(5237 S. K. m. 61, 86, 87) (5271 S. K. m. 230, 231, 279, 280, 289)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan tarafından yapılan istinaf talebinin CMK. nun 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK. nun 280 maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı.
Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
19:00 olan suç saatinin ilk derece mahkemesi karar başlığında hiç yazılmamasının mahallinde düzeltilebilir eksiklik olduğu,
Sanığın sabıka ilamında görünen Simav Asliye ceza mahkemesinin 2010/174 esas 2011/242 karar sayılı 25/10/2011 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının deneme süresinde yeniden kasıtlı suç işlenmesi nedeniyle, CMK.nın 231/11 maddesi gereğince hükmün açıklanması için ilgili mahkemesine ihbarda bulunulmadığı,
28/10/2015 tarihli muhafaza altına alma tutanağı ile sanık Z.'dan rızası ile ele geçirilen 50 cm uzunluğunda bir ucu çengelli demir çubuğun olay sırasında mağdura karşı kullanılarak yaralandığı iddia edildiği ve mahkeme gerekçesinde de kabul edildiğine göre, sanık hakkında neden 86/3e maddesinin uygulanmadığının gerekçe ve hükümde tartışılmadığı, dolayısıyla yine sanık hakkında TCK.nın 87/1d-son maddesi gereğince, "üçüncü fıkraya giren hallerde beş yıldan az olamaz." hükmünün uygulanmadığının gerekçesiz bırakıldığı,
TCK.nın 87/3 maddesinin "Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır." hükmüne havi olduğu, buna göre 87/3 maddesinin sadece TCK.nın 86/1 maddesinden sonra uygulanabileceği, TCK.nın 87/1 maddesinin uygulanması gerektiği durumlarda, TCK.nın 87/3 maddesi ile artırım yapılamayacağı, sadece TCK.nın 86/1 maddesinin ilk uygulaması sırasında bu durum dikkate alınarak teşdiden ceza verilebileceği, buna göre TCK.nın 86/1 maddesi gereğince cezanın belirlenirken neden alt sınırdan ayrınılmadığı gerekçesinin belirtilmediği gibi, 87/1d maddesinin uygulanmasından sonra 87/3 maddesi ile artırım yapıldığı, (Benzer yönde Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2015/31801 esas 2016/11883 karar sayılı ilamında; “…..Sanığın eylemi nedeniyle katılanda hem kemik kırığı, hem yaşamını tehlikeye sokan durum, hem de yüzde sabit iz şeklinde yaralanma meydana gelmiş olmakla, birden fazla nitelikli halin bulunması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi gereğince temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 11/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi...” şeklinde belirtilmiştir.) (Yine benzer yönde Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2015/18367 esas 2015/34280 karar sayılı ilamında; “…..Kabule göre de; bb) Sanığın katılanın yaşamını tehlikeye sokacak ve vücudunda kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı kabul edilmesine göre, en ağır cezayı gerektiren hayati tehlike oluşturacak yaralamadan dolayı 5237 Sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, ayrıca kemik kırığı nedeniyle 5237 Sayılı TCK'nin 87/3. maddesi gereğince artırım yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 326/son. maddesi uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla istem gibi BOZULMASINA, 01/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....” şeklinde belirtilmiştir.)
İfadeler, olayın oluş şekli ile tüm dosya kapsamındaki belge ve bilgiler ve özellikle sanığın soruşturma aşamasında 28/10/2015 tarihinde kolluğa verdiği ilk ifadesinde, mağdurun sanığın işlettiği tekel bayine gelerek ücretini ödemeksizin ve bıçakla saldırarak ve sanığın elini keserek alkol istediği beyanı dikkate alındığında, yağma türü bu harekete karşı sanığın eylemini yaptığı iddiasına karşı sanık hakkında asgari hadden uzaklaşılarak, neden haksız tahrik uygulanmadığının gerekçesiz bırakıldığı,
Anlaşıldığından, kararın CMK.nın 230. maddesinde belirtilen yeterli gerekçeyi içermemesi nedeniyle CMK. nın 289/1-g maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK.nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 13.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)