(5237 S. K. m. 50, 86) (5271 S. K. m. 230, 279, 280, 289)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, sanık Y. B. müdafi Av. A. A. ve katılan A. B. vekili Av. F. C. tarafından yapılan istinaf talebinin CMK'nun 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nun 280 maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın eski eşi olup, tanık olarak dinlenilen H. Ç.'in tanıklıktan ve yeminden çekilme hakkı hatırlatılarak tanıklık yapacağını ve yemin edeceğini bildirmesi üzerine yeminli mi yoksa yeminsiz mi dinlendiğinin duruşma tutanağına yazılmadığı halde gerekçeli kararda tanık Hatice'nin yeminli olarak beyanda bulunduğunun kabul edilerek, bu beyanının hükme esas alındığı, bu suretle tanığın yeminli mi yeminsiz mi dinlenildiği hususunda çelişki yaratıldığı, dolayısıyla tanık Hatice'nin usulüne uygun olarak dinlenilmeden alınmış olunan beyanının hukuka aykırı yöntemle elde edilen delil olarak kabul edilmesinin gerektiği,
Ayrıca, sanık hakkında TCK'nın 86/2 maddesi gereğince hüküm kurulurken madde metnindeki hapis cezasının tercih edilmesine karşın, TCK'nın 50/2 maddesindeki amir hükmüne rağmen, hapis cezasının adli para cezasına neden çevrildiği hususunun gerekçesiz bırakıldığı,
Anlaşıldığından, kararın CMK.nın 230. maddesinde belirtilen yeterli gerekçeyi içermemesi ve hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması nedenleriyle CMK. nın 289/1-g-i maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK.nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 23.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)