(5275 S. K. m. 106) (5271 S. K. m. 216, 279, 280) (5237 S. K. m. 86)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan sanık müdafii tarafından yapılan istinaf talebinin CMK'nın 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 280. maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamına göre, mağdurun ilk kez 01.10.2015 tarihinde Ula Toplum Sağlığı Merkezine müracaat ederek 25.09.2015 günü darp edildiği şikayetiyle müracaat ettiği, bu merkezce yapılan muayene sonucunda mağdurda herhangi bir lezyonun tespit edilemediği, mağdurun 02.10.2015 tarihinde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesine müracaat ettiği, kırığın cinsi yazılmadan hayat fonksiyonlarını 1. Derecede etkilediğine dair rapor tanzim edildiği, sanığın olayın sıcağı sıcağına verdiği ilk beyanında, mağdura vurmadığını beyan ettiği, yine mağdurun olayın sıcağı sıcağına verdiği beyanında olayın nasıl cereyan ettiğini, ayağında olduğunu beyan ettiği kırığın nasıl meydana geldiğini belirtmediği, kendi beyanına göre 25.09.2015 tarihinde olan olay nedeniyle 01.10.2015 tarihinde Toplum Sağlığı Merkezine müracaat ettiği, gerek sanık gerekse mahalle muhtarı olan tanık ve aile hekimi olan tanıklar ile tarafların komşusu olan tanık İsmail Volkan'ın mağdurun olay tarihi civarlarında görgüye dayalı olmamakla birlikte mağdurdan duydukları üzere motosikletten düştüğünü beyan ettiğini belirttikleri görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesi dosyası ve kararında;
1)Hükmün verildiği celsede CMK'nın 216/3 maddesine aykırı şekilde son sözün sanığa verilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığı,
2)6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesine aykırı olan ilk derece mahkemesi hüküm fıkrasındaki infaz yetkisini kısıtlayıcı nitelikteki "ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğine" dair cümlenin kanuna aykırı şekilde hüküm verildiği, (Benzer yönde Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2017/3134 esas 2017/14521 karar sayılı ilamı)
3)CMK'nın 232/2c maddesine aykırı olarak, saat 20:00 sularında işlenen suçun zaman diliminin ilk derece mahkemesi karar başlığına yazılmadığı görülmüştür.
Dosya kapsamındaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, mağdurda ne tür bir kırık olduğu doktor raporuyla net olarak tespit edilmediği gibi, bir an için ayak parmak kemiğinde kırık olduğu kabul edilse bile, mağdurun bizzat beyanında geçtiği üzere olayın olduğu tarih ile hastaneye müracaat tarihi arasındaki zaman farkı, tanıklar ve sanık beyanlarına göre mağdurun motosikletten düşmesi nedeniyle yaralanma ihtimali, mağdurun istikrarsız beyanları ve sanık tarafından olduğunu beyan ettiği kırığın nasıl ve ne şekilde meydana getirildiğine dair yeterli ve samimi inandırıcı beyanının olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, mevcut delil durumu itibariyle sanığın müsnet suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak yeterli ve inandırıcı kesin deliller elde edilemediği kabul edilerek sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan gerekçelerle,
1)Sanık hakkında kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan TCK.nın 86/1, 87/3 maddeleri uygulanmasıyla açılan kamu davasında, sanığın müsnet suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak yeterli, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden CMK'nın 223/2e maddesi gereğince sanığın beraatine,
2)Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
3)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4 maddesine göre hesap edilen 1.980 TL vekalet ücretinin hazineden tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren sanığa verilmesine,
Kararın tebliği tarihinden itibaren on beş gün içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine bulunulacak beyanla veyahut bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla gönderilecek dilekçeyle, CMK'nın 286/1, 291/1 maddeleri gereğince Yargıtay ilgili Ceza Dairesine temyiz yolu açık olduğuna,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)