'un öz babası E.'a suç isnat etmesini gerektirecek bir husumetinin bulunmadığı da dikkate alınarak, istinaf dışı sanık E. hakkında dava açılmasının sağlanıp, bu halde suç vasfının değişme ihtimali de bulunduğundan, iş bu dosya ile birleştirilmesi ve tüm sanıkların hukuki durumlarının buna göre tayini gerektiğinin gözetilmediği,
2-)Beyanlarda adı geçen ve işin esasına yönelik bilgi ve görgüsü olduğu anlaşılan D. K.'un tanık olarak ifadesine başvurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulduğu,
3-)Tanık olarak ifadesine başvurulan ve işin esasına yönelik beyanları bulunduğu anlaşılan Ş. O.'un daha sonra verdiği 31/01/2019 tarihli dilekçe içeriğinde "Vermiş olduğum ifadeyi kayınpederim E. O.'un zorlamasıyla yalan söylemek zorunda kaldım vicdan azabı çekiyorum" şeklinde beyanda bulunması karşısında, bu hususta yeniden tanık olarak ifadesine başvurulması gerektiğinin gözetilmediği,
4-) Maktulün eşi Y. S.'in olay akşamı eşinden haber alamayınca sanıklar İ. ve Ö. ile telefonda peş peşe görüştüğüne dair soruşturma aşamasındaki beyanları dikkate alındığında; işin esasına yönelik beyanları bulunduğu anlaşılan maktulün eşinin bu hususlara ilişkin tanık olarak ifadesine başvurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulduğu,
5-)Sanıklardan İ.'in Cumhuriyet Savcılığınca kimlik tespiti yapıldığı sırada kullandığı telefon olarak bildirdiği 0545 … .. .. numaralı, Sulh Ceza Hakimliğinde Sorgu sırasında bildirdiği 0542 … .. .. numaralı, yine sanık İ.'in 25/01/2019 tarihli dilekçesinde Y. O. adına kayıtlı olup istinaf dışı sanık E. O. tarafından kullanıldığını bildirdiği 0534 … .. .. numaralı hatların HTS kayıtları getirtilmeden ve bu hatlar üzerinde inceleme yaptırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulduğu,
6-)Dosyada mevcut HTS kayıtlarından yola çıkılarak; sanıklar İ. ve Ö.'in olay sırasında fiilen kullandıkları cep telefonu hatlarının tespiti, gerekirse görüşme kayıtlarında yer alan karşı kullanıcılarının tanık olarak ifadelerine başvurulması, örneğin, Ş. O. adına kayıtlı olup, sanık İ. tarafından kullanıldığı iddia edilen 0533 … .. .. numaralı hattın E. E. adına kayıtlı hatta mesajlar gönderildiği, yine aynı görüşme kayıtlarında B. A. adlı kullanıcıya mesajlar gönderildiği anlaşıldığından, bu şahısların tanık olarak ifadelerine başvurularak bu hattı fiilen kullanan şahsın tespiti ile maktulün cesedinin bulunduğu olay yeri sabit nokta kabul edilerek sanıkların fiilen kullandıkları telefonları olay öncesi olay saati ve sonrasında hangi bazdan sinyal aldığının dosyada mevcut beyanları karşılayacak ve bu beyanların denetlenmesine imkan verecek şekilde yapılacak bilirkişi incelemesi ile sanıkların hukuki durumu tayininin gerektiğinin gözetilmediği,
7-)Soruşturma aşamasında dinlenen ve işin esasına yönelik bilgi ve görgüsü olduğu anlaşılan Y. O.'un tanık olarak ifadesine başvurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulduğu,
8-)İstinaf dışı sanık Y.'un aşamalarda değişmeyen beyanında geçen ve babası E. tarafından suçta kullanılması için sanık Ö.'e verildiği iddia edilen tabancanın, suçta kullanılan tabanca olup olmadığının tespiti bakımından adli emanete kayıtlı tabancanın getirtilerek duruşmada babası E. tarafından Ö.'e verilen tabancanın bu tabanca olup olmadığının sorulması gerektiğinin gözetilmediği,
9-)Emanete kayıtlı suç eşyalarının müsaderesine karar verilirken, eşyaların içeriğinden söz edilmeksizin emanet makbuz numaralarının yazılması ile yetinildiği,
10-)Maktulün vücudundan otopsi sırasında çıkarılan mermi çekirdeklerinin suçta kullanıldığı anlaşılan tabanca ve olay yerinde bulunan boş kovan ve mermi çekirdekleri ile mukayeselerinin yapılması gerektiğinin gözetilmediği,
SONUÇ: Anlaşıldığından, duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması nedeniyle CMK'nın 289/1-e maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, KESİN olmak üzere 30.05.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)