(5271 S. K. m. 231, 232, 280, 289)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan Cumhuriyet Savcısı F. T. (122525) tarafından yapılan istinaf talebinin CMK'nun 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nun 280 maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Gerekçeli karar başlığında, 23:00 olan suç zaman diliminin yazılmayarak CMK 232/2-c maddesine ve mağdur T. E.'in isim, soyisim ve kimlik bilgilerinin karar başlığında yazılmayarak 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi,
Sanık savunması, mağdur ifadesi, oluş ve mahkemenin kabulü karşısında, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar gerekçesinde tartışılmayarak gerekçesiz şekilde hüküm kurulduğu, Anayasanın 141/3, CMK'nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının istinaf denetimine olanak verecek biçimde kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, suçun ögeleri ve kanıtlandığı kabul edilen olayların açıkça gösterilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçesiz şekilde hüküm kurulması,
5271 sayılı CMK'nın 231/11. fıkrasında, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir" hükmüne yer verildiği,
Anılan yasal düzenleme karşısında, daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanıkla ilgili olarak, CMK'nın 231/11. maddesi gereğince, açıklanması daha evvel geri bırakılan hükümde herhangi bir değişiklik yapma imkanının bulunmadığı,
Bu anlamda sanık hakkındaki hükmün ilk şekliyle açıklanması, açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıkların ise istinaf, temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla yapılacak inceleme sonucunda giderilebileceğinin kabulünün gerektiği,
Dolayısıyla, yerel mahkemece evvelce verilen hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, CMK 231/7 maddesine aykırı olarak, ilk kurulan hükümde değişiklik yapılarak sanık hakkında verilen cezaların ertelenmesine ve paraya çevrilmesine karar verilerek önceki kararda değişiklik yapılması yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu,
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ilişkin 11/02/2014 tarihli hükümle yapılan yargılama giderleri hakkında 23/05/2014 tarihli harç tahsil müzekkeresi düzenlendiği, sanığın denetim süresinde suç işlenmesi nedeniyle yeniden ele alınan dosyada yapılan yargılama sırasında yalnızca 1 adet davetiye çıkarıldığı ve bu giderin miktarı itibariyle hazine üzerinde bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Anlaşıldığından, CMK'nun 280/1-b, 289/1-g-h maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 10.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)