(5271 S. K. m. 216, 230, 280, 289) (6136 S. K. m. 15) (16. CD. 22.05.2015 T. 2015/3770 E. 2015/1517 K.)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan tarafından yapılan istinaf talebinde, CMK. nun 280 maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A- Ruhsatsız bıçak taşıma suçundan 6136 sayılı kanunun 15/1 maddesi gereğince açılan kamu davasından sanığa verilen beraat hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu açısından;
Katılanlar vekilinin sanık hakkında ruhsatsız bıçak taşıma suçundan 6136 sayılı kanunun 15/1 maddesi gereğince açılan kamu davasından sanığın beraatine dair verilen hükmü istinaf etmiş ise de, katılanların bu suçtan doğrudan zarar görmedikleri anlaşıldığından, bu suça yönelik istinaf talebinin REDDİNE,
B- Kasten öldürme suçuna karşı yapılan istinaf başvurusu açısından;
21:30 olan suç saatinin ilk derece mahkemesi karar başlığında hiç yazılmamasının mahallinde düzeltilebilir eksiklik olduğu,
Hükmün C)1- maddesinde vekalet ücretine ilişkin hüküm verildiği, dosyanın tarafları ile alakası olmayan ve bu konuda hükmün C)1- bendi ile hüküm verildiği anlaşıldığından, vekalet ücretine ilişkin hükmün C)6- nolu bendinin hüküm fıkrasından çıkartılması gerektiği,
Hükmün verildiği celsede C.Savcısının " bir önceki celsede verdiğimiz mütalaayı aynen tekrar ederiz dedi." şeklindeki beyanının, CMK.nın 216 maddesinde belirtildiği üzere hükmün verildiği celsede C. Savcısının isnadı ve istediği hükmün ne olduğunu içerir şekilde mütalaası niteliğinde olmadığı, eğer önceki celselerde mütalaa verilmiş ve bunun tekrar edileceği belirtilmiş ise, CMK.nın 216 maddesinin açık hükmü gereğince en azından önceki mütalaanın hüküm verildiği celsede okunması ve okunduğunun zapta geçirilmesi ya da yeniden mütalaa verilmesi gerektiği, aksi halde mütalaa alınmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlanmış olacağı anlaşıldığından, savunma hakkını kısıtlamayacak şekilde sanıklara C. Savcısı mütalaasının verilmesi gerektiği,( Benzer yönde Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3770 esas 2015/1517 karar sayılı ilamında; “….. İddia makamını temsil eden Cumhuriyet savcısı, karar verilmeden önce, toplanan kanıtlara göre esasa ilişkin görüşünü açık ve anlaşılır bir biçimde ve eğer görüşü mahkumiyete ilişkin ise mevzuatta yer alan kanun ve maddelerini de göstermek suretiyle açıklamak zorunda olduğundan ve dosyada birden fazla mütalaada bulunduğu da gözetildiğinde, “ önceki mütalaamızı tekrar ederiz, sanığın yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilsin” şeklindeki sözlerin esas hakkında mütalaa olarak geçerli ve yeterli kabul edilmesi olanağı bulunmadığından, Cumhuriyet savcısının usulüne uygun şekilde esas hakkındaki görüşü alınmadan veya önceki mütalaa mahkemece okunup zapta geçirilmeden hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 216. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 22.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. …..” şeklinde belirtilmiştir.)
Dosya kapsamı itibariyle tarafsız olan ve olay sırasında birebir sanık ve maktulün yanında bulunan tanık İsmail İsparta'nın olayı sıcağı sıcağına 21/09/2015 tarihinde kolluğa verdiği ifadesi ile duruşmada verdiği ifadesinde, maktul tarafından gerçekleştirilmiş bir haksız eylemden bahsetmediği, yine sanığın aşamalar itibariyle çelişkili beyanları ve dilekçesi olduğu, duruşma sırasında da maktul tarafından kendisine karşı küfür, vurma vb bir hareketten bahsetmediği halde, haksız tahrik hususunda hangi nedenle tanık İsmail İsparta'nın beyanlarına itibar edilmediği ve hangi nedenle başka delillere üstünlük tanındığının gerekçeli kararda tartışılmadan sanık hakkında haksız tahrik hükmü uygulandığının belirtilmediği,
Anlaşıldığından, kararın CMK.nın 230. maddesinde belirtilen yeterli gerekçeyi içermemesi ve sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedenleriyle CMK. nın 289/1-gh maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK.nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
C-Ruhsatsız bıçak taşıma suçundan 6136 sayılı kanunun 15/1 maddesi gereğince açılan kamu davasından sanığın beraat hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu açısından, kararın ilgili tarafa tebliğ edildiği tarihten itibaren, yedi gün içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine İTİRAZ yolu açık olmak,
Hükmen bozulan kısmı açısından kararın bu kısmının kesin olmak üzere 31.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)