(AİHS. m. 6, 46) (2709 S. K. m. 90) (2802 S. K. m. 46) (5237 S. K. m. 86) (6136 S. K. m. 13) (1412 S. K. m. 308) (5271 S. K. m. 22, 280, 289)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan sanık müdafii Av. Y. S. T. tarafından yapılan istinaf talebinin CMK'nın 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 280. maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 46 ncı maddesinin 1 nci fıkrasında, Karı-koca, ikinci derece dahil kan ve sıhri hısımlar bir mahkemenin aynı dairesinde görev yapamazlar düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenlemede de eşlerden birinin düzenlediği iddianameyle açılan davanın kovuşturma ve hükmüne diğer eşin katılamayacağına açıkça yer verilmemiştir.
Ancak bu düzenlemedeki yargısal hassasiyet dikkate alındığında, aynı mahkemeye iddianame ile dava açan Cumhuriyet Savcısının eşinin hükme katılamayacağının kabul edilmesi gerekir.
Eş olan Cumhuriyet Savcısının açtığı davaya diğer eşin hakim sıfatıyla bakması, 2802 sayılı Yasanın 46 ncı maddesinin 1 nci fıkrasında yer alan duruşmaya birlikte çıkmalarından farklı değildir.
Eşlerden birinin iddianameyle dava açması ve diğerinin o konuda hüküm vermesi, davanın tarafları bakımından reddi hakim konusu yapılmasa bile, hakimin tarafsızlığı konusunda kuşku uyandıracağından, Anayasanın 90/son maddesinin yollamasıyla İHASın 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan davanın tarafsız bir mahkeme tarafından görülmesi ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.
(Benzer yönde Yargıtay 8.Ceza Dairesi'nin 12.01.2017 2015/14566 Esas, 2017/209 Karar sayılı ilamı. "6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama suçlarından sanık ... hakkında 28.04.2009 tarihli verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 6136 sayılı Yasanın 13/1. ile 5237 sayılı TCK.nun 86/1. maddeleri ve fıkraları uyarınca hükümlülüğüne dair; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2013 gün ve 2013/216 esas, 2013/278 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İddianameyi düzenleyen Cumhuriyet Savcısı ile Asliye Ceza Mahkemesinde hüküm veren hakimin karı-koca oldukları, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunun 46. maddesi hükmünde, karı-koca, ikinci derece dahil kan ve sıhri hısımlar bir mahkemenin aynı dairesinde görev yapamayacaklarının öngörülmüş olması, 5271 sayılı CMK.nun 22. maddesinde de mani bir düzenleme getirilmiş bulunması karşısında uyulması zorunlu bir usul kuralı olduğu gözetilip davadan çekilmesi gerekirken, yargılamaya devamla 1412 sayılı CMUK.nun 308/1. madde ve fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 12.01.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.")
Tüm bu nedenlerle, Anayasanın 90/son maddesinin yollamasıyla, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin 1 inci fırkası ile aynı sözleşmenin 1. maddesindeki düzenleme ve sözleşmenin 46. maddesi gereğine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarının sözleşmeye taraf devletleri bağlayıcı olması ile 2802 sayılı Yasanın 46/1. maddesindeki düzenlemenin içeriği birlikte değerlendirildiğinde, eşlerden birinin düzenlediği iddianame ile açılan davaya diğer eşin hakim sıfatıyla bakamayacağının gözetilmediği,
Anlaşıldığından, mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması nedeniyle CMK. nın 289/1-a maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK'nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin Hükmün BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 05.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)