(5271 S. K. m. 230, 279, 280, 289)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan katılan sanık N. G. tarafından yapılan istinaf talebinin CMK'nın 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 280. maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
22:00 olan suç zaman diliminin gerekçeli karar başlığında suç zaman diliminin yazılmaması mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
İfadeler, olayın oluş şekli ile mahkemenin kabulü birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında karşılıklı olan eylemlerde, sanığın eylemi açısından haksız tahrikin bulunup bulunmadığı yönünde İlk Derece Mahkemesi kararında herhangi bir tartışma ve gerekçenin bulunmadığı,
Katılan sanık N.G. 10.03.2016 tarihli duruşmada "yanımızda İ.'in bir arkadaşı vardı. Adı A.'miş. Soyadını bilmiyorum." biçiminde beyanda bulunduğunun dikkate alınarak adı geçen şahsın tanık sıfatı ile dinlenilmediği,
Anlaşıldığından, kararın CMK'nın 230. maddesinde belirtilen yeterli gerekçeyi içermemesi ve belirtilen araştırmalar yapılmaması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedenleriyle CMK. nın 289/1-g-h maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK.nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 28.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)