(5271 S. K. m. 279, 280, 283, 289) (6222 S. K. m. 1, 3, 18, 23) (5237 S. K. m. 29, 61, 86, 87)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan sanık müdafi tarafından yapılan istinaf talebinin CMK'nın 279/1. maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 280. maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamına göre, olay günü Süper Lig Futbol müsabakası yapılacak stadın yakınında, katılanın sanığın içinde bulunduğu gruba sinkaflı şekilde hakaret etmesi üzerine, önce sanığın yumrukla katılana vurduğu, daha sonra kimliği belirsiz bir kişininde olaya dahil olarak katılana vurarak yaraladığının İlk Derece Mahkemesince kabul edildiği olayda;
1) 6222 sayılı kanun incelendiğinde;
1.maddesinde "(1) Bu Kanunun amacı; müsabaka öncesinde, esnasında veya sonrasında spor alanları ile bunların çevresinde, taraftarların sürekli veya geçici olarak gruplar halinde bulundukları yerlerde veya müsabakanın yapılacağı yere gidiş ve geliş güzergâhlarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesidir."
3/1-g maddesinde "Spor alanı: Spor müsabakalarının veya antrenmanların gerçekleştirildiği alanlar ile seyircilere ait seyir alanları, sporculara ait soyunma odası ve bu Kanunun uygulanması kapsamında spor yapmaya elverişli alanları "
18/1-2 maddesinde "(1) Kişinin, bu Kanunda tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardan dolayı mahkemece kurulan hükümde, hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilir. Seyirden yasaklanma ibaresinden kişinin müsabakaları ve antrenmanları izlemek amacıyla spor alanlarına girişinin yasaklanması anlaşılır. Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer. Bu güvenlik tedbirine ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile birlikte hükmedilmesi halinde, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle bu güvenlik tedbirinin uygulanmasına son verilir. Güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı 25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu hükümlerine göre kaydedilir.
(2) Bu madde hükümleri, taraftar gruplarınca spor alanlarının dışında işlenen kasten yaralama, hakaret içeren tezahürat ve mala zarar verme suçları bakımından da uygulanır."
23/1 maddesinde " Bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı yargılama yapmaya Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği sulh veya asliye ceza mahkemeleri yetkilidir." hükmüne havi olduğu,
Hakimler Savcılar Kurulunun 12.07.2011 tarih 219 sayılı kararında birden fazla Asliye Ceza Mahkemesi Kurulu olan yerlerde 6222 sayılı kanundan kaynaklı suçlara 3 nolu Asliye Ceza Mahkemelerinin bakacağının belirtildiği,
Dosya kapsamı ve İlk Derece Mahkemesi kabulüne göre, Süper Lig maçı öncesinde maçın oynanacağı 6222 sayılı kanunun 3/1g maddesinde belirtilen spor alanı yanında ve 18/1-2 maddesi uygulanma ihtimali bulunacak şekilde fiil işlendiğine göre, sanık hakkında 6222 sayılı kanunun uygulanma ihtimali olduğu, buna göre müsnet suça bakma görevinin Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu halde, görevsiz olan 1. Asliye Ceza Mahkemesince karar verildiği,
1) İlk Derece Mahkemesi hükmünde eylemin TCK'nın 87/1c maddesi kapsamında olduğu kabul edildiği ve bununda dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olduğu halde, TCK'nın 87/1son maddesi uygulanırken "87/1-d-son cümlesi " şeklinde yazım yanlışı yapıldığı,
2) Dosya kapsamı itibariyle sanık hakkında TCK'nın 86/3 maddesinin uygulanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince de TCK'nın 86/3 maddesinin uygulanmadığı halde, ceza hesabında yanlışlık yapılarak TCK'nın 87/1son cümlesi gereğince 3 yıl hapis cezası yerine 5 yıl hapis cezası belirlendiği,
3) Olay nedeniyle katılanın hem yüzünde sabit iz hem de kemik kırığı oluşması nedeniyle sanığa verilen cezanın şahsileştirilmesi sırasında TCK'nın 61 maddesi dikkate alınarak neden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmediğinin gerekçesiz bırakıldığı,
4) Dosya kapsamındaki ifadeler, bilgi ve belgeler birlikte dikkate alındığında, katılanın sanığın içinde bulunduğu gruba hakaret etmesi nedeniyle olayın oluş şekli itibariyle sanığın üzerine atılı suç yönünden TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrikin uygulanması sırasında, salt hakaret etme şeklindeki eylem nedeniyle neden alt sınırdan ayrılarak indirim yapıldığının gerekçelendirilmediği,
5) Yalnız sanık lehine istinaf yoluna başvurulduğundan, CMK'nın 283/1 maddesi gereğince yeniden hüküm verilirken istinaf öncesi hükümde belirlenen cezadan daha ağır ceza verilemeyeceği ilkesi dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiği,
Anlaşıldığından, görevsiz mahkemece karar verilmesi nedeniyle CMK'nın 289/1-d maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kararın CMK'nın 286/2 maddesi gereğince KESİN olduğuna,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)