(5271 S. K. m. 230, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 106)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan tarafından yapılan istinaf talebinin CMK. nun 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK. nun 280 maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında silahlı tehdit suçundan TCK.nın 106/2a maddesi uygulanması istemiyle açılan kamu davasında hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, mahkemesince dava zamanaşımı süresince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
CMK.nın 230.maddesine göre, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen deliller ile ulaşılan kanaatın belirtilmesinin gerekli olduğu, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararı incelendiğinde, " ....olayın iddianamede anlatıldığı ve yukarıya aktarıldığı şekilde meydana geldiği......" şeklinde belirtilerek, olayın gerekçelendirildiği görülmüştür. Bu yazım tarzı itibariyle ilk derece mahkemesi kararının CMK.nın 230 maddesinde belirtilen hususların hiç birini içermediği, olayın iddianamede belirtildiği şekilde olduğu şeklinde gerekçe olamayacağı, basitte olsa olayın oluş tarzının ve ulaşılan kanaatin mahkeme gerekçesinde bulunması gerektiği,
İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 04/03/2016 tarih 242 sayılı raporunda, müştekinin sol pnömotoraks yaralanması nedeniyle yaşamının tehlikeye düştüğünün belirtildiği, müşteki ve tanık R. D.'nin suça sürüklenen çocuğun müştekiyi bıçakladığını ve müştekinin suça sürüklenen çocuğa sövmediğini beyan ettikleri; suça sürüklenen çocuk ve tanıklar E. A., Y. M., A. K.'ın ise suça sürüklenen çocuğun müştekiyi bıçaklamadığı, ayrıca müştekinin suça sürüklenen çocuğa sövdüğünü beyan ettikleri suça konu olayda;
Suça sürüklenen çocuğun müsnet suçu işlediği hususunda kimin beyanına veya hangi delillere ve neden üstünlük tanındığının gerekçeli kararda belirtilmesi gerektiği, aynı doğrultuda suça sürüklenen çocuğa karşı haksız tahrik olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılması gerektiği,
Anlaşıldığından, kararın CMK.nın 230. maddesinde belirtilen yeterli gerekçeyi içermemesi nedeniyle CMK. nın 289/1-g maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK.nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 21.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)