(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 279, 280)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunanlar tarafından yapılan istinaf taleplerinin CMK'nın 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 280. maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçeleri içeriği incelendi, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Mağdurun hazırlık beyanında; "..... Dayının Yeri isimli kahvede otururken yanıma üç kişi geldi. İsimlerinin .........., .......... ve .......... olduğunu bildiğim şahıslar bana hitaben 'para ver lan eşşek herif' diyerek benden para istediler ancak bende para yok diyerek karşı çıktım bunun üzerine .......... isimli şahıs ellerimden tuttu, .......... isimli şahıs elini cebime soktu. Bir yandan da elindeki anahtarları burnuma soktu ve beni yaraladı. Burnum kanamaya başladı. Bu esnada .......... isimli şahısta suratıma tokat atarak vurdu. O da benden para istedi. Ben direnmeye devam ettim ancak buna rağmen üçüne gücüm yetmedi. Elini cebime atan .......... isimli şahıs cebimde harçlık olarak annemin verdiği 25 lira parayı aldı..." şeklindeki hazırlık beyanına göre sanığın üzerine atılı eylem yönünden yağma suçunun oluşup oluşmayacağının değerlendirilmesi bakımından suç duyurusunda bulunularak, açılacak dava dosyasıyla iş bu dosyanın birleştirilmesi talep edilip sonucuna göre işlem yapılması gerektiği ve bu şekilde görevsiz mahkemede karar verildiği,
Katılanın dosyada mevcut Manisa Ruh ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 12.02.2009 tarih 278 rapor nolu özürlü sağlık kurulu raporunda, hafif derecede zeka geriliği (% 50) olduğu, Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 02.11.2017 tarih 2017/1076 sayılı raporunda, katılanda zeka geriliği mevcut olduğu ve maruz kaldığı travma yönünden beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacağı belirtilmiş olmakla, katılana Türk Medeni Kanunu hükümleri gereğince kendisini temsile yetkili bir vasi ataması yapılıp yapılmadığının araştırılmayarak, vasi atanmış ise, usulüne uygun duruşmalara davet edilmeyerek, vasi atanmamış olması durumunda katılana bu dava ile ilgili olarak Sulh Hukuk Mahkemesinden vasi atanmasının sağlanarak vasinin duruşmaya çağrılmayarak duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapıldığı,
Anayasanın 141/3, CMK'nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, istinaf denetimine olanak verecek biçimde gerekçeli olması, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, suçun ögeleri ve kanıtlandığı kabul edilen olayların açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkesine uyulması gerektiği nazara alınmadan gerekçesiz şekilde hüküm kurulduğu,
Anlaşıldığından, görevsiz mahkemece karar verilmesi ve duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması nedenleriyle CMK'nın 289/1-de maddelerince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Kararın CMK'nın 286/2 maddesi gereğince KESİN olduğuna, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)