(5237 S. K. m. 86, 149) (5271 S. K. m. 230, 279, 280, 289)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan tarafından yapılan istinaf talebinin CMK. nun 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK. nun 280 maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Olay günü saat 18:00 ve 22:00 sularında iki kez işlenen suçların zaman diliminin ilk derece mahkemesi karar başlığında hiç yazılmamasının mahallinde düzeltilebilir eksiklik olduğuna,
2) 16/07/2016 günü bir günlük gözaltı süresinin ilk derece mahkemesi karar başlığında hiç yazılmamasının mahallinde düzeltilebilir eksiklik olduğuna,
3) Mağdur M.'in 16/07/2016 günü saat 20:50'de verdiği ilk kolluk beyanında, " ...16/07/2016 günü saat 18:00 sularında eve geldi. Önce annesinden, sonra da benden para istedi. Bizde yok deyince annesini dövmeye başladı. Bende araya girerek vurmasını engellemeye çalıştım. Fakat bu seferde beni darp etmeye başladı..."
Mağdur B.'nin 16/07/2016 günü saat 20:25'de verdiği ilk kolluk beyanında, "...16/07/2016 günü saat 18:00 sularında Ü. eve geldi. Bizden para istedi. Bende para olmadığını söyleyince beni ve babasını dövmeye başladı..." şeklindeki beyanları ile,
İddianame kapsamında da olayın para isteme meselesinden çıktığının iddia edilmesine rağmen, olayda TCK.nın 149 maddesinde düzenlenen yağma suçuna teşebbüsün olup olmadığının delillerin takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davaya devamla karar verilmesi,
4) Müşteki sanık B. A.'ın 24/11/2016 tarihinde alınan ifadesi sırasında, müştekisi olduğu suç yönünden şikayetçi olup olmadığı ve katılma talep edip etmediği sorulmamış ise de, 02/02/2017 tarihli celsede esas hakkında savunma verirken şikayetçi olmadığını beyan etmekle bu hususun dikkate alınmamasına,
5) İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde sanık Ü. hakkında olay anlatılırken "...Ü.'in bu kez K.'e boynuna bıçak ile vurarak yaraladığı..." kabul edilmekle ve iddianamede de bu şekilde dava açılmakla, hüküm fıkrasında TCK.nın 86/3e maddesinin uygulanmadığı,
6) Sanığın kardeşi mağdur K.'e karşı eyleminde TCK.nın 86/3e maddelerinin uygulama yeri bulunduğu halde, TCK.nın 86/2 maddesi uygulaması sırasında cezasının teşdiden verilmediği,
7) İddianame kapsamında iki ayrı olaydan bahsedildiği, saat 18:00 sularında belirtilen birinci olayda sanığın mağdur M. eliyle vurduğunun iddia edildiği; saat 22:00 sularında olduğu belirtilen ikinci olayda da sanığın bıçakla mağdur M. yaraladığı iddia edildiği halde, sanığa ek savunma hakkı tanınarak mağdur M.'e karşı iki kez ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulup kurulmayacağının karar gerekçesinde ve hükümde tartışmasız bırakıldığı,
8)Hükümde yargılama giderinin yanlış hesap edildiği anlaşıldığından "dosya içerisinde sanık açısından yapılan 2 adet davetiye gideri 22 TL, sanığın hastaneye sevki için ilgili görevlilere verilen 103,60 TL ücret gideri olmak üzere toplam 125,60 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına" şeklinde karar verilmesi gerekirken yanlış karar verildiği,
Anlaşıldığından, görevsiz mahkemede karar verilmesi ve kararın CMK.nın 230. maddesinde belirtilen yeterli gerekçeyi içermemesi nedenleriyle CMK. nın 289/1-dg maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK.nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 20.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)