(5271 S. K. m. 232, 260, 273, 279, 280) (5237 S. K. m. 62)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan tarafından yapılan istinaf talebinin CMK. nun 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK. nun 280 maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
A) Ruhsatsız bıçak taşıma suçundan 6136 sayılı kanunun 15/1 maddesi gereğince açılan kamu davasından sanığın beraatine dair verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Katılan Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili ile katılanlar M. ve N. B. vekilleri istinaf talebinde bulunmuş iseler de, katılanların bu suçun doğrudan doğruya suçtan zarar göreni olmadıkları anlaşıldığından, bu suç yönünden yapılan istinaf başvurusunun CMK.nın 260/1, 273/1-4 , 279/1-b maddeleri gereğince REDDİNE,
Kararın ilgili tarafa tebliğ edildiği tarihten itibaren, yedi gün içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine İTİRAZ yolu açık olmak üzere,
B) Diğer suçlar yönünden yapılan istinaf başvurusu incelemesinde;
Dosya kapsamındaki maddi delillerin incelenmesinde;
26/05/2016 tarihli olay tutanağında, maktulün evinin balkonunda yüz kısmı mutfak kapısına bakar vaziyette yaralı bir şekilde bulunduğu, yatak bazasının içerisinin açılmış ve giysilerin dağıtılmış olduğunun belirtildiği,
26/05/2016 tarihli olay yeri inceleme raporu formunda, maktulün evinin kapısında zorlama olmadığı, mutfak balkon pvc kapısının açık olduğu, mutfak yanında bulunan yatak odasının kapısının açık olduğu, yatak bazasının içerisinin açılmış ve giysilerin dağıtılmış olduğu, mutfak eşyalarının devrilmiş olduğu, ocağın üzerinde bulunan çaydanlığın devrilmiş olduğu, ocak üzerinde tava içerisinde omlet yapımı hazırlığı olduğu, mutfak masası üzerinde bir adet kanlı bıçak olduğu, mutfak ortasında kan olduğu, balkonun zemininde, demirlerinde ve demirlerinden yere damlayan şekilde kan olduğu, yine balkonun sağ tarafında kan olduğu, kapı kilit mandalında, kapı üzerinde kan olduğunun belirtildiği,
26/05/2016 tarihli görüntü izleme ve çözüm tutanağında, sanığın maktulün ikametinin arka tarafında bulunan bahçe içerisindeki ağaca tırmanarak maktulün evine girdiği, daha sonra ikametin normal çıkış kapısından dışarı çıkarak kaçtığı, vatandaşların kovalaması sonucunda yakalandığının belirtildiği,
Edremit Olay Yeri İnceleme Grup Amirliğinin 27/05/2016 tarih 176 ekspertiz raporunda, maktulün evinin iç kapı kolundan alınan parmak izinin sanığa ait olduğunun belirtildiği,
Edremit Olay Yeri İnceleme Grup Amirliğinin 16/02/2016 tarih 176 ek ekspertiz raporunda, maktulün evinin mutfak pvc kapısı dış yüzeyinden alınan avuç içi izinin sanığa ait olduğunun belirtildiği,
Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 22/06/2016 tarih BRS-BLS-16-02415 uzmanlık sayılı raporunda, suça konu bıçakların 6136 sayılı kanun kapsamında olmadıkları, ev aleti niteliğinde olduklarının belirtildiği,
Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 19/07/2016 tarih 784 sayılı raporunda, maktulün üzerinde 5 adet kesici alet yarası olduğu, bunlardan sol kol ve sol yanaktakinin öldürücü nitelikte olmadığı, boyun ön yüzündeki iki adet ve batın sağ kadrandaki bir adet yaralanmaların her birinin öldürücü nitelikte olduğu, bunlara bağlı büyük damak kesisi iç organ yaralanması sonucu ölümün gerçekleştiğinin belirtildiği görülmüştür.
Dosya kapsamındaki maddi bulgular eşliğinde dosya kapsamı incelendiğinde;
Sanığın hırsızlık yapmak kastıyla maktulün evinin arka tarafında bulunan bahçe içerisindeki ağaca tırmanarak maktulün evine girdiği, bu esnada mutfakta yemek hazırlığı yapan ve tutanağa omlet hazırlığı yapıldığının belirtildiği şekilde geçen maktulün sanık ile karşılaştığı, sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre, maktulün evinden temin ettiği bıçak ile 1949 doğumlu olup 67 yaşında olan kadına karşı 5 bıçak darbesi ile vurduğu, bunlardan iki tanesini doğrudan boğaza gelecek şekilde yaptığı, bir tanesini batına gelecek şekilde yaptığı, bir tanesini de yüze gelecek şekilde yaptığı, bu esnada maktulün balkona çıkarak yardım istemek amaçlı tanık A. K. ve İ. K.'un 26/05/2016 tarihinde kolluğa verdiği ilk ifadelerinde belirtildiği üzere" imdat hırsız var beni öldürüyorlar" şeklinde bağırarak yardım istediği, bu esnada sanığın maktule ait mutfağa bitişik yatak odası içerisindeki bazayı kaldırarak içerisindeki giysileri dağıtarak yağmalanacak bir şeyler aradığı, daha sonra ikametin normal çıkış kapısından dışarı çıkarak kaçtığı, tanıkların kovalaması sonucunda yakalandığının olay tutanaklarında belirtildiği olayda;
1) Sanığın başlangıçta hırsızlık kastı ile de olsa maktule ait eve girdikten sonra, mutfakta maktulü bıçaklayarak yaralaması sonrasında, olay tutanağına göre mutfağa bitişik yatak odasındaki bazayı açarak içerisindeki giysileri dağıtarak bir şeyler araması halinin TCK.nın 149/1ad maddelerinde belirtilen konutta silahla yağma suçuna teşebbüs olup olmadığının karar yerinde tartışmasız bırakılarak, eylemin konut dokunulmazlığını bozma ve hırsızlık suçu kapsamında kaldığından bahisle mahkumiyet kararı verildiği,
2) TCK.nın 62 maddesinde "Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmi beş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.
(2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir." şeklinde belirtildiği, hüküm fıkrası ve gerekçe incelendiğinde, TCK.nın 62 maddesini kapsar şekilde hiçbir gerekçe yazılmaksızın soyut ibarelerle "sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki etkileri gözetilerek" şeklinde belirtilerek gerekçesiz şekilde TCK.nın 62 maddesinin uygulandığı,
3)Katılanlar M. ve N. vekillerinin dosyaya vekaletnamesinin ibraz ettirilmesinin sağlattırılmadığı, ya da baro tarafından atandı ise buna ilişkin belgenin dosya arasına konulmasının sağlattırılmadığı,
4) Olay günü saat 09:30 sularında işlenen suçun zaman diliminin, CMK.nın 232/2c maddesi gereğince ilk derece mahkemesi karar başlığına hiç yazılmamasının, mahallinde düzeltilebilir eksiklik olduğu,
5) 26/05/2016 tarihinde bir günlük gözaltı süresinin, CMK.nın 232/2d maddesi gereğince ilk derece mahkemesi karar başlığında hiç yazılmamasının, mahallinde düzeltilebilir eksiklik düzeltilebilir eksiklik olduğu,
Anlaşıldığından, kararın CMK.nın 230. maddesinde belirtilen yeterli gerekçeyi içermemesi nedeniyle CMK. nın 289/1-g maddesince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK.nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, KESİN olmak üzere 12.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)