(5271 S. K. m. 230, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 86, 87)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan tarafından yapılan istinaf talebinin CMK. nun 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK. nun 280 maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı.
Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın markette sipariş elemanı olarak çalıştığı, hakkındaki karar kesinleşen katılan Ü..'ın bulunduğu apartman binasına sipariş getirdiği sırada, katılan Ü..'a ait köpeğin havlamasından ötürü, taraflar arasında çıkan tartışma nedeniyle;
Sanığın 18/06/2014 günü kolluğa verdiği ilk ifadesinde, " ...A.. A....bu şahıs balkondan atlayarak bana bir yumruk vurdu. Ben kendisine bir yumruk vurarak kendimi korudum..." katılan A.. 19/06/2014 günlü kolluğa verdiği ilk ifadesinde, " ...M. A.... Bana yumruk vurdu, bende kendisine yumruk ile karşılık verdim..." şeklinde beyanlar verdikleri,
Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 05/08/2014 tarih 4497 sayılı raporunda, katılan A..'ın sağ el üçüncü parmak fraktörü nedeniyle hayat fonksiyonlarının 1.Dereceden etkileneceğinin belirtildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Olay sırasında katılan A..'ın da sanığa eliyle vurduğunu beyan etmesi ve eylemlerin karşılıklı olması ihtimaline binaen, müştekinin elindeki parmak kırığının boksör kırığı tabir edilen ve kişinin kendi eylemi sonucu oluşabilecek kırıklardan olup olmadığı hususunda, tüm tedavi evrakları temin edilerek Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği, (Benzer yönde Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2015/29801 esas 2016/509 karar sayılı ilamında; “….. Oluşa, dosya kapsamına göre müşteki Kurtuluş, aşamalarda olay günü okulun yatakhanesinde arkadaşlarıyla birlikte oyun oynarken sanıkla kavga ettiklerini ve sanığın da kendisine vurduğuna dair iddiası, müştekinin sağ el 5. parmakta metakarp kırığının oluştuğuna dair adli rapor, sanığın, olay günü müşteki ile kavga ettiklerini doğrulaması, tanıkların beyanlarına göre müşteki ile sanığın olay günü kavga ettiklerinin sabit olduğu, ancak tanık beyanları dikkate alındığında müştekinin elindeki parmak kırığının boksör kırığı tabir edilen kendi hamlesi sonucu mu yoksa sanığın eylemi sonucu mu meydana geldiği hususunda tüm tedavi evrakları temin edilerek Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması; kırığın müştekinin kendi hareketiyle meydana geldiğinin tespit edilmesi halinde ise sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 86/2.maddesi kapsamında kalan basit yaralama suçunu oluşturacağı gözetilerek rapor sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan-suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 13.01.2016 gününde oy birliği ile karar verildi.…..” şeklinde belirtilmiştir.)
2) Kemik kırıklarını düzenleyen TCK.nın 87/3 maddesindeki 1/2 artırım oranı ile adli tıp uygulama kriterlerindeki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif, orta ve ağır dereceler şeklindeki 1'den 6'ya kadar derecelendirilme oranları eşleştirildiğinde, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak hakkaniyet kuralları gereği (1/12) ila (6/12) oranları arasında artırım yapılması gerektiği, ilk derece mahkemesi hükmünde TCK.nın 87/3 maddesi uygulaması sırasında kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak (1/12) oranında artırım yapılması gerekirken, yazılı şekildeki uygulama ile fazla ceza tayin edilmesi, (Benzer yönde Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2015/29923 esas 2016/11341 karar sayılı ilamı)
3) İfadeler, olayın oluş şekli ile tüm dosya kapsamındaki belge ve bilgilere göre, taraflar arasında karşılıklı olan eylemlerde, sanığın üzerine atılı suç yönünden haksız tahrikin bulunup bulunmadığı yönünde hüküm ve gerekçeli kararda değerlendirme bulunmadığı ve gerekçesiz bırakıldığı,
4) Katılan A..'ın kimlik bilgilerini ilk derece mahkemesi karar başlığında hiç yazılmamasının mahallinde düzeltilebilir eksiklik olduğu,
5) 18/06/2014 günü saat 21:00'de işlenen suçun, ilk derece mahkemesi karar başlığında yanlış gösterilmesi, olan suç saatinin hiç yazılmamasının mahallinde düzeltilebilir eksiklik olduğu,
Anlaşıldığından, kararın CMK.nın 230. maddesinde belirtilen yeterli gerekçeyi içermemesi nedeniyle CMK. nın 289/1-g maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK.nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 20.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)