(5271 S. K. m. 230, 237, 238, 279, 280, 283, 289) (5237 S. K. m. 35, 62, 86) (6136 S. K. m. 13)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan tarafından yapılan istinaf talebinin CMK. nun 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK. nun 280 maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İlk Derece Mahkemesi duruşması sırasında, iddianamede mağdur olarak gösterilmeyen B. G.'ün katılmasına karar verildiği, CMK.nın 237/1, 238 maddeleri gereğince suçtan doğrudan zarar görmeyen B. G.'ün katılma kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
20:40 olan suç saatinin ilk derece mahkemesi karar başlığında hiç yazılmamasının mahallinde düzeltilebilir eksiklik olduğu kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, olay günü Gönen ilçesinde Esnaf Kefalet Düğün Salonunda yapılan düğüne katılanların bir kısmının düğün salonu dışında gruplar halinde alkol aldıkları yere 7,65 mm çaplı ateşli silahla birden çok kez yapılan atışlar sonucunda, maktul G. Ö.'ın yaralanmasına mütakip daha sonra vefat ettiği ve katılanlar G.. K.., R. K. ve M.. Karaaslan'ın ateşli silah sonucu yaralandıkları olayda,
Adli Tıp 1. İhtisas Kurulunun 11/05/2016 tarih, 1888 sayılı raporunda, maktulün 29/11/2015 günü ateşli silah yaralanması sonucunda "...JeJenum ansında mezo rüptürü, barsak ansında rüptür ve mezo rüptür, incebarsak rüptürü ve mezo rüptürü..." saptanarak ameliyat edildiği, 07/12/2015 günü taburcu edildiği, maktulün 09/12/2015, 11/12/2015, 12/12/2015, 14/12/2015 ve 15/12/2015 tarihlerinde rahatsızlanarak hastaneye müracaat ettiği, 15/12/2015 günü ameliyat edilerek "explorasyonda multiple abseler ve serbest gayta" izlendiği, sol hemikolektomi, uçkolostomi, ince barsak rezeksiyonun yapıldığı ve aynı gün tedaviye yanıt vermeyerek öldüğü, maktulün ateşli silah yaralanmasına bağlı iç organ leserasyonu ve gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü ve ateşli silah yaralanması ile ölüm arasında uygun illiyet bağının bulunduğunun belirtildiği,
Sanığın alkol alan gruplardan birinin içerisinde bulunduğu, atış anında olay mahallinde görülmediği, nerede olduğunun bilinemediği, sanığın kendi beyanına göre, 400-500 metre ötedeki hayvan sayasına gittiğini belirttiği, sanık tarafından kullanılan 0532 281 58 77 nolu telefon hattının olaydan sonra sinyal vermediği, 30/11/2015 günü saat 14:56'da İlk Derece Mahkemesi kararına göre olay mahalline 12 km uzaklıkta bulunan Atıcıoba köyü Gönen/Balıkesir adresinden sinyal verdiği,
Tanık S. Ö.'ın olaydan önce sanığı Fiat Linea marka araç içerisinde gördüğünü ve elindeki tabancaya mermi bastığını fark ettiğini beyan ettiği,
30/11/2015 günü saat 17:25'te tutulan tutanakla, sanığa ait siyah renkli kaşe palto, gri renkli keten pantolon ve gri renkli uzun kollu gömleğini sanığın kendi rızası ile polis görevlilerine teslim ettiği, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 16/12/2015 tarih BRS-KİM-15-04104 uzmanlık numaralı raporuyla, sanıktan alınan Lanificio marka siyah renkli paltodan atış artığının tespit edildiği,
29/11/2015 tarihli 604 sayılı olay yeri inceleme raporu ve krokisi ile; atışlar esnasında vurulanlara 16 metre mesafeden 4 adet 7,65 mm çaplı kovan ve olay mahallinden 2 adet mermi çekirdeği elde edildiği, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 24/12/2015 tarih BRS-BLS-15-04825 uzmanlık numaralı raporuyla, olay mahallinde bulunan 4 adet kovanın aynı silahtan, yine olay mahallinde bulunan 2 adet mermi çekirdeği, 1 adet deforme mermi çekirdeği, 1 adet mermi çekirdeği parçasının aynı silahtan atıldığının belirtildiği görülmüştür.
Yapılan bu tespitlere göre;
1-Kullanılan silahın cinsi, yapılan atış sayısı, atış mesafesi, vurulan kişi sayısı dikkate alınarak, mahallinde keşif yapılarak topluluk halinde bulunan maktul ve katılanların, olay mahallinde birbirlerine konumlarının nasıl olduğu, aralarındaki mesafenin ne kadar olduğu, içlerinden herhangi birisinin hedef alınıp ateş edildiğinde, diğerlerinin yaralanmasının mutlak ve kaçınılmaz olup olmadığı hususunun tespiti gerektiği,
2-Vurulanların birbirlerine yakınlığı tespit edildiği takdirde, atışlar sonucunda atışa maruz kalıp da, topluluk içerisinde bulunanların vurulmalarının muhakkak ve kaçınılmaz olduğu tespit edilirse, Yargıtay uygulamaları ile belirlendiği üzere, olası kastan bahsedilemeyeceği, eylemin tüm vurulanlar açısından doğrudan kastla işlendiğinin kabulü gerektiği, kastın ikiye bölünüp bir kısım vurulanlar için kasten öldürme, bir kısım vurulanlar için olası kastla yaralama düşünülemeyeceği; İlk Derece Mahkemesi kararında, katılanlar G.., R. ve M..'e yönelik olarak olası kast altında kasten yaralama suçundan hüküm kurulduğu, maktule karşı olası kast ile kasten öldürme suçundan hüküm kurulduğu, katılan Bülent'e yönelik ise doğrudan kasıtla kasten öldürme suçuna teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu, gerekçeli kararda Yargıtay uygulamalarına göre belirlenen bu hususun tartışılmasız ve gerekçesiz bırakıldığı, (Benzer yönde Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2016/1211 esas 2016/4295 karar sayılı ilamında; “….. sanık S.'ın da işyerinde bulundurduğu av tüfeğini alarak aracın içinde bulunanları görerek ve hedef gözeterek etkili mesafeden iki el ateş ettiği, bu atışlar sonucu aracın arka koltuğunda oturan mağdur R. ile maktul Murat'ın isabet aldıkları olayda;
a-Sanık S.'ın, 13/03/2013 tarihinde mağdur R..'a karşı öldürmeye elverişli av tüfeği ile etkili mesafeden hedef gözeterek iki el ateş edip, mağduru yaralaması eyleminin sabit olmasına ve sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle sanığın suçunun sübuta ermediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Sanık S.'ın, 26.04.2013 tarihinde araçla işyeri önüne gelen maktül ve mağdurlara doğru av tüfeği ile kendilerini görerek ve sonucunu isteyerek etkili mesafeden iki el ateş ettiği, bu atışlar sonucu aracın arka koltuğunda oturan mağdur R. ile maktul Murat'ın isabet aldıkları, mağdur R..'ın ise isabet almaksızın kurtulduğu olayda; sanığın atış mesafesi, olayda kullanılan silahın niteliğine, olayın oluşuna ve yapılan keşif sonucuna göre araç içerisinde bulunanların isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olması karşısında sanığın doğrudan kastla hareket ettiğinin kabul edilmesi gerektiği olayda olası kast hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın kasten maktül M.’ı öldürme, mağdurlar R. ve R..'ı ise kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde maktül M.'ı olası kastla öldürme, mağdur R.'yı olası kastla yaralama suçundan mahkumiyetine, mağdur R..'a karşı ise beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık S. müdafii ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, hükmolunan cezaların miktarı ve temyiz incelemesi dışında tutuklulukta geçen süre göz önüne alınarak sanıklar S., R.. ve A..'in tahliye istemlerinin REDDİNE, 14/12/2016 gününde oybirliği ile karar verildi. …..” şeklinde belirtilmiştir.)
3-İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde "...sanığın asıl amacının katılan B.'i öldürmek olduğu..." şeklinde belirtildiği, her ne kadar düğün mahallinde katılan B.'in elini sıkmak isteyen sanığa karşı katılan B.'in "seninle işim olmaz" deyip elini sıkmamış ise de, tüm aşamalar boyunca suçlamayı reddeden sanığın asıl niyetinin katılan B.'i öldürmek olduğu ve ona doğru ateş edildiği sonucuna nereden ve hangi delillerle ulaşıldığının gerekçeli kararda tartışmasız bırakıldığı,
4-Katılan B.'e yönelik eylem açısından, sanık ile katılan B.'in kardeşi olan tanık B. G. ile arasında eskiye dayalı husumet bulunduğu, Gönen Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/652 esas 2015/958 karar sayılı ilamında, 10/06/2015 tarihinde işlenen suçlar nedeniyle sanık B. G.'ün müşteki M. A.'ye karşı TCK.nın 86/2-3e, 62 maddeleri gereğince neticeten 5 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, yine 6136 sayılı kanunun 13/1 TCK.nın 62 maddeleri gereğince neticeten 10 Ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 17/12/2015 tarihinde kesinleştiği, bu husumetin katılan Bülent'e teşmil edilemeyeceği, düğün salonunda tokalaşmamanın da, ne şekilde haksız tahrik oluşturduğu ve bunun boyutunun da ne şekilde 3/4 oranında indirimi gerektiğinin gerekçesiz bırakıldığı, katılan B.'te herhangi bir yaralanma olmadığı halde, TCK.nın 35 uygulaması sonucunda alt sınıra yakın ceza takdir edilmesi gerekirken, neden 12 yıl ceza takdir edildiğinin gerekçesiz bırakıldığı,
5-Katılan M.. açısından; Balıkesir Gönen Devlet Hastanesinin 29/11/2015 tarih 2685 sayılı raporunda; hayati tehlikesi olduğunun belirtildiği; Balıkesir Gönen Devlet Hastanesinin 08/06/2016 tarih 1362 sayılı raporunda; klavikula kemiğinde ateşli silah yaralanması bulunduğu belirtildiği halde, kemik kırığı olup olmadığı ve skorlamasına ilişkin bilgi bulunmadığı, yaşamı tehlikeye düşüp düşürmeyeceğinin belirtilmediği, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek olduğunun belirtildiği, oysa ki ameliyat yapıldığı, raporların yetersiz olduğu, her iki rapor arasında çelişki bulunduğu, bu çelişkinin giderilmesi için tedavi belgelerinin Adli Tıp'a gönderilerek, olay nedeniyle katılan M..'in yaşamının tehlikeye düşüp düşmediği, kemik kırığı olup olmadığı varsa derecesinin ne olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde olup olmadığı hususunda rapor alınması gerektiği,
6-Katılan G.. açısından, Balıkesir Gönen Devlet Hastanesinin 29/11/2015 tarih 2686 sayılı raporuyla; sağ bacak femur postralaterinde ateşli silah giriş deliği ve sağ femur pesteror alt kısmında ateşli silah çıkış deliği olduğu, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde olduğu belirtilmiş ise de, bu raporun adli tıp uygulamaları yönünden uyumlu olmadığı, tedavi belgelerinin Adli Tıp'a gönderilerek, olay nedeniyle katılan G..'ın yaşamının tehlikeye düşüp düşmediği, kemik kırığı olup olmadığı varsa derecesinin ne olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde olup olmadığı hususunda rapor alınması gerektiği,
7-Katılan R.. açısından, Balıkesir Gönen Devlet Hastanesinin 29/11/2015 tarih 2690 sayılı raporuyla; sol bacak baldır ön yüzünde 2 cm uzunlukta 05 cm derinlikte yüzeysel sıyrık şeklinde ateşli silah yaralanması bulunduğu, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde olduğu belirtilmiş ise de, tedavi belgelerinin Adli Tıp'a gönderilerek, olay nedeniyle katılan Recep'in yaşamının tehlikeye düşüp düşmediği, kemik kırığı olup olmadığı varsa derecesinin ne olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde olup olmadığı hususunda rapor alınması gerektiği,
8-TCK.nın 62 maddesine kanunda düzenleniş şekli dikkate alındığında, dosya kapsamındaki bir suç için neden uygulandığı, diğer suçlar için neden uygulanmadığının gerekçesiz bırakıldığı,
Anlaşıldığından, kararın CMK.nın 230. maddesinde belirtilen yeterli gerekçeyi içermemesi ve sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedenleriyle CMK. nın 289/1-gh maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK.nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulurken, sanığın maktule karşı eylemi nedeniyle katılan tarafının da istinaf talebi bulunduğunun dikkate alınmasına; sanığın, katılanlar G.. K., R. K., M.. K.’a karşı eylemleri nedeniyle CMK'nın 283/1 maddesi gereğince kazanılmış hakları dikkate alınarak hüküm kurulması hususunun dikkate alınmasına,
Kesin olmak üzere 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)