(5237 S. K. m. 21, 30, 37, 39, 81, 82) (5271 S. K. m. 178, 223)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan C. Savcısı İ. K. (171102), C. Savcısı H. Ç. (150183), Sanık M. B. müdafi Av. Y. Y., Katılan C. B. vekili Av. Salman Karaduman tarafından yapılan istinaf taleplerinin CMK'nun 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nun 280 maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İstinaf dilekçeleri kapsamı karşısında, Sanık S. B. hakkında suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme suçundan verilen hüküm istinaf incelemesi dışı bırakılarak yapılan değerlendirmede;
Sanık M. B. hakkında, TCK.81/1, sanık F. Ç. hakkında TCK. 85/1 maddeleri uyarınca iddianamede anlatılan şekilde cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, Sanık M. B.'nın maktul H. B.’ya yönelik kasten öldürme suçu sabit bulunarak cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın eylemini olası kastla işlediği kabul edilerek cezasının TCK.21/2 maddesi uyarınca indirildiği, sanık F. Ç. hakkında, Taksirle ölüme neden olmak suçundan açılan kamu davasından, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden CMK. 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği incelenmiştir. Verilen karar katılan C. B. vekili ve yerel Cumhuriyet Savcısı tarafından, sanık M. B. yönünden eylemin olası kast değil doğrudan kast altında işlendiği, sanık F. Ç. hakkında, Taksirle ölüme neden olma suçundan beraat kararı verilmiş ise de, sanığın eyleminin sabit olduğu ve cezalandırılması gerektiği gerekçeleri ile istinaf edilmiş, sanık müdafi tarafından da, müvekkilinin atılı suç yönünden kastının bulunmadığını, TCK.30/1 noktasında hataya düştüğünü, müvekkilinin diğer sanık Fahrettin tarafından kurulan kumpasın mağduru olduğunu, tanık İ. D.'ın usulsüz olarak Mahkemece dinlenmediğini, verilen cezanın ağır olduğunu, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığı gerekçeleri ile istinaf edildiği görülmüştür.
Dosya irdelendiğinde;
1-Gerekçeli karar başlığında, 22:00 olan suç zaman diliminin yazılmayarak CMK.232/1-c maddesine muhalef edildiği,
2-Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/258 sayılı talimat evrakının 19/07/2016 tarihli 1. Duruşma tutanağında zabıt katibi İlyas Aksoy (141011) ve İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/161 sayılı talimat evrakının 03/08/2016 tarihli 1. Duruşma tutanağında zabıt katibi Fatih Sultan Özbek(180557)'in imzasının bulunmadığı gibi elektronik imza ile de imzalanmayarak CMK.219. Maddesine muhalefet edildiği,
3-20.10.2016 tarihli celsede, sanık müdafi tarafından dinletilmek istenen tanık İ. D.'ın CMK. 52. maddesi gerekçe gösterilerek dinlenmemesine karar verilmiş ise de, CMK.178. maddeye aykırı olarak, tanığın ifadesinin Mahkemece daha sonra değerlendirilmek ve takdir edilmek üzere, sırf usuli yanlışlık gerekçe gösterilerek dinlenmeyerek savunma hakkının kısıtlandığı,
4- Sanık F. Ç.'in eyleminin TCK 37. maddesinde düzenlenen "Faillik" ve 39. Maddesinde düzenlenen "Yardım Etme" kapsamında olup olmadığının hükümde tartışılmayarak, gerekçesiz bırakıldığı,
5-Sanıkların savunmaları, katılanların ve tanıkların beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında, suç vasfının ve sanıkların hukuki durumlarının tespiti bakımından, olay saati ile aynı hava ve aydınlık koşullarına sahip zaman diliminde olay mahallinde, taraflar ve olaya dair bilgi ve görgüsü bulunan tanıklar ile birlikte keşif yapılması gerektiği, zira;
-Kullanılan tüfeğin cinsi, yapılan atış sayısı, atış mesafesi dikkate alınarak, mahallinde keşif yapılarak topluluk halinde bulunan maktul ve katılanların, olay mahallinde birbirlerine konumlarının nasıl olduğu, aralarındaki mesafenin ne kadar olduğu, sanıklar ile katılanlar, tanıklar ve maktul arasındaki mesafenin ne kadar olduğu,
-Sanık M.'un ateş ettiği yerden maktulün bulunduğu yerin görülüp görülemediği, (olay tarihindeki hava durumu, aydınlık durumu, yol durumu, görüş açısı gibi hususlar da dikkate alınarak)
-Sanık M. tarafından, hedef alınarak ateş edildiğinde, diğerlerinden birinin yaralanması ya da ölmesinin mutlak ve kaçınılmaz olup olmadığının tespit edilmesi,
Hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiği, Yargıtay içtihatlarında da suçun vasfının tayini bakımından belirtilen hususların açıklığa kavuşturulmasının arandığı, İlk Derece Mahkemesi kararında suç vasfının tayini açısından keşif yapılarak bu hususların tespit edilmediği ve kararın gerekçesiz bırakıldığı, hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olduğu,
Anlaşıldığından, kararın CMK.nın 230. maddesinde belirtilen yeterli gerekçeyi içermemesi ve savunma hakkının kısıtlanması nedenleriyle CMK. nın 289/1-g-h maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK.nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 06/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)