(5271 S. K. m. 216, 230, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 34, 106, 150)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan sanık P. G. müdafi Av. R. E. ve Katılan G. S. vekili Av. Ç. M. tarafından yapılan istinaf talebinin CMK'nun 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nun 280 maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Gerekçeli karar başlığında, 03:00 sıraları olan suç zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak görülmüştür.
2-6136 sayılı kanuna muhalefet suçu yönünden, C. O. isimli kişinin malen sorumlu olarak dinlenmeden, silahın ruhsatlı silah olup olmadığı tespit edilmeden, silahın çalındığı iddiası ile ilgili soruşturma evrakının akıbeti araştırılmadan, silahın müsaderesine karar verildiği,
3-Sanığın, aşamalarda; maktulün, kendisine olay günü zorla içirdiği uyuşturucu hapların etkisi altında kaldığını, şuurunun yerinde olmadığını, ne yaptığının farkında olmadığını, kendisini kaybettiğini beyan etmiş olması, Uşak Devlet Hastanesi'nin 23/03/2016 tarih, 1316 protokol no.lu raporunda, referans değeri 0-1000 arası olarak belirtilen amfetamin/metamfetamin değerinin 2000 düzeyinde olduğunun belirtilmiş olması, olay saati 03:00 suları olup, bu rapordaki numune alma saatinin 12.18 olması, mahkeme kararının gerekçesinde, maktulün, sanığın kendisini fuhuşa zorladığı aklına gelince, uyuşturucunun da etkisiyle bir anda silahı gördüğünü ve eline aldığını, kendisini kaybettiğini, maktule defalarca ateş ettiğinin sübut olarak kabul edildiğinin belirtilmiş olması karşısında, TCK. 34/1 maddesinin tartışılmadığı, dosyada mevcut raporlarla birlikte sanığın işlediği iddia olunan suç açısından TCK. 34/1 maddesinden istifade edip edemeyeceği yönünde, Adli Tıp ya da tam teşekkülü bir devlet hastanesinden heyet raporu alınması gerektiğinin gözetilmediği,
4-20/10/2016 tarihli, son karar celsesinde, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, önceki mütalasını tekrar ettiğini belirtmekle yetinip, 27/09/2016 tarihli celsede verilen mütalaanın duruşma sırasında okunmadığı ya da yeni mütalaa alınmadığı, bu haliyle CMK.nın 216 maddesine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlandığı,(Benzer yönde Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2013/23087 esas 2016/6368 karar sayılı ilamında; “…..Sanıklar hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.06.2006 gün ve 2006/148-148 sayılı iddianamesi ile açılan dava sonucu yapılan yargılama sırasında 24.09.2007 tarihli celsede esas hakkında mütalaanın verildiği, 17.12.2007, 05.03.2008, 12.05.2008, 09.07.2008, 02.02.2009 tarihli celselerde bu mütalaa içeriğinin iddia makamınca tekrar edildiği, hükmün verildiği 17.06.2009 tarihli celsede sanık B. G. savunmanına sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 150/1 yollaması ile 106/2-c-d maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verildiği, duruşmaya katılan Cumhuriyet savcısına ek savunmaya karşı diyeceklerinin sorulmadığı, hüküm celsesinde esas hakkında mütalaası alınmadığı gibi hiçbir söz hakkının da verilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 216. maddesindeki "Ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada söz, sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanunî temsilcisine verilir. Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına; sanık ve müdafii ya da kanuni temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya vekilinin açıklamalarına cevap verebilir" düzenlemesi karşısında, Cumhuriyet savcısının ek savunmaya ve davanın tümüne karşı yeniden mütalaası alınıp söz hakkı verilmeden duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiş, sanıklar R. Ç., A. T., B. K. T., A. Ç., E. K., K. K. P., H. Ç., Y. K., Ö.B., O. K., M. A., M. K., B. G. savunmanları, sanıklar A. A., F. M. ve savunmanları, o yer Cumhuriyet Savcısı, yakınanlar Hazine ve Sağlık Bakanlığı vekillerinin temyiz itirazları ve kısmen tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. …..” şeklinde belirtilmiştir.)
Anlaşıldığından, kararın CMK.nın 230. maddesinde belirtilen yeterli gerekçeyi içermemesi ve sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedenleriyle CMK'nın 289/1-g-h maddelerince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK.nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 27.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)