(5271 S. K. m. 279, 280, 289)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan sanık tarafından yapılan istinaf talebinin CMK'nın 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 280 maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi. Duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında, akşam saatleri olan suç zaman diliminin yazılmaması mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Mağdurun savcılıktaki "...kayığın fiyatı konusunda aramızda küçük bir tartışma çıktı. Bunun sonucunda beni yaralama kastı olmaksızın itekledi ve ben düştüm. Düşmemle birlikte sağ omuzum çıktı. Olay esnasında ikimizde alkollüydük. Kendisi benim arkadaşımdır. Bana zarar vermek istemeyeceğini biliyorum..." şeklindeki ifadesi, duruşmadaki "...ben kayık ile ilgili konuşurken ayağım kaydı, düştüm, omuzum çıktı..." şeklindeki beyanı, sanığın soruşturma aşamasındaki "...Rasim çok sarhoştu. Onun daha fazla yanımda durmasını sakıncalı buldum. Eve bırakmak için kendisini araca doğru yönlendirdim. Ancak bu esnada kendiliğinden dengesini kaybedip yere yüzüstü yuvarlandı. Ben kendisine dokunmamıştım bile..." şeklindeki savunmasıyla duruşmadaki "...arabaya binecektik. Müşteki o esnada yere düştü. Kolu çıkmış, kendisini hastaneye götürdüm..." biçimindeki savunması ve ilk derece mahkemesinin "...aralarında çıkan tartışma neticesinde sanığın mağduru iteklediği ve mağdurun dengesini kaybedip düşmesi nedeniyle sol omuzunun çıktığı..." şeklindeki kabulü birlikte değerlendirildiğinde, sanık savunması ve mağdur beyanlarının çelişkili olduğu, bu çelişkilerin giderilmediği, hangi gerekçe ile hangi beyan/beyanlara itibar edildiğinin belirtilmediği, mağdurun soruşturma aşamasında belirttiği "beni yaralama kastı olmaksızın itekledi" demiş olması dikkate alındığında, mağduru neresinden ne şekilde iteklediğinin ve iteklemenin şiddetinin açık olarak tespit edilmediği, hükmün bu yönlerden gerekçesiz olduğu,
Anlaşıldığından, kararın yeterli gerekçeyi içermemesi nedeniyle CMK'nın 289/1-g maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK.nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, olmak üzere 08.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)