(5237 S. K. m. 53, 58, 62, 86) (5271 S. K. m. 230, 279, 280, 289)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunanlar sanık K. K. ile mağdur B. K. vekili Av. Çiğdem Demir tarafından yapılan istinaf taleplerinin CMK'nın 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 280. maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
18:00 olan suç saatinin gerekçeli karar başlığında yazılmamasının mahallinde düzeltilebilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Mağdur B.'ın yasal temsilcisi sanık Kemal olmasına ve yasal temsilcisinin herhangi bir şikayetten vazgeçmesinin söz konusu olmamasına keza yasal temsilcisi de olsa sanık Kemal'in velayeti altında bulunan oğlu mağdur B..'a karşı kasten yaralama suçundan hakkında açılan davada şikayet hakkının bulunmamasına rağmen 31.03.2016 tarihli duruşmada, "mağdur çocuğun yasal temsilcisinin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle vekilin katılma talebinin reddine" dair ara karar kurularak çelişkiye düşüldüğü, karar tarihi keza mağdur B. vekilinin katılma talebinin reddine karar verildiği, 31.03.2016 tarihi itibariyle mağdurun 15 yaşını ikmal etmiş olması karşısında beyanının alınması ve sanık hakkında şikayetçi olup olmadığının tespiti ile katılma konusunda bundan sonra karar verilmesi gerekirken bu hususların yerine getirilmemesi,
Sanık hakkında mağdur T.'a yönelik eyleminden dolayı ceza tertip edilmesi sırasında TCK' nın 62. maddesinin uygulanmamasına gösterilen gerekçe ile diğer mağdur Batuhan'a yönelik eyleminden dolayı ceza tertip edilirken TCK'nın 62. maddesinin uygulanmama gerekçelerinin birbirleriyle çelişkili olup, yasal olmadığı,
Sanığın B.'a yönelik eyleminin nitelendirilmesi ile sübutu açısından ve tahrik hükümlerinin tartışılması yönünden istinabe yoluyla Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesince şikayete ilişkin beyanı alınan T.A.'ın ifadesinde adı geçen F. Ç. ve kız kardeşi olduğu bildirilen H. isimli şahsın tanık olarak beyanlarının tespit edilmediği gibi bu hususun tartışmasız bırakıldığı,
Anlaşıldığından, kararın CMK.nın 230. maddesinde belirtilen yeterli gerekçeyi içermemesi ve sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedenleriyle CMK'nın 289/1-g-h maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK.nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 20.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)