Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıkların kardeş olup sanıklardan .....'in Turgutlu İlçesi'nde yayımlanan ..... isimli gazetenin sahibi olduğu, olay tarihinden önce sözkonusu yerel gazetede Turgutlu Belediyesi ve belediye başkanı ile ilgili çıkan bir takım olumsuz haberler nedeniyle belediyeye yakınlık duyan sanığın olay tarihinde telefonla birkaç kez sanık .....'ı cep telefonu ile arayarak konuyla ilgili konuşmak istediğini söylediği bunun üzerine sanıkların yanlarında tanıkta olduğu halde olay günü saat 23:00 sıralarında Çakalazmağı Mevkiine gittikleri burada sanıklar ile olay yerinde bulunan sanıklar arasında çıkan tartışma ve küfürleşmenin silahlı kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında tarafların karşılıklı olacak şekilde sanık .....'ın ele geçirilemeyen tabancayı tehdit maksadıyla sanığa doğrulttuğu, sanığın yanında bulundurduğu ve incelemeye konu olan yasak niteliğe haiz tabanca ile ...'ı tehdit maksadıyla havaya ateş ettiği, sanığın tüfekle hedef alarak bir el ateş etmesi sonucu sanığın sol boyun ve omuz bölgesinden 01.07.2016 tarihli adli raporunda belirtildiği üzere saçma tanesinin vücuda girerek damar yoluyla kalbe taşınması nedeniyle basit tıbbi müdahale giderilemez ve yaşamsal tehlikeye maruz bırakacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, sanığın ele geçirilemeyen ancak 6136 Sayılı Yasa kapsamında olduğu anlaşılan tabanca ile sanığa iki el ateş etmesi sonucu ...'nin 08.01.2016 tarihli adli raporunda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı yine sanığın tabanca ile ....ın bacak bölgesine iki el ateş etmesi sonucu ....'ın sağ ve sol uyluk bölgesinden 04.04.2016 tarihli adli raporunda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaraladığı sonradan aldırılan adli raporlara göre mağdurlarda yaralanma nedeniyle herhangi bir uzuv ve organ zaafı veya kaybı oluşmadığı yine bu hareketli kavga ortamında bir ara sanık Sabri'nin de aldığı av tüfeğini tehdit maksadıyla sanığa doğrulttuğu, bir süre sonra tarafların olay mahallinden ayrıldıkları olaydan sonra kolluk güçlerine başvuran sanıkların suçta kullanılan bir adet kısa pompalı olarak tabir edilen av tüfeğini teslim ettikleri yine 24.12.2015 tarihinde kolluk güçlerine başvuran sanığın da olay sırasında ateş ettiği adli emanette kayıtlı pietro baretta marka tabancayı güvenlik güçlerine teslim ettiği, olay yeri inceleme ekiplerince yapılan çalışma sonucu suç mahallinden elde edilen 2 adet boş tabanca kovanı ile 7 adet boş av tüfeği kartuşunun yapılan balistik incelemesinde ( 1-1 ) olmak üzere iki farklı tabancadan atılan kovanların 6136 Sayılı Yasa kapsamında olduğunun tespit edilmesinin yanı sıra boş kartuşların ( 4-2-1 ) olmak üzere 2521 Sayılı Yasa kapsamındaki üç farklı tüfekten atıldığının tespit edildiği,sanıklar savunmalarında suçlamaları kabul etmemiş iseler de , sanıkların savunmaları, beyanlar, 11/12/2015 tarihli araç teslim tutanağı, 11/12/2015 tarihli tutanak, teşhis tutanağı, arama tutanağı, ev arama tutanakları, işyeri arama tutanakları, araç arama tutanağı, olay yeri inceleme raporu, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 29/05/2015 ve 06/01/2016 tarihli uzmanlık raporları, müşteki hakkında Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 01/07/2016 tarihli kurul raporu, müşteki Sabri Partal hakkında Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 08/01/2016 tarihli kurul raporu, müşteki Sedat Çevre hakkında düzenlenen ATK Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 04/04/2016 tarihli raporu, doktor raporları, ATK raporları ve tüm dosya kapsamı karşısında suçtan kurtulmaya yönelik savunmalara itibar olunmayarak eylemlerin anlatıldığı şekilde sübut bulduğunun kabul edildiği ancak olay sırasında mağdurların beyanlarından ve adli rapor içeriğinden anlaşılacağı üzere sanık .....'in av tüfeği ile etkili mesafeden hedef alarak doğrudan sanığın hayati öneme haiz boyun ve omuz bölgesine ateş etmesi sonucu mağdurun yaşamsal tehlikeye maruz kalmış olması kullanılan vasıtanın elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi ile meydana gelen yaralanmanın niteliği açısından değerlendirildiğinde sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun ve fiilinin teşebbüs aşamasında kaldığının kabul edildiği ancak taraflar arasında karşılıklı olarak ani gelişen kavga ortamında sanığın mağdurların hayati öneme haiz vücut nahiyelerini hedef almayıp hedef seçerek doğrudan vücudunun alt bölgesine ateş etmiş olması dikkate alındığında sanıkların ani gelişen kavga sırasında iştirak kastı ile hareket ettikleri hususu da şüphede kalıp hedef alınan vücut bölgeleri ve yaralanmaların niteliğine göre her sanığın yalnızca kendi kastından ve eyleminden sorumlu olacağı cihetle sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının yaralamaya dönük olduğu ve bahsi geçen fiillerinin silahlı kasten yaralama suçunu oluşturduğunun kabul edildiği ayrıca ani gelişen kavga ortamında sanıkların silah doğrultmak şeklindeki eylemlerinin de silahlı tehdit suçuna sübut vereceği ancak hareketli kavga ortamında bahsi geçen anlık silah doğrultma eylemlerini sanıkların aynı anda ve iştirak iradesiyle yaptıkları hususu da şüphede kaldığından bu sanıklar hakkında sadece TCK 106/2-a maddesinin uygulandığı ayrıca TCK.nun 106/2-c maddesinin tatbik edilmediği yine mağdurlardaki yaralamaların niteliği ile olay yerinden iki farklı tabancaya ait 6136 sayılı yasa kapsamında kovanların ele geçirilmiş olması da dikkate alındığında sanıktan tabanca ele geçirilememiş dahi olsa olay sırasında yasak niteliğe haiz ruhsatsız tabanca taşıdığının ve kullandığının kabul edildiği, sanıklar müdafii olayda TCK.nun 25. ve 27. maddelerinin uygulanmasını talep etmiş iseler de bu yasal halin oluşması için sanıkların kendilerine ve yakınlarına yönelmiş haksız bir saldırıyı o anki hal ve koşullara göre, saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile hareket etme ya da mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaşla meşru savunmada sınırı aşmasının gerektiği ancak her iki tarafın olay yerine silahlı olarak gelerek karşılıklı olarak kavgaya başlamaları yine.......i'nin olay sırasında ağır şekilde yaralanmasına rağmen sanıklarda herhangi bir yaralanmanın meydana gelmediği de dikkate alındığında yasal savunma ve bu sınırın aşılması şartlarının oluşmadığının kabul edildiği, olay sırasında ilk silahlı saldırının kim ya da kimler tarafından yapıldığı kesin olarak tespit edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilerek, her iki grupta yer alan sanıklar lehine haksız tahrik hükmünün uygulandığı ancak haksız tahrik olarak kabul edilen eylemin niteliği de dikkate alınarak cezalarından TCK.nun 29. madde uyarınca asgari oranda oranda indirim yapılması cihetine gidildiği ayrıca silahlı yaralama eylemlerinde kullanılan silahların niteliği, yaralama nahiyeleri, mahiyetleri ve sayısı eylemlerin işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı ile hükümde yer alan diğer unsurlar açısından değerlendirildiğinde temel cezaların alt hadden makul miktarlar uzaklaşılarak tayin edildiği yine ...'nın hayati tehlike geçirip yaralandığı vücut bölgesi ile bu yaralanma nedeniyle vücuduna giren saçma tanesinin halen sağ parakardiyak bölgede bulunması meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı açısından değerlendirildiğinde cezadan TCK 35. maddesi uyarınca indirim yapılırken cezanın 9-15 yıl hapis cezası aralığında 13 yıl olarak belirlendiği , sanıkların taşıdıkları yasak niteliğe haiz ruhsatsız tabancaları her an olumsuz bir duruma sebebiyet verilebileceği değerlendirilen bir ortama getirmeleri ve bahsi geçtiği şekilde silahlı kavga olayında kullanmaları TCK.nun 61. Maddesinde belirtilen suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, kastın yoğunluğu açısından değerlendirildiğinde de bu suçla ilgili her iki sanık içinde temel cezanın alt hadden makul bir miktar uzaklaşılarak tayini cihetine gidilerek hüküm kurulduğu belirtilen olayda;
1 )Sanığın katılana yönelik yaralama, mağdura yönelik silahlı tehdit suçundan verilen hükümler açısından sanık müdafi tarafından yapılan istinaf isteminin incelenmesinde;
Adı geçen sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, istinafı kabil olmayıp, itiraz yasa yoluna tabi bulunduğundan, mahallince değerlendirme yapılmak, itiraz merciince karar verilmek üzere inceleme dışı bırakılmıştır.
2 )İstinaf incelemesine konu, sanığın mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanığın mağdura yönelik kasten yaralama, sanığın mağdur sanığa yönelik silahlı tehdit, sanığın 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin istinaf incelemesinde;
Karar başlığında .... ve ....'ın katılan sıfatları gösterilmemiş ise de bu eksikliğin mahallinde giderilebileceği görülmüştür.
SONUÇ: 1 )Gerekçeli karar başlığında suç zaman dilimi belirtilmeyerek CMK. 232/1-c maddesine muhalefet edildiği,
2 )Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği; sanıkların kardeş olup aynı avukat tarafından savunulmaları nedeniyle menfaat çatışmasının oluştuğu anlaşılmakla; sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafiler tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1 ve 5271 sayılı CMK'nun 152. maddelerine aykırı davranıldığı,
Anlaşıldığından, duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması nedeniyle CMK'nın 289/1-e maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 11.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)